| Sırası | Geçtiği Yer | Arapça | Harekesiz | Okunuşu | Anlamı | Kökü |
|---|---|---|---|---|---|---|
| 1 | Bakara 257. Ayet (2:257:11) | كَفَرُٓوا | كفروا | keferû | inkar eden | ك ف ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah, iman edenlerin dostudur. Onları karanlıklardan aydınlığa çıkarır. Kâfirlerin velileri ise tâğûttur. (O da) onları aydınlıktan karanlıklara (sürükleyip) çıkarır. Onlar cehennemliklerdir. Orada ebedî kalırlar. | |||||
| 2 | Âl-i İmran 55. Ayet (3:55:19) | كَفَرُٓوا | كفروا | keferû | inkar eden | ك ف ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Hani Allah şöyle buyurmuştu: “Ey İsa! Şüphesiz, senin hayatına ben son vereceğim. Seni kendime yükselteceğim. Seni inkâr edenlerden kurtararak temizleyeceğim ve sana uyanları kıyamete kadar küfre sapanların üstünde tutacağım. Sonra dönüşünüz yalnızca banadır. Ayrılığa düştüğünüz şeyler hakkında aranızda ben hükmedeceğim.” | |||||
| 3 | Âl-i İmran 127. Ayet (3:127:5) | كَفَرُٓوا | كفروا | keferû | inkar eden(ler) | ك ف ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Bir de Allah bunu, inkâr edenlerden bir kısmını helâk etsin veya perişan etsin de umutsuz olarak dönüp gitsinler diye yaptı. | |||||
| 4 | Âl-i İmran 178. Ayet (3:178:4) | كَفَرُٓوا | كفروا | keferû | inkar edenler | ك ف ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | İnkâr edenler, kendilerine vermiş olduğumuz mühletin, sakın kendileri için hayırlı olduğunu sanmasınlar. Biz, onlara ancak günahları artsın diye mühlet veriyoruz. Onlar için alçaltıcı bir azap vardır. | |||||
| 5 | En'am 7. Ayet (6:7:11) | كَفَرُٓوا | كفروا | keferû | inkar eden(ler) | ك ف ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | (Ey Muhammed!) Eğer sana kâğıda yazılı bir kitap indirseydik, onlar da elleriyle ona dokunsalardı, yine o inkâr edenler, “Bu, apaçık büyüden başka bir şey değildir” diyeceklerdi. | |||||
| 6 | En'am 25. Ayet (6:25:27) | كَفَرُٓوا | كفروا | keferû | inkar eden(ler) | ك ف ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | İçlerinden, (Kur’an okurken) seni dinleyenler de var. Onu anlamamaları için kalpleri üzerine perdeler (gereriz), kulaklarına ağırlık koyarız.[173] Her türlü mucizeyi görseler de onlara inanmazlar. Hatta tartışmak üzere sana geldiklerinde inkâr edenler, “Bu (Kur’an) evvelkilerin masallarından başka bir şey değil” derler. | |||||
| 7 | Enfal 36. Ayet (8:36:0) | كَفَرُٓوا | كفروا | keferû | inkar eden(ler) | ك ف ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Şüphe yok ki, inkâr edenler mallarını (insanları) Allah yolundan alıkoymak için harcarlar ve harcayacaklardır. Sonra bu mallar onlara bir iç acısı olacak, sonra da yenilgiye uğrayacaklardır. İnkâr edenler toplanıp cehenneme sürüleceklerdir. | |||||
| 8 | Enfal 38. Ayet (8:38:0) | كَفَرُٓوا | كفروا | keferû | inkar eden(lere) | ك ف ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ey Muhammed! İnkâr edenlere söyle: Eğer (iman edip, düşmanlık ve savaştan) vazgeçerlerse, geçmiş günahları bağışlanır. Eğer (düşmanlık ve savaşa) dönerlerse, öncekilere uygulanan ilâhî kanun devam etmiş olacaktır.[250] | |||||
| 9 | Hûd 7. Ayet (11:7:26) | كَفَرُٓوا | كفروا | keferû | inkar eden(ler) | ك ف ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | O, hanginizin amelinin daha güzel olacağı konusunda sizi imtihan için, henüz Arş'ı[272] su üstünde iken gökleri ve yeri altı gün içinde (altı evrede) yaratandır. Böyle iken “Ölümden sonra şüphesiz diriltileceksiniz” desen, inkârcılar “Mutlaka bu, apaçık bir büyüdür” derler. | |||||
| 10 | Nahl 39. Ayet (16:39:8) | كَفَرُٓوا | كفروا | keferû | inkar eden(ler) | ك ف ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | (Diriltecek ki) ayrılığa düştükleri şeyi onlara anlatsın ve kâfir olanlar da kendilerinin yalancı olduklarını bilsinler! | |||||
| 11 | Kehf 102. Ayet (18:102:3) | كَفَرُٓوا | كفروا | keferû | inkarcılar | ك ف ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | İnkâr edenler, beni bırakıp da kullarımı dost edineceklerini mi sandılar? Biz cehennemi kâfirlere konak olarak hazırladık. | |||||
| 12 | Enbiyâ 30. Ayet (21:30:4) | كَفَرُٓوا | كفروا | keferû | inkar eden(ler) | ك ف ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | İnkâr edenler, göklerle yer bitişikken, bizim onları ayırdığımızı ve diri olan her şeyi sudan meydana getirdiğimizi görmediler mi? Hâlâ inanmayacaklar mı? | |||||
| 13 | Enbiyâ 36. Ayet (21:36:4) | كَفَرُٓوا | كفروا | keferû | inkar eden | ك ف ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | İnkâr edenler seni gördükleri zaman ancak alaya alırlar. “Bu mu ilâhlarınızı diline dolayan?” derler. Hâlbuki kendileri Rahmân’ın kitabını inkâr ediyorlar. | |||||
| 14 | Nûr 39. Ayet (24:39:2) | كَفَرُٓوا | كفروا | keferû | inkar eden(ler) | ك ف ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | İnkâr edenlere gelince; onların amelleri ıssız bir çöldeki serap gibidir. Susamış kimse onu su sanır. Yanına geldiğinde hiçbir şey bulamaz. (Tıpkı bunun gibi kâfir de hesap günü amellerinden bir şey bulamaz). Ancak Allah’ı yanında bulur da Allah onun hesabını tastamam görür. Allah, hesabı çabuk görendir. | |||||
| 15 | Furkan 4. Ayet (25:4:3) | كَفَرُٓوا | كفروا | keferû | inkar eden(ler) | ك ف ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | İnkâr edenler, “Bu Kur’an, Muhammed’in uydurduğu bir yalandan başka bir şey değildir. Başka bir topluluk da bu konuda ona yardım etmiştir” dediler. Böylece onlar haksız ve asılsız bir söz uydurdular. | |||||
| 16 | Neml 67. Ayet (27:67:3) | كَفَرُٓوا | كفروا | keferû | inkar eden(ler) | ك ف ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | İnkâr edenler dediler ki: “Biz ve babalarımız toprak olmuş iken mi, gerçekten bizler mi (diriltilip) çıkarılacağız?” | |||||
| 17 | Rum 58. Ayet (30:58:15) | كَفَرُٓوا | كفروا | keferû | inkar edenler | ك ف ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Andolsun, biz bu Kur’an’da insanlara her türlü misali verdik. Andolsun, eğer sen onlara bir âyet getirsen, inkâr edenler mutlaka, “Siz ancak asılsız şeyler uyduranlarsınız” derler. | |||||
| 18 | Secde 29. Ayet (32:29:7) | كَفَرُٓوا | كفروا | keferû | inkar eden(lere) | ك ف ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | De ki: “Fetih (Kıyamet) günü, inkâr edenlere iman etmeleri fayda vermeyecektir. Onlara göz de açtırılmayacaktır.” | |||||
| 19 | Zümer 71. Ayet (39:71:3) | كَفَرُٓوا | كفروا | keferû | inkar eden(ler) | ك ف ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | İnkâr edenler grup grup cehenneme sevk edilirler. Cehenneme vardıklarında oranın kapıları açılır ve cehennem bekçileri onlara şöyle derler: “Size içinizden, Rabbinizin âyetlerini size okuyan ve bu gününüze kavuşacağınıza dair sizi uyaran peygamberler gelmedi mi?” Onlar da, “Evet geldi” derler. Fakat inkârcılar hakkında azap sözü gerçekleşmiştir. | |||||
| 20 | Mü'min 6. Ayet (40:6:7) | كَفَرُٓوا | كفروا | keferû | inkar eden(ler) | ك ف ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Böylece Rabbinin, inkâr edenler hakkındaki, “Onlar cehennemliklerdir” sözü gerçekleşmiş oldu. | |||||
| 21 | Teğabun 7. Ayet (64:7:3) | كَفَرُٓوا | كفروا | keferû | inkar eden(ler) | ك ف ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | İnkâr edenler, kesinlikle, öldükten sonra diriltilmeyeceklerini iddia ettiler. De ki: “Hiç de öyle değil, Rabbime and olsun, mutlaka diriltileceksiniz, sonra da yaptıklarınız size elbette haber verilecektir. Bu, Allah’a kolaydır.” | |||||