| Sırası | Geçtiği Yer | Arapça | Harekesiz | Okunuşu | Anlamı | Kökü |
|---|---|---|---|---|---|---|
| 1 | Bakara 51. Ayet (2:51:8) | الْعِجْلَ | العجل | l-’icle | buzağıyı | ع ج ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Hani, biz Mûsâ ile kırk gece için sözleşmiştik. Sizler ise onun ardından (kendinize) zulmederek bir buzağıyı tanrı edinmiştiniz. | |||||
| 2 | Bakara 54. Ayet (2:54:11) | الْعِجْلَ | العجل | l’icle | buzağıyı | ع ج ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Mûsâ, kavmine dedi ki: “Ey kavmim! Sizler, buzağıyı ilâh edinmekle kendinize yazık ettiniz. Gelin yaratıcınıza tövbe edin de nefislerinizi öldürün[17] (kendinizi düzeltin). Bu, Yaratıcınız katında sizin için daha iyidir. Böylece Allah da onların tövbesini kabul etti. Çünkü O, tövbeleri çok kabul edendir, çok merhametlidir.” | |||||
| 3 | Bakara 92. Ayet (2:92:7) | الْعِجْلَ | العجل | l-’icle | buzağıyı | ع ج ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Andolsun, Mûsâ size açık mucizeler getirmişti de, arkasından sizler nefislerinize zulüm ederek buzağıyı ilâh edinmiştiniz. | |||||
| 4 | Bakara 93. Ayet (2:93:18) | الْعِجْلَ | العجل | l-’icle | buzağı (sevgisi) | ع ج ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Hani, Tûr’u tepenize dikerek sizden söz almıştık, “Size verdiğimiz Kitab’a sımsıkı sarılın; ona kulak verin” demiştik. Onlar, “Dinledik, karşı geldik”[28] demişlerdi. İnkârları yüzünden buzağı sevgisi onların kalplerine sindirilmişti. Onlara de ki: (Tevrat’a beslediğinizi iddia ettiğiniz) imanınızın size emrettiği şey ne kötüdür, eğer inanan kimselerseniz! | |||||
| 5 | Nisâ 153. Ayet (4:153:25) | الْعِجْلَ | العجل | l-’icle | buzağıyı (tanrı) | ع ج ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Kitap ehli, senden kendilerine gökten bir kitap indirmeni istiyorlar. (Buna şaşma!) Mûsâ’dan, bundan daha büyüğünü istemişler ve “Allah’ı bize açıkça göster” demişlerdi. Böylece zulümleri sebebiyle onları yıldırım çarptı. Sonra kendilerine apaçık deliller gelmesinin ardından (tuttular) buzağıyı tanrı edindiler. Biz bunu da affettik ve Mûsâ’ya apaçık bir güç ve yetki verdik. | |||||
| 6 | A'raf 152. Ayet (7:152:0) | الْعِجْلَ | العجل | l-’icle | buzağıyı | ع ج ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Buzağıyı ilâh edinenlere mutlaka (ahirette) Rablerinden bir gazab, dünya hayatında ise bir zillet erişecektir. İşte biz iftiracıları böyle cezalandırırız. | |||||
| 7 | Kehf 58. Ayet (18:58:9) | لَعَجَّلَ | لعجل | le’accele | çabuklaştırırdı | ع ج ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Rabbin, çok bağışlayıcıdır, merhamet sahibidir. Eğer yaptıkları yüzünden onları (dünyada) cezaya çarptırsaydı, elbette azaplarını çarçabuk verirdi. Hayır, onlar için belirlenmiş bir gün vardır ki (o gün gelince) hiçbir kurtuluş çaresi bulamazlar. | |||||