| Sırası | Geçtiği Yer | Arapça | Harekesiz | Okunuşu | Anlamı | Kökü |
|---|---|---|---|---|---|---|
| 1 | Bakara 149. Ayet (2:149:10) | لَلْحَقُّ | للحق | lel-hakku | bir gerçektir | ح ق ق |
| Diyanet İşleri (Yeni) | (Ey Muhammed!) Nereden yola çıkarsan çık, (namazda) Mescid-i Haram’a doğru dön. Bu, elbette Rabbinden gelen gerçek bir emirdir. Allah, sizin işlediklerinizden asla habersiz değildir. | |||||
| 2 | Yunus 35. Ayet (10:35:0) | لِلْحَقِّۜ | للحق | lil-hakk(i) | hakka | ح ق ق |
| Diyanet İşleri (Yeni) | De ki: “Allah’a koştuğunuz ortaklarınızdan hakka iletecek olan bir kimse var mı?” De ki: “Hakka Allah iletir.” Öyle ise, hakka ileten mi uyulmaya daha lâyıktır, yoksa iletilmedikçe doğru yolu bulamayan kimse mi? Ne oluyor size? Nasıl hüküm veriyorsunuz?” | |||||
| 3 | Yunus 77. Ayet (10:77:0) | لِلْحَقِّ | للحق | lil-hakki | gerçek | ح ق ق |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Mûsâ: “Size hak gelince, onun hakkında böyle mi diyorsunuz? Bu bir sihir midir? Oysa sihirbazlar, iflah olmazlar!” dedi. | |||||
| 4 | Mü'minûn 70. Ayet (23:70:9) | لِلْحَقِّ | للحق | lil-hakki | haktan | ح ق ق |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Yoksa “O cinnet getirmiş” mi diyorlar? Hayır o, onlara hakkı getirdi. Hâlbuki onların pek çoğu haktan hoşlanmamaktadırlar. | |||||
| 5 | Sebe' 43. Ayet (34:43:27) | لِلْحَقِّ | للحق | lil-hakki | hakkı | ح ق ق |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Âyetlerimiz apaçık bir şekilde onlara okunduğunda, “Bu sadece, atalarınızın tapmakta olduğu şeylerden sizi alıkoymak isteyen bir adamdır” dediler. Bir de, “Bu (Kur’an), uydurulmuş bir yalandır” dediler. Yine hak kendilerine geldiğinde onu inkâr edenler, “Bu, ancak apaçık bir büyüdür” dediler. | |||||
| 6 | Zuhruf 78. Ayet (43:78:6) | لِلْحَقِّ | للحق | lil-hakki | haktan | ح ق ق |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Andolsun, size hakkı getirdik. Fakat çoğunuz haktan hoşlanmayanlarsınız. | |||||
| 7 | Ahkaf 7. Ayet (46:7:9) | لِلْحَقِّ | للحق | lil-hakki | hakk için | ح ق ق |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Âyetlerimiz onlara açıkça okunduğu zaman, o küfredenler kendilerine geldiğinde Hak (kitap Kur’an) için, düşünmeden “Bu, apaçık bir büyüdür” dediler. | |||||