| Sırası | Geçtiği Yer | Arapça | Harekesiz | Okunuşu | Anlamı | Kökü |
|---|---|---|---|---|---|---|
| 1 | Tevbe 7. Ayet (9:7:0) | لِلْمُشْرِك۪ينَ | للمشركين | lil-muşrikîne | ortak koşanların | ش ر ك |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah’a ortak koşanların Allah katında ve Resûlü yanında bir ahdi nasıl olabilir? Ancak Mescid-i Haram’ın yanında kendileriyle antlaşma yaptıklarınız başkadır. Bunlar size karşı dürüst davrandığı sürece, siz de onlara dürüst davranın. Çünkü Allah, kendine karşı gelmekten sakınanları sever. | |||||
| 2 | Tevbe 17. Ayet (9:17:0) | لِلْمُشْرِك۪ينَ | للمشركين | lil-muşrikîne | müşrikler için | ش ر ك |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah’a ortak koşanların, inkârlarına bizzat kendileri şahitlik edip dururken, Allah’ın mescitlerini imar etmeleri düşünülemez. Onların bütün amelleri boşa gitmiştir. Onlar ateşte ebedî kalacaklardır. | |||||
| 3 | Tevbe 113. Ayet (9:113:0) | لِلْمُشْرِك۪ينَ | للمشركين | lil-muşrikîne | ortak koşanlar için | ش ر ك |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Cehennem ehli oldukları açıkça kendilerine belli olduktan sonra, -yakınları da olsalar- Allah’a ortak koşanlar için af dilemek ne Peygambere yaraşır, ne de mü’minlere. | |||||
| 4 | Fussilet 6. Ayet (41:6:16) | لِلْمُشْرِك۪ينَۙ | للمشركين | lil-muşrikîn(e) | ortak koşanların | ش ر ك |
| Diyanet İşleri (Yeni) | De ki: “Ben de ancak sizin gibi bir insanım. Fakat bana ilâhınızın yalnızca bir tek ilâh olduğu vahyediliyor. Artık O’na yönelin ve O’ndan bağışlanma dileyin. Allah’a ortak koşanların vay hâline!” | |||||