"لم" Analizi

Arapça Metin (Harekesiz) ve benzeşen aramasında 3069 sonuç bulundu.
700 - 750 arasındaki sonuçlar gösteriliyor
Sırası Geçtiği Yer Arapça Harekesiz Okunuşu Anlamı Kökü
700 En'am 50. Ayet (6:50:9) اَعْلَمُ اعلم a’lemu bilmem ع ل م
Diyanet İşleri (Yeni) De ki: “Ben size, ‘Allah’ın hazineleri benim yanımdadır’ demiyorum. Ben gaybı da bilmem. Size ‘Ben bir meleğim’ de demiyorum. Ben sadece, bana gönderilen vahye uyuyorum.” De ki: “Görmeyenle gören bir olur mu? Siz hiç düşünmez misiniz?”
701 En'am 52. Ayet (6:52:25) الظَّالِم۪ينَ الظالمين zzâlimîn(e) zalimler- ظ ل م
Diyanet İşleri (Yeni) Rab’lerinin rızasını isteyerek sabah akşam O’na dua edenleri yanından kovma. Onların hesabından sana bir şey yok, senin hesabından da onlara bir şey yok ki onları kovasın. Eğer kovarsan zalimlerden olursun.[176]
702 En'am 53. Ayet (6:53:14) بِاَعْلَمَ باعلم bi-a’leme daha iyi bilen ع ل م
Diyanet İşleri (Yeni) Böylece insanların bazısını bazısı ile denedik ki, “Allah, aramızdan şu adamları mı iman nimetine lâyık gördü?” desinler. Allah, şükreden kullarını daha iyi bilen değil mi?
703 En'am 55. Ayet (6:55:6) الْمُجْرِم۪ينَ۟ المجرمين l-mucrimîn(e) suçluların ج ر م
Diyanet İşleri (Yeni) Suçluların yolu da açığa çıksın diye âyetleri işte böyle ayrı ayrı açıklarız.
704 En'am 56. Ayet (6:56:21) الْمُهْتَد۪ينَ المهتدين l-muhtedîn(e) yola gelenlerden ه د ي
Diyanet İşleri (Yeni) De ki: “Sizin, Allah’tan başka ibadet ettiğiniz şeylere ibadet etmem bana kesinlikle yasaklandı. Ben sizin arzularınıza uymam. (Uyarsam) o takdirde sapmış olurum, hidayete erenlerden olmam.”
705 En'am 58. Ayet (6:58:13) اَعْلَمُ اعلم a’lemu daha iyi bilir ع ل م
Diyanet İşleri (Yeni) De ki: “Sizin acele istediğiniz azap şayet benim elimde olsaydı, benimle sizin aranızda iş elbette bitirilmiş olurdu.” Allah, zalimleri daha iyi bilir.[177]
706 En'am 58. Ayet (6:58:14) بِالظَّالِم۪ينَ بالظالمين bi-zzâlimîn(e) zalimleri ظ ل م
Diyanet İşleri (Yeni) De ki: “Sizin acele istediğiniz azap şayet benim elimde olsaydı, benimle sizin aranızda iş elbette bitirilmiş olurdu.” Allah, zalimleri daha iyi bilir.[177]
707 En'am 59. Ayet (6:59:5) يَعْلَمُهَٓا يعلمها ya’lemuhâ onları bilmez ع ل م
Diyanet İşleri (Yeni) Gaybın anahtarları yalnızca O’nun katındadır. Onları ancak O bilir. Karada ve denizde olanı da bilir. Hiçbir yaprak düşmez ki onu bilmesin. Yerin karanlıklarında da hiçbir tane, hiçbir yaş, hiçbir kuru şey yoktur ki apaçık bir kitapta (Allah’ın bilgisi dâhilinde, Levh-i Mahfuz’da) olmasın.
708 En'am 59. Ayet (6:59:8) وَيَعْلَمُ ويعلم ve ya’lemu ve (O) bilir ع ل م
Diyanet İşleri (Yeni) Gaybın anahtarları yalnızca O’nun katındadır. Onları ancak O bilir. Karada ve denizde olanı da bilir. Hiçbir yaprak düşmez ki onu bilmesin. Yerin karanlıklarında da hiçbir tane, hiçbir yaş, hiçbir kuru şey yoktur ki apaçık bir kitapta (Allah’ın bilgisi dâhilinde, Levh-i Mahfuz’da) olmasın.
709 En'am 59. Ayet (6:59:18) يَعْلَمُهَا يعلمها ya’lemuhâ onun bilgisi ع ل م
Diyanet İşleri (Yeni) Gaybın anahtarları yalnızca O’nun katındadır. Onları ancak O bilir. Karada ve denizde olanı da bilir. Hiçbir yaprak düşmez ki onu bilmesin. Yerin karanlıklarında da hiçbir tane, hiçbir yaş, hiçbir kuru şey yoktur ki apaçık bir kitapta (Allah’ın bilgisi dâhilinde, Levh-i Mahfuz’da) olmasın.
710 En'am 59. Ayet (6:59:22) ظُلُمَاتِ ظلمات zulumâti karanlıkları ظ ل م
Diyanet İşleri (Yeni) Gaybın anahtarları yalnızca O’nun katındadır. Onları ancak O bilir. Karada ve denizde olanı da bilir. Hiçbir yaprak düşmez ki onu bilmesin. Yerin karanlıklarında da hiçbir tane, hiçbir yaş, hiçbir kuru şey yoktur ki apaçık bir kitapta (Allah’ın bilgisi dâhilinde, Levh-i Mahfuz’da) olmasın.
711 En'am 60. Ayet (6:60:5) وَيَعْلَمُ ويعلم ve ya’lemu ve bilir ع ل م
Diyanet İşleri (Yeni) O, geceleyin sizi ölü gibi kendinizden geçirip alan (uyutan) ve gündüzün kazandıklarınızı bilen, sonra da belirlenmiş eceliniz tamamlanıncaya kadar gündüzleri sizi tekrar diriltendir (uyandırandır). Sonra dönüşünüz yalnız O’nadır. Sonra O, işlemekte olduklarınızı size haber verecektir.
712 En'am 61. Ayet (6:61:12) الْمَوْتُ الموت l-mevtu ölüm م و ت
Diyanet İşleri (Yeni) O, kullarının üstünde mutlak hâkimiyet sahibidir. Üzerinize de koruyucu melekler gönderir.[178] Nihayet birinize ölüm geldiği vakit (görevli) elçilerimiz onun canını alır ve onlar görevlerinde asla kusur etmezler.
713 En'am 63. Ayet (6:63:5) ظُلُمَاتِ ظلمات zulumâti karanlıkları- ظ ل م
Diyanet İşleri (Yeni) De ki: “Sizler, açıktan ve gizlice O’na ‘Eğer bizi bundan kurtarırsa, elbette şükredenlerden olacağız’ diye dua ederken, sizi karanın ve denizin karanlıklarından (tehlikelerinden) kim kurtarır?”
714 En'am 67. Ayet (6:67:5) تَعْلَمُونَ تعلمون ta’lemûn(e) bilirsiniz ع ل م
Diyanet İşleri (Yeni) Her haberin gerçekleşeceği bir zamanı vardır. İleride bileceksiniz.
715 En'am 68. Ayet (6:68:23) الظَّالِم۪ينَ الظالمين zzâlimîn(e) zalimler ظ ل م
Diyanet İşleri (Yeni) Âyetlerimiz hakkında dedikoduya dalanları gördüğün vakit başka bir söze dalıncaya kadar onlardan yüz çevir, uzaklaş. Şayet şeytan sana unutturursa hatırladıktan sonra (kalk), o zalimler grubu ile beraber oturma.[180]
716 En'am 71. Ayet (6:71:37) لِنُسْلِمَ لنسلم li-nuslime teslim olmamız س ل م
Diyanet İşleri (Yeni) De ki: “Allah’ı bırakıp da bize faydası olmayan, zararı da dokunmayan şeylere mi tapalım? Allah, bizi hidayete kavuşturduktan sonra gerisingeri (şirke) mi döndürülelim? Arkadaşları ‘bize gel!’ diye doğru yola çağırdıkları hâlde, yeryüzünde şaşkın şaşkın dolaşıp şeytanların ayarttığı kimse gibi mi (olalım)?” De ki: “Hiç şüphesiz asıl doğru yol Allah’ın yoludur. Bize âlemlerin Rabbine boyun eğmek emrolundu.”
717 En'am 71. Ayet (6:71:39) الْعَالَم۪ينَۙ العالمين l-’âlemîn(e) alemlerin ع ل م
Diyanet İşleri (Yeni) De ki: “Allah’ı bırakıp da bize faydası olmayan, zararı da dokunmayan şeylere mi tapalım? Allah, bizi hidayete kavuşturduktan sonra gerisingeri (şirke) mi döndürülelim? Arkadaşları ‘bize gel!’ diye doğru yola çağırdıkları hâlde, yeryüzünde şaşkın şaşkın dolaşıp şeytanların ayarttığı kimse gibi mi (olalım)?” De ki: “Hiç şüphesiz asıl doğru yol Allah’ın yoludur. Bize âlemlerin Rabbine boyun eğmek emrolundu.”
718 En'am 73. Ayet (6:73:14) الْمُلْكُ الملك l-mulku mülk م ل ك
Diyanet İşleri (Yeni) O, gökleri ve yeri, hak ve hikmete uygun olarak yaratandır. Allah’ın “ol” deyip de her şeyin oluvereceği günü hatırla. O’nun sözü gerçektir. Sûr’a üflendiği gün de mülk (hükümranlık) O’nundur. Gaybı da, görülen âlemi de bilendir. O, hüküm ve hikmet sahibidir, (her şeyden) hakkıyla haberdardır.
719 En'am 73. Ayet (6:73:19) عَالِمُ عالم ‘âlimu bilendir ع ل م
Diyanet İşleri (Yeni) O, gökleri ve yeri, hak ve hikmete uygun olarak yaratandır. Allah’ın “ol” deyip de her şeyin oluvereceği günü hatırla. O’nun sözü gerçektir. Sûr’a üflendiği gün de mülk (hükümranlık) O’nundur. Gaybı da, görülen âlemi de bilendir. O, hüküm ve hikmet sahibidir, (her şeyden) hakkıyla haberdardır.
720 En'am 75. Ayet (6:75:9) الْمُوقِن۪ينَ الموقنين l-mûkinîn(e) inananlar- ي ق ن
Diyanet İşleri (Yeni) İşte böylece İbrahim’e göklerdeki ve yerdeki hükümranlığı ve nizamı[181] gösteriyorduk ki kesin ilme erenlerden olsun.
721 En'am 76. Ayet (6:76:1) فَلَمَّا فلما fe-lemmâ ne zaman ki لَمَّا
Diyanet İşleri (Yeni) Üzerine gece karanlığı basınca, bir yıldız gördü. “İşte Rabbim!” dedi. Yıldız batınca da, “Ben öyle batanları sevmem” dedi.
722 En'am 76. Ayet (6:76:10) فَلَمَّٓا فلما fe-lemmâ ne zaman ki لَمَّا
Diyanet İşleri (Yeni) Üzerine gece karanlığı basınca, bir yıldız gördü. “İşte Rabbim!” dedi. Yıldız batınca da, “Ben öyle batanları sevmem” dedi.
723 En'am 77. Ayet (6:77:1) فَلَمَّا فلما fe-lemmâ ne zaman ki لَمَّا
Diyanet İşleri (Yeni) Ay’ı doğarken görünce de, “İşte Rabbim!” dedi. Ay da batınca, “Andolsun ki, Rabbim bana doğru yolu göstermezse, mutlaka ben de sapıklardan olurum” dedi.
724 En'am 77. Ayet (6:77:8) فَلَمَّٓا فلما fe-lemmâ ne zaman ki لَمَّا
Diyanet İşleri (Yeni) Ay’ı doğarken görünce de, “İşte Rabbim!” dedi. Ay da batınca, “Andolsun ki, Rabbim bana doğru yolu göstermezse, mutlaka ben de sapıklardan olurum” dedi.
725 En'am 77. Ayet (6:77:12) لَمْ لم lem  لَمْ
Diyanet İşleri (Yeni) Ay’ı doğarken görünce de, “İşte Rabbim!” dedi. Ay da batınca, “Andolsun ki, Rabbim bana doğru yolu göstermezse, mutlaka ben de sapıklardan olurum” dedi.
726 En'am 78. Ayet (6:78:1) فَلَمَّا فلما fe-lemmâ ne zaman ki لَمَّا
Diyanet İşleri (Yeni) Güneşi doğarken görünce de, “İşte benim Rabbim! Bu daha büyük” dedi. O da batınca (kavmine dönüp), “Ey kavmim! Ben sizin Allah’a ortak koştuğunuz şeylerden uzağım” dedi.
727 En'am 78. Ayet (6:78:10) فَلَمَّٓا فلما fe-lemmâ ne zaman ki لَمَّا
Diyanet İşleri (Yeni) Güneşi doğarken görünce de, “İşte benim Rabbim! Bu daha büyük” dedi. O da batınca (kavmine dönüp), “Ey kavmim! Ben sizin Allah’a ortak koştuğunuz şeylerden uzağım” dedi.
728 En'am 79. Ayet (6:79:12) الْمُشْرِك۪ينَۚ المشركين l-muşrikîn(e) ortak koşanlar- ش ر ك
Diyanet İşleri (Yeni) “Ben, hakka yönelen birisi olarak yüzümü, gökleri ve yeri yaratana döndürdüm. Ben, Allah’a ortak koşanlardan değilim.”
729 En'am 80. Ayet (6:80:23) عِلْمًاۜ علما ‘ilmâ(en) bilgice ع ل م
Diyanet İşleri (Yeni) Kavmi onunla tartışmaya girişti. Dedi ki: “Beni doğru yola iletmişken, Allah hakkında benimle tartışmaya mı kalkışıyorsunuz? Hem sizin O’na ortak koştuklarınızdan ben korkmam; ancak Rabbimin bir şey dilemiş olması başka. Rabbimin ilmi her şeyi kuşatmıştır. Hâlâ düşünüp öğüt almayacak mısınız?”
730 En'am 81. Ayet (6:81:11) لَمْ لم lem  لَمْ
Diyanet İşleri (Yeni) “Allah’ın, size, hakkında hiçbir delil indirmediği şeyleri O’na ortak koşmaktan korkmuyorsunuz da, ben sizin ortak koştuğunuz şeylerden ne diye korkayım? Öyle ise iki taraftan hangisi güvende olmaya daha lâyıktır? Eğer biliyorsanız söyleyin.”
731 En'am 81. Ayet (6:81:22) تَعْلَمُونَۢ تعلمون ta’lemûn(e) biliyor ع ل م
Diyanet İşleri (Yeni) “Allah’ın, size, hakkında hiçbir delil indirmediği şeyleri O’na ortak koşmaktan korkmuyorsunuz da, ben sizin ortak koştuğunuz şeylerden ne diye korkayım? Öyle ise iki taraftan hangisi güvende olmaya daha lâyıktır? Eğer biliyorsanız söyleyin.”
732 En'am 82. Ayet (6:82:3) وَلَمْ ولم ve lem ve  لَمْ
Diyanet İşleri (Yeni) İman edip de imanlarına zulmü (şirki) bulaştırmayanlar var ya; işte güven onların hakkıdır. Doğru yolu bulmuş olanlar da onlardır.
733 En'am 82. Ayet (6:82:6) بِظُلْمٍ بظلم bi-zulmin bir haksızlıkla ظ ل م
Diyanet İşleri (Yeni) İman edip de imanlarına zulmü (şirki) bulaştırmayanlar var ya; işte güven onların hakkıdır. Doğru yolu bulmuş olanlar da onlardır.
734 En'am 84. Ayet (6:84:21) الْمُحْسِن۪ينَۙ المحسنين l-muhsinîn(e) güzel davrananları ح س ن
Diyanet İşleri (Yeni) Biz ona İshak’ı ve Yakub’u armağan ettik. Hepsini hidayete erdirdik. Daha önce Nûh’u da hidayete erdirmiştik. Zürriyetinden Dâvud’u, Süleyman’ı, Eyyub’u, Yûsuf’u, Mûsâ’yı ve Hârûn’u da. İyilik yapanları işte böyle mükâfatlandırırız.
735 En'am 86. Ayet (6:86:8) الْعَالَم۪ينَۙ العالمين l-’âlemîn(e) alemler ع ل م
Diyanet İşleri (Yeni) İsmail’i, Elyasa’ı, Yûnus’u ve Lût’u da doğru yola erdirmiştik. Her birini âlemlere üstün kılmıştık.
736 En'am 90. Ayet (6:90:16) لِلْعَالَم۪ينَ۟ للعالمين lil-’âlemîn(e) alemlere ع ل م
Diyanet İşleri (Yeni) İşte, o peygamberler, Allah’ın doğru yola ilettiği kimselerdir. (Ey Muhammed!) Sen de onların tuttuğu yola uy. De ki: “Bu tebliğe karşı sizden bir ücret istemiyorum. O (Kur’an), bütün âlemler için ancak bir uyarıdır.”
737 En'am 91. Ayet (6:91:31) وَعُلِّمْتُمْ وعلمتم ve ’ullimtum ve size öğretildiği ع ل م
Diyanet İşleri (Yeni) Allah’ın kadrini gereği gibi bilemediler.[183] Çünkü, “Allah, hiç kimseye hiçbir şey indirmedi” dediler.[184] De ki: “Mûsâ’nın insanlara bir nur ve hidayet olarak getirdiği, parça parça kâğıtlar hâline koyup ortaya çıkardığınız, pek çoğunu ise gizlediğiniz; (kendisiyle) sizin de, babalarınızın da bilmediği şeylerin size öğretildiği Kitab’ı kim indirdi?” (Ey Muhammed!) “Allah” (indirdi) de, sonra bırak onları, içine daldıkları batakta oynayadursunlar.
738 En'am 91. Ayet (6:91:33) لَمْ لم lem  لَمْ
Diyanet İşleri (Yeni) Allah’ın kadrini gereği gibi bilemediler.[183] Çünkü, “Allah, hiç kimseye hiçbir şey indirmedi” dediler.[184] De ki: “Mûsâ’nın insanlara bir nur ve hidayet olarak getirdiği, parça parça kâğıtlar hâline koyup ortaya çıkardığınız, pek çoğunu ise gizlediğiniz; (kendisiyle) sizin de, babalarınızın da bilmediği şeylerin size öğretildiği Kitab’ı kim indirdi?” (Ey Muhammed!) “Allah” (indirdi) de, sonra bırak onları, içine daldıkları batakta oynayadursunlar.
739 En'am 91. Ayet (6:91:34) تَعْلَمُٓوا تعلموا ta’lemû bilmediği ع ل م
Diyanet İşleri (Yeni) Allah’ın kadrini gereği gibi bilemediler.[183] Çünkü, “Allah, hiç kimseye hiçbir şey indirmedi” dediler.[184] De ki: “Mûsâ’nın insanlara bir nur ve hidayet olarak getirdiği, parça parça kâğıtlar hâline koyup ortaya çıkardığınız, pek çoğunu ise gizlediğiniz; (kendisiyle) sizin de, babalarınızın da bilmediği şeylerin size öğretildiği Kitab’ı kim indirdi?” (Ey Muhammed!) “Allah” (indirdi) de, sonra bırak onları, içine daldıkları batakta oynayadursunlar.
740 En'am 93. Ayet (6:93:2) اَظْلَمُ اظلم azlemu daha zalim ظ ل م
Diyanet İşleri (Yeni) Allah’a karşı yalan uyduran veya kendine bir şey vahyedilmemişken, “Bana vahyolundu” diyen, ya da “Allah’ın indirdiğinin benzerini ben de indireceğim” diye laf eden kimseden daha zalim kimdir? Zalimlerin şiddetli ölüm sancıları içinde çırpındığı; meleklerin, ellerini uzatmış, “Haydi canlarınızı kurtarın! Allah’a karşı doğru olmayanı söylediğiniz, ve O’nun âyetlerinden kibirlenerek yüz çevirdiğiniz için bugün aşağılayıcı azap ile cezalandırılacaksınız” diyecekleri zaman hâllerini bir görsen!
741 En'am 93. Ayet (6:93:12) وَلَمْ ولم velem  لَمْ
Diyanet İşleri (Yeni) Allah’a karşı yalan uyduran veya kendine bir şey vahyedilmemişken, “Bana vahyolundu” diyen, ya da “Allah’ın indirdiğinin benzerini ben de indireceğim” diye laf eden kimseden daha zalim kimdir? Zalimlerin şiddetli ölüm sancıları içinde çırpındığı; meleklerin, ellerini uzatmış, “Haydi canlarınızı kurtarın! Allah’a karşı doğru olmayanı söylediğiniz, ve O’nun âyetlerinden kibirlenerek yüz çevirdiğiniz için bugün aşağılayıcı azap ile cezalandırılacaksınız” diyecekleri zaman hâllerini bir görsen!
742 En'am 93. Ayet (6:93:26) الظَّالِمُونَ الظالمون zzâlimûne zalimleri ظ ل م
Diyanet İşleri (Yeni) Allah’a karşı yalan uyduran veya kendine bir şey vahyedilmemişken, “Bana vahyolundu” diyen, ya da “Allah’ın indirdiğinin benzerini ben de indireceğim” diye laf eden kimseden daha zalim kimdir? Zalimlerin şiddetli ölüm sancıları içinde çırpındığı; meleklerin, ellerini uzatmış, “Haydi canlarınızı kurtarın! Allah’a karşı doğru olmayanı söylediğiniz, ve O’nun âyetlerinden kibirlenerek yüz çevirdiğiniz için bugün aşağılayıcı azap ile cezalandırılacaksınız” diyecekleri zaman hâllerini bir görsen!
743 En'am 93. Ayet (6:93:29) الْمَوْتِ الموت l-mevti ölüm م و ت
Diyanet İşleri (Yeni) Allah’a karşı yalan uyduran veya kendine bir şey vahyedilmemişken, “Bana vahyolundu” diyen, ya da “Allah’ın indirdiğinin benzerini ben de indireceğim” diye laf eden kimseden daha zalim kimdir? Zalimlerin şiddetli ölüm sancıları içinde çırpındığı; meleklerin, ellerini uzatmış, “Haydi canlarınızı kurtarın! Allah’a karşı doğru olmayanı söylediğiniz, ve O’nun âyetlerinden kibirlenerek yüz çevirdiğiniz için bugün aşağılayıcı azap ile cezalandırılacaksınız” diyecekleri zaman hâllerini bir görsen!
744 En'am 93. Ayet (6:93:30) وَالْمَلٰٓئِكَةُ والملئكة vel-melâiketu ve melekler م ل ك
Diyanet İşleri (Yeni) Allah’a karşı yalan uyduran veya kendine bir şey vahyedilmemişken, “Bana vahyolundu” diyen, ya da “Allah’ın indirdiğinin benzerini ben de indireceğim” diye laf eden kimseden daha zalim kimdir? Zalimlerin şiddetli ölüm sancıları içinde çırpındığı; meleklerin, ellerini uzatmış, “Haydi canlarınızı kurtarın! Allah’a karşı doğru olmayanı söylediğiniz, ve O’nun âyetlerinden kibirlenerek yüz çevirdiğiniz için bugün aşağılayıcı azap ile cezalandırılacaksınız” diyecekleri zaman hâllerini bir görsen!
745 En'am 95. Ayet (6:95:9) الْمَيِّتِ الميت l-meyyiti ölü- م و ت
Diyanet İşleri (Yeni) Şüphesiz Allah, taneyi ve çekirdeği yarıp filizlendirendir. Ölüden diriyi çıkarır. Diriden de ölüyü çıkarandır. İşte budur Allah! Peki (O’ndan) nasıl çevriliyorsunuz?
746 En'am 95. Ayet (6:95:11) الْمَيِّتِ الميت l-meyyiti ölüyü م و ت
Diyanet İşleri (Yeni) Şüphesiz Allah, taneyi ve çekirdeği yarıp filizlendirendir. Ölüden diriyi çıkarır. Diriden de ölüyü çıkarandır. İşte budur Allah! Peki (O’ndan) nasıl çevriliyorsunuz?
747 En'am 97. Ayet (6:97:9) ظُلُمَاتِ ظلمات zulumâti karanlıklarında ظ ل م
Diyanet İşleri (Yeni) O, sayelerinde, kara ve denizin karanlıklarında yolunuzu bulasınız diye sizin için yıldızları yaratandır. Bilen bir toplum için âyetleri ayrı ayrı açıkladık.
748 En'am 97. Ayet (6:97:16) يَعْلَمُونَ يعلمون ya’lemûn(e) bilen ع ل م
Diyanet İşleri (Yeni) O, sayelerinde, kara ve denizin karanlıklarında yolunuzu bulasınız diye sizin için yıldızları yaratandır. Bilen bir toplum için âyetleri ayrı ayrı açıkladık.
749 En'am 100. Ayet (6:100:11) عِلْمٍۜ علم ‘ilm(in) bilmeden ع ل م
Diyanet İşleri (Yeni) Bir de cinleri Allah’a birtakım ortaklar yaptılar. Oysa onları O yarattı. Bilgisizce Allah’a oğullar ve kızlar da uydurdular. O, onların niteledikleri şeylerden uzaktır, yücedir.