"لم" Analizi

Arapça Metin (Harekesiz) ve benzeşen aramasında 3069 sonuç bulundu.
2700 - 2750 arasındaki sonuçlar gösteriliyor
Sırası Geçtiği Yer Arapça Harekesiz Okunuşu Anlamı Kökü
2700 Kamer 14. Ayet (54:14:4) لِمَنْ لمن limen kimseye  مَنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Gemi, inkâr edilen kimseye (Nuh’a) bir mükâfat olarak gözetimimiz altında yüzüyordu.
2701 Kamer 26. Ayet (54:26:1) سَيَعْلَمُونَ سيعلمون se-ya’lemûne onlar bilecekler ع ل م
Diyanet İşleri (Yeni) Onlar yarın bilecekler: Kimmiş yalancı, kimmiş şımarık!
2702 Kamer 28. Ayet (54:28:3) الْمَٓاءَ الماء lmâe suyun م و ه
Diyanet İşleri (Yeni) “Onlara, suyun (deve ile) kendileri arasında (nöbetleşe) paylaştırıldığını, bildir. Her su nöbetinde sahibi hazır bulunsun.”
2703 Kamer 31. Ayet (54:31:8) الْمُحْتَظِرِ المحتظر l-muhtazir(i) ağıldaki ح ظ ر
Diyanet İşleri (Yeni) Şüphesiz biz, onların üzerine tek bir korkunç ses gönderdik de, onlar, ağıldaki hayvanların çiğneyip ufaladıkları kuru çöpler gibi oldular.
2704 Kamer 47. Ayet (54:47:2) الْمُجْرِم۪ينَ المجرمين l-mucrimîne suçlular ج ر م
Diyanet İşleri (Yeni) Şüphesiz suçlular (müşrikler) sapıklık ve ateşler içindedirler.
2705 Kamer 50. Ayet (54:50:5) كَلَمْحٍ كلمح kelemhin göz açıp yumma gibi ل م ح
Diyanet İşleri (Yeni) Emrimiz ancak bir tek emirdir. Göz kırpması gibidir. (Anında gerçekleşir.)
2706 Kamer 54. Ayet (54:54:2) الْمُتَّق۪ينَ المتقين l-muttekîne muttakiler و ق ي
Diyanet İşleri (Yeni) Şüphesiz Allah’a karşı gelmekten sakınanlar cennetlerde, ırmak başlarındadırlar.
2707 Rahman 2. Ayet (55:2:1) عَلَّمَ علم ‘alleme öğretti ع ل م
Diyanet İşleri (Yeni) 1,2. Rahmân, Kur’an’ı öğretti.
2708 Rahman 4. Ayet (55:4:1) عَلَّمَهُ علمه ‘allemehu ona öğretti ع ل م
Diyanet İşleri (Yeni) Ona beyanı (düşünüp ifade etmeyi) öğretti.
2709 Rahman 7. Ayet (55:7:4) الْم۪يزَانَۙ الميزان l-mîzân(e) mizanı و ز ن
Diyanet İşleri (Yeni) Göğü yükseltti ve ölçüyü koydu.
2710 Rahman 8. Ayet (55:8:4) الْم۪يزَانِ الميزان l-mîzân(i) tartıda و ز ن
Diyanet İşleri (Yeni) Ölçüde haddi aşmayın.
2711 Rahman 9. Ayet (55:9:6) الْم۪يزَانَ الميزان l-mîzân(e) terazide و ز ن
Diyanet İşleri (Yeni) Tartıyı adaletle yapın, teraziyi eksik tutmayın.
2712 Rahman 17. Ayet (55:17:2) الْمَشْرِقَيْنِ المشرقين l-meşrikayni iki doğunun ش ر ق
Diyanet İşleri (Yeni) O, iki doğunun ve iki batının Rabbidir.[517]
2713 Rahman 17. Ayet (55:17:4) الْمَغْرِبَيْنِۚ المغربين l-maġribeyn(i) iki batının غ ر ب
Diyanet İşleri (Yeni) O, iki doğunun ve iki batının Rabbidir.[517]
2714 Rahman 22. Ayet (55:22:4) وَالْمَرْجَانُۚ والمرجان vel-mercân(u) ve mercan م ر ج
Diyanet İşleri (Yeni) O denizlerin her ikisinden de inci ve mercan çıkar.
2715 Rahman 24. Ayet (55:24:3) الْمُنْشَاٰتُ المنشات l-munşeâtu inşa edilmiş ن ش أ
Diyanet İşleri (Yeni) Denizde akıp giden dağlar gibi yüksek gemiler de O’nundur.
2716 Rahman 41. Ayet (55:41:2) الْمُجْرِمُونَ المجرمون l-mucrimûne suçlular ج ر م
Diyanet İşleri (Yeni) Suçlular simalarından tanınır da, perçemlerinden ve ayaklarından yakalanırlar.
2717 Rahman 43. Ayet (55:43:6) الْمُجْرِمُونَۢ المجرمون l-mucrimûn(e) suçluların ج ر م
Diyanet İşleri (Yeni) İşte bu suçluların yalanladıkları cehennemdir.
2718 Rahman 46. Ayet (55:46:1) وَلِمَنْ ولمن ve limen kimseler için vardır  مَنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Rabbinin huzurunda (hesap vermek üzere) duracağından korkan kimseye iki cennet vardır.
2719 Rahman 56. Ayet (55:56:4) لَمْ لم lem  لَمْ
Diyanet İşleri (Yeni) Oralarda bakışlarını sadece eşlerine çevirmiş dilberler vardır. Onlara eşlerinden önce ne bir insan, ne bir cin dokunmuştur.
2720 Rahman 58. Ayet (55:58:3) وَالْمَرْجَانُۚ والمرجان vel-mercân(u) ve mercandırlar م ر ج
Diyanet İşleri (Yeni) Onlar sanki yakut ve mercandır.
2721 Rahman 74. Ayet (55:74:1) لَمْ لم lem  لَمْ
Diyanet İşleri (Yeni) Onlara, eşlerinden önce ne bir insan ne bir cin dokunmuştur.
2722 Vâkı'a 8. Ayet (56:8:2) الْمَيْمَنَةِ الميمنة l-meymeneti sağın ي م ن
Diyanet İşleri (Yeni) Ahiret mutluluğuna erenler var ya; ne mutlu kimselerdir![520]
2723 Vâkı'a 8. Ayet (56:8:5) الْمَيْمَنَةِۜ الميمنة l-meymene(ti) sağın ي م ن
Diyanet İşleri (Yeni) Ahiret mutluluğuna erenler var ya; ne mutlu kimselerdir![520]
2724 Vâkı'a 9. Ayet (56:9:2) الْمَشْـَٔمَةِ المشـمة l-meş-emeti solun ش أ م
Diyanet İşleri (Yeni) Kötülüğe batanlara gelince; ne mutsuz kimselerdir![521]
2725 Vâkı'a 9. Ayet (56:9:5) الْمَشْـَٔمَةِۜ المشـمة l-meş-eme(ti) solun ش أ م
Diyanet İşleri (Yeni) Kötülüğe batanlara gelince; ne mutsuz kimselerdir![521]
2726 Vâkı'a 11. Ayet (56:11:2) الْمُقَرَّبُونَۚ المقربون l-mukarrabûn(e) yaklaştırılanlar ق ر ب
Diyanet İşleri (Yeni) 10,11. (İman ve amelde) öne geçenler ise (Ahirette de) öne geçenlerdir. İşte onlar (Allah’a) yaklaştırılmış kimselerdir.
2727 Vâkı'a 23. Ayet (56:23:3) الْمَكْنُونِۚ المكنون l-meknûn(i) saklı ك ن ن
Diyanet İşleri (Yeni) 22,23. Onlar için saklı inciler gibi, iri gözlü huriler de vardır.
2728 Vâkı'a 47. Ayet (56:47:9) لَمَبْعُوثُونَۙ لمبعوثون le-meb’ûśûn(e) bir daha diriltileceğiz ب ع ث
Diyanet İşleri (Yeni) Diyorlardı ki: “Biz öldükten, toprak ve kemik yığını hâline geldikten sonra mı, biz mi bir daha diriltilecekmişiz?”
2729 Vâkı'a 50. Ayet (56:50:1) لَمَجْمُوعُونَ لمجموعون le-mecmû’ûne mutlaka toplanacaklardır ج م ع
Diyanet İşleri (Yeni) 49,50. De ki: “Şüphesiz öncekiler ve sonrakiler, mutlaka belli bir günün belli bir vaktinde toplanacaklardır.”
2730 Vâkı'a 51. Ayet (56:51:5) الْمُكَذِّبُونَۙ المكذبون l-mukeżżibûn(e) yalanlayıcılar ك ذ ب
Diyanet İşleri (Yeni) 51,52. Sonra siz ey haktan sapan yalanlayıcılar! Mutlaka (cehennemde) bir ağaçtan, zakkumdan yiyeceksiniz.
2731 Vâkı'a 60. Ayet (56:60:4) الْمَوْتَ الموت l-mevte ölümü م و ت
Diyanet İşleri (Yeni) 60,61. Sizin yerinize benzerlerinizi getirmek ve sizi bilemeyeceğiniz bir şekilde yeniden yaratmak üzere aranızda ölümü biz takdir ettik. (Bu konuda) bizim önümüze geçilmez.
2732 Vâkı'a 61. Ayet (56:61:9) تَعْلَمُونَ تعلمون ta’lemûn(e) bilmediğiniz ع ل م
Diyanet İşleri (Yeni) 60,61. Sizin yerinize benzerlerinizi getirmek ve sizi bilemeyeceğiniz bir şekilde yeniden yaratmak üzere aranızda ölümü biz takdir ettik. (Bu konuda) bizim önümüze geçilmez.
2733 Vâkı'a 62. Ayet (56:62:2) عَلِمْتُمُ علمتم ‘alimtumu bildiniz ع ل م
Diyanet İşleri (Yeni) Andolsun, birinci yaratılışı(nızı) biliyorsunuz. O hâlde düşünseniz ya!
2734 Vâkı'a 66. Ayet (56:66:2) لَمُغْرَمُونَۙ لمغرمون le-muġramûn(e) borçlandık غ ر م
Diyanet İşleri (Yeni) “Muhakkak biz çok ziyandayız!”
2735 Vâkı'a 68. Ayet (56:68:2) الْمَٓاءَ الماء l-mâe suya م و ه
Diyanet İşleri (Yeni) İçtiğiniz suya ne dersiniz?!
2736 Vâkı'a 69. Ayet (56:69:4) الْمُزْنِ المزن l-muzni bulut- م ز ن
Diyanet İşleri (Yeni) Siz mi onu buluttan indirdiniz, yoksa indiren biz miyiz?
2737 Vâkı'a 69. Ayet (56:69:7) الْمُنْزِلُونَ المنزلون l-munzilûn(e) indirenler ن ز ل
Diyanet İşleri (Yeni) Siz mi onu buluttan indirdiniz, yoksa indiren biz miyiz?
2738 Vâkı'a 72. Ayet (56:72:6) الْمُنْشِؤُ۫نَ المنشؤن l-munşiûn(e) yaratanlar ن ش أ
Diyanet İşleri (Yeni) Onun ağacını siz mi yarattınız, yoksa yaratan biz miyiz?
2739 Vâkı'a 73. Ayet (56:73:5) لِلْمُقْو۪ينَۚ للمقوين lil-mukvîn(e) çölden gelip geçenlere ق و ي
Diyanet İşleri (Yeni) Biz onu bir ibret ve ıssız yerlerde yaşayanlara bir yarar kaynağı kıldık.
2740 Vâkı'a 76. Ayet (56:76:4) تَعْلَمُونَ تعلمون ta’lemûne bilirseniz ع ل م
Diyanet İşleri (Yeni) 75,76. Yıldızların yerlerine yemin ederim ki, -eğer bilirseniz, gerçekten bu, büyük bir yemindir-
2741 Vâkı'a 79. Ayet (56:79:4) الْمُطَهَّرُونَۜ المطهرون l-mutahherûn(e) temizlerden ط ه ر
Diyanet İşleri (Yeni) Ona, ancak tertemiz olanlar dokunabilir.
2742 Vâkı'a 80. Ayet (56:80:4) الْعَالَم۪ينَ العالمين l-’âlemîn(e) alemlerin ع ل م
Diyanet İşleri (Yeni) Âlemlerin Rabb’inden indirilmedir.
2743 Vâkı'a 88. Ayet (56:88:5) الْمُقَرَّب۪ينَۙ المقربين l-mukarrabîn(e) yaklaştırılanlar- ق ر ب
Diyanet İşleri (Yeni) 88,89. Fakat (ölen kişi) Allah’a yakın kılınmışlardan ise, ona rahatlık, güzel rızık ve Naîm cenneti vardır.
2744 Vâkı'a 92. Ayet (56:92:5) الْمُكَذِّب۪ينَ المكذبين l-mukeżżibîne yalanlayıcılar- ك ذ ب
Diyanet İşleri (Yeni) 92,93. Ama haktan sapan yalancılardan ise, işte ona da kaynar sudan bir ziyafet vardır.
2745 Hadîd 4. Ayet (57:4:13) يَعْلَمُ يعلم ya’lemu bilir ع ل م
Diyanet İşleri (Yeni) O, gökleri ve yeri altı günde (altı evrede) yaratan, sonra Arş’a[525] kurulandır. Yere gireni, ondan çıkanı, gökten ineni, oraya yükseleni bilir. Nerede olsanız, O sizinle beraberdir. Allah, bütün yaptıklarınızı hakkıyla görendir.
2746 Hadîd 9. Ayet (57:9:10) الظُّلُمَاتِ الظلمات zzulumâti karanlıklar- ظ ل م
Diyanet İşleri (Yeni) O, sizi karanlıklardan aydınlığa çıkarmak için kulu Muhammed’e apaçık âyetler indirendir. Şüphesiz Allah, size karşı çok esirgeyici, çok merhametlidir.
2747 Hadîd 12. Ayet (57:12:3) الْمُؤْمِن۪ينَ المؤمنين l-mu/minîne inanan erkekleri أ م ن
Diyanet İşleri (Yeni) Mü’min erkeklerle mü’min kadınların nurlarının, önlerinde ve sağlarında koştuğunu göreceğin gün kendilerine şöyle denir: “Bugün size müjdelenen şey içlerinden ırmaklar akan, ebedî olarak kalacağınız cennetlerdir.” İşte bu büyük başarıdır.
2748 Hadîd 12. Ayet (57:12:4) وَالْمُؤْمِنَاتِ والمؤمنات vel-mu/minâti ve inanan kadınları أ م ن
Diyanet İşleri (Yeni) Mü’min erkeklerle mü’min kadınların nurlarının, önlerinde ve sağlarında koştuğunu göreceğin gün kendilerine şöyle denir: “Bugün size müjdelenen şey içlerinden ırmaklar akan, ebedî olarak kalacağınız cennetlerdir.” İşte bu büyük başarıdır.
2749 Hadîd 13. Ayet (57:13:3) الْمُنَافِقُونَ المنافقون -lmunâfikûne münafık erkekler ن ف ق
Diyanet İşleri (Yeni) Münafık erkeklerle münafık kadınların, iman edenlere, “Bize bakın ki sizin ışığınızdan biz de aydınlanalım”[527] diyecekleri gün kendilerine, “Arkanıza (dünyaya) dönün de bir ışık arayın” denilecektir. Derken aralarına kapısı olan bir sur çekilir. Bunun iç tarafında rahmet, onlar (münafıklar) tarafındaki dış cihetinde ise azap vardır.