"لم" Analizi

Arapça Metin (Harekesiz) ve benzeşen aramasında 3069 sonuç bulundu.
2950 - 3000 arasındaki sonuçlar gösteriliyor
Sırası Geçtiği Yer Arapça Harekesiz Okunuşu Anlamı Kökü
2950 Müddessir 56. Ayet (74:56:11) الْمَغْفِرَةِ المغفرة l-maġfira(ti) mağfiret غ ف ر
Diyanet İşleri (Yeni) Bununla beraber, Allah dilemedikçe öğüt alamazlar. O takvaya (kendisine karşı gelmekten sakınılmaya) ehil olandır, bağışlamaya ehil olandır.
2951 Kıyamet 10. Ayet (75:10:5) الْمَفَرُّۚ المفر l-mefer(ru) kaçacak yer ف ر ر
Diyanet İşleri (Yeni) 7,8,9,10. Gözler kamaştığı, ay karanlığa gömüldüğü, güneş ve ay bir araya getirildiği zaman, o gün insan “kaçış nereye?” diyecektir.
2952 Kıyamet 12. Ayet (75:12:4) الْمُسْتَقَرُّۜ المستقر l-mustekar(ru) varıp durulacak yer ق ر ر
Diyanet İşleri (Yeni) O gün varıp durulacak yer, sadece Rabbinin huzurudur.
2953 Kıyamet 30. Ayet (75:30:4) الْمَسَاقُۜ۟ المساق l-mesâk(u) sevk س و ق
Diyanet İşleri (Yeni) 26,27,28,29,30. Hayır, can boğaza dayandığı, “Kimdir (bunu) iyi edecek?” dendiği, (ölmek üzere olanın da) bunun ayrılış olduğunu bildiği, bacakların birbirine dolandığı zaman, işte o gün sevk ediliş, Rabbinedir.
2954 Kıyamet 37. Ayet (75:37:1) اَلَمْ الم elem değil miydi?  لَمْ
Diyanet İşleri (Yeni) O dökülen meniden ibaret az bir su değil miydi?
2955 Kıyamet 40. Ayet (75:40:7) الْمَوْتٰى الموتى l-mevtâ ölüleri م و ت
Diyanet İşleri (Yeni) Şimdi, bunları yapan Allah’ın ölüleri diriltmeye gücü yetmez mi?
2956 İnsân 1. Ayet (76:1:8) لَمْ لم lem  لَمْ
Diyanet İşleri (Yeni) İnsan (henüz) anılır bir şey değilken (yaratılmamışken) üzerinden uzunca bir zaman geçti.[569]
2957 İnsân 31. Ayet (76:31:6) وَالظَّالِم۪ينَ والظالمين ve-zzâlimîne ve zalimler ظ ل م
Diyanet İşleri (Yeni) O, dilediği kimseyi rahmetine sokar. Zalimlere ise elem dolu bir azap hazırlamıştır.
2958 Mürselât 1. Ayet (77:1:1) وَالْمُرْسَلَاتِ والمرسلات vel-murselâti andolsun gönderilenlere ر س ل
Diyanet İşleri (Yeni) 1,2,3,4,5,6,7. Ard arda gönderilenlere, kasırga gibi esenlere, hakkıyla yayanlara, hakkıyla ayıranlara, özür ya da uyarı olmak üzere öğüt bırakanlara andolsun ki, uyarıldığınız (Kıyamet) mutlaka gerçekleşecektir.
2959 Mürselât 5. Ayet (77:5:1) فَالْمُلْقِيَاتِ فالملقيات fel-mulkiyâti ve bırakanlara ل ق ي
Diyanet İşleri (Yeni) 1,2,3,4,5,6,7. Ard arda gönderilenlere, kasırga gibi esenlere, hakkıyla yayanlara, hakkıyla ayıranlara, özür ya da uyarı olmak üzere öğüt bırakanlara andolsun ki, uyarıldığınız (Kıyamet) mutlaka gerçekleşecektir.
2960 Mürselât 15. Ayet (77:15:3) لِلْمُكَذِّب۪ينَ للمكذبين lil-mukeżżibîn(e) yalanlayanların ك ذ ب
Diyanet İşleri (Yeni) O gün vay yalanlayanların hâline!
2961 Mürselât 16. Ayet (77:16:1) اَلَمْ الم elem  لَمْ
Diyanet İşleri (Yeni) Biz öncekileri helâk etmedik mi?
2962 Mürselât 18. Ayet (77:18:3) بِالْمُجْرِم۪ينَ بالمجرمين bil-mucrimîn(e) suçlulara ج ر م
Diyanet İşleri (Yeni) Biz suçlulara işte böyle yaparız.
2963 Mürselât 19. Ayet (77:19:3) لِلْمُكَذِّب۪ينَ للمكذبين lil-mukeżżibîn(e) yalanlayanların ك ذ ب
Diyanet İşleri (Yeni) O gün vay yalanlayanların hâline!
2964 Mürselât 20. Ayet (77:20:1) اَلَمْ الم elem  لَمْ
Diyanet İşleri (Yeni) Biz sizi bayağı bir sudan (meniden) yaratmadık mı?
2965 Mürselât 24. Ayet (77:24:3) لِلْمُكَذِّب۪ينَ للمكذبين lil-mukeżżibîn(e) yalanlayanların ك ذ ب
Diyanet İşleri (Yeni) O gün vay yalanlayanların hâline!
2966 Mürselât 25. Ayet (77:25:1) اَلَمْ الم elem  لَمْ
Diyanet İşleri (Yeni) 25,26. Biz yeryüzünü dirileri de ölüleri de toplayan (bir yurt) yapmadık mı?
2967 Mürselât 28. Ayet (77:28:3) لِلْمُكَذِّب۪ينَ للمكذبين lil-mukeżżibîn(e) yalanlayanların ك ذ ب
Diyanet İşleri (Yeni) O gün vay yalanlayanların hâline!
2968 Mürselât 34. Ayet (77:34:3) لِلْمُكَذِّب۪ينَ للمكذبين lil-mukeżżibîn(e) yalanlayanların ك ذ ب
Diyanet İşleri (Yeni) O gün vay yalanlayanların hâline!
2969 Mürselât 37. Ayet (77:37:3) لِلْمُكَذِّب۪ينَ للمكذبين lil-mukeżżibîn(e) yalanlayanların ك ذ ب
Diyanet İşleri (Yeni) O gün vay yalanlayanların hâline!
2970 Mürselât 40. Ayet (77:40:3) لِلْمُكَذِّب۪ينَ۟ للمكذبين lil-mukeżżibîn(e) yalanlayanların ك ذ ب
Diyanet İşleri (Yeni) O gün vay yalanlayanların hâline!
2971 Mürselât 41. Ayet (77:41:2) الْمُتَّق۪ينَ المتقين l-muttekîne muttakiler ise و ق ي
Diyanet İşleri (Yeni) Allah’a karşı gelmekten sakınanlar, gölgeler içinde ve pınar başlarındadırlar.
2972 Mürselât 44. Ayet (77:44:4) الْمُحْسِن۪ينَ المحسنين l-muhsinîn(e) güzel davrananları ح س ن
Diyanet İşleri (Yeni) Şüphesiz biz iyilik yapanları işte böyle mükâfatlandırırız.
2973 Mürselât 45. Ayet (77:45:3) لِلْمُكَذِّب۪ينَ للمكذبين lil-mukeżżibîn(e) yalanlayanların ك ذ ب
Diyanet İşleri (Yeni) O gün vay yalanlayanların hâline!
2974 Mürselât 47. Ayet (77:47:3) لِلْمُكَذِّب۪ينَ للمكذبين lil-mukeżżibîn(e) yalanlayanların ك ذ ب
Diyanet İşleri (Yeni) O gün vay yalanlayanların hâline!
2975 Mürselât 49. Ayet (77:49:3) لِلْمُكَذِّب۪ينَ للمكذبين lil-mukeżżibîn(e) yalanlayanların ك ذ ب
Diyanet İşleri (Yeni) O gün vay yalanlayanların hâline!
2976 Nebe' 4. Ayet (78:4:2) سَيَعْلَمُونَۙ سيعلمون seya’lemûn(e) yakında bilecekler ع ل م
Diyanet İşleri (Yeni) Hayır, ileride bilecekler.
2977 Nebe' 5. Ayet (78:5:3) سَيَعْلَمُونَ سيعلمون seya’lemûn(e) yakında bilecekler ع ل م
Diyanet İşleri (Yeni) Yine hayır; ileride bilecekler.
2978 Nebe' 6. Ayet (78:6:1) اَلَمْ الم elem  لَمْ
Diyanet İşleri (Yeni) 6,7. Biz, yeryüzünü bir döşek, dağları da birer kazık yapmadık mı?
2979 Nebe' 14. Ayet (78:14:3) الْمُعْصِرَاتِ المعصرات l-mu’sirâti sıkışan(bulut)lar- ع ص ر
Diyanet İşleri (Yeni) 14,15,16. Taneler, bitkiler, sarmaş dolaş bahçeler çıkaralım diye yağmur yüklü yoğun bulutlardan şarıl şarıl yağmur yağdırdık.
2980 Nebe' 31. Ayet (78:31:2) لِلْمُتَّق۪ينَ للمتقين lil-muttekîne muttakiler için vardır و ق ي
Diyanet İşleri (Yeni) 31,32,33,34. Şüphesiz Allah’a karşı gelmekten sakınanlara bir kurtuluş, bahçeler, üzümler, kendileriyle bir yaşta, göğüsleri çıkmış genç kızlar ve dolu dolu kadehler vardır.
2981 Nebe' 38. Ayet (78:38:4) وَالْمَلٰٓئِكَةُ والملئكة vel-melâiketu ve melekler م ل ك
Diyanet İşleri (Yeni) 36,37,38. Bunlar kendilerine; Rabbinden, göklerin ve yerin ve ikisi arasındakilerin Rabbinden, Rahmân’dan bir mükâfat, yeterli bir ihsan olarak verilmiştir. Onlar, Ruh’un (Cebrail’in) ve meleklerin saf duracakları gün Allah’a hitap edemeyeceklerdir. Sadece Rahmân’ın izin vereceği ve doğru söyleyecek olan kimseler konuşabilecektir.
2982 Nebe' 38. Ayet (78:38:7) يَتَكَلَّمُونَ يتكلمون yetekellemûne konuşamaz ك ل م
Diyanet İşleri (Yeni) 36,37,38. Bunlar kendilerine; Rabbinden, göklerin ve yerin ve ikisi arasındakilerin Rabbinden, Rahmân’dan bir mükâfat, yeterli bir ihsan olarak verilmiştir. Onlar, Ruh’un (Cebrail’in) ve meleklerin saf duracakları gün Allah’a hitap edemeyeceklerdir. Sadece Rahmân’ın izin vereceği ve doğru söyleyecek olan kimseler konuşabilecektir.
2983 Nebe' 40. Ayet (78:40:7) الْمَرْءُ المرء l-mer-u kişi م ر أ
Diyanet İşleri (Yeni) Şüphesiz biz sizi, kişinin önceden elleriyle yaptıklarına bakacağı ve inkârcının, “Keşke toprak olaydım!” diyeceği günde gerçekleşecek olan yakın bir azaba karşı uyardık.
2984 Nâzi'ât 5. Ayet (79:5:1) فَالْمُدَبِّرَاتِ فالمدبرات fel-mudebbirâti derken düzenleyenlere د ب ر
Diyanet İşleri (Yeni) Nihayet işi çekip çevirenlere (ki, mutlaka tekrar diriltileceksiniz).
2985 Nâzi'ât 10. Ayet (79:10:3) لَمَرْدُودُونَ لمردودون lemerdûdûne döndürülecek (miyiz?) ر د د
Diyanet İşleri (Yeni) Şöyle derler: “Biz gerçekten gerisingeriye eski hâlimize mi döndürüleceğiz?”
2986 Nâzi'ât 16. Ayet (79:16:5) الْمُقَدَّسِ المقدس l-mukaddesi kutsal ق د س
Diyanet İşleri (Yeni) Hani, Rabbi ona mukaddes Tuvâ vadisinde şöyle seslenmişti:
2987 Nâzi'ât 26. Ayet (79:26:5) لِمَنْ لمن li-men kimseler için  مَنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Şüphesiz bunda Allah’tan sakınıp korkan kimseler için büyük bir ibret vardır.
2988 Nâzi'ât 36. Ayet (79:36:3) لِمَنْ لمن li-men kimseler için  مَنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Cehennem, görenler için apaçık bir şekilde gösterilir.
2989 Nâzi'ât 39. Ayet (79:39:4) الْمَأْوٰىۜ المأوى l-me/vâ barınağı أ و ي
Diyanet İşleri (Yeni) 37,38,39. Kim azgınlık eder ve dünya hayatını tercih ederse, şüphesiz, cehennem onun sığınağıdır.
2990 Nâzi'ât 41. Ayet (79:41:4) الْمَأْوٰىۜ المأوى l-me/vâ barınağı أ و ي
Diyanet İşleri (Yeni) 40,41.Kim de, Rabbinin huzurunda duracağından korkar ve nefsini arzularından alıkoyarsa, şüphesiz, cennet onun sığınağıdır.
2991 Nâzi'ât 46. Ayet (79:46:4) لَمْ لم lem  لَمْ
Diyanet İşleri (Yeni) Kıyameti gördükleri gün onlar, sanki dünyada ancak bir akşam, yahut bir kuşluk vakti kadar kalmış gibidirler.
2992 Abese 23. Ayet (80:23:2) لَمَّا لما lemmâ  لَمْ
Diyanet İşleri (Yeni) Hayır, hayır o, Allah’ın kendisine emrettiğini yerine getirmedi. (İman etmedi.)
2993 Abese 25. Ayet (80:25:3) الْمَٓاءَ الماء l-mâe suyu م و ه
Diyanet İşleri (Yeni) Gerçekten biz, yağmuru bol bol yağdırdık.
2994 Abese 34. Ayet (80:34:3) الْمَرْءُ المرء l-mer-u kişi م ر أ
Diyanet İşleri (Yeni) 33,34,35,36,37. Kişinin kardeşinden, annesinden, babasından, eşinden ve çocuklarından kaçacağı gün kulakları sağır edercesine şiddetli ses geldiği vakit, işte o gün onlardan herkesin kendini meşgul edecek bir işi vardır.
2995 Tekvîr 8. Ayet (81:8:2) الْمَوْءُ۫دَةُ الموءدة l-mev-ûdetu o diri diri toprağa gömülen kıza و أ د
Diyanet İşleri (Yeni) 8,9. Diri diri gömülen kız çocuğunun, hangi günahtan ötürü öldürüldüğü sorulduğu zaman,
2996 Tekvîr 14. Ayet (81:14:1) عَلِمَتْ علمت ‘alimet bilir ع ل م
Diyanet İşleri (Yeni) Herkes önceden hazırlayıp getirdiği şeyleri bilecektir.
2997 Tekvîr 23. Ayet (81:23:4) الْمُب۪ينِۚ المبين l-mubîn(i) apaçık ب ي ن
Diyanet İşleri (Yeni) Andolsun o, Cebrâil’i apaçık ufukta gördü.
2998 Tekvîr 27. Ayet (81:27:5) لِلْعَالَم۪ينَۙ للعالمين lil-’âlemîn(e) alemlere ع ل م
Diyanet İşleri (Yeni) 27,28. O, âlemler için, içinizden dürüst olmak isteyenler için, ancak bir öğüttür.
2999 Tekvîr 28. Ayet (81:28:1) لِمَنْ لمن li-men kimse için  مَنْ
Diyanet İşleri (Yeni) 27,28. O, âlemler için, içinizden dürüst olmak isteyenler için, ancak bir öğüttür.