| Sırası | Geçtiği Yer | Arapça | Harekesiz | Okunuşu | Anlamı | Kökü |
|---|---|---|---|---|---|---|
| 2950 | Müddessir 56. Ayet (74:56:11) | الْمَغْفِرَةِ | المغفرة | l-maġfira(ti) | mağfiret | غ ف ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Bununla beraber, Allah dilemedikçe öğüt alamazlar. O takvaya (kendisine karşı gelmekten sakınılmaya) ehil olandır, bağışlamaya ehil olandır. | |||||
| 2951 | Kıyamet 10. Ayet (75:10:5) | الْمَفَرُّۚ | المفر | l-mefer(ru) | kaçacak yer | ف ر ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 7,8,9,10. Gözler kamaştığı, ay karanlığa gömüldüğü, güneş ve ay bir araya getirildiği zaman, o gün insan “kaçış nereye?” diyecektir. | |||||
| 2952 | Kıyamet 12. Ayet (75:12:4) | الْمُسْتَقَرُّۜ | المستقر | l-mustekar(ru) | varıp durulacak yer | ق ر ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | O gün varıp durulacak yer, sadece Rabbinin huzurudur. | |||||
| 2953 | Kıyamet 30. Ayet (75:30:4) | الْمَسَاقُۜ۟ | المساق | l-mesâk(u) | sevk | س و ق |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 26,27,28,29,30. Hayır, can boğaza dayandığı, “Kimdir (bunu) iyi edecek?” dendiği, (ölmek üzere olanın da) bunun ayrılış olduğunu bildiği, bacakların birbirine dolandığı zaman, işte o gün sevk ediliş, Rabbinedir. | |||||
| 2954 | Kıyamet 37. Ayet (75:37:1) | اَلَمْ | الم | elem | değil miydi? | لَمْ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | O dökülen meniden ibaret az bir su değil miydi? | |||||
| 2955 | Kıyamet 40. Ayet (75:40:7) | الْمَوْتٰى | الموتى | l-mevtâ | ölüleri | م و ت |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Şimdi, bunları yapan Allah’ın ölüleri diriltmeye gücü yetmez mi? | |||||
| 2956 | İnsân 1. Ayet (76:1:8) | لَمْ | لم | lem | لَمْ | |
| Diyanet İşleri (Yeni) | İnsan (henüz) anılır bir şey değilken (yaratılmamışken) üzerinden uzunca bir zaman geçti.[569] | |||||
| 2957 | İnsân 31. Ayet (76:31:6) | وَالظَّالِم۪ينَ | والظالمين | ve-zzâlimîne | ve zalimler | ظ ل م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | O, dilediği kimseyi rahmetine sokar. Zalimlere ise elem dolu bir azap hazırlamıştır. | |||||
| 2958 | Mürselât 1. Ayet (77:1:1) | وَالْمُرْسَلَاتِ | والمرسلات | vel-murselâti | andolsun gönderilenlere | ر س ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 1,2,3,4,5,6,7. Ard arda gönderilenlere, kasırga gibi esenlere, hakkıyla yayanlara, hakkıyla ayıranlara, özür ya da uyarı olmak üzere öğüt bırakanlara andolsun ki, uyarıldığınız (Kıyamet) mutlaka gerçekleşecektir. | |||||
| 2959 | Mürselât 5. Ayet (77:5:1) | فَالْمُلْقِيَاتِ | فالملقيات | fel-mulkiyâti | ve bırakanlara | ل ق ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 1,2,3,4,5,6,7. Ard arda gönderilenlere, kasırga gibi esenlere, hakkıyla yayanlara, hakkıyla ayıranlara, özür ya da uyarı olmak üzere öğüt bırakanlara andolsun ki, uyarıldığınız (Kıyamet) mutlaka gerçekleşecektir. | |||||
| 2960 | Mürselât 15. Ayet (77:15:3) | لِلْمُكَذِّب۪ينَ | للمكذبين | lil-mukeżżibîn(e) | yalanlayanların | ك ذ ب |
| Diyanet İşleri (Yeni) | O gün vay yalanlayanların hâline! | |||||
| 2961 | Mürselât 16. Ayet (77:16:1) | اَلَمْ | الم | elem | لَمْ | |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Biz öncekileri helâk etmedik mi? | |||||
| 2962 | Mürselât 18. Ayet (77:18:3) | بِالْمُجْرِم۪ينَ | بالمجرمين | bil-mucrimîn(e) | suçlulara | ج ر م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Biz suçlulara işte böyle yaparız. | |||||
| 2963 | Mürselât 19. Ayet (77:19:3) | لِلْمُكَذِّب۪ينَ | للمكذبين | lil-mukeżżibîn(e) | yalanlayanların | ك ذ ب |
| Diyanet İşleri (Yeni) | O gün vay yalanlayanların hâline! | |||||
| 2964 | Mürselât 20. Ayet (77:20:1) | اَلَمْ | الم | elem | لَمْ | |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Biz sizi bayağı bir sudan (meniden) yaratmadık mı? | |||||
| 2965 | Mürselât 24. Ayet (77:24:3) | لِلْمُكَذِّب۪ينَ | للمكذبين | lil-mukeżżibîn(e) | yalanlayanların | ك ذ ب |
| Diyanet İşleri (Yeni) | O gün vay yalanlayanların hâline! | |||||
| 2966 | Mürselât 25. Ayet (77:25:1) | اَلَمْ | الم | elem | لَمْ | |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 25,26. Biz yeryüzünü dirileri de ölüleri de toplayan (bir yurt) yapmadık mı? | |||||
| 2967 | Mürselât 28. Ayet (77:28:3) | لِلْمُكَذِّب۪ينَ | للمكذبين | lil-mukeżżibîn(e) | yalanlayanların | ك ذ ب |
| Diyanet İşleri (Yeni) | O gün vay yalanlayanların hâline! | |||||
| 2968 | Mürselât 34. Ayet (77:34:3) | لِلْمُكَذِّب۪ينَ | للمكذبين | lil-mukeżżibîn(e) | yalanlayanların | ك ذ ب |
| Diyanet İşleri (Yeni) | O gün vay yalanlayanların hâline! | |||||
| 2969 | Mürselât 37. Ayet (77:37:3) | لِلْمُكَذِّب۪ينَ | للمكذبين | lil-mukeżżibîn(e) | yalanlayanların | ك ذ ب |
| Diyanet İşleri (Yeni) | O gün vay yalanlayanların hâline! | |||||
| 2970 | Mürselât 40. Ayet (77:40:3) | لِلْمُكَذِّب۪ينَ۟ | للمكذبين | lil-mukeżżibîn(e) | yalanlayanların | ك ذ ب |
| Diyanet İşleri (Yeni) | O gün vay yalanlayanların hâline! | |||||
| 2971 | Mürselât 41. Ayet (77:41:2) | الْمُتَّق۪ينَ | المتقين | l-muttekîne | muttakiler ise | و ق ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah’a karşı gelmekten sakınanlar, gölgeler içinde ve pınar başlarındadırlar. | |||||
| 2972 | Mürselât 44. Ayet (77:44:4) | الْمُحْسِن۪ينَ | المحسنين | l-muhsinîn(e) | güzel davrananları | ح س ن |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Şüphesiz biz iyilik yapanları işte böyle mükâfatlandırırız. | |||||
| 2973 | Mürselât 45. Ayet (77:45:3) | لِلْمُكَذِّب۪ينَ | للمكذبين | lil-mukeżżibîn(e) | yalanlayanların | ك ذ ب |
| Diyanet İşleri (Yeni) | O gün vay yalanlayanların hâline! | |||||
| 2974 | Mürselât 47. Ayet (77:47:3) | لِلْمُكَذِّب۪ينَ | للمكذبين | lil-mukeżżibîn(e) | yalanlayanların | ك ذ ب |
| Diyanet İşleri (Yeni) | O gün vay yalanlayanların hâline! | |||||
| 2975 | Mürselât 49. Ayet (77:49:3) | لِلْمُكَذِّب۪ينَ | للمكذبين | lil-mukeżżibîn(e) | yalanlayanların | ك ذ ب |
| Diyanet İşleri (Yeni) | O gün vay yalanlayanların hâline! | |||||
| 2976 | Nebe' 4. Ayet (78:4:2) | سَيَعْلَمُونَۙ | سيعلمون | seya’lemûn(e) | yakında bilecekler | ع ل م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Hayır, ileride bilecekler. | |||||
| 2977 | Nebe' 5. Ayet (78:5:3) | سَيَعْلَمُونَ | سيعلمون | seya’lemûn(e) | yakında bilecekler | ع ل م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Yine hayır; ileride bilecekler. | |||||
| 2978 | Nebe' 6. Ayet (78:6:1) | اَلَمْ | الم | elem | لَمْ | |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 6,7. Biz, yeryüzünü bir döşek, dağları da birer kazık yapmadık mı? | |||||
| 2979 | Nebe' 14. Ayet (78:14:3) | الْمُعْصِرَاتِ | المعصرات | l-mu’sirâti | sıkışan(bulut)lar- | ع ص ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 14,15,16. Taneler, bitkiler, sarmaş dolaş bahçeler çıkaralım diye yağmur yüklü yoğun bulutlardan şarıl şarıl yağmur yağdırdık. | |||||
| 2980 | Nebe' 31. Ayet (78:31:2) | لِلْمُتَّق۪ينَ | للمتقين | lil-muttekîne | muttakiler için vardır | و ق ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 31,32,33,34. Şüphesiz Allah’a karşı gelmekten sakınanlara bir kurtuluş, bahçeler, üzümler, kendileriyle bir yaşta, göğüsleri çıkmış genç kızlar ve dolu dolu kadehler vardır. | |||||
| 2981 | Nebe' 38. Ayet (78:38:4) | وَالْمَلٰٓئِكَةُ | والملئكة | vel-melâiketu | ve melekler | م ل ك |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 36,37,38. Bunlar kendilerine; Rabbinden, göklerin ve yerin ve ikisi arasındakilerin Rabbinden, Rahmân’dan bir mükâfat, yeterli bir ihsan olarak verilmiştir. Onlar, Ruh’un (Cebrail’in) ve meleklerin saf duracakları gün Allah’a hitap edemeyeceklerdir. Sadece Rahmân’ın izin vereceği ve doğru söyleyecek olan kimseler konuşabilecektir. | |||||
| 2982 | Nebe' 38. Ayet (78:38:7) | يَتَكَلَّمُونَ | يتكلمون | yetekellemûne | konuşamaz | ك ل م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 36,37,38. Bunlar kendilerine; Rabbinden, göklerin ve yerin ve ikisi arasındakilerin Rabbinden, Rahmân’dan bir mükâfat, yeterli bir ihsan olarak verilmiştir. Onlar, Ruh’un (Cebrail’in) ve meleklerin saf duracakları gün Allah’a hitap edemeyeceklerdir. Sadece Rahmân’ın izin vereceği ve doğru söyleyecek olan kimseler konuşabilecektir. | |||||
| 2983 | Nebe' 40. Ayet (78:40:7) | الْمَرْءُ | المرء | l-mer-u | kişi | م ر أ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Şüphesiz biz sizi, kişinin önceden elleriyle yaptıklarına bakacağı ve inkârcının, “Keşke toprak olaydım!” diyeceği günde gerçekleşecek olan yakın bir azaba karşı uyardık. | |||||
| 2984 | Nâzi'ât 5. Ayet (79:5:1) | فَالْمُدَبِّرَاتِ | فالمدبرات | fel-mudebbirâti | derken düzenleyenlere | د ب ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Nihayet işi çekip çevirenlere (ki, mutlaka tekrar diriltileceksiniz). | |||||
| 2985 | Nâzi'ât 10. Ayet (79:10:3) | لَمَرْدُودُونَ | لمردودون | lemerdûdûne | döndürülecek (miyiz?) | ر د د |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Şöyle derler: “Biz gerçekten gerisingeriye eski hâlimize mi döndürüleceğiz?” | |||||
| 2986 | Nâzi'ât 16. Ayet (79:16:5) | الْمُقَدَّسِ | المقدس | l-mukaddesi | kutsal | ق د س |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Hani, Rabbi ona mukaddes Tuvâ vadisinde şöyle seslenmişti: | |||||
| 2987 | Nâzi'ât 26. Ayet (79:26:5) | لِمَنْ | لمن | li-men | kimseler için | مَنْ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Şüphesiz bunda Allah’tan sakınıp korkan kimseler için büyük bir ibret vardır. | |||||
| 2988 | Nâzi'ât 36. Ayet (79:36:3) | لِمَنْ | لمن | li-men | kimseler için | مَنْ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Cehennem, görenler için apaçık bir şekilde gösterilir. | |||||
| 2989 | Nâzi'ât 39. Ayet (79:39:4) | الْمَأْوٰىۜ | المأوى | l-me/vâ | barınağı | أ و ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 37,38,39. Kim azgınlık eder ve dünya hayatını tercih ederse, şüphesiz, cehennem onun sığınağıdır. | |||||
| 2990 | Nâzi'ât 41. Ayet (79:41:4) | الْمَأْوٰىۜ | المأوى | l-me/vâ | barınağı | أ و ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 40,41.Kim de, Rabbinin huzurunda duracağından korkar ve nefsini arzularından alıkoyarsa, şüphesiz, cennet onun sığınağıdır. | |||||
| 2991 | Nâzi'ât 46. Ayet (79:46:4) | لَمْ | لم | lem | لَمْ | |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Kıyameti gördükleri gün onlar, sanki dünyada ancak bir akşam, yahut bir kuşluk vakti kadar kalmış gibidirler. | |||||
| 2992 | Abese 23. Ayet (80:23:2) | لَمَّا | لما | lemmâ | لَمْ | |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Hayır, hayır o, Allah’ın kendisine emrettiğini yerine getirmedi. (İman etmedi.) | |||||
| 2993 | Abese 25. Ayet (80:25:3) | الْمَٓاءَ | الماء | l-mâe | suyu | م و ه |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Gerçekten biz, yağmuru bol bol yağdırdık. | |||||
| 2994 | Abese 34. Ayet (80:34:3) | الْمَرْءُ | المرء | l-mer-u | kişi | م ر أ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 33,34,35,36,37. Kişinin kardeşinden, annesinden, babasından, eşinden ve çocuklarından kaçacağı gün kulakları sağır edercesine şiddetli ses geldiği vakit, işte o gün onlardan herkesin kendini meşgul edecek bir işi vardır. | |||||
| 2995 | Tekvîr 8. Ayet (81:8:2) | الْمَوْءُ۫دَةُ | الموءدة | l-mev-ûdetu | o diri diri toprağa gömülen kıza | و أ د |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 8,9. Diri diri gömülen kız çocuğunun, hangi günahtan ötürü öldürüldüğü sorulduğu zaman, | |||||
| 2996 | Tekvîr 14. Ayet (81:14:1) | عَلِمَتْ | علمت | ‘alimet | bilir | ع ل م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Herkes önceden hazırlayıp getirdiği şeyleri bilecektir. | |||||
| 2997 | Tekvîr 23. Ayet (81:23:4) | الْمُب۪ينِۚ | المبين | l-mubîn(i) | apaçık | ب ي ن |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Andolsun o, Cebrâil’i apaçık ufukta gördü. | |||||
| 2998 | Tekvîr 27. Ayet (81:27:5) | لِلْعَالَم۪ينَۙ | للعالمين | lil-’âlemîn(e) | alemlere | ع ل م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 27,28. O, âlemler için, içinizden dürüst olmak isteyenler için, ancak bir öğüttür. | |||||
| 2999 | Tekvîr 28. Ayet (81:28:1) | لِمَنْ | لمن | li-men | kimse için | مَنْ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 27,28. O, âlemler için, içinizden dürüst olmak isteyenler için, ancak bir öğüttür. | |||||