"لم" Analizi

Arapça Metin (Harekesiz) ve benzeşen aramasında 3069 sonuç bulundu.
3000 - 3050 arasındaki sonuçlar gösteriliyor
Sırası Geçtiği Yer Arapça Harekesiz Okunuşu Anlamı Kökü
3000 Tekvîr 29. Ayet (81:29:8) الْعَالَم۪ينَ العالمين l-’âlemîn(e) alemlerin ع ل م
Diyanet İşleri (Yeni) Âlemlerin Rabbi olan Allah dilemedikçe siz dileyemezsiniz.
3001 İnfitâr 5. Ayet (82:5:1) عَلِمَتْ علمت ‘alimet bilir ع ل م
Diyanet İşleri (Yeni) Herkes yaptığı ve yapmadığı şeyleri bilecek.
3002 İnfitâr 12. Ayet (82:12:1) يَعْلَمُونَ يعلمون ya’lemûne bilirler ع ل م
Diyanet İşleri (Yeni) Onlar yapmakta olduklarınızı bilirler.
3003 Mutaffifîn 1. Ayet (83:1:2) لِلْمُطَفِّف۪ينَۙ للمطففين lil-mutaffifîn(e) ölçü ve tartıda hile yapanların ط ف ف
Diyanet İşleri (Yeni) Ölçüde ve tartıda hile yapanların vay hâline!
3004 Mutaffifîn 6. Ayet (83:6:5) الْعَالَم۪ينَۜ العالمين l-’âlemîn(e) alemlerin ع ل م
Diyanet İşleri (Yeni) 4,5,6. Onlar, büyük bir gün; insanların, âlemlerin Rabbinin huzurunda duracakları gün için diriltileceklerini sanmıyorlar mı?
3005 Mutaffifîn 10. Ayet (83:10:3) لِلْمُكَذِّب۪ينَۙ للمكذبين lil-mukeżżibîn(e) yalanlayanların ك ذ ب
Diyanet İşleri (Yeni) 10,11. O gün yalanlayanların; hesap ve ceza gününü yalanlayanların vay hâline!
3006 Mutaffifîn 15. Ayet (83:15:6) لَمَحْجُوبُونَۜ لمحجوبون le-mahcûbûn(e) perdelenmişlerdir ح ج ب
Diyanet İşleri (Yeni) Hayır, şüphesiz onlar, kıyamet günü Rablerini görmekten mahrum bırakılacaklardır.
3007 Mutaffifîn 21. Ayet (83:21:2) الْمُقَرَّبُونَۜ المقربون l-mukarrabûn(e) yaklaştırılmış olanlar ق ر ب
Diyanet İşleri (Yeni) Ona, Allah’a yakın olanlar şâhit olur.
3008 Mutaffifîn 26. Ayet (83:26:6) الْمُتَنَافِسُونَۜ المتنافسون l-mutenâfisûn(e) yarışanlar ن ف س
Diyanet İşleri (Yeni) Onun (içiminin) sonu bir misktir (ağızda misk gibi koku bırakır). İşte yarışanlar, bunun için yarışsınlar.[575]
3009 Mutaffifîn 28. Ayet (83:28:4) الْمُقَرَّبُونَۜ المقربون l-mukarrabûn(e) yaklaştırılanlar ق ر ب
Diyanet İşleri (Yeni) Bir pınar ki, Allah’a yakın olanlar ondan içerler.
3010 İnşikâk 23. Ayet (84:23:2) اَعْلَمُ اعلم a’lemu biliyor ع ل م
Diyanet İşleri (Yeni) Hâlbuki Allah, içlerinde ne sakladıklarını çok iyi bilir.
3011 Büruc 2. Ayet (85:2:2) الْمَوْعُودِۙ الموعود l-mev’ûd(i) va'dedilen و ع د
Diyanet İşleri (Yeni) Va’dedilmiş güne (kıyamete) andolsun,
3012 Büruc 7. Ayet (85:7:5) بِالْمُؤْمِن۪ينَ بالمؤمنين bil-mu/minîne mü'minlere أ م ن
Diyanet İşleri (Yeni) 6,7. O vakit, ateşin etrafında oturmuş, mü’minlere yaptıklarını seyrediyorlardı.
3013 Büruc 10. Ayet (85:10:4) الْمُؤْمِن۪ينَ المؤمنين l-mu/minîne inanan erkeklere أ م ن
Diyanet İşleri (Yeni) Şüphesiz mü’min erkeklerle mü’min kadınlara işkence edip, sonra da tövbe etmeyenlere; cehennem azabı ve yangın azabı vardır.
3014 Büruc 10. Ayet (85:10:5) وَالْمُؤْمِنَاتِ والمؤمنات vel-mu/minâti ve inanan kadınlara أ م ن
Diyanet İşleri (Yeni) Şüphesiz mü’min erkeklerle mü’min kadınlara işkence edip, sonra da tövbe etmeyenlere; cehennem azabı ve yangın azabı vardır.
3015 Büruc 10. Ayet (85:10:7) لَمْ لم lem  لَمْ
Diyanet İşleri (Yeni) Şüphesiz mü’min erkeklerle mü’min kadınlara işkence edip, sonra da tövbe etmeyenlere; cehennem azabı ve yangın azabı vardır.
3016 Büruc 15. Ayet (85:15:3) الْمَج۪يدُۙ المجيد l-mecîd(i) yücedir م ج د
Diyanet İşleri (Yeni) Arş’ın sahibidir, şanı yüce olandır.
3017 Büruc 16. Ayet (85:16:2) لِمَا لما li-mâ şeyi مَا
Diyanet İşleri (Yeni) Dilediğini mutlaka yapandır.
3018 Târık 4. Ayet (86:4:4) لَمَّا لما lemmâ olmasın لَمَّا
Diyanet İşleri (Yeni) Hiçbir kimse yoktur ki, üzerinde koruyucu bulunmasın.[577]
3019 A'lâ 4. Ayet (87:4:3) الْمَرْعٰىۙۖ المرعى l-mer’â otlağı ر ع ي
Diyanet İşleri (Yeni) 4,5. O, yeşil bitki örtüsünü çıkaran, sonra da onları çürüyüp kararmış çör çöpe çevirendir.
3020 A'lâ 7. Ayet (87:7:6) يَعْلَمُ يعلم ya’lemu bilir ع ل م
Diyanet İşleri (Yeni) Ancak Allah’ın dilediği başka. Şüphesiz O, açık olanı da bilir, gizliyi de.
3021 Fecr 6. Ayet (89:6:1) اَلَمْ الم elem  لَمْ
Diyanet İşleri (Yeni) 6,7,8,9,10. (Ey Muhammed!) Rabbinin, (Hûd’un kavmi) Âd’e, şehirler içinde benzeri kurulmamış olan, sütunlarla dolu İrem’e, vadide kayaları oyan (Salih’in kavmi) Semûd’a, kazıklar sahibi Firavun’a[580] ne yaptığını görmedin mi?
3022 Fecr 8. Ayet (89:8:2) لَمْ لم lem  لَمْ
Diyanet İşleri (Yeni) 6,7,8,9,10. (Ey Muhammed!) Rabbinin, (Hûd’un kavmi) Âd’e, şehirler içinde benzeri kurulmamış olan, sütunlarla dolu İrem’e, vadide kayaları oyan (Salih’in kavmi) Semûd’a, kazıklar sahibi Firavun’a[580] ne yaptığını görmedin mi?
3023 Fecr 14. Ayet (89:14:3) لَبِالْمِرْصَادِۜ لبالمرصاد le-bil-mirsâd(i) gözetleme yerindedir ر ص د
Diyanet İşleri (Yeni) Şüphesiz Rabbin, gözetlemededir.
3024 Fecr 18. Ayet (89:18:5) الْمِسْك۪ينِۙ المسكين l-miskîn(i) yoksula س ك ن
Diyanet İşleri (Yeni) Yoksulu yedirmek konusunda birbirinizi teşvik etmiyorsunuz.
3025 Fecr 19. Ayet (89:19:4) لَمًّاۙ لما lemmâ(n) hırsla ل م م
Diyanet İşleri (Yeni) Haram helâl demeden mirası alabildiğine yiyorsunuz.
3026 Fecr 20. Ayet (89:20:2) الْمَالَ المال l-mâle malı م و ل
Diyanet İşleri (Yeni) Malı da pek çok seviyorsunuz.
3027 Fecr 22. Ayet (89:22:3) وَالْمَلَكُ والملك vel-meleku melekler م ل ك
Diyanet İşleri (Yeni) 22,23. Rabbinin buyruğu ve saf saf dizilmiş olarak melekler geldiği ve o gün cehennem getirildiği zaman, işte o gün insan (yaptıklarını birer birer) hatırlar. Fakat bu hatırlamanın ona nasıl faydası olacak!?
3028 Fecr 27. Ayet (89:27:4) الْمُطْمَئِنَّةُۗ المطمئنة l-mutmeinne(tu) huzura eren ط م ن
Diyanet İşleri (Yeni) (Allah, şöyle der:) “Ey huzur içinde olan nefis!”
3029 Beled 7. Ayet (90:7:3) لَمْ لم lem  لَمْ
Diyanet İşleri (Yeni) Kendisini kimsenin görmediğini mi sanıyor?
3030 Beled 8. Ayet (90:8:1) اَلَمْ الم elem -mi?  لَمْ
Diyanet İşleri (Yeni) 8,9,10. Biz ona iki göz, bir dil, iki dudak vermedik mi; iki apaçık yolu (hayır ve şer yollarını) göstermedik mi?
3031 Beled 17. Ayet (90:17:9) بِالْمَرْحَمَةِۜ بالمرحمة bil-merhame(ti) merhamet ر ح م
Diyanet İşleri (Yeni) 17,18. Sonra da iman edenlerden olup birbirine sabrı tavsiye edenlerden, birbirine merhameti tavsiye edenlerden olanlar var ya, işte onlar Ahiret mutluluğuna erenlerdir.[581]
3032 Beled 18. Ayet (90:18:3) الْمَيْمَنَةِۜ الميمنة l-meymene(ti) sağın ي م ن
Diyanet İşleri (Yeni) 17,18. Sonra da iman edenlerden olup birbirine sabrı tavsiye edenlerden, birbirine merhameti tavsiye edenlerden olanlar var ya, işte onlar Ahiret mutluluğuna erenlerdir.[581]
3033 Beled 19. Ayet (90:19:6) الْمَشْـَٔمَةِۜ المشـمة l-meş-eme(ti) solun ش أ م
Diyanet İşleri (Yeni) Âyetlerimizi inkâr edenler ise; kötülüğe batmış kimselerdir.[582]
3034 Duhâ 6. Ayet (93:6:1) اَلَمْ الم elem  لَمْ
Diyanet İşleri (Yeni) Seni yetim bulup da barındırmadı mı?
3035 İnşirâh 1. Ayet (94:1:1) اَلَمْ الم elem  لَمْ
Diyanet İşleri (Yeni) (Ey Muhammed!) Senin göğsünü açıp genişletmedik mi?
3036 Alak 4. Ayet (96:4:2) عَلَّمَ علم ‘alleme öğretti ع ل م
Diyanet İşleri (Yeni) 4,5. O, kalemle yazmayı öğretendir, insana bilmediğini öğretendir.[588]
3037 Alak 4. Ayet (96:4:3) بِالْقَلَمِۙ بالقلم bil-kalem(i) kalemle ق ل م
Diyanet İşleri (Yeni) 4,5. O, kalemle yazmayı öğretendir, insana bilmediğini öğretendir.[588]
3038 Alak 5. Ayet (96:5:1) عَلَّمَ علم ‘alleme öğretti ع ل م
Diyanet İşleri (Yeni) 4,5. O, kalemle yazmayı öğretendir, insana bilmediğini öğretendir.[588]
3039 Alak 5. Ayet (96:5:4) لَمْ لم lem  لَمْ
Diyanet İşleri (Yeni) 4,5. O, kalemle yazmayı öğretendir, insana bilmediğini öğretendir.[588]
3040 Alak 5. Ayet (96:5:5) يَعْلَمْۜ يعلم ya’lem bilmediği ع ل م
Diyanet İşleri (Yeni) 4,5. O, kalemle yazmayı öğretendir, insana bilmediğini öğretendir.[588]
3041 Alak 14. Ayet (96:14:1) اَلَمْ الم elem  لَمْ
Diyanet İşleri (Yeni) O Allah’ın, her şeyi gördüğünü bilmiyor mu?
3042 Alak 14. Ayet (96:14:2) يَعْلَمْ يعلم ya’lem bilmedi mi (o)? ع ل م
Diyanet İşleri (Yeni) O Allah’ın, her şeyi gördüğünü bilmiyor mu?
3043 Alak 15. Ayet (96:15:3) لَمْ لم lem  لَمْ
Diyanet İşleri (Yeni) 15,16. Hayır! Andolsun, eğer vazgeçmezse, muhakkak onu perçeminden; o yalancı, günahkâr perçeminden yakalarız.
3044 Kadir 4. Ayet (97:4:2) الْمَلٰٓئِكَةُ الملئكة l-melâiketu melekler م ل ك
Diyanet İşleri (Yeni) Melekler ve Ruh (Cebrail) o gecede, Rablerinin izniyle her türlü iş için iner de iner.
3045 Beyyine 1. Ayet (98:1:1) لَمْ لم lem  لَمْ
Diyanet İşleri (Yeni) Kitap ehlinden inkâr edenler ile Allah’a ortak koşanlar, kendilerine apaçık delil gelinceye kadar (küfürden) ayrılacak değillerdi.
3046 Beyyine 1. Ayet (98:1:8) وَالْمُشْرِك۪ينَ والمشركين vel-muşrikîne ve müşrikler(den) ش ر ك
Diyanet İşleri (Yeni) Kitap ehlinden inkâr edenler ile Allah’a ortak koşanlar, kendilerine apaçık delil gelinceye kadar (küfürden) ayrılacak değillerdi.
3047 Beyyine 6. Ayet (98:6:7) وَالْمُشْرِك۪ينَ والمشركين vel-muşrikîne ve ortak koşanlar ش ر ك
Diyanet İşleri (Yeni) Şüphesiz, inkâr eden kitap ehli ile Allah'a ortak koşanlar, içinde ebedî kalmak üzere cehennem ateşindedirler. İşte onlar yaratıkların en kötüsüdürler.
3048 Beyyine 8. Ayet (98:8:19) لِمَنْ لمن li-men mahsustur  مَنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Rableri katında onların mükâfatı, içlerinden ırmaklar akan, içlerinde ebedî kalacakları Adn cennetleridir. Allah onlardan razı olmuştur, onlar da Allah’tan razı olmuşlardır. İşte bu mükâfat Rablerine derin saygı duyanlara mahsustur.
3049 Âdiyât 2. Ayet (100:2:1) فَالْمُورِيَاتِ فالموريات fel-mûriyâti (tırnaklarıyla) ateş çıkaranlara و ر ي
Diyanet İşleri (Yeni) 1,2,3,4,5,6. Soluk soluğa süratle koşan, (koşarken ayaklarını) vurarak ateş çıkaran, sabah erkenden baskın yapan, orada tozu dumana katan ve düşman topluluğunun ortasına dalan atlara andolsun ki, insan gerçekten Rabbine karşı pek nankördür.