| Sırası | Geçtiği Yer | Arapça | Harekesiz | Okunuşu | Anlamı | Kökü |
|---|---|---|---|---|---|---|
| 1 | Bakara 22. Ayet (2:22:3) | لَكُمُ | لكم | lekumu | sizin için | لَكُمُ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | O, yeri sizin için döşek, göğü de bina yapan, gökten su indirip onunla size rızık olarak çeşitli ürünler çıkarandır. Öyleyse siz de bile bile Allah’a ortaklar koşmayın. | |||||
| 2 | Bakara 94. Ayet (2:94:4) | لَكُمُ | لكم | lekumu | size ait | لَكُمُ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | De ki: “Eğer (iddia ettiğiniz gibi) Allah katındaki ahiret yurdu (cennet) diğer insanlar için değil de, yalnız sizinse ve doğru söyleyenler iseniz haydi ölümü temenni edin!” | |||||
| 3 | Bakara 132. Ayet (2:132:11) | لَكُمُ | لكم | lekumu | sizin için | لَكُمُ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | İbrahim, bunu kendi oğullarına da vasiyet etti, Yakub da öyle: “Oğullarım! Allah, sizin için bu dini (İslâm’ı) seçti. Siz de ancak müslümanlar olarak ölün” dedi. | |||||
| 4 | Bakara 187. Ayet (2:187:35) | لَكُمُ | لكم | lekumu | sizce | لَكُمُ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Oruç gecesinde kadınlarınıza yaklaşmak size helâl kılındı.[51] Onlar, size örtüdürler, siz de onlara örtüsünüz.[52] Allah, (Ramazan gecelerinde hanımlarınıza yaklaşarak) kendinize zulmetmekte olduğunuzu bildi de tövbenizi kabul edip sizi affetti. Artık eşlerinize yaklaşın ve Allah’ın sizin için yazıp takdir etmiş olduğu şeyi arayın. Şafağın aydınlığı gecenin karanlığından ayırt edilinceye (tan yeri ağarıncaya) kadar yiyin, için. Sonra da akşama kadar orucu tam tutun. Bununla birlikte siz mescitlerde itikâfta iken eşlerinize yaklaşmayın. Bunlar, Allah’ın koyduğu sınırlardır. Bu sınırlara yaklaşmayın. Allah, kendine karşı gelmekten sakınsınlar diye, âyetlerini insanlara böylece açıklar. | |||||
| 5 | Bakara 219. Ayet (2:219:23) | لَكُمُ | لكم | lekumu | size | لَكُمُ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Sana içkiyi ve kumarı sorarlar. De ki: “Onlarda hem büyük günah, hem de insanlar için (bazı zahirî) yararlar vardır. Ama günahları yararlarından büyüktür.” Yine sana Allah yolunda ne harcayacaklarını soruyorlar. De ki: “İhtiyaçtan arta kalanı.” Allah, size âyetleri böyle açıklıyor ki düşünesiniz.[63] | |||||
| 6 | Bakara 266. Ayet (2:266:32) | لَكُمُ | لكم | lekumu | size | لَكُمُ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Herhangi biriniz ister mi ki, içerisinde her türlü meyveye sahip bulunduğu, içinden ırmaklar akan, hurma ve üzüm ağaçlarından oluşan bir bahçesi olsun; himayeye muhtaç çocukları var iken ihtiyarlık gelip kendisine çatsın; derken bağı ateşli (yıldırımlı) bir kasırga vursun da orası yanıversin? Allah, düşünesiniz diye size âyetlerini böyle açıklıyor.[75] | |||||
| 7 | Âl-i İmran 118. Ayet (3:118:27) | لَكُمُ | لكم | lekumu | size | لَكُمُ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ey iman edenler! Sizden olmayanlardan hiçbir sırdaş edinmeyin. Onlar size fenalık etmekten asla geri kalmazlar. Hep sıkıntıya düşmenizi isterler. Onların kinleri konuşmalarından apaçık ortaya çıkmıştır. Kalplerinde gizledikleri ise daha büyüktür. Eğer düşünürseniz size âyetleri açıkladık. | |||||
| 8 | Mâide 3. Ayet (5:3:48) | لَكُمُ | لكم | lekumu | sizin için | لَكُمُ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ölmüş hayvan, kan, domuz eti, Allah’tan başkası adına boğazlanan, (henüz canı çıkmamış iken) kestikleriniz hariç; boğulmuş, darbe sonucu ölmüş, yüksekten düşerek ölmüş, boynuzlanarak ölmüş ve yırtıcı hayvan tarafından parçalanmış hayvanlar ile dikili taşlar[142] üzerinde boğazlanan hayvanlar, bir de fal oklarıyla kısmet aramanız[143] size haram kılındı. İşte bütün bunlar fısk (Allah’a itaatten kopmak)tır. Bugün kâfirler dininizden (onu yok etmekten) ümitlerini kestiler. Artık onlardan korkmayın, benden korkun. Bugün sizin için dininizi kemale erdirdim. Size nimetimi tamamladım ve sizin için din olarak İslâm’ı seçtim.[144] Kim şiddetli açlık durumunda zorda kalır, günaha meyletmeksizin (haram etlerden) yerse, şüphesiz ki Allah çok bağışlayıcıdır, çok merhamet edicidir. | |||||
| 9 | Mâide 4. Ayet (5:4:7) | لَكُمُ | لكم | lekumu | size | لَكُمُ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | (Ey Muhammed!) Sana, kendilerine nelerin helâl kılındığını soruyorlar. De ki: “Size temiz ve hoş olan şeyler, bir de Allah’ın size verdiği yeteneklerle eğitip alıştırdığınız avcı hayvanların tuttuğu (avlar) helâl kılındı. Onların sizin için tuttuklarından yiyin. Onu (av için) salarken üzerine Allah’ın adını anın (besmele çekin). Allah’a karşı gelmekten sakının. Şüphesiz Allah, hesabı çabuk görendir. | |||||
| 10 | Mâide 5. Ayet (5:5:3) | لَكُمُ | لكم | lekumu | size | لَكُمُ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Bu gün size temiz ve hoş şeyler helâl kılındı. Kendilerine kitap verilenlerin yiyecekleri size helâl, sizin yiyecekleriniz de onlara helâldir.[145] Mü’min kadınlardan iffetli olanlarla, daha önce kendilerine kitap verilenlerden olan iffetli kadınlar da, mehirlerini vermeniz kaydıyla; evlenmek, zina etmemek ve gizli dost tutmamak üzere size helâldir. Her kim de inanılması gerekenleri inkâr ederse, bütün işlediği boşa gider. Ahirette de o, ziyana uğrayanlardandır. | |||||
| 11 | En'am 97. Ayet (6:97:4) | لَكُمُ | لكم | lekumu | sizin için | لَكُمُ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | O, sayelerinde, kara ve denizin karanlıklarında yolunuzu bulasınız diye sizin için yıldızları yaratandır. Bilen bir toplum için âyetleri ayrı ayrı açıkladık. | |||||
| 12 | Enfal 48. Ayet (8:48:0) | لَكُمُ | لكم | lekumu | sizi | لَكُمُ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Hani şeytan onlara yaptıklarını süslemiş ve, “Bu gün artık insanlardan size galip gelecek (kimse) yok, mutlaka ben de size yardımcıyım.” demişti. Fakat iki taraf (savaş alanında) yüz yüze gelince (şeytan), gerisingeriye dönüp, “Ben sizden uzağım. Çünkü ben sizin görmediğiniz şeyler (melekler)[252] görüyorum. Ben Allah’tan korkarım. Allah, cezası çetin olandır” demişti. | |||||
| 13 | Tevbe 38. Ayet (9:38:0) | لَكُمُ | لكم | lekumu | size | لَكُمُ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ey iman edenler! Ne oldunuz ki, size “Allah yolunda sefere çıkın” denilince, yere çakılıp kaldınız. Yoksa ahiretten vazgeçip dünya hayatını mı seçtiniz? Oysa ahirete göre dünya hayatının yararı, pek az bir şeydir. | |||||
| 14 | Yunus 67. Ayet (10:67:0) | لَكُمُ | لكم | lekumu | sizin için | لَكُمُ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | O, içinde dinlenesiniz diye geceyi sizin için (karanlık); gündüzü ise aydınlık kılandır. Şüphesiz bunda işiten bir toplum için ibretler vardır. | |||||
| 15 | İbrahim 32. Ayet (14:32:17) | لَكُمُ | لكم | lekumu | sizin | لَكُمُ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah, gökleri ve yeri yaratan, gökten yağmur indiren ve onunla size rızık olarak türlü meyveler çıkaran, emri gereğince denizde yüzmek üzere gemileri emrinize veren, nehirleri de hizmetinize sunandır. | |||||
| 16 | İbrahim 32. Ayet (14:32:24) | لَكُمُ | لكم | lekumu | sizin | لَكُمُ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah, gökleri ve yeri yaratan, gökten yağmur indiren ve onunla size rızık olarak türlü meyveler çıkaran, emri gereğince denizde yüzmek üzere gemileri emrinize veren, nehirleri de hizmetinize sunandır. | |||||
| 17 | İbrahim 33. Ayet (14:33:2) | لَكُمُ | لكم | lekumu | sizin | لَكُمُ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | O, âdetleri üzere hareket eden güneşi ve ayı sizin hizmetinize sunan, geceyi ve gündüzü sizin emrinize verendir. | |||||
| 18 | İbrahim 33. Ayet (14:33:7) | لَكُمُ | لكم | lekumu | sizin | لَكُمُ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | O, âdetleri üzere hareket eden güneşi ve ayı sizin hizmetinize sunan, geceyi ve gündüzü sizin emrinize verendir. | |||||
| 19 | İbrahim 45. Ayet (14:45:13) | لَكُمُ | لكم | lekumu | size | لَكُمُ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | “Kendilerine zulmedenlerin yerlerinde oturdunuz. Onlara ne yaptığımız ise size belli olmuştu. Size misaller de vermiştik.” | |||||
| 20 | Nahl 12. Ayet (16:12:2) | لَكُمُ | لكم | lekumu | sizin | لَكُمُ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | O, geceyi, gündüzü, güneşi ve ayı sizin hizmetinize verdi. Bütün yıldızlar da O’nun emri ile sizin hizmetinize verilmiştir. Şüphesiz bunlarda aklını kullanan bir millet için ibretler vardır. | |||||
| 21 | Nahl 78. Ayet (16:78:10) | لَكُمُ | لكم | lekumu | size | لَكُمُ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah, sizi analarınızın karnından, siz hiçbir şey bilmez durumda iken çıkardı. Şükredesiniz diye size kulaklar, gözler ve kalpler verdi. | |||||
| 22 | İsrâ 6. Ayet (17:6:3) | لَكُمُ | لكم | lekumu | size | لَكُمُ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Sonra onlara karşı size tekrar egemenlik verdik. Mallar ve çocuklarla sizi güçlendirdik; sayınızı daha da çoğalttık. | |||||
| 23 | İsrâ 66. Ayet (17:66:4) | لَكُمُ | لكم | lekumu | size | لَكُمُ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Rabbiniz, lütfundan nasip arayasınız diye sizin için denizde gemiler yürütendir. Şüphesiz O, size karşı çok merhametlidir. | |||||
| 24 | Tâhâ 53. Ayet (20:53:3) | لَكُمُ | لكم | lekumu | size | لَكُمُ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | “Rabbim, yeryüzünü size beşik yapan, orada size yollar açan ve size gökten yağmur indirendir.” Böylece onunla sizin için yerden türlü türlü bitkileri çift çift çıkardık. | |||||
| 25 | Hacc 30. Ayet (22:30:12) | لَكُمُ | لكم | lekumu | sizin için | لَكُمُ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Bu böyle. Kim Allah’ın hükümlerine saygı gösterirse, bu, Rabbi katında kendisi için bir hayırdır. Haramlığı size okunanların (bildirilenlerin) dışında[376] bütün hayvanlar size helâl kılındı. Artık putlara tapma pisliğinden kaçının, yalan sözden kaçının. | |||||
| 26 | Mü'minûn 78. Ayet (23:78:4) | لَكُمُ | لكم | lekumu | sizin için | لَكُمُ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Hâlbuki O, sizin için kulakları, gözleri ve gönülleri yaratandır. Ne kadar az şükrediyorsunuz! | |||||
| 27 | Nûr 18. Ayet (24:18:3) | لَكُمُ | لكم | lekumu | size | لَكُمُ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah, size âyetleri açıklıyor. Allah, her şeyi hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir. | |||||
| 28 | Nûr 28. Ayet (24:28:13) | لَكُمُ | لكم | lekumu | size | لَكُمُ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Eğer evde kimseyi bulamazsanız, size izin verilinceye kadar oraya girmeyin. Eğer size, “Geri dönün” denirse, hemen dönün. Çünkü bu, sizin için daha nezih bir davranıştır. Allah, yaptıklarınızı hakkıyla bilendir. | |||||
| 29 | Nûr 58. Ayet (24:58:46) | لَكُمُ | لكم | lekumu | size | لَكُمُ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ey iman edenler! Ellerinizin altında bulunanlar (köleleriniz) ve sizden henüz bulûğ çağına ermemiş olanlar, günde üç defa; sabah namazından önce, öğleyin elbiselerinizi çıkardığınız vakit ve yatsı namazından sonra (yanınıza girecekleri zaman) sizden izin istesinler. Bu üç vakit sizin soyunup dökündüğünüz vakitlerdir. Bu vakitlerin dışında (izinsiz girme konusunda) ne size, ne onlara bir günah vardır. Birbirinizin yanına girip çıkabilirsiniz. Allah, âyetlerini size işte böylece açıklar. Allah, hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir. | |||||
| 30 | Nûr 61. Ayet (24:61:73) | لَكُمُ | لكم | lekumu | size | لَكُمُ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Köre güçlük yoktur, topala güçlük yoktur, hastaya da güçlük yoktur.[390] Kendi evlerinizde veya babalarınızın evlerinde veya annelerinizin evlerinde veya erkek kardeşlerinizin evlerinde veya kız kardeşlerinizin evlerinde veya amcalarınızın evlerinde veya halalarınızın evlerinde veya dayılarınızın evlerinde veya teyzelerinizin evlerinde veya anahtarlarına sahip olduğunuz evlerde ya da dostlarınızın evlerinde yemek yemenizde de bir sakınca yoktur. Bir arada veya ayrı ayrı olarak yemek yemenizde de bir sakınca yoktur. Evlere girdiğiniz zaman birbirinize, Allah katından mübarek ve hoş bir esenlik dileği olarak, selâm verin. İşte Allah, düşünesiniz diye âyetleri size böyle açıklar. | |||||
| 31 | Furkan 47. Ayet (25:47:4) | لَكُمُ | لكم | lekumu | sizin için | لَكُمُ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | O, geceyi size bir örtü, uykuyu istirahat zamanı ve gündüzü de hareket ve çalışma vakti yapandır. | |||||
| 32 | Kasas 73. Ayet (28:73:4) | لَكُمُ | لكم | lekumu | sizin için | لَكُمُ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah, rahmetinden ötürü geceyi içinde dinlenesiniz; gündüzü de, lütfundan isteyesiniz ve şükredesiniz diye sizin için yarattı. | |||||
| 33 | Secde 9. Ayet (32:9:8) | لَكُمُ | لكم | lekumu | sizin için | لَكُمُ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Sonra onu şekillendirip ona ruhundan üfledi. Sizin için işitme, görme ve idrak duygularını yarattı. Ne kadar az şükrediyorsunuz! | |||||
| 34 | Mü'min 29. Ayet (40:29:3) | لَكُمُ | لكم | lekumu | sizindir | لَكُمُ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | “Ey kavmim! Bugün yeryüzüne hâkim kimseler olarak iktidar ve saltanat sizindir. Ama başımıza geldiğinde bizi, Allah’ın azabından kim kurtarır?” Firavun, “Ben size ancak kendi görüşümü bildiriyorum ve sizi ancak doğru yola götürüyorum” dedi. | |||||
| 35 | Mü'min 61. Ayet (40:61:4) | لَكُمُ | لكم | lekumu | size | لَكُمُ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah, içinde rahat edesiniz diye geceyi ve (her şeyi) gösterici (aydınlık) olarak da gündüzü yaratandır. Şüphesiz Allah, insanlara karşı sonsuz iyilik sahibidir, fakat insanların çoğu şükretmezler. | |||||
| 36 | Mü'min 64. Ayet (40:64:4) | لَكُمُ | لكم | lekumu | size | لَكُمُ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah, yeryüzünü sizin için karar kılma yeri, göğü de binâ yapan; size şekil verip de şekillerinizi güzel kılan ve sizi temiz şeylerle rızıklandırandır. İşte Rabbiniz Allah! Âlemlerin Rabbi Allah ne yücedir! | |||||
| 37 | Mü'min 79. Ayet (40:79:4) | لَكُمُ | لكم | lekumu | size | لَكُمُ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah, bir kısmına binesiniz, bir kısmını da yiyesiniz diye sizin için hayvanları yaratandır. | |||||
| 38 | Zuhruf 10. Ayet (43:10:3) | لَكُمُ | لكم | lekumu | sizin için | لَكُمُ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | O, yeryüzünü size beşik yapan ve gideceğiniz yere ulaşasınız diye sizin için orada yollar var edendir. | |||||
| 39 | Câsiye 12. Ayet (45:12:4) | لَكُمُ | لكم | lekumu | size | لَكُمُ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah, içinde gemilerin, emriyle akıp gitmesi, O’nun lütfunu aramanız ve şükretmeniz için denizi sizin hizmetinize verendir. | |||||
| 40 | Hadîd 17. Ayet (57:17:10) | لَكُمُ | لكم | lekumu | size | لَكُمُ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Bilin ki Allah, yeryüzünü ölümünden sonra diriltmektedir. Düşünesiniz diye gerçekten, size âyetleri açıkladık. | |||||
| 41 | Mülk 15. Ayet (67:15:4) | لَكُمُ | لكم | lekumu | size | لَكُمُ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | O, yeryüzünü sizin ayaklarınızın altına serendir. Haydi onun üzerinde yürüyün ve Allah’ın rızkından yiyin. Dönüş ancak O’nadır. | |||||
| 42 | Mülk 23. Ayet (67:23:6) | لَكُمُ | لكم | lekumu | size | لَكُمُ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | De ki: “O, sizi yaratan ve size kulaklar, gözler ve kalpler verendir. Ne kadar da az şükrediyorsunuz!” | |||||
| 43 | Nûh 19. Ayet (71:19:3) | لَكُمُ | لكم | lekumu | sizin için | لَكُمُ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 19,20. ‘Allah, yeryüzünü sizin için bir sergi yapmıştır ki, oradaki geniş yollarda yürüyesiniz.” | |||||