| Sırası | Geçtiği Yer | Arapça | Harekesiz | Okunuşu | Anlamı | Kökü |
|---|---|---|---|---|---|---|
| 1 | Tevbe 65. Ayet (9:65:0) | لَيَقُولُنَّ | ليقولن | leyekûlunne | derler ki | ق و ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Şâyet kendilerine (niçin alay ettiklerini) sorsan, “Biz sadece lâfa dalmıştık ve aramızda eğleniyorduk”, derler. De ki: “Allah’la, O’nun âyetleriyle ve peygamberiyle mi eğleniyordunuz?” | |||||
| 2 | Hûd 8. Ayet (11:8:8) | لَيَقُولُنَّ | ليقولن | leyekûlunne | mutlaka derler | ق و ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Andolsun, biz onlardan azabı belirli bir süreye kadar geciktirsek, o zaman da mutlaka “Onu ne alıkoyuyor?” derler. İyi bilin ki, azap onlara geleceği gün, kendilerinden bir daha uzaklaştırılmaz ve alay etmekte oldukları şey, kendilerini çepeçevre kuşatmış olur. | |||||
| 3 | Enbiyâ 46. Ayet (21:46:7) | لَيَقُولُنَّ | ليقولن | le-yekûlunne | derler | ق و ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Andolsun, onlara Rabbinin azabından hafif bir esinti dokunsa, muhakkak “Eyvah bize! Gerçekten biz zalim kimselerdik” diyeceklerdir. | |||||
| 4 | Ankebut 10. Ayet (29:10:21) | لَيَقُولُنَّ | ليقولن | le-yekûlunne | andolsun derler ki | ق و ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | İnsanlardan öyleleri vardır ki, “Allah’a inandık” derler. Ama Allah uğrunda bir ezaya uğratılınca, insanlardan gördükleri baskı ve işkenceyi Allah’ın azabı gibi tutar. Andolsun, Rabbinden bir yardım gelecek olsa mutlaka, “Biz de sizinle beraberdik” derler. Allah, herkesin kalbinde olanı en iyi bilen değil midir? | |||||
| 5 | Ankebut 61. Ayet (29:61:10) | لَيَقُولُنَّ | ليقولن | le-yekûlunna | elbette derler | ق و ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Andolsun, eğer onlara, “Gökleri ve yeri kim yarattı, güneşi ve ayı hizmetinize kim verdi?” diye soracak olsan mutlaka, “Allah” diyeceklerdir. O hâlde nasıl (haktan) döndürülüyorlar? | |||||
| 6 | Ankebut 63. Ayet (29:63:14) | لَيَقُولُنَّ | ليقولن | le-yekûlunna | elbette derler | ق و ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Andolsun, eğer onlara, “Gökten yağmuru kim indirip de onunla yeryüzünü ölümünden sonra diriltti?” diye soracak olsan, mutlaka, “Allah” diyeceklerdir. De ki: “Hamd Allah’a mahsustur.” Fakat onların çoğu akıllarını kullanmazlar. | |||||
| 7 | Lokman 25. Ayet (31:25:7) | لَيَقُولُنَّ | ليقولن | le-yekûlunna | mutlaka derler | ق و ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Andolsun, eğer onlara, “Gökleri ve yeri kim yarattı?” diye sorsan, mutlaka “Allah” derler. De ki: “Hamd, Allah’a mahsustur.” Fakat onların çoğu bilmezler. | |||||
| 8 | Zümer 38. Ayet (39:38:7) | لَيَقُولُنَّ | ليقولن | le-yekûlunna | elbette derler | ق و ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Andolsun, eğer onlara, “Gökleri ve yeri kim yarattı?” diye sorsan elbette, “Allah”, derler. De ki: “Peki söyleyin bakalım? Allah’ı bırakıp da ibadet ettikleriniz var ya; eğer Allah bana herhangi bir zarar dokundurmak isterse, onlar Allah’ın dokundurduğu zararı kaldırabilirler mi? Yahut Allah bana bir rahmet dilese, onlar O’nun rahmetini engelleyebilirler mi?” De ki: “Allah bana yeter. Tevekkül edenler ancak O’na tevekkül ederler.” | |||||
| 9 | Zuhruf 9. Ayet (43:9:7) | لَيَقُولُنَّ | ليقولن | le-yekûlunne | elbette diyecekler ki | ق و ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Andolsun, onlara, “Gökleri ve yeri kim yarattı?” diye sorsan, mutlaka, “Onları mutlak güç sahibi, hakkıyla bilen (Allah) yarattı” diyeceklerdir. | |||||
| 10 | Zuhruf 87. Ayet (43:87:5) | لَيَقُولُنَّ | ليقولن | leyekûlunna | elbette derler | ق و ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Andolsun, onlara kendilerini kimin yarattığını sorsan elbette, “Allah” derler. Öyleyken nasıl döndürülüyorlar? | |||||