| Sırası | Geçtiği Yer | Arapça | Harekesiz | Okunuşu | Anlamı | Kökü |
|---|---|---|---|---|---|---|
| 1 | Bakara 167. Ayet (2:167:16) | اَعْمَالَهُمْ | اعمالهم | a’mâlehum | bütün fiillerini | ع م ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Uyanlar şöyle derler: “Keşke dünyaya bir dönüşümüz olsaydı da onların şimdi bizden uzaklaştıkları gibi, biz de onlardan uzaklaşsaydık.” Böylece Allah, onlara işledikleri fiilleri pişmanlık kaynağı olarak gösterir. Onlar ateşten çıkacak da değillerdir. | |||||
| 2 | Bakara 217. Ayet (2:217:48) | اَعْمَالُهُمْ | اعمالهم | a’mâluhum | onların bütün yaptıkları | ع م ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Sana haram ayda savaşmayı soruyorlar. De ki: “O ayda savaş büyük bir günahtır. Allah’ın yolundan alıkoymak, onu inkâr etmek, Mescid-i Haram’ın ziyaretine engel olmak ve halkını oradan çıkarmak, Allah katında daha büyük günahtır. Zulüm ve baskı ise adam öldürmekten daha büyüktür. Onlar, güç yetirebilseler, sizi dininizden döndürünceye kadar sizinle savaşmaya devam ederler. Sizden kim dininden döner de kâfir olarak ölürse, öylelerin bütün yapıp ettikleri dünyada da, ahirette de boşa gitmiştir. Bunlar cehennemliklerdir, orada sürekli kalacaklardır.[62] | |||||
| 3 | Bakara 264. Ayet (2:264:12) | مَالَهُ | ماله | mâlehu | malını | م و ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ey iman edenler! Allah’a ve ahiret gününe inanmadığı hâlde insanlara gösteriş olsun diye malını harcayan kimse gibi, sadakalarınızı başa kakmak ve gönül kırmak suretiyle boşa çıkarmayın. Böylesinin durumu, üzerinde biraz toprak bulunan ve maruz kaldığı şiddetli yağmurun kendisini çıplak bıraktığı bir kayanın durumu gibidir. Onlar kazandıklarından hiçbir şey elde edemezler. Allah, kâfirler topluluğunu hidayete erdirmez. | |||||
| 4 | Âl-i İmran 22. Ayet (3:22:4) | اَعْمَالُهُمْ | اعمالهم | a’mâluhum | onların yaptıkları | ع م ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Onlar, amelleri, dünyada da, ahirette de boşa gitmiş kimselerdir. Onların hiç yardımcıları da yoktur. | |||||
| 5 | Mâide 53. Ayet (5:53:13) | اَعْمَالُهُمْ | اعمالهم | a’mâluhum | bütün çabaları | ع م ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | (O zaman) iman edenler derler ki: “Sizinle beraber olduklarına dair var güçleriyle Allah’a yemin edenler şunlar mı?” Bunların çabaları boşa çıkmıştır. Böylece ziyan edenler olmuşlardır. | |||||
| 6 | A'raf 147. Ayet (7:147:7) | اَعْمَالُهُمْۜ | اعمالهم | a’mâluhum | eylemleri | ع م ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Âyetlerimizi ve ahirete kavuşmayı yalanlayanların amelleri boşa çıkmıştır. Onlar ancak yapmakta olduklarının cezasını çekerler. | |||||
| 7 | Enfal 48. Ayet (8:48:0) | اَعْمَالَهُمْ | اعمالهم | a’mâlehum | yaptıkları işi | ع م ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Hani şeytan onlara yaptıklarını süslemiş ve, “Bu gün artık insanlardan size galip gelecek (kimse) yok, mutlaka ben de size yardımcıyım.” demişti. Fakat iki taraf (savaş alanında) yüz yüze gelince (şeytan), gerisingeriye dönüp, “Ben sizden uzağım. Çünkü ben sizin görmediğiniz şeyler (melekler)[252] görüyorum. Ben Allah’tan korkarım. Allah, cezası çetin olandır” demişti. | |||||
| 8 | Tevbe 17. Ayet (9:17:0) | اَعْمَالُهُمْۚ | اعمالهم | a’mâluhum | yaptıkları işler | ع م ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah’a ortak koşanların, inkârlarına bizzat kendileri şahitlik edip dururken, Allah’ın mescitlerini imar etmeleri düşünülemez. Onların bütün amelleri boşa gitmiştir. Onlar ateşte ebedî kalacaklardır. | |||||
| 9 | Tevbe 37. Ayet (9:37:0) | اَعْمَالِهِمْۜ | اعمالهم | a’mâlihim | yaptıkları işin | ع م ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Haram ayları ertelemek[257], ancak inkârda daha da ileri gitmektir ki bununla inkâr edenler saptırılır. Allah’ın haram kıldığı ayların sayısına uygun getirip böylece Allah’ın haram kıldığını helâl kılmak için haram ayı bir yıl helâl, bir yıl haram sayıyorlar. Onların bu çirkin işleri, kendilerine süslenip güzel gösterildi. Allah, inkârcı toplumu doğru yola iletmez.[258] | |||||
| 10 | Tevbe 69. Ayet (9:69:0) | اَعْمَالُهُمْ | اعمالهم | a’mâluhum | yaptıkları | ع م ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | (Ey münafıklar!), siz de tıpkı sizden öncekiler gibisiniz: Onlar sizden daha güçlü, malları ve çocukları daha fazlaydı. Onlar paylarına düşenden faydalanmışlardı. Sizden öncekilerin, paylarına düşenden faydalandığı gibi siz de payınıza düşenden öylece faydalandınız ve onların daldığı gibi, siz de (dünya zevkine) daldınız. İşte onların dünyada da ahirette de amelleri boşa gitmiştir. İşte onlar ziyana uğrayanların ta kendileridir. | |||||
| 11 | Hûd 15. Ayet (11:15:9) | اَعْمَالَهُمْ | اعمالهم | a’mâlehum | yaptıklarının | ع م ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Kim yalnız dünya hayatını ve onun zinetini isterse, biz onlara yaptıklarının karşılığını orada tastamam öderiz. Orada onlar bir eksikliğe uğratılmazlar. | |||||
| 12 | Hûd 111. Ayet (11:111:6) | اَعْمَالَهُمْۜ | اعمالهم | a’mâlehum | onların yaptıklarını | ع م ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Şüphesiz Rabbin onların her birine, yaptıklarının karşılığını tastamam verecektir. Şüphesiz Rabbin onların yaptıklarından hakkıyla haberdardır. | |||||
| 13 | İbrahim 18. Ayet (14:18:5) | اَعْمَالُهُمْ | اعمالهم | a’mâluhum | işleri | ع م ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Rablerini inkâr edenlerin durumu şudur: Onların işleri, fırtınalı bir günde rüzgârın şiddetle savurduğu küle benzer. (Dünyada) kazandıkları hiçbir şeyin (ahirette) yararını görmezler. İşte bu, derin sapıklıktır. | |||||
| 14 | Nahl 63. Ayet (16:63:11) | اَعْمَالَهُمْ | اعمالهم | a’mâlehum | yaptıklarını | ع م ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah’a andolsun, senden önceki ümmetlere peygamberler gönderdik. Fakat şeytan onlara işlerini güzel gösterdi. O, bugün de onların dostudur ve onlar için elem dolu bir azap vardır. | |||||
| 15 | Kehf 105. Ayet (18:105:8) | اَعْمَالُهُمْ | اعمالهم | a’mâluhum | eylemleri | ع م ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Onlar, Rab’lerinin âyetlerini ve O’na kavuşacaklarını inkâr eden, böylece amelleri boşa çıkan, o yüzden de kıyamet gününde amelleri için bir terazi kurmayacağımız kimselerdir. | |||||
| 16 | Nûr 39. Ayet (24:39:3) | اَعْمَالُهُمْ | اعمالهم | a’mâluhum | onların işleri | ع م ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | İnkâr edenlere gelince; onların amelleri ıssız bir çöldeki serap gibidir. Susamış kimse onu su sanır. Yanına geldiğinde hiçbir şey bulamaz. (Tıpkı bunun gibi kâfir de hesap günü amellerinden bir şey bulamaz). Ancak Allah’ı yanında bulur da Allah onun hesabını tastamam görür. Allah, hesabı çabuk görendir. | |||||
| 17 | Neml 4. Ayet (27:4:8) | اَعْمَالَهُمْ | اعمالهم | a’mâlehum | işlerini | ع م ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Şüphesiz, ahiret hayatına inanmayanların işlerini biz kendilerine güzel göstermişizdir de o yüzden bocalayıp dururlar. | |||||
| 18 | Neml 24. Ayet (27:24:11) | اَعْمَالَهُمْ | اعمالهم | a’mâlehum | işlerini | ع م ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | “Onun ve kavminin, Allah’ı bırakıp güneşe taptıklarını gördüm. Şeytan, onlara yaptıklarını süslü göstermiş ve böylece onları yoldan çıkarmış. Bu yüzden de onlar doğru yolu bulamıyorlar.” | |||||
| 19 | Ankebut 38. Ayet (29:38:11) | اَعْمَالَهُمْ | اعمالهم | a’mâlehum | yaptıkları işlerini | ع م ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Âd ve Semûd kavimlerini de helâk ettik. Bu, onların (harap olmuş) yurtlarından size besbelli olmuştur. Şeytan, onlara işlerini süslemiş ve onları doğru yoldan alıkoymuştur. Hâlbuki onlar gözü açık kimselerdi. | |||||
| 20 | Ahzab 19. Ayet (33:19:30) | اَعْمَالَهُمْۜ | اعمالهم | a’mâlehum | onların işlerini | ع م ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 18,19. Şüphesiz Allah içinizden, savaştan alıkoyanları ve kardeşlerine, “Bize gelin” diyenleri biliyor. Size katkıda cimri davranarak savaşa pek az gelirler. Korku geldiğinde ise, üzerine ölüm baygınlığı çökmüş kimse gibi gözleri dönerek sana baktıklarını görürsün. Korku gidince de ganimete karşı aşırı düşkünlük göstererek sizi keskin dillerle incitirler. İşte onlar iman etmediler. Allah da onların amellerini boşa çıkardı. Bu, Allah’a kolaydır. | |||||
| 21 | Ahkaf 19. Ayet (46:19:6) | اَعْمَالَهُمْ | اعمالهم | a’mâlehum | yaptıklarının karşılığını | ع م ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Herkesin yaptıklarına göre dereceleri vardır. (Bu da) Allah’ın onlara yaptıklarının karşılığını tastamam vermesi içindir. Asla kendilerine haksızlık yapılmaz. | |||||
| 22 | Muhammed 1. Ayet (47:1:8) | اَعْمَالَهُمْ | اعمالهم | a’mâlehum | işlerini | ع م ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | İnkâr edenler ve Allah yolundan alıkoyanlar var ya; işte, Allah onların bütün amellerini boşa çıkarmıştır. | |||||
| 23 | Muhammed 4. Ayet (47:4:38) | اَعْمَالَهُمْ | اعمالهم | a’mâlehum | yaptıkları işleri | ع م ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | (Savaşta) inkâr edenlerle karşılaştığınız zaman boyunlarını vurun. Nihayet onları çökertip etkisiz hâle getirdiğinizde bağı sıkı bağlayın (sağ kalanlarını esir alın). Artık bundan sonra (esirleri) ya karşılıksız ya da fidye karşılığı salıverin. Savaş sona erinceye kadar hüküm budur.[493] Eğer Allah dileseydi, onlardan öç alırdı. Fakat sizi birbirinizle denemek için böyle yapıyor. Allah yolunda öldürülenlere gelince, Allah onların amellerini asla boşa çıkarmayacaktır. | |||||
| 24 | Muhammed 8. Ayet (47:8:6) | اَعْمَالَهُمْ | اعمالهم | a’mâlehum | onların işlerini | ع م ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | İnkâr edenlere gelince, yıkım onlara! Allah, onların işlerini boşa çıkarmıştır. | |||||
| 25 | Muhammed 9. Ayet (47:9:8) | اَعْمَالَهُمْ | اعمالهم | a’mâlehum | onların amellerini | ع م ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Bu, Allah’ın indirdiğini beğenmemeleri, bu sebeple de Allah’ın onların amellerini boşa çıkarmasındandır. | |||||
| 26 | Muhammed 28. Ayet (47:28:10) | اَعْمَالَهُمْ۟ | اعمالهم | a’mâlehum | onların amellerini | ع م ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Bu, Allah’ı gazaplandıran şeylere uydukları ve O’nun hoşnut olduğu şeyleri beğenmedikleri içindir. Allah da onların amellerini boşa çıkarmıştır. | |||||
| 27 | Muhammed 32. Ayet (47:32:21) | اَعْمَالَهُمْ | اعمالهم | a’mâlehum | onların işlerini | ع م ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | İnkâr edenler, Allah yolundan alıkoyanlar ve kendilerine hidayet yolu belli olduktan sonra Peygamber’e karşı gelenler hiçbir şekilde Allah’a zarar veremezler. Allah, onların amellerini boşa çıkaracaktır. | |||||
| 28 | Hâkka 25. Ayet (69:25:5) | بِشِمَالِه۪ | بشماله | bi-şimâlihi | sol tarafından | ش م ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Kitabı kendisine sol tarafından verilen ise şöyle der: “Keşke kitabım bana verilmeseydi.” | |||||
| 29 | Nûh 21. Ayet (71:21:10) | مَالُهُ | ماله | mâluhu | malı | م و ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Nûh, dedi ki: “Rabbim! Gerçekten onlar bana karşı geldiler, malı ve çocuğu ancak kendi hüsranını artıran kimselere uydular.” | |||||
| 30 | Leyl 11. Ayet (92:11:4) | مَالُهُٓ | ماله | mâluhu | malının | م و ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Cehenneme yuvarlandığı zaman, malı ona fayda vermez. | |||||
| 31 | Leyl 18. Ayet (92:18:3) | مَالَهُ | ماله | mâlehu | malını | م و ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 17,18. Temizlenmek için malını hayra veren en muttekî (Allah’a karşı gelmekten en çok sakınan) kimse o ateşten uzak tutulacaktır. | |||||
| 32 | Zilzâl 6. Ayet (99:6:6) | اَعْمَالَهُمْۜ | اعمالهم | a’mâlehum | yaptıkları işler | ع م ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | O gün insanlar amellerinin kendilerine gösterilmesi için bölük bölük kabirlerinden çıkacaklardır. | |||||
| 33 | Hümeze 3. Ayet (104:3:3) | مَالَهُٓ | ماله | mâlehu | malının | م و ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | O, malının, kendisini ebedîleştirdiğini sanır. | |||||
| 34 | Tebbet 2. Ayet (111:2:4) | مَالُهُ | ماله | mâluhu | malı | م و ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ona ne malı fayda verdi, ne de kazandığı. | |||||