| Sırası | Geçtiği Yer | Arapça | Harekesiz | Okunuşu | Anlamı | Kökü |
|---|---|---|---|---|---|---|
| 1 | Bakara 252. Ayet (2:252:9) | الْمُرْسَل۪ينَ | المرسلين | l-murselîn(e) | gönderilenlerdensin | ر س ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | İşte bunlar Allah’ın âyetleridir. Biz onları sana hak olarak okuyoruz. Şüphesiz sen, Allah tarafından gönderilmiş peygamberlerdensin. | |||||
| 2 | En'am 34. Ayet (6:34:22) | الْمُرْسَل۪ينَ | المرسلين | l-murselîn(e) | elçilerin | ر س ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Andolsun ki, senden önce de birçok Peygamberler yalanlanmıştı da onlar yalanlanmalarına ve eziyet edilmelerine karşı sabretmişler ve nihayet kendilerine yardımımız yetişmişti. Allah’ın kelimelerini değiştirebilecek bir güç de yoktur.[174] Andolsun peygamberler ile ilgili haberlerin bir kısmı sana gelmiş bulunuyor. | |||||
| 3 | En'am 48. Ayet (6:48:3) | الْمُرْسَل۪ينَ | المرسلين | l-murselîne | elçileri | ر س ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Biz peygamberleri ancak müjdeleyiciler ve uyarıcılar olarak göndeririz. Kim iman eder ve kendini düzeltirse onlara korku yoktur. Onlar mahzun da olacak değillerdir. | |||||
| 4 | A'raf 6. Ayet (7:6:6) | الْمُرْسَل۪ينَۙ | المرسلين | l-murselîn(e) | gönderilen elçilere | ر س ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Kendilerine peygamber gönderilenlere mutlaka soracağız.[212] Peygamberlere de elbette soracağız.[213] | |||||
| 5 | A'raf 75. Ayet (7:75:15) | مُرْسَلٌ | مرسل | murselun | gönderildiğini | ر س ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Kavminin büyüklük taslayan ileri gelenleri, küçük görülüp ezilen inanmışlara, “Siz, Salih’in, Rabbi tarafından gönderilmiş bir peygamber olduğunu (sahiden) biliyor musunuz?” dediler. Onlar da, “Biz şüphesiz onunla gönderilene inananlarız” dediler. | |||||
| 6 | A'raf 77. Ayet (7:77:16) | الْمُرْسَل۪ينَ | المرسلين | l-murselîn(e) | elçiler- | ر س ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Nihayet deveyi kestiler, Rablerinin emrine karşı geldiler ve “Ey Salih! Sen eğer (dediğin gibi) peygamberlerden isen, haydi bizi tehdit ettiğin azabı getir” dediler. | |||||
| 7 | Ra'd 43. Ayet (13:43:5) | مُرْسَلًاۜ | مرسلا | murselâ(en) | gönderilmiş bir elçi | ر س ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | İnkâr edenler, “Sen peygamber değilsin” diyorlar. De ki: “Benimle sizin aranızda şahit olarak Allah ve bir de yanında kitap (Kur’an) bilgisi bulunanlar yeter.” | |||||
| 8 | Hicr 57. Ayet (15:57:5) | الْمُرْسَلُونَ | المرسلون | l-murselûn(e) | elçiler | ر س ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | İbrahim, “Ey Elçiler! Göreviniz nedir?” dedi. | |||||
| 9 | Hicr 61. Ayet (15:61:5) | الْمُرْسَلُونَۙ | المرسلون | l-murselûn(e) | Elçiler | ر س ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 61,62. Elçiler (melekler) Lût’un ailesine gelince, Lût onlara, “Gerçekten siz tanınmayan kimselersiniz” dedi. | |||||
| 10 | Hicr 80. Ayet (15:80:5) | الْمُرْسَل۪ينَۙ | المرسلين | l-murselîn(e) | peygamberleri | ر س ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Andolsun, Hicr halkı da peygamberleri yalanlamıştı.[300] | |||||
| 11 | Kehf 56. Ayet (18:56:3) | الْمُرْسَل۪ينَ | المرسلين | l-murselîne | elçileri | ر س ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Biz, peygamberleri ancak müjdeleyiciler ve uyarıcılar olarak göndeririz. İnkâr edenler ise, hakkı batılla çürütmek için mücadele ederler. Âyetlerimizi ve kendilerine yapılan uyarıları alaya alırlar. | |||||
| 12 | Furkan 20. Ayet (25:20:5) | الْمُرْسَل۪ينَ | المرسلين | l-murselîne | elçiler- | ر س ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Senden önce gönderdiğimiz bütün peygamberler de şüphesiz yemek yerler, çarşıda pazarda gezerlerdi. (Ey insanlar!) Sizi birbiriniz için imtihan aracı kıldık. (Bakalım) sabredecek misiniz? Rabbin, hakkıyla görendir. | |||||
| 13 | Şu'arâ 21. Ayet (26:21:11) | الْمُرْسَل۪ينَ | المرسلين | l-murselîn(e) | elçiler- | ر س ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | “Sizden korktuğum için de hemen aranızdan kaçtım. Derken, Rabbim bana hüküm ve hikmet bahşetti de beni peygamberlerden kıldı.”[397] | |||||
| 14 | Şu'arâ 105. Ayet (26:105:4) | الْمُرْسَل۪ينَۚ | المرسلين | l-murselîn(e) | gönderilen elçileri | ر س ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Nûh’un kavmi de Peygamberleri yalanladı. | |||||
| 15 | Şu'arâ 123. Ayet (26:123:3) | الْمُرْسَل۪ينَۚ | المرسلين | l-murselîn(e) | gönderilen elçileri | ر س ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Âd kavmi de peygamberleri yalanladı. | |||||
| 16 | Şu'arâ 141. Ayet (26:141:3) | الْمُرْسَل۪ينَۚ | المرسلين | l-murselîn(e) | gönderilen elçileri | ر س ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Semûd kavmi de Peygamberleri yalanladı. | |||||
| 17 | Şu'arâ 160. Ayet (26:160:4) | الْمُرْسَل۪ينَۚ | المرسلين | l-murselîn(e) | gönderilen elçileri | ر س ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Lût’un kavmi de peygamberleri yalanladı. | |||||
| 18 | Şu'arâ 176. Ayet (26:176:4) | الْمُرْسَل۪ينَۚ | المرسلين | l-murselîn(e) | gönderilen elçileri | ر س ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Eyke halkı da peygamberleri yalanladı. | |||||
| 19 | Neml 10. Ayet (27:10:20) | الْمُرْسَلُونَۗ | المرسلون | l-murselûn(e) | elçiler | ر س ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | “Değneğini at.” (Mûsâ değneğini attı.) Onu yılanmış gibi hareket eder görünce, dönüp ardına bakmadan kaçtı. (Allah, şöyle dedi): “Ey Mûsâ, korkma! Benim katımda peygamberler korkmazlar.” | |||||
| 20 | Neml 35. Ayet (27:35:2) | مُرْسِلَةٌ | مرسلة | mursiletun | göndereyim | ر س ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | “Ben onlara bir hediye gönderip, elçilerin ne haber ile döneceklerine bakacağım.” | |||||
| 21 | Neml 35. Ayet (27:35:8) | الْمُرْسَلُونَ | المرسلون | l-murselûn(e) | elçiler | ر س ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | “Ben onlara bir hediye gönderip, elçilerin ne haber ile döneceklerine bakacağım.” | |||||
| 22 | Kasas 7. Ayet (28:7:22) | الْمُرْسَل۪ينَ | المرسلين | l-murselîn(e) | elçiler- | ر س ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Mûsâ’nın annesine, “Onu emzir, başına bir şey gelmesinden korktuğun zaman onu denize (Nil’e) bırak, korkma, üzülme. Çünkü biz onu sana döndüreceğiz ve onu peygamberlerden kılacağız” diye ilham ettik. | |||||
| 23 | Kasas 45. Ayet (28:45:18) | مُرْسِل۪ينَ | مرسلين | mursilîn(e) | elçi olarak gönderen | ر س ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Fakat biz (Mûsâ’dan sonra) birçok nesiller meydana getirdik. Üzerlerinden uzun çağlar geçti. Sen Medyen halkı arasında yaşıyor değildin, âyetlerimizi onlardan okuyup öğreniyor da değildin. Fakat biz (bu haberi) göndereniz. | |||||
| 24 | Kasas 65. Ayet (28:65:6) | الْمُرْسَل۪ينَ | المرسلين | l-murselîn(e) | elçilere | ر س ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah’ın onlara seslenerek, “Peygamberlere ne cevap verdiniz? diyeceği günü hatırla.” | |||||
| 25 | Fâtır 2. Ayet (35:2:13) | مُرْسِلَ | مرسل | mursile | salıverecek | ر س ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah, insanlar için ne rahmet açarsa, artık onu tutacak (engelleyecek) yoktur. Neyi de tutarsa, bundan sonra onu gönderecek yoktur. O, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir. | |||||
| 26 | Yâsîn 3. Ayet (36:3:3) | الْمُرْسَل۪ينَۙ | المرسلين | l-murselîn(e) | gönderilmiş elçilerdensin | ر س ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 2,3,4. (Ey Muhammed!) Hikmet dolu Kur’an’a andolsun ki, sen elbette dosdoğru bir yol üzere (peygamber) gönderilenlerdensin. | |||||
| 27 | Yâsîn 13. Ayet (36:13:8) | الْمُرْسَلُونَۚ | المرسلون | l-murselûn(e) | elçiler | ر س ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | (Ey Muhammed!) Onlara, o memleket halkını örnek ver. Hani oraya elçiler gelmişti. | |||||
| 28 | Yâsîn 14. Ayet (36:14:11) | مُرْسَلُونَ | مرسلون | murselûn(e) | gönderilen elçileriz | ر س ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Hani biz onlara iki elçi göndermiştik de onları yalancı saymışlardı. Biz de onlara üçüncü bir elçi ile destek vermiştik. Onlar, “Şüphesiz biz size gönderilmiş elçileriz” dediler. | |||||
| 29 | Yâsîn 16. Ayet (36:16:6) | لَمُرْسَلُونَ | لمرسلون | le-murselûn(e) | gönderilmiş elçileriz | ر س ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | (Elçiler ise) şöyle dediler: “Bizim gerçekten size gönderilmiş elçiler olduğumuzu Rabbimiz biliyor.” | |||||
| 30 | Yâsîn 20. Ayet (36:20:11) | الْمُرْسَل۪ينَۙ | المرسلين | l-murselîn(e) | elçilere | ر س ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Şehrin öbür ucundan bir adam koşarak geldi ve şöyle dedi: “Ey kavmim! Bu elçilere uyun.” | |||||
| 31 | Yâsîn 52. Ayet (36:52:13) | الْمُرْسَلُونَ | المرسلون | l-murselûn(e) | peygamberler | ر س ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Şöyle derler: “Vay başımıza gelene! Kim bizi diriltip mezarımızdan çıkardı? Bu, Rahman’ın vaad ettiği şeydir. Peygamberler doğru söylemişler.” | |||||
| 32 | Sâffât 37. Ayet (37:37:5) | الْمُرْسَل۪ينَ | المرسلين | l-murselîn(e) | elçileri | ر س ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Hayır, öyle değil. O, hakkı getirmiş, (önceki) peygamberleri de tasdik etmiştir. | |||||
| 33 | Sâffât 123. Ayet (37:123:4) | الْمُرْسَل۪ينَۜ | المرسلين | l-murselîn(e) | elçilerdendi | ر س ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Şüphesiz İlyas da peygamberlerden idi. | |||||
| 34 | Sâffât 133. Ayet (37:133:4) | الْمُرْسَل۪ينَۜ | المرسلين | l-murselîn(e) | gönderilen elçilerdendi | ر س ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Şüphesiz Lût da peygamberlerdendi. | |||||
| 35 | Sâffât 139. Ayet (37:139:4) | الْمُرْسَل۪ينَۜ | المرسلين | l-murselîn(e) | gönderilen elçilerdendi | ر س ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Şüphesiz Yûnus da peygamberlerdendi. | |||||
| 36 | Sâffât 171. Ayet (37:171:5) | الْمُرْسَل۪ينَۚ | المرسلين | l-murselîn(e) | gönderilen elçi | ر س ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Andolsun, peygamber olarak gönderilen kullarımız hakkında şu sözümüz geçmişti: | |||||
| 37 | Sâffât 181. Ayet (37:181:3) | الْمُرْسَل۪ينَۚ | المرسلين | l-murselîn(e) | gönderilen elçiler | ر س ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Peygamberlere selâm olsun. | |||||
| 38 | Duhân 5. Ayet (44:5:6) | مُرْسِل۪ينَۚ | مرسلين | mursilîn(e) | elçi göndericiyiz | ر س ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 4,5,6,7. Katımızdan bir emirle her hikmetli iş o gecede ayırt edilir. Eğer kesin olarak inanıyorsanız, Rabbinden; göklerin, yerin ve bu ikisi arasındakilerin Rabbinden bir rahmet olarak biz peygamberler göndermekteyiz. O, hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir. | |||||
| 39 | Zâriyât 31. Ayet (51:31:5) | الْمُرْسَلُونَ | المرسلون | l-murselûn(e) | elçiler | ر س ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | İbrahim, onlara: “O hâlde asıl işiniz nedir ey elçiler?” dedi. | |||||
| 40 | Kamer 27. Ayet (54:27:2) | مُرْسِلُوا | مرسلوا | mursilû | onlara göndereceğiz | ر س ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | (Salih’e şöyle demiştik:) “Şüphesiz biz, onlara bir imtihan olmak üzere, o dişi deveyi göndereceğiz. Şimdi onları gözetle ve sabret.” | |||||
| 41 | Mürselât 1. Ayet (77:1:1) | وَالْمُرْسَلَاتِ | والمرسلات | vel-murselâti | andolsun gönderilenlere | ر س ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 1,2,3,4,5,6,7. Ard arda gönderilenlere, kasırga gibi esenlere, hakkıyla yayanlara, hakkıyla ayıranlara, özür ya da uyarı olmak üzere öğüt bırakanlara andolsun ki, uyarıldığınız (Kıyamet) mutlaka gerçekleşecektir. | |||||