"مهما" Analizi

Arapça Metin (Harekesiz) ve benzeşen aramasında 9 sonuç bulundu.
Sırası Geçtiği Yer Arapça Harekesiz Okunuşu Anlamı Kökü
1 Bakara 219. Ayet (2:219:11) وَاِثْمُهُمَٓا واثمهما ve iśmuhumâ fakat onların günahı أ ث م
Diyanet İşleri (Yeni) Sana içkiyi ve kumarı sorarlar. De ki: “Onlarda hem büyük günah, hem de insanlar için (bazı zahirî) yararlar vardır. Ama günahları yararlarından büyüktür.” Yine sana Allah yolunda ne harcayacaklarını soruyorlar. De ki: “İhtiyaçtan arta kalanı.” Allah, size âyetleri böyle açıklıyor ki düşünesiniz.[63]
2 Mâide 107. Ayet (5:107:9) مَقَامَهُمَا مقامهما mekâmehumâ onların yerine ق و م
Diyanet İşleri (Yeni) (Eğer sonradan) o iki kişinin günaha girdikleri (yalan söyledikleri) anlaşılırsa, o zaman, bu öncelikli şahitlerin zarar verdiği kimselerden olan başka iki adam, onların yerine geçer ve “Allah’a yemin ederiz ki, bizim şahitliğimiz onların şahitliğinden elbette daha gerçektir. Biz hakkı da çiğneyip geçmedik. Çünkü o takdirde, biz elbette zalimlerden oluruz” diye yemin ederler.
3 En'am 146. Ayet (6:146:13) شُحُومَهُمَٓا شحومهما şuhûmehumâ yağlarını ش ح م
Diyanet İşleri (Yeni) Yahudilere tırnaklı hayvanların hepsini haram kıldık. Sığır ve koyunların ise, sırtlarında veya bağırsaklarında bulunanlar, ya da kemiklerine karışanlar dışındaki içyağlarını (yine) onlara haram kıldık. İşte böyle, azgınlıkları sebebiyle onları cezalandırdık.[201] Biz elbette doğru söyleyenleriz.
4 A'raf 21. Ayet (7:21:1) وَقَاسَمَهُمَٓا وقاسمهما ve kâsemehumâ ve onlara yemin etti ق س م
Diyanet İşleri (Yeni) “Şüphesiz ben size öğüt verenlerdenim” diye de onlara yemin etti.
5 A'raf 50. Ayet (7:50:18) حَرَّمَهُمَا حرمهما harramehumâ bu ikisini haram etmiştir ح ر م
Diyanet İşleri (Yeni) Cehennemlikler de cennetliklere, “Ne olur, sudan veya Allah’ın size verdiği rızıktan biraz da bizim üzerimize akıtın” diye çağrışırlar. Onlar, “Şüphesiz, Allah bunları kâfirlere haram kılmıştır” derler.
6 A'raf 132. Ayet (7:132:2) مَهْمَا مهما mehmâ ne kadar مَهْمَا
Diyanet İşleri (Yeni) Dediler ki: “Bizi büyülemek için her ne getirirsen getir, biz sana inanacak değiliz.”
7 İsrâ 24. Ayet (17:24:9) ارْحَمْهُمَا ارحمهما -rhamhumâ sen de bunlara acı ر ح م
Diyanet İşleri (Yeni) Onlara merhamet ederek tevazu kanadını indir ve de ki: “Rabbim! Tıpkı beni küçükken koruyup yetiştirdikleri gibi sen de onlara acı.”
8 Mü'minûn 47. Ayet (23:47:5) وَقَوْمُهُمَا وقومهما ve kavmuhumâ iki adamın kavmi ق و م
Diyanet İşleri (Yeni) Bu yüzden, “Kavimleri bize kul köle iken, bizim gibi iki insana mı inanacağız” dediler.
9 Sâffât 115. Ayet (37:115:2) وَقَوْمَهُمَا وقومهما ve kavmehumâ ve kavimlerini ق و م
Diyanet İşleri (Yeni) Onları ve kavimlerini o büyük sıkıntıdan kurtardık.