| Sırası | Geçtiği Yer | Arapça | Harekesiz | Okunuşu | Anlamı | Kökü |
|---|---|---|---|---|---|---|
| 1 | Tevbe 40. Ayet (9:40:0) | مَعَنَاۚ | معنا | me’anâ | bizimle beraberdir | مَعَ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Eğer siz ona (Peygamber’e) yardım etmezseniz, (biliyorsunuz ki) inkâr edenler onu iki kişiden biri olarak (Mekke’den) çıkardıkları zaman, ona bizzat Allah yardım etmişti. Hani onlar mağarada bulunuyorlardı. Hani o arkadaşına, “Üzülme, çünkü Allah bizimle beraber” diyordu. Allah da onun üzerine güven duygusu ve huzur indirmiş, sizin kendilerini görmediğiniz birtakım ordularla onu desteklemiş, böylece inkâr edenlerin sözünü alçaltmıştı. Allah’ın sözü ise en yücedir. Allah, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir. | |||||
| 2 | Hûd 42. Ayet (11:42:16) | مَعَنَا | معنا | me’anâ | bizimle birlikte | مَعَ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Gemi, dağlar gibi dalgalar arasında onları götürüyordu. Nûh, ayrı bir yere çekilmiş olan oğluna, “Yavrucuğum, bizimle beraber sen de bin, inkârcılarla birlikte olma” diye seslendi. | |||||
| 3 | Yusuf 12. Ayet (12:12:2) | مَعَنَا | معنا | me’anâ | bizimle beraber | مَعَ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | “Yarın onu bizimle beraber gönder de gezip oynasın. Şüphesiz biz onu koruruz.” | |||||
| 4 | Tâhâ 47. Ayet (20:47:7) | مَعَنَا | معنا | me’anâ | bizimle | مَعَ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | “Ona gidin ve şöyle deyin: ‘Şüphesiz biz Rabbinin elçileriyiz. İsrailoğullarını (serbest bırak ve) bizimle gönder. Onlara işkence etme. Sana Rabbinin katından bir mucize getirdik. Selâm, doğru yola uyanlara olsun.’ ” | |||||
| 5 | Şu'arâ 17. Ayet (26:17:3) | مَعَنَا | معنا | me’anâ | bizimle beraber | مَعَ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | “İsrailoğullarını bizimle beraber gönder.” | |||||