| Sırası | Geçtiği Yer | Arapça | Harekesiz | Okunuşu | Anlamı | Kökü |
|---|---|---|---|---|---|---|
| 1 | Bakara 70. Ayet (2:70:17) | لَمُهْتَدُونَ | لمهتدون | le-muhtedûn(e) | hidayeti buluruz | ه د ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | “Bizim için Rabbine dua et de onun nasıl bir sığır olduğunu bize açıklasın. Çünkü sığırlar, bizce, birbirlerine benzemektedir. Ama Allah dilerse elbet buluruz” dediler. | |||||
| 2 | Bakara 157. Ayet (2:157:9) | الْمُهْتَدُونَ | المهتدون | l-muhtedûn(e) | doğru yolu bulanlar | ه د ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | İşte Rableri katından rahmet ve merhamet onlaradır. Doğru yola ulaştırılmış olanlar da işte bunlardır. | |||||
| 3 | En'am 82. Ayet (6:82:11) | مُهْتَدُونَ۟ | مهتدون | muhtedûn(e) | doğru yolu bulanlar da | ه د ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | İman edip de imanlarına zulmü (şirki) bulaştırmayanlar var ya; işte güven onların hakkıdır. Doğru yolu bulmuş olanlar da onlardır. | |||||
| 4 | A'raf 30. Ayet (7:30:16) | مُهْتَدُونَ | مهتدون | muhtedûn(e) | doğru yolda olduklarını | ه د ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah, bir kısmına hidayet etti, bir kısmına da sapıklık lâyık oldu. Çünkü onlar Allah’ı bırakıp şeytanları dost edinmişlerdi. Kendilerinin de doğru yolda olduklarını sanıyorlardı. | |||||
| 5 | Yâsîn 21. Ayet (36:21:7) | مُهْتَدُونَ | مهتدون | muhtedûn(e) | doğru yoldadırlar | ه د ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | “Sizden hiçbir ücret istemeyen kimselere uyun, onlar hidayete erdirilmiş kimselerdir.” | |||||
| 6 | Zuhruf 22. Ayet (43:22:11) | مُهْتَدُونَ | مهتدون | muhtedûn(e) | gidiyoruz | ه د ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Hayır! Onlar sadece, “Şüphesiz biz babalarımızı bir din üzerinde bulduk, ve biz onların izlerinden gitmekteyiz” dediler. | |||||
| 7 | Zuhruf 37. Ayet (43:37:7) | مُهْتَدُونَ | مهتدون | muhtedûn(e) | doğru yolda olduklarını | ه د ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Şüphesiz bu şeytanlar onları doğru yoldan saptırırlar. Onlar ise doğru yolda olduklarını sanırlar. | |||||
| 8 | Zuhruf 49. Ayet (43:49:12) | لَمُهْتَدُونَ | لمهتدون | le-muhtedûn(e) | yola geleceğiz | ه د ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | (Onlar azabı görünce) “Ey büyücü! Sana verdiği söze dayanarak, bizim için Rabbine dua et. Çünkü biz artık doğru yola gireceğiz” dediler. | |||||