| Sırası | Geçtiği Yer | Arapça | Harekesiz | Okunuşu | Anlamı | Kökü |
|---|---|---|---|---|---|---|
| 2750 | Zuhruf 25. Ayet (43:25:2) | مِنْهُمْ | منهم | minhum | onlardan | مِنْ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Biz de onlardan intikam aldık. Yalanlayanların sonu, bak nasıl oldu! | |||||
| 2751 | Zuhruf 26. Ayet (43:26:8) | مِمَّا | مما | mimmâ | şeylerden | مِنْ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Hani İbrahim, babasına ve kavmine şöyle demişti: “Şüphesiz ben sizin taptıklarınızdan uzağım.” | |||||
| 2752 | Zuhruf 31. Ayet (43:31:8) | مِنَ | من | mine | -ten | مِنْ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | “Bu Kur’an, iki şehrin birinden bir büyük adama indirilseydi ya!” dediler.[483] | |||||
| 2753 | Zuhruf 32. Ayet (43:32:24) | مِمَّا | مما | mimmâ | şeylerden | مِنْ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Rabbinin rahmetini onlar mı bölüştürüyorlar? Dünya hayatında onların geçimliklerini aralarında biz paylaştırdık. Birbirlerine iş gördürmeleri için, (çeşitli alanlarda) kimini kimine, derece derece üstün kıldık. Rabbinin rahmeti, onların biriktirdikleri (dünyalık) şeylerden daha hayırlıdır. | |||||
| 2754 | Zuhruf 33. Ayet (43:33:13) | مِنْ | من | min | -ten | مِنْ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Eğer bütün insanlar (kâfirlere verdiğimiz nimetlere bakıp küfürde birleşen) bir tek ümmet olacak olmasalardı, Rahmân’ı inkâr edenlerin evlerine gümüşten tavanlar ve üzerine çıkacakları merdivenler yapardık. | |||||
| 2755 | Zuhruf 41. Ayet (43:41:5) | مِنْهُمْ | منهم | minhum | onlardan | مِنْ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ya biz seni (bu dünyadan) alır götürürüz de, onlardan intikam alırız. | |||||
| 2756 | Zuhruf 45. Ayet (43:45:4) | مِنْ | من | min | مِنْ | |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Senden önce gönderdiğimiz elçilerimize sor: Rahmân’dan başka kulluk edilecek ilâhlar var etmiş miyiz? | |||||
| 2757 | Zuhruf 45. Ayet (43:45:6) | مِنْ | من | min | -den | مِنْ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Senden önce gönderdiğimiz elçilerimize sor: Rahmân’dan başka kulluk edilecek ilâhlar var etmiş miyiz? | |||||
| 2758 | Zuhruf 45. Ayet (43:45:9) | مِنْ | من | min | مِنْ | |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Senden önce gönderdiğimiz elçilerimize sor: Rahmân’dan başka kulluk edilecek ilâhlar var etmiş miyiz? | |||||
| 2759 | Zuhruf 47. Ayet (43:47:6) | مِنْهَا | منها | minhâ | onlarla | مِنْ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | (Mûsâ) mucizelerimizi kendilerine getirince, bir de bakmışsın, o mucizelere gülüyorlar! | |||||
| 2760 | Zuhruf 48. Ayet (43:48:3) | مِنْ | من | min | hiçbir | مِنْ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Onlara gösterdiğimiz her bir mucize önceki benzerinden daha büyüktü. Doğru yola dönsünler diye, onları azaba uğrattık. | |||||
| 2761 | Zuhruf 48. Ayet (43:48:8) | مِنْ | من | min | -nden | مِنْ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Onlara gösterdiğimiz her bir mucize önceki benzerinden daha büyüktü. Doğru yola dönsünler diye, onları azaba uğrattık. | |||||
| 2762 | Zuhruf 51. Ayet (43:51:15) | مِنْ | من | min | مِنْ | |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Firavun, kavmine seslenerek dedi ki: “Ey kavmim! Mısır hükümdarlığı benim değil mi? Şu nehirler de benim altımdan akıyor (değil mi?) Hâlâ görmüyor musunuz?” | |||||
| 2763 | Zuhruf 52. Ayet (43:52:4) | مِنْ | من | min | -ndan | مِنْ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | “Yoksa ben, şu zavallı, nerede ise maksadını anlatamayacak durumda olan bu adamdan daha hayırlı değil miyim?” | |||||
| 2764 | Zuhruf 53. Ayet (43:53:5) | مِنْ | من | min | -dan | مِنْ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | “(Eğer doğru söylüyorsa) ona altın bilezikler atılmalı, yahut onunla beraber bulunmak üzere melekler gelmeli değil miydi?” | |||||
| 2765 | Zuhruf 55. Ayet (43:55:4) | مِنْهُمْ | منهم | minhum | onlardan | مِنْ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Onlar bizi bu şekilde öfkelendirince biz de onlardan öç aldık, hepsini suda boğduk. | |||||
| 2766 | Zuhruf 57. Ayet (43:57:8) | مِنْهُ | منه | minhu | ondan ötürü | مِنْ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Meryem oğlu İsa bir örnek olarak anlatılınca bir de ne göresin, senin kavmin (seni susturacak bir delil buldukları zannıyla) hemen şamata etmeye başlar. | |||||
| 2767 | Zuhruf 60. Ayet (43:60:4) | مِنْكُمْ | منكم | minkum | sizden | مِنْ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Eğer dileseydik, içinizden yeryüzünde sizin yerinize geçecek melekler yaratırdık. | |||||
| 2768 | Zuhruf 65. Ayet (43:65:3) | مِنْ | من | min | مِنْ | |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ama aralarından çıkan gruplar ayrılığa düştüler. Elem dolu bir günün azâbından vay o zulmedenlerin hâline! | |||||
| 2769 | Zuhruf 65. Ayet (43:65:8) | مِنْ | من | min | -ndan | مِنْ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ama aralarından çıkan gruplar ayrılığa düştüler. Elem dolu bir günün azâbından vay o zulmedenlerin hâline! | |||||
| 2770 | Zuhruf 71. Ayet (43:71:4) | مِنْ | من | min | -dan | مِنْ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Onlar için altın tepsiler ve kadehler dolaştırılır. Canlarının istediği ve gözlerinin hoşlandığı her şey oradadır. Siz orada ebedî olarak kalacaksınız. | |||||
| 2771 | Zuhruf 73. Ayet (43:73:5) | مِنْهَا | منها | minhâ | onlardan | مِنْ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Orada sizin için bol bol meyve var, onlardan yersiniz. | |||||
| 2772 | Zuhruf 86. Ayet (43:86:5) | مِنْ | من | min | مِنْ | |
| Diyanet İşleri (Yeni) | O’nu bırakıp taptıkları şeyler şefaat edemezler. Ancak bilerek hakka şâhitlik edenler şefaat edebilirler. | |||||
| 2773 | Duhân 5. Ayet (44:5:2) | مِنْ | من | min | مِنْ | |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 4,5,6,7. Katımızdan bir emirle her hikmetli iş o gecede ayırt edilir. Eğer kesin olarak inanıyorsanız, Rabbinden; göklerin, yerin ve bu ikisi arasındakilerin Rabbinden bir rahmet olarak biz peygamberler göndermekteyiz. O, hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir. | |||||
| 2774 | Duhân 6. Ayet (44:6:2) | مِنْ | من | min | -nden | مِنْ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 4,5,6,7. Katımızdan bir emirle her hikmetli iş o gecede ayırt edilir. Eğer kesin olarak inanıyorsanız, Rabbinden; göklerin, yerin ve bu ikisi arasındakilerin Rabbinden bir rahmet olarak biz peygamberler göndermekteyiz. O, hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir. | |||||
| 2775 | Duhân 25. Ayet (44:25:3) | مِنْ | من | min | -den | مِنْ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Onlar geride nice bahçeler, nice pınarlar bıraktılar. | |||||
| 2776 | Duhân 30. Ayet (44:30:5) | مِنَ | من | mine | -dan | مِنْ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 30,31. Andolsun, İsrailoğullarını o alçaltıcı azaptan; Firavun’dan kurtardık. Çünkü o, haddi aşanlardan bir zorba idi. | |||||
| 2777 | Duhân 31. Ayet (44:31:1) | مِنْ | من | min | -dan | مِنْ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 30,31. Andolsun, İsrailoğullarını o alçaltıcı azaptan; Firavun’dan kurtardık. Çünkü o, haddi aşanlardan bir zorba idi. | |||||
| 2778 | Duhân 31. Ayet (44:31:6) | مِنَ | من | mine | -dan | مِنْ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 30,31. Andolsun, İsrailoğullarını o alçaltıcı azaptan; Firavun’dan kurtardık. Çünkü o, haddi aşanlardan bir zorba idi. | |||||
| 2779 | Duhân 33. Ayet (44:33:2) | مِنَ | من | mine | -den | مِنْ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Onlara, içinde açık bir imtihan bulunan mûcizeler verdik. | |||||
| 2780 | Duhân 37. Ayet (44:37:7) | مِنْ | من | min | مِنْ | |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Bunlar mı daha hayırlı, yoksa Tübba’[488] kavmi ile onlardan öncekiler mi? Onları helâk ettik. Çünkü onlar suçlu kimselerdi. | |||||
| 2781 | Duhân 48. Ayet (44:48:5) | مِنْ | من | min | -ndan | مِنْ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | “Sonra başının üstüne kaynar su azabından dökün.” | |||||
| 2782 | Duhân 53. Ayet (44:53:2) | مِنْ | من | min | -ten | مِنْ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | İnce ipekten ve parlak atlastan elbiseler giyinerek karşılıklı otururlar. | |||||
| 2783 | Duhân 57. Ayet (44:57:2) | مِنْ | من | min | -nden | مِنْ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Bunlar, Rabbinden bir lütuf olarak verilmiştir. İşte bu büyük başarıdır. | |||||
| 2784 | Câsiye 2. Ayet (45:2:3) | مِنَ | من | mina | (tarafın)dandır | مِنْ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Kitab’ın indirilişi, mutlak güç sahibi, hüküm ve hikmet sahibi Allah tarafındandır. | |||||
| 2785 | Câsiye 4. Ayet (45:4:5) | مِنْ | من | min | -dan | مِنْ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Sizin yaratılışınızda ve Allah’ın (yeryüzüne) yaydığı her bir canlıda da kesin olarak inanan bir toplum için elbette nice deliller vardır. | |||||
| 2786 | Câsiye 5. Ayet (45:5:7) | مِنَ | من | mine | -ten | مِنْ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Geceyle gündüzün birbiri ardınca gelişinde, Allah’ın gökten rızık (sebebi olarak yağmur) indirip, onunla yeryüzünü ölümünden sonra diriltmesinde, rüzgârları evirip çevirmesinde aklını kullanan bir toplum için deliller vardır. | |||||
| 2787 | Câsiye 5. Ayet (45:5:9) | مِنْ | من | min | (sebebi) | مِنْ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Geceyle gündüzün birbiri ardınca gelişinde, Allah’ın gökten rızık (sebebi olarak yağmur) indirip, onunla yeryüzünü ölümünden sonra diriltmesinde, rüzgârları evirip çevirmesinde aklını kullanan bir toplum için deliller vardır. | |||||
| 2788 | Câsiye 9. Ayet (45:9:3) | مِنْ | من | min | -den | مِنْ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Âyetlerimizden bir şey öğrenince onu alaya alır. Onlar için alçaltıcı bir azap vardır! | |||||
| 2789 | Câsiye 10. Ayet (45:10:1) | مِنْ | من | min | مِنْ | |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Arkalarında da cehennem vardır. Dünyada kazandıkları ve Allah’tan başka edindikleri dostlar onlara hiçbir fayda vermez. Onlar için elbette büyük bir azap vardır. | |||||
| 2790 | Câsiye 10. Ayet (45:10:13) | مِنْ | من | min | مِنْ | |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Arkalarında da cehennem vardır. Dünyada kazandıkları ve Allah’tan başka edindikleri dostlar onlara hiçbir fayda vermez. Onlar için elbette büyük bir azap vardır. | |||||
| 2791 | Câsiye 11. Ayet (45:11:9) | مِنْ | من | min | مِنْ | |
| Diyanet İşleri (Yeni) | İşte bu (Kur’an) bir hidayettir. Rablerinin âyetlerini inkâr edenlere ise elem dolu çok kötü bir azap vardır. | |||||
| 2792 | Câsiye 12. Ayet (45:12:11) | مِنْ | من | min | -ndan | مِنْ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah, içinde gemilerin, emriyle akıp gitmesi, O’nun lütfunu aramanız ve şükretmeniz için denizi sizin hizmetinize verendir. | |||||
| 2793 | Câsiye 13. Ayet (45:13:10) | مِنْهُۜ | منه | minh(u) | kendisinden | مِنْ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Göklerdeki ve yerdeki her şeyi kendi katından (bir nimet olarak) sizin hizmetinize verendir. Elbette bunda düşünen bir toplum için deliller vardır. | |||||
| 2794 | Câsiye 16. Ayet (45:16:9) | مِنَ | من | mine | مِنْ | |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Andolsun biz, İsrailoğullarına kitap, hükümranlık ve peygamberlik verdik. Onları güzel ve temiz yiyeceklerle rızıklandırdık ve onları (dönemlerinde) âlemlere üstün kıldık. | |||||
| 2795 | Câsiye 17. Ayet (45:17:3) | مِنَ | من | mine | مِنْ | |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Onlara din işi konusunda açık deliller verdik. Ama onlar ancak kendilerine bilgi geldikten sonra, aralarındaki hasetten dolayı ayrılığa düştüler. Şüphesiz Rabbin, hakkında ayrılığa düştükleri şeyler konusunda kıyamet günü, aralarında hüküm verecektir. | |||||
| 2796 | Câsiye 17. Ayet (45:17:8) | مِنْ | من | min | مِنْ | |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Onlara din işi konusunda açık deliller verdik. Ama onlar ancak kendilerine bilgi geldikten sonra, aralarındaki hasetten dolayı ayrılığa düştüler. Şüphesiz Rabbin, hakkında ayrılığa düştükleri şeyler konusunda kıyamet günü, aralarında hüküm verecektir. | |||||
| 2797 | Câsiye 18. Ayet (45:18:5) | مِنَ | من | mine | -den | مِنْ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Sonra da seni din işi konusunda açık bir yola koyduk. Sen ona uy, bilmeyenlerin heva ve heveslerine uyma. | |||||
| 2798 | Câsiye 19. Ayet (45:19:5) | مِنَ | من | mina | -tan | مِنْ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Çünkü onlar, Allah’a karşı sana asla bir fayda sağlayamazlar. Şüphesiz zalimler birbirinin dostlarıdır. Allah ise kendisine karşı gelmekten sakınanların dostudur. | |||||
| 2799 | Câsiye 23. Ayet (45:23:20) | مِنْ | من | min | مِنْ | |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Nefsinin arzusunu ilâh edinen, Allah’ın; (hâlini) bildiği için saptırdığı ve kulağını ve kalbini mühürlediği, gözüne de perde çektiği kimseyi gördün mü? Şimdi onu Allah’tan başka kim doğru yola eriştirebilir? Hâlâ düşünüp ibret almayacak mısınız? | |||||