| Sırası | Geçtiği Yer | Arapça | Harekesiz | Okunuşu | Anlamı | Kökü |
|---|---|---|---|---|---|---|
| 2950 | Rahman 14. Ayet (55:14:3) | مِنْ | من | min | -dan | مِنْ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah, insanı pişmiş çamur gibi bir balçıktan yarattı. | |||||
| 2951 | Rahman 15. Ayet (55:15:3) | مِنْ | من | min | -den | مِنْ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | “Cin”i de yalın bir ateşten yarattı. | |||||
| 2952 | Rahman 15. Ayet (55:15:5) | مِنْ | من | min | -ten | مِنْ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | “Cin”i de yalın bir ateşten yarattı. | |||||
| 2953 | Rahman 22. Ayet (55:22:2) | مِنْهُمَا | منهما | minhumâ | ikisinden de | مِنْ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | O denizlerin her ikisinden de inci ve mercan çıkar. | |||||
| 2954 | Rahman 33. Ayet (55:33:9) | مِنْ | من | min | -ndan | مِنْ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ey cin ve insan toplulukları! Göklerin ve yerin uçlarından bucaklarından geçip gitmeye gücünüz yeterse geçip gidin. Büyük bir güç olmadıkça geçip gidemezsiniz. | |||||
| 2955 | Rahman 35. Ayet (55:35:4) | مِنْ | من | min | -ten | مِنْ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Üstünüze ateşten yalın bir alevle kıpkızıl bir duman gönderilir de kendinizi koruyamazsınız. | |||||
| 2956 | Rahman 52. Ayet (55:52:2) | مِنْ | من | min | -nden | مِنْ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | İkisinde de her meyveden çift çift vardır. | |||||
| 2957 | Rahman 54. Ayet (55:54:5) | مِنْ | من | min | -tan | مِنْ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Onlar astarları kalın ipekten olan döşeklere yaslanırlar. Bu iki cennetin meyveleri (zahmetsizce alınacak kadar) yakındır. | |||||
| 2958 | Rahman 62. Ayet (55:62:1) | وَمِنْ | ومن | ve min | ve vardır | مِنْ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Bu iki cennetten başka iki cennet daha vardır. | |||||
| 2959 | Vâkı'a 13. Ayet (56:13:2) | مِنَ | من | mine | -den | مِنْ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 13,14. Onların çoğu öncekilerden, azı da sonrakilerdendir. | |||||
| 2960 | Vâkı'a 14. Ayet (56:14:2) | مِنَ | من | mine | -den | مِنْ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 13,14. Onların çoğu öncekilerden, azı da sonrakilerdendir. | |||||
| 2961 | Vâkı'a 18. Ayet (56:18:4) | مِنْ | من | min | مِنْ | |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 17,18,19,20,21. Ebediyen genç kalan uşaklar, onların etrafında; içmekle başlarının dönmeyeceği ve sarhoş olmayacakları, cennet pınarından doldurulmuş sürahileri, ibrikleri ve kadehleri, beğendikleri meyveleri ve arzu ettikleri kuş etlerini dolaştırırlar. | |||||
| 2962 | Vâkı'a 20. Ayet (56:20:2) | مِمَّا | مما | mimmâ | şeylerden | مِنْ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 17,18,19,20,21. Ebediyen genç kalan uşaklar, onların etrafında; içmekle başlarının dönmeyeceği ve sarhoş olmayacakları, cennet pınarından doldurulmuş sürahileri, ibrikleri ve kadehleri, beğendikleri meyveleri ve arzu ettikleri kuş etlerini dolaştırırlar. | |||||
| 2963 | Vâkı'a 21. Ayet (56:21:3) | مِمَّا | مما | mimmâ | مِنْ | |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 17,18,19,20,21. Ebediyen genç kalan uşaklar, onların etrafında; içmekle başlarının dönmeyeceği ve sarhoş olmayacakları, cennet pınarından doldurulmuş sürahileri, ibrikleri ve kadehleri, beğendikleri meyveleri ve arzu ettikleri kuş etlerini dolaştırırlar. | |||||
| 2964 | Vâkı'a 39. Ayet (56:39:2) | مِنَ | من | mine | -dendir | مِنْ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 39,40. Bunların birçoğu öncekilerden, birçoğu da sonrakilerdendir. | |||||
| 2965 | Vâkı'a 40. Ayet (56:40:2) | مِنَ | من | mine | -dendir | مِنْ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 39,40. Bunların birçoğu öncekilerden, birçoğu da sonrakilerdendir. | |||||
| 2966 | Vâkı'a 43. Ayet (56:43:2) | مِنْ | من | min | -dan | مِنْ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 42,43,44. Onlar, iliklere işleyen bir ateş ve bir kaynar su içindedirler. Ne serin ve ne de yararlı olan zifirî bir gölge içinde!. | |||||
| 2967 | Vâkı'a 52. Ayet (56:52:2) | مِنْ | من | min | -ndan | مِنْ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 51,52. Sonra siz ey haktan sapan yalanlayıcılar! Mutlaka (cehennemde) bir ağaçtan, zakkumdan yiyeceksiniz. | |||||
| 2968 | Vâkı'a 52. Ayet (56:52:4) | مِنْ | من | min | (bir) | مِنْ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 51,52. Sonra siz ey haktan sapan yalanlayıcılar! Mutlaka (cehennemde) bir ağaçtan, zakkumdan yiyeceksiniz. | |||||
| 2969 | Vâkı'a 53. Ayet (56:53:2) | مِنْهَا | منها | minhâ | onunla | مِنْ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Karınlarınızı ondan dolduracaksınız. | |||||
| 2970 | Vâkı'a 54. Ayet (56:54:3) | مِنَ | من | mine | -dan | مِنْ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Üstüne de o kaynar sudan içeceksiniz. | |||||
| 2971 | Vâkı'a 69. Ayet (56:69:3) | مِنَ | من | mine | -tan | مِنْ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Siz mi onu buluttan indirdiniz, yoksa indiren biz miyiz? | |||||
| 2972 | Vâkı'a 80. Ayet (56:80:2) | مِنْ | من | min | -nden | مِنْ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Âlemlerin Rabb’inden indirilmedir. | |||||
| 2973 | Vâkı'a 85. Ayet (56:85:4) | مِنْكُمْ | منكم | minkum | sizden | مِنْ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Biz ise ona sizden daha yakınız. Fakat siz göremezsiniz. | |||||
| 2974 | Vâkı'a 88. Ayet (56:88:4) | مِنَ | من | mine | -dan | مِنْ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 88,89. Fakat (ölen kişi) Allah’a yakın kılınmışlardan ise, ona rahatlık, güzel rızık ve Naîm cenneti vardır. | |||||
| 2975 | Vâkı'a 90. Ayet (56:90:4) | مِنْ | من | min | -ndan | مِنْ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 90,91. Eğer Ahiret mutluluğuna ermiş kişilerden ise, kendisine, “Selâm sana Ahiret mutluluğuna ermişlerden!” denir. | |||||
| 2976 | Vâkı'a 91. Ayet (56:91:3) | مِنْ | من | min | -ndan | مِنْ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 90,91. Eğer Ahiret mutluluğuna ermiş kişilerden ise, kendisine, “Selâm sana Ahiret mutluluğuna ermişlerden!” denir. | |||||
| 2977 | Vâkı'a 92. Ayet (56:92:4) | مِنَ | من | mine | -dan | مِنْ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 92,93. Ama haktan sapan yalancılardan ise, işte ona da kaynar sudan bir ziyafet vardır. | |||||
| 2978 | Vâkı'a 93. Ayet (56:93:2) | مِنْ | من | min | -dan | مِنْ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 92,93. Ama haktan sapan yalancılardan ise, işte ona da kaynar sudan bir ziyafet vardır. | |||||
| 2979 | Hadîd 4. Ayet (57:4:20) | مِنْهَا | منها | minhâ | ondan | مِنْ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | O, gökleri ve yeri altı günde (altı evrede) yaratan, sonra Arş’a[525] kurulandır. Yere gireni, ondan çıkanı, gökten ineni, oraya yükseleni bilir. Nerede olsanız, O sizinle beraberdir. Allah, bütün yaptıklarınızı hakkıyla görendir. | |||||
| 2980 | Hadîd 4. Ayet (57:4:23) | مِنَ | من | mine | -ten | مِنْ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | O, gökleri ve yeri altı günde (altı evrede) yaratan, sonra Arş’a[525] kurulandır. Yere gireni, ondan çıkanı, gökten ineni, oraya yükseleni bilir. Nerede olsanız, O sizinle beraberdir. Allah, bütün yaptıklarınızı hakkıyla görendir. | |||||
| 2981 | Hadîd 7. Ayet (57:7:5) | مِمَّا | مما | mimmâ | şeylerden | مِنْ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah’a ve Resûlüne iman edin ve sizi üzerinde tasarrufa yetkili kıldığı maldan, (Allah yolunda) harcayın. İçinizden iman edip de (Allah yolunda) harcayanlar var ya; onlar için büyük bir mükâfat vardır.[526] | |||||
| 2982 | Hadîd 7. Ayet (57:7:11) | مِنْكُمْ | منكم | minkum | sizden | مِنْ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah’a ve Resûlüne iman edin ve sizi üzerinde tasarrufa yetkili kıldığı maldan, (Allah yolunda) harcayın. İçinizden iman edip de (Allah yolunda) harcayanlar var ya; onlar için büyük bir mükâfat vardır.[526] | |||||
| 2983 | Hadîd 9. Ayet (57:9:9) | مِنَ | من | mine | -dan | مِنْ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | O, sizi karanlıklardan aydınlığa çıkarmak için kulu Muhammed’e apaçık âyetler indirendir. Şüphesiz Allah, size karşı çok esirgeyici, çok merhametlidir. | |||||
| 2984 | Hadîd 10. Ayet (57:10:14) | مِنْكُمْ | منكم | minkum | içinizden | مِنْ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Size ne oluyor da, Allah yolunda harcama yapmıyorsunuz? Hâlbuki göklerin ve yerin mirası Allah’ındır. İçinizden, fetihten (Mekke fethinden) önce harcayanlar ve savaşanlar, (diğerleri ile) bir değildir. Onların derecesi, sonradan harcayan ve savaşanlardan daha yüksektir. Bununla beraber Allah, hepsine de en güzel olanı (cenneti) va’detmiştir. Allah, bütün yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır. | |||||
| 2985 | Hadîd 10. Ayet (57:10:17) | مِنْ | من | min | مِنْ | |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Size ne oluyor da, Allah yolunda harcama yapmıyorsunuz? Hâlbuki göklerin ve yerin mirası Allah’ındır. İçinizden, fetihten (Mekke fethinden) önce harcayanlar ve savaşanlar, (diğerleri ile) bir değildir. Onların derecesi, sonradan harcayan ve savaşanlardan daha yüksektir. Bununla beraber Allah, hepsine de en güzel olanı (cenneti) va’detmiştir. Allah, bütün yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır. | |||||
| 2986 | Hadîd 10. Ayet (57:10:24) | مِنَ | من | mine | -den | مِنْ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Size ne oluyor da, Allah yolunda harcama yapmıyorsunuz? Hâlbuki göklerin ve yerin mirası Allah’ındır. İçinizden, fetihten (Mekke fethinden) önce harcayanlar ve savaşanlar, (diğerleri ile) bir değildir. Onların derecesi, sonradan harcayan ve savaşanlardan daha yüksektir. Bununla beraber Allah, hepsine de en güzel olanı (cenneti) va’detmiştir. Allah, bütün yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır. | |||||
| 2987 | Hadîd 10. Ayet (57:10:27) | مِنْ | من | min | مِنْ | |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Size ne oluyor da, Allah yolunda harcama yapmıyorsunuz? Hâlbuki göklerin ve yerin mirası Allah’ındır. İçinizden, fetihten (Mekke fethinden) önce harcayanlar ve savaşanlar, (diğerleri ile) bir değildir. Onların derecesi, sonradan harcayan ve savaşanlardan daha yüksektir. Bununla beraber Allah, hepsine de en güzel olanı (cenneti) va’detmiştir. Allah, bütün yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır. | |||||
| 2988 | Hadîd 12. Ayet (57:12:14) | مِنْ | من | min | مِنْ | |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Mü’min erkeklerle mü’min kadınların nurlarının, önlerinde ve sağlarında koştuğunu göreceğin gün kendilerine şöyle denir: “Bugün size müjdelenen şey içlerinden ırmaklar akan, ebedî olarak kalacağınız cennetlerdir.” İşte bu büyük başarıdır. | |||||
| 2989 | Hadîd 13. Ayet (57:13:9) | مِنْ | من | min | -dan | مِنْ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Münafık erkeklerle münafık kadınların, iman edenlere, “Bize bakın ki sizin ışığınızdan biz de aydınlanalım”[527] diyecekleri gün kendilerine, “Arkanıza (dünyaya) dönün de bir ışık arayın” denilecektir. Derken aralarına kapısı olan bir sur çekilir. Bunun iç tarafında rahmet, onlar (münafıklar) tarafındaki dış cihetinde ise azap vardır. | |||||
| 2990 | Hadîd 13. Ayet (57:13:25) | مِنْ | من | min | مِنْ | |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Münafık erkeklerle münafık kadınların, iman edenlere, “Bize bakın ki sizin ışığınızdan biz de aydınlanalım”[527] diyecekleri gün kendilerine, “Arkanıza (dünyaya) dönün de bir ışık arayın” denilecektir. Derken aralarına kapısı olan bir sur çekilir. Bunun iç tarafında rahmet, onlar (münafıklar) tarafındaki dış cihetinde ise azap vardır. | |||||
| 2991 | Hadîd 15. Ayet (57:15:4) | مِنْكُمْ | منكم | minkum | sizden | مِنْ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Bugün artık ne sizden, ne de inkâr edenlerden bir fidye alınır. Barınağınız ateştir. Size yaraşan odur. Orası gidilecek ne kötü yerdir! | |||||
| 2992 | Hadîd 15. Ayet (57:15:7) | مِنَ | من | mine | -den | مِنْ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Bugün artık ne sizden, ne de inkâr edenlerden bir fidye alınır. Barınağınız ateştir. Size yaraşan odur. Orası gidilecek ne kötü yerdir! | |||||
| 2993 | Hadîd 16. Ayet (57:16:12) | مِنَ | من | mine | -tan | مِنْ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | İman edenlerin Allah’ı zikretmekten ve inen haktan dolayı kalplerinin saygı ile ürpermesinin zamanı gelmedi mi? Daha önce kendilerine kitap verilip de, üzerinden uzun zaman geçen, böylece kalpleri katılaşanlar gibi olmasınlar. Onlardan birçoğu fasık kimselerdir. | |||||
| 2994 | Hadîd 16. Ayet (57:16:19) | مِنْ | من | min | مِنْ | |
| Diyanet İşleri (Yeni) | İman edenlerin Allah’ı zikretmekten ve inen haktan dolayı kalplerinin saygı ile ürpermesinin zamanı gelmedi mi? Daha önce kendilerine kitap verilip de, üzerinden uzun zaman geçen, böylece kalpleri katılaşanlar gibi olmasınlar. Onlardan birçoğu fasık kimselerdir. | |||||
| 2995 | Hadîd 16. Ayet (57:16:27) | مِنْهُمْ | منهم | minhum | onların | مِنْ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | İman edenlerin Allah’ı zikretmekten ve inen haktan dolayı kalplerinin saygı ile ürpermesinin zamanı gelmedi mi? Daha önce kendilerine kitap verilip de, üzerinden uzun zaman geçen, böylece kalpleri katılaşanlar gibi olmasınlar. Onlardan birçoğu fasık kimselerdir. | |||||
| 2996 | Hadîd 20. Ayet (57:20:31) | مِنَ | من | mina | -tan | مِنْ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Bilin ki, dünya hayatı ancak bir oyun, bir eğlence, bir süs, aranızda karşılıklı bir övünme, çok mal ve evlat sahibi olma yarışından ibarettir. (Nihayet hepsi yok olur gider). Tıpkı şöyle: Bir yağmur ki, bitirdiği bitki çiftçilerin hoşuna gider. Sonra kurumaya yüz tutar da sen onu sararmış olarak görürsün. Sonra da çer çöp olur. Ahirette ise (dünyadaki amele göre ya) çetin bir azap ve(ya) Allah’ın mağfiret ve rızası vardır. Dünya hayatı, aldanış metaından başka bir şey değildir. | |||||
| 2997 | Hadîd 21. Ayet (57:21:4) | مِنْ | من | min | -den | مِنْ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Rabbinizden bir bağışlanmaya ve eni, gökle yerin genişliği kadar olan, Allah’a ve Resûlüne inananlar için hazırlanan cennete yarışırcasına koşun. İşte bu, Allah’ın lütfudur. Onu dilediğine verir. Allah, büyük lütuf sahibidir. | |||||
| 2998 | Hadîd 22. Ayet (57:22:3) | مِنْ | من | min | hiçbir | مِنْ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Yeryüzünde ve kendi nefislerinizde uğradığınız hiçbir musibet yoktur ki, biz onu yaratmadan önce, bir kitapta (Levh-i Mahfuz’da) yazılmış olmasın. Şüphesiz bu, Allah’a göre kolaydır. | |||||
| 2999 | Hadîd 22. Ayet (57:22:13) | مِنْ | من | min | مِنْ | |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Yeryüzünde ve kendi nefislerinizde uğradığınız hiçbir musibet yoktur ki, biz onu yaratmadan önce, bir kitapta (Levh-i Mahfuz’da) yazılmış olmasın. Şüphesiz bu, Allah’a göre kolaydır. | |||||