"مِنْ" Analizi

Kelime Kökü ve benzeşen aramasında 3225 sonuç bulundu.
2950 - 3000 arasındaki sonuçlar gösteriliyor
Sırası Geçtiği Yer Arapça Harekesiz Okunuşu Anlamı Kökü
2950 Rahman 14. Ayet (55:14:3) مِنْ من min -dan مِنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Allah, insanı pişmiş çamur gibi bir balçıktan yarattı.
2951 Rahman 15. Ayet (55:15:3) مِنْ من min -den مِنْ
Diyanet İşleri (Yeni) “Cin”i de yalın bir ateşten yarattı.
2952 Rahman 15. Ayet (55:15:5) مِنْ من min -ten مِنْ
Diyanet İşleri (Yeni) “Cin”i de yalın bir ateşten yarattı.
2953 Rahman 22. Ayet (55:22:2) مِنْهُمَا منهما minhumâ ikisinden de مِنْ
Diyanet İşleri (Yeni) O denizlerin her ikisinden de inci ve mercan çıkar.
2954 Rahman 33. Ayet (55:33:9) مِنْ من min -ndan مِنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Ey cin ve insan toplulukları! Göklerin ve yerin uçlarından bucaklarından geçip gitmeye gücünüz yeterse geçip gidin. Büyük bir güç olmadıkça geçip gidemezsiniz.
2955 Rahman 35. Ayet (55:35:4) مِنْ من min -ten مِنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Üstünüze ateşten yalın bir alevle kıpkızıl bir duman gönderilir de kendinizi koruyamazsınız.
2956 Rahman 52. Ayet (55:52:2) مِنْ من min -nden مِنْ
Diyanet İşleri (Yeni) İkisinde de her meyveden çift çift vardır.
2957 Rahman 54. Ayet (55:54:5) مِنْ من min -tan مِنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Onlar astarları kalın ipekten olan döşeklere yaslanırlar. Bu iki cennetin meyveleri (zahmetsizce alınacak kadar) yakındır.
2958 Rahman 62. Ayet (55:62:1) وَمِنْ ومن ve min ve vardır مِنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Bu iki cennetten başka iki cennet daha vardır.
2959 Vâkı'a 13. Ayet (56:13:2) مِنَ من mine -den مِنْ
Diyanet İşleri (Yeni) 13,14. Onların çoğu öncekilerden, azı da sonrakilerdendir.
2960 Vâkı'a 14. Ayet (56:14:2) مِنَ من mine -den مِنْ
Diyanet İşleri (Yeni) 13,14. Onların çoğu öncekilerden, azı da sonrakilerdendir.
2961 Vâkı'a 18. Ayet (56:18:4) مِنْ من min مِنْ
Diyanet İşleri (Yeni) 17,18,19,20,21. Ebediyen genç kalan uşaklar, onların etrafında; içmekle başlarının dönmeyeceği ve sarhoş olmayacakları, cennet pınarından doldurulmuş sürahileri, ibrikleri ve kadehleri, beğendikleri meyveleri ve arzu ettikleri kuş etlerini dolaştırırlar.
2962 Vâkı'a 20. Ayet (56:20:2) مِمَّا مما mimmâ şeylerden مِنْ
Diyanet İşleri (Yeni) 17,18,19,20,21. Ebediyen genç kalan uşaklar, onların etrafında; içmekle başlarının dönmeyeceği ve sarhoş olmayacakları, cennet pınarından doldurulmuş sürahileri, ibrikleri ve kadehleri, beğendikleri meyveleri ve arzu ettikleri kuş etlerini dolaştırırlar.
2963 Vâkı'a 21. Ayet (56:21:3) مِمَّا مما mimmâ مِنْ
Diyanet İşleri (Yeni) 17,18,19,20,21. Ebediyen genç kalan uşaklar, onların etrafında; içmekle başlarının dönmeyeceği ve sarhoş olmayacakları, cennet pınarından doldurulmuş sürahileri, ibrikleri ve kadehleri, beğendikleri meyveleri ve arzu ettikleri kuş etlerini dolaştırırlar.
2964 Vâkı'a 39. Ayet (56:39:2) مِنَ من mine -dendir مِنْ
Diyanet İşleri (Yeni) 39,40. Bunların birçoğu öncekilerden, birçoğu da sonrakilerdendir.
2965 Vâkı'a 40. Ayet (56:40:2) مِنَ من mine -dendir مِنْ
Diyanet İşleri (Yeni) 39,40. Bunların birçoğu öncekilerden, birçoğu da sonrakilerdendir.
2966 Vâkı'a 43. Ayet (56:43:2) مِنْ من min -dan مِنْ
Diyanet İşleri (Yeni) 42,43,44. Onlar, iliklere işleyen bir ateş ve bir kaynar su içindedirler. Ne serin ve ne de yararlı olan zifirî bir gölge içinde!.
2967 Vâkı'a 52. Ayet (56:52:2) مِنْ من min -ndan مِنْ
Diyanet İşleri (Yeni) 51,52. Sonra siz ey haktan sapan yalanlayıcılar! Mutlaka (cehennemde) bir ağaçtan, zakkumdan yiyeceksiniz.
2968 Vâkı'a 52. Ayet (56:52:4) مِنْ من min (bir) مِنْ
Diyanet İşleri (Yeni) 51,52. Sonra siz ey haktan sapan yalanlayıcılar! Mutlaka (cehennemde) bir ağaçtan, zakkumdan yiyeceksiniz.
2969 Vâkı'a 53. Ayet (56:53:2) مِنْهَا منها minhâ onunla مِنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Karınlarınızı ondan dolduracaksınız.
2970 Vâkı'a 54. Ayet (56:54:3) مِنَ من mine -dan مِنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Üstüne de o kaynar sudan içeceksiniz.
2971 Vâkı'a 69. Ayet (56:69:3) مِنَ من mine -tan مِنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Siz mi onu buluttan indirdiniz, yoksa indiren biz miyiz?
2972 Vâkı'a 80. Ayet (56:80:2) مِنْ من min -nden مِنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Âlemlerin Rabb’inden indirilmedir.
2973 Vâkı'a 85. Ayet (56:85:4) مِنْكُمْ منكم minkum sizden مِنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Biz ise ona sizden daha yakınız. Fakat siz göremezsiniz.
2974 Vâkı'a 88. Ayet (56:88:4) مِنَ من mine -dan مِنْ
Diyanet İşleri (Yeni) 88,89. Fakat (ölen kişi) Allah’a yakın kılınmışlardan ise, ona rahatlık, güzel rızık ve Naîm cenneti vardır.
2975 Vâkı'a 90. Ayet (56:90:4) مِنْ من min -ndan مِنْ
Diyanet İşleri (Yeni) 90,91. Eğer Ahiret mutluluğuna ermiş kişilerden ise, kendisine, “Selâm sana Ahiret mutluluğuna ermişlerden!” denir.
2976 Vâkı'a 91. Ayet (56:91:3) مِنْ من min -ndan مِنْ
Diyanet İşleri (Yeni) 90,91. Eğer Ahiret mutluluğuna ermiş kişilerden ise, kendisine, “Selâm sana Ahiret mutluluğuna ermişlerden!” denir.
2977 Vâkı'a 92. Ayet (56:92:4) مِنَ من mine -dan مِنْ
Diyanet İşleri (Yeni) 92,93. Ama haktan sapan yalancılardan ise, işte ona da kaynar sudan bir ziyafet vardır.
2978 Vâkı'a 93. Ayet (56:93:2) مِنْ من min -dan مِنْ
Diyanet İşleri (Yeni) 92,93. Ama haktan sapan yalancılardan ise, işte ona da kaynar sudan bir ziyafet vardır.
2979 Hadîd 4. Ayet (57:4:20) مِنْهَا منها minhâ ondan مِنْ
Diyanet İşleri (Yeni) O, gökleri ve yeri altı günde (altı evrede) yaratan, sonra Arş’a[525] kurulandır. Yere gireni, ondan çıkanı, gökten ineni, oraya yükseleni bilir. Nerede olsanız, O sizinle beraberdir. Allah, bütün yaptıklarınızı hakkıyla görendir.
2980 Hadîd 4. Ayet (57:4:23) مِنَ من mine -ten مِنْ
Diyanet İşleri (Yeni) O, gökleri ve yeri altı günde (altı evrede) yaratan, sonra Arş’a[525] kurulandır. Yere gireni, ondan çıkanı, gökten ineni, oraya yükseleni bilir. Nerede olsanız, O sizinle beraberdir. Allah, bütün yaptıklarınızı hakkıyla görendir.
2981 Hadîd 7. Ayet (57:7:5) مِمَّا مما mimmâ şeylerden مِنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Allah’a ve Resûlüne iman edin ve sizi üzerinde tasarrufa yetkili kıldığı maldan, (Allah yolunda) harcayın. İçinizden iman edip de (Allah yolunda) harcayanlar var ya; onlar için büyük bir mükâfat vardır.[526]
2982 Hadîd 7. Ayet (57:7:11) مِنْكُمْ منكم minkum sizden مِنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Allah’a ve Resûlüne iman edin ve sizi üzerinde tasarrufa yetkili kıldığı maldan, (Allah yolunda) harcayın. İçinizden iman edip de (Allah yolunda) harcayanlar var ya; onlar için büyük bir mükâfat vardır.[526]
2983 Hadîd 9. Ayet (57:9:9) مِنَ من mine -dan مِنْ
Diyanet İşleri (Yeni) O, sizi karanlıklardan aydınlığa çıkarmak için kulu Muhammed’e apaçık âyetler indirendir. Şüphesiz Allah, size karşı çok esirgeyici, çok merhametlidir.
2984 Hadîd 10. Ayet (57:10:14) مِنْكُمْ منكم minkum içinizden مِنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Size ne oluyor da, Allah yolunda harcama yapmıyorsunuz? Hâlbuki göklerin ve yerin mirası Allah’ındır. İçinizden, fetihten (Mekke fethinden) önce harcayanlar ve savaşanlar, (diğerleri ile) bir değildir. Onların derecesi, sonradan harcayan ve savaşanlardan daha yüksektir. Bununla beraber Allah, hepsine de en güzel olanı (cenneti) va’detmiştir. Allah, bütün yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır.
2985 Hadîd 10. Ayet (57:10:17) مِنْ من min مِنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Size ne oluyor da, Allah yolunda harcama yapmıyorsunuz? Hâlbuki göklerin ve yerin mirası Allah’ındır. İçinizden, fetihten (Mekke fethinden) önce harcayanlar ve savaşanlar, (diğerleri ile) bir değildir. Onların derecesi, sonradan harcayan ve savaşanlardan daha yüksektir. Bununla beraber Allah, hepsine de en güzel olanı (cenneti) va’detmiştir. Allah, bütün yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır.
2986 Hadîd 10. Ayet (57:10:24) مِنَ من mine -den مِنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Size ne oluyor da, Allah yolunda harcama yapmıyorsunuz? Hâlbuki göklerin ve yerin mirası Allah’ındır. İçinizden, fetihten (Mekke fethinden) önce harcayanlar ve savaşanlar, (diğerleri ile) bir değildir. Onların derecesi, sonradan harcayan ve savaşanlardan daha yüksektir. Bununla beraber Allah, hepsine de en güzel olanı (cenneti) va’detmiştir. Allah, bütün yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır.
2987 Hadîd 10. Ayet (57:10:27) مِنْ من min مِنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Size ne oluyor da, Allah yolunda harcama yapmıyorsunuz? Hâlbuki göklerin ve yerin mirası Allah’ındır. İçinizden, fetihten (Mekke fethinden) önce harcayanlar ve savaşanlar, (diğerleri ile) bir değildir. Onların derecesi, sonradan harcayan ve savaşanlardan daha yüksektir. Bununla beraber Allah, hepsine de en güzel olanı (cenneti) va’detmiştir. Allah, bütün yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır.
2988 Hadîd 12. Ayet (57:12:14) مِنْ من min مِنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Mü’min erkeklerle mü’min kadınların nurlarının, önlerinde ve sağlarında koştuğunu göreceğin gün kendilerine şöyle denir: “Bugün size müjdelenen şey içlerinden ırmaklar akan, ebedî olarak kalacağınız cennetlerdir.” İşte bu büyük başarıdır.
2989 Hadîd 13. Ayet (57:13:9) مِنْ من min -dan مِنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Münafık erkeklerle münafık kadınların, iman edenlere, “Bize bakın ki sizin ışığınızdan biz de aydınlanalım”[527] diyecekleri gün kendilerine, “Arkanıza (dünyaya) dönün de bir ışık arayın” denilecektir. Derken aralarına kapısı olan bir sur çekilir. Bunun iç tarafında rahmet, onlar (münafıklar) tarafındaki dış cihetinde ise azap vardır.
2990 Hadîd 13. Ayet (57:13:25) مِنْ من min مِنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Münafık erkeklerle münafık kadınların, iman edenlere, “Bize bakın ki sizin ışığınızdan biz de aydınlanalım”[527] diyecekleri gün kendilerine, “Arkanıza (dünyaya) dönün de bir ışık arayın” denilecektir. Derken aralarına kapısı olan bir sur çekilir. Bunun iç tarafında rahmet, onlar (münafıklar) tarafındaki dış cihetinde ise azap vardır.
2991 Hadîd 15. Ayet (57:15:4) مِنْكُمْ منكم minkum sizden مِنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Bugün artık ne sizden, ne de inkâr edenlerden bir fidye alınır. Barınağınız ateştir. Size yaraşan odur. Orası gidilecek ne kötü yerdir!
2992 Hadîd 15. Ayet (57:15:7) مِنَ من mine -den مِنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Bugün artık ne sizden, ne de inkâr edenlerden bir fidye alınır. Barınağınız ateştir. Size yaraşan odur. Orası gidilecek ne kötü yerdir!
2993 Hadîd 16. Ayet (57:16:12) مِنَ من mine -tan مِنْ
Diyanet İşleri (Yeni) İman edenlerin Allah’ı zikretmekten ve inen haktan dolayı kalplerinin saygı ile ürpermesinin zamanı gelmedi mi? Daha önce kendilerine kitap verilip de, üzerinden uzun zaman geçen, böylece kalpleri katılaşanlar gibi olmasınlar. Onlardan birçoğu fasık kimselerdir.
2994 Hadîd 16. Ayet (57:16:19) مِنْ من min مِنْ
Diyanet İşleri (Yeni) İman edenlerin Allah’ı zikretmekten ve inen haktan dolayı kalplerinin saygı ile ürpermesinin zamanı gelmedi mi? Daha önce kendilerine kitap verilip de, üzerinden uzun zaman geçen, böylece kalpleri katılaşanlar gibi olmasınlar. Onlardan birçoğu fasık kimselerdir.
2995 Hadîd 16. Ayet (57:16:27) مِنْهُمْ منهم minhum onların مِنْ
Diyanet İşleri (Yeni) İman edenlerin Allah’ı zikretmekten ve inen haktan dolayı kalplerinin saygı ile ürpermesinin zamanı gelmedi mi? Daha önce kendilerine kitap verilip de, üzerinden uzun zaman geçen, böylece kalpleri katılaşanlar gibi olmasınlar. Onlardan birçoğu fasık kimselerdir.
2996 Hadîd 20. Ayet (57:20:31) مِنَ من mina -tan مِنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Bilin ki, dünya hayatı ancak bir oyun, bir eğlence, bir süs, aranızda karşılıklı bir övünme, çok mal ve evlat sahibi olma yarışından ibarettir. (Nihayet hepsi yok olur gider). Tıpkı şöyle: Bir yağmur ki, bitirdiği bitki çiftçilerin hoşuna gider. Sonra kurumaya yüz tutar da sen onu sararmış olarak görürsün. Sonra da çer çöp olur. Ahirette ise (dünyadaki amele göre ya) çetin bir azap ve(ya) Allah’ın mağfiret ve rızası vardır. Dünya hayatı, aldanış metaından başka bir şey değildir.
2997 Hadîd 21. Ayet (57:21:4) مِنْ من min -den مِنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Rabbinizden bir bağışlanmaya ve eni, gökle yerin genişliği kadar olan, Allah’a ve Resûlüne inananlar için hazırlanan cennete yarışırcasına koşun. İşte bu, Allah’ın lütfudur. Onu dilediğine verir. Allah, büyük lütuf sahibidir.
2998 Hadîd 22. Ayet (57:22:3) مِنْ من min hiçbir مِنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Yeryüzünde ve kendi nefislerinizde uğradığınız hiçbir musibet yoktur ki, biz onu yaratmadan önce, bir kitapta (Levh-i Mahfuz’da) yazılmış olmasın. Şüphesiz bu, Allah’a göre kolaydır.
2999 Hadîd 22. Ayet (57:22:13) مِنْ من min مِنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Yeryüzünde ve kendi nefislerinizde uğradığınız hiçbir musibet yoktur ki, biz onu yaratmadan önce, bir kitapta (Levh-i Mahfuz’da) yazılmış olmasın. Şüphesiz bu, Allah’a göre kolaydır.