| Sırası | Geçtiği Yer | Arapça | Harekesiz | Okunuşu | Anlamı | Kökü |
|---|---|---|---|---|---|---|
| 1 | Tevbe 91. Ayet (9:91:0) | الْمَرْضٰى | المرضى | l-merdâ | hastalar | م ر ض |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah’a ve Resûlüne karşı sadık ve samimi oldukları takdirde, güçsüzlere, hastalara ve (seferde) harcayacakları bir şey bulamayanlara (sefere katılmadıkları için) bir günah yoktur. İyilikte bulunan kimselerin (kınanması) için de bir sebep yoktur. Allah, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir. | |||||
| 2 | Nûr 61. Ayet (24:61:11) | الْمَر۪يضِ | المريض | l-merîdi | hasta | م ر ض |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Köre güçlük yoktur, topala güçlük yoktur, hastaya da güçlük yoktur.[390] Kendi evlerinizde veya babalarınızın evlerinde veya annelerinizin evlerinde veya erkek kardeşlerinizin evlerinde veya kız kardeşlerinizin evlerinde veya amcalarınızın evlerinde veya halalarınızın evlerinde veya dayılarınızın evlerinde veya teyzelerinizin evlerinde veya anahtarlarına sahip olduğunuz evlerde ya da dostlarınızın evlerinde yemek yemenizde de bir sakınca yoktur. Bir arada veya ayrı ayrı olarak yemek yemenizde de bir sakınca yoktur. Evlere girdiğiniz zaman birbirinize, Allah katından mübarek ve hoş bir esenlik dileği olarak, selâm verin. İşte Allah, düşünesiniz diye âyetleri size böyle açıklar. | |||||
| 3 | Fetih 17. Ayet (48:17:11) | الْمَر۪يضِ | المريض | l-merîdi | hastaya | م ر ض |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Köre güçlük yoktur, topala güçlük yoktur, hastaya güçlük yoktur. (Bunlar savaşa katılmak zorunda değillerdir.) Kim Allah’a ve Peygamberine itaat ederse, Allah onu, içlerinden ırmaklar akan cennetlere koyar. Kim de yüz çevirirse, onu elem dolu bir azaba uğratır. | |||||
| 4 | Bakara 10. Ayet (2:10:3) | مَرَضٌۙ | مرض | meradun | hastalık vardır | م ر ض |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Kalplerinde münafıklıktan kaynaklanan bir hastalık vardır. Allah da onların hastalıklarını artırmıştır. Söyledikleri yalana karşılık da onlara elem dolu bir azap vardır. | |||||
| 5 | Mâide 52. Ayet (5:52:5) | مَرَضٌ | مرض | meradun | hastalık | م ر ض |
| Diyanet İşleri (Yeni) | İşte kalplerinde bir hastalık (nifak) bulunanların, “Başımıza bir felaketin gelmesinden korkuyoruz” diyerek onların arasında koşup durduklarını görürsün. Ama Allah, yakın bir fetih veya katından bir emir getirir ve onlar içlerinde gizledikleri şeye (nifaka) pişman olurlar. | |||||
| 6 | Enfal 49. Ayet (8:49:0) | مَرَضٌ | مرض | meradun | hastalık | م ر ض |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Hani münafıklar ve kalplerinde hastalık bulunan kimseler, “Bunları dinleri aldatmış” diyorlardı. Hâlbuki kim Allah’a tevekkül ederse, hiç şüphesiz Allah mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir. | |||||
| 7 | Tevbe 125. Ayet (9:125:0) | مَرَضٌ | مرض | meradun | hastalık olan(lara) | م ر ض |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Kalplerinde hastalık olanların ise, pisliklerine pislik katmış (küfürlerini artırmış), böylece kâfir olarak ölüp gitmişlerdir. | |||||
| 8 | Hacc 53. Ayet (22:53:9) | مَرَضٌ | مرض | meradun | bir hastalık | م ر ض |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah, şeytanın verdiği bu vesveseyi, kalplerinde hastalık bulunanlar ile kalpleri katı olanlara bir imtihan vesilesi kılmak için böyle yapar. Hiç şüphesiz ki o zalimler, derin bir ayrılık içindedirler. | |||||
| 9 | Nûr 50. Ayet (24:50:3) | مَرَضٌ | مرض | meradun | bir hastalık- | م ر ض |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Kalplerinde bir hastalık mı var, yoksa şüphe ve tereddüde mi düştüler? Yoksa Allah ve Resûlünün kendilerine karşı zulüm ve haksızlık edeceğinden mi korkuyorlar? Hayır, işte onlar asıl zalimlerdir. | |||||
| 10 | Ahzab 12. Ayet (33:12:7) | مَرَضٌ | مرض | meradun | hastalık | م ر ض |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Hani münafıklar ve kalplerinde hastalık olanlar, “Allah ve Resûlü bize, ancak aldatmak için vaadde bulunmuşlar” diyorlardı. | |||||
| 11 | Ahzab 32. Ayet (33:32:17) | مَرَضٌ | مرض | meradun | hastalık | م ر ض |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ey Peygamber’in hanımları! Siz, kadınlardan herhangi biri gibi değilsiniz. Eğer Allah’a karşı gelmekten sakınıyorsanız (erkeklerle konuşurken) sözü yumuşak bir eda ile söylemeyin ki kalbinde hastalık (kötü niyet) olan kimse ümide kapılmasın. Güzel (ve doğru) söz söyleyin. | |||||
| 12 | Ahzab 60. Ayet (33:60:8) | مَرَضٌ | مرض | meradun | bir hastalık | م ر ض |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 60,61. Andolsun, eğer münafıklar, kalplerinde bir hastalık bulunanlar ve Medine’de kötü haberler yayıp ortalığı karıştıranlar (tuttukları yoldan) vazgeçmezlerse, elbette seni onların üzerine gitmeye teşvik edeceğiz. Onlar da (bundan sonra) orada lânete uğramış kimseler olarak seninle pek az süre komşu kalacaklardır. Nerede bulunurlarsa, yakalanırlar ve yaman bir şekilde öldürülürler. | |||||
| 13 | Muhammed 20. Ayet (47:20:18) | مَرَضٌ | مرض | meradun | hastalık | م ر ض |
| Diyanet İşleri (Yeni) | İnananlar, “Keşke bir sûre indirilse!” derler. Fakat hükmü apaçık bir sûre indirilip de onda savaştan söz edilince; kalplerinde hastalık olanların, ölüm baygınlığına girmiş kimsenin bakışı gibi sana baktıklarını görürsün. O da onlara pek yakındır. | |||||
| 14 | Muhammed 29. Ayet (47:29:6) | مَرَضٌ | مرض | meradun | hastalık | م ر ض |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Yoksa, kalplerinde hastalık olanlar Allah’ın, kinlerini ortaya çıkarmayacağını mı sandılar? | |||||
| 15 | Müddessir 31. Ayet (74:31:32) | مَرَضٌ | مرض | meradun | hastalık | م ر ض |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Biz, cehennemin görevlilerini ancak meleklerden kıldık. Onların sayısını inkâr edenler için bir imtihan vesilesi yaptık ki kendilerine kitap verilenler kesin olarak bilsinler, iman edenlerin imanı artsın, kendilerine kitap verilenler ve mü’minler şüpheye düşmesin, kalplerinde bir hastalık bulunanlar ile kâfirler, “Allah, örnek olarak bununla neyi anlatmak istedi” desinler. İşte böyle. Allah, dilediğini saptırır, dilediğini doğru yola iletir. Rabbinin ordularını ancak kendisi bilir. Bu, insanlar için ancak bir uyarıdır. | |||||
| 16 | Bakara 10. Ayet (2:10:6) | مَرَضًاۚ | مرضا | merada(n) | hastalıklarını | م ر ض |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Kalplerinde münafıklıktan kaynaklanan bir hastalık vardır. Allah da onların hastalıklarını artırmıştır. Söyledikleri yalana karşılık da onlara elem dolu bir azap vardır. | |||||
| 17 | Şu'arâ 80. Ayet (26:80:2) | مَرِضْتُ | مرضت | meridtu | hastalandığım | م ر ض |
| Diyanet İşleri (Yeni) | “Hastalandığımda da O bana şifa verir.” | |||||
| 18 | Nisâ 43. Ayet (4:43:23) | مَرْضٰٓى | مرضى | merdâ | hasta | م ر ض |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ey iman edenler! Sarhoş iken ne söylediğinizi bilinceye kadar, bir de -yolcu olmanız durumu müstesna- cünüp iken yıkanıncaya kadar namaza yaklaşmayın. Eğer hasta olur veya yolculukta bulunursanız, veyahut biriniz abdest bozmaktan gelince ya da eşlerinizle cinsel ilişkide bulunup, su da bulamazsanız o zaman temiz bir toprağa yönelip, (niyet ederek onunla) yüzlerinizi ve ellerinizi meshedin. Şüphesiz Allah, çok affedicidir, çok bağışlayıcıdır. | |||||
| 19 | Nisâ 102. Ayet (4:102:51) | مَرْضٰٓى | مرضى | merdâ | hasta | م ر ض |
| Diyanet İşleri (Yeni) | (Ey Muhammed!) Cephede sen de onların (mü’minlerin) arasında bulunup da onlara namaz kıldırdığın vakit, içlerinden bir kısmı seninle beraber namaza dursun. Silâhlarını da yanlarına alsınlar. Bunlar secdeye vardıklarında (bir rekât kıldıklarında) arkanıza (düşman karşısına) geçsinler. Sonra o namaz kılmamış olan diğer kısım gelsin, seninle beraber kılsınlar ve ihtiyatlı bulunsunlar, silâhlarını yanlarına alsınlar. İnkâr edenler arzu ederler ki, silâhlarınızdan ve eşyanızdan bir gafil olsanız da size ani bir baskın yapsalar. Yağmurdan zahmet çekerseniz, ya da hasta olursanız, silâhlarınızı bırakmanızda size bir beis yoktur. Bununla birlikte ihtiyatlı olun (tedbirinizi alın). Şüphesiz Allah, inkârcılara alçaltıcı bir azap hazırlamıştır.[130] | |||||
| 20 | Mâide 6. Ayet (5:6:25) | مَرْضٰٓى | مرضى | merdâ | hasta | م ر ض |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ey iman edenler! Namaza kalkacağınız zaman yüzlerinizi, dirseklere kadar ellerinizi ve -başlarınıza mesh edip- her iki topuğa kadar da ayaklarınızı yıkayın. Eğer cünüp iseniz, iyice yıkanarak temizlenin. Hasta olursanız veya seferde bulunursanız veya biriniz abdest bozmaktan (def-i hacetten) gelir veya kadınlara dokunur (cinsel ilişkide bulunur) da su bulamazsanız, o zaman temiz bir toprağa yönelin. Onunla yüzlerinizi ve ellerinizi meshedin (Teyemmüm edin). Allah, size herhangi bir güçlük çıkarmak istemez. Fakat O, sizi tertemiz yapmak ve üzerinizdeki nimetini tamamlamak ister ki şükredesiniz. | |||||
| 21 | Müzzemmil 20. Ayet (73:20:35) | مَرْضٰىۙ | مرضى | merdâ | hastalar | م ر ض |
| Diyanet İşleri (Yeni) | (Ey Muhammed!) Şüphesiz Rabbin, senin, gecenin üçte ikisine yakın kısmını, yarısını ve üçte birini ibadetle geçirdiğini biliyor. Beraberinde bulunanlardan bir topluluk da böyle yapıyor. Allah, gece ve gündüzü düzenleyip takdir eder. Sizin buna (gecenin tümünde yahut çoğunda ibadete) gücünüzün yetmeyeceğini bildi de sizi bağışladı (yükünüzü hafifletti.) Artık, Kur’an’dan kolayınıza geleni okuyun. Allah, içinizde hastaların bulunacağını, bir kısmınızın Allah’ın lütfundan rızık aramak üzere yeryüzünde dolaşacağını, diğer bir kısmınızın ise Allah yolunda çarpışacağını bilmektedir. O hâlde, Kur’an'dan kolayınıza geleni okuyun. Namazı dosdoğru kılın, zekâtı verin, Allah’a güzel bir borç verin. Kendiniz için önceden ne iyilik gönderirseniz, onu Allah katında daha üstün bir iyilik ve daha büyük mükâfat olarak bulursunuz. Allah’tan bağışlama dileyin. Şüphesiz Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir. | |||||
| 22 | Bakara 184. Ayet (2:184:6) | مَر۪يضًا | مريضا | merîdan | hasta | م ر ض |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Oruç, sayılı günlerdedir. Sizden kim hasta, ya da yolculukta olursa, tutamadığı günler sayısınca başka günlerde tutar. Oruca gücü yetmeyenler ise bir yoksul doyumu fidye verir.[50] Bununla birlikte, gönülden kim bir iyilik yaparsa (mesela fidyeyi fazla verirse) o kendisi için daha hayırlıdır. Eğer bilirseniz oruç tutmanız sizin için daha hayırlıdır. | |||||
| 23 | Bakara 185. Ayet (2:185:20) | مَر۪يضًا | مريضا | merîdan | hasta | م ر ض |
| Diyanet İşleri (Yeni) | (O sayılı günler), insanlar için bir hidayet rehberi, doğru yolun ve hak ile batılı birbirinden ayırmanın apaçık delilleri olarak Kur’an’ın kendisinde indirildiği Ramazan ayıdır. Öyle ise içinizden kim bu aya ulaşırsa, onu oruçla geçirsin. Kim de hasta veya yolcu olursa, tutamadığı günler sayısınca başka günlerde tutsun. Allah, size kolaylık diler, zorluk dilemez. Bu da sayıyı tamamlamanız ve hidayete ulaştırmasına karşılık Allah’ı yüceltmeniz ve şükretmeniz içindir. | |||||
| 24 | Bakara 196. Ayet (2:196:21) | مَر۪يضًا | مريضا | merîdan | hasta | م ر ض |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Haccı da, umreyi de Allah için tamamlayın. Eğer (düşman, hastalık ve benzer sebeplerle) engellenmiş olursanız artık size kolay gelen kurbanı gönderin. Bu kurban, yerine varıncaya kadar başlarınızı tıraş etmeyin. İçinizden her kim hastalanır veya başından rahatsız olur (da tıraş olmak zorunda kalır)sa fidye olarak ya oruç tutması, ya sadaka vermesi, ya da kurban kesmesi gerekir. Güvende olduğunuz zaman hacca kadar umreyle faydalanmak isteyen kimse, kolayına gelen kurbanı keser. Kurban bulamayan kimse üçü hacda, yedisi de döndüğünüz zaman (olmak üzere) tam on gün oruç tutar. Bu (durum), ailesi Mescid-i Haram civarında olmayanlar içindir. Allah’a karşı gelmekten sakının ve Allah’ın cezasının çetin olduğunu bilin. | |||||