"م ك ر" Analizi

Kelime Kökü ve benzeşen aramasında 43 sonuç bulundu.
Sırası Geçtiği Yer Arapça Harekesiz Okunuşu Anlamı Kökü
1 Âl-i İmran 54. Ayet (3:54:1) وَمَكَرُوا ومكروا ve mekerû ve tuzak kurdular م ك ر
Diyanet İşleri (Yeni) Onlar tuzak kurdular. Allah da tuzak kurdu. Allah, tuzak kuranların en hayırlısıdır.[90]
2 Âl-i İmran 54. Ayet (3:54:2) وَمَكَرَ ومكر ve mekera ve tuzak kurdu م ك ر
Diyanet İşleri (Yeni) Onlar tuzak kurdular. Allah da tuzak kurdu. Allah, tuzak kuranların en hayırlısıdır.[90]
3 Âl-i İmran 54. Ayet (3:54:6) الْمَاكِر۪ينَ۟ الماكرين l-mâkirîn(e) tuzak kurandır م ك ر
Diyanet İşleri (Yeni) Onlar tuzak kurdular. Allah da tuzak kurdu. Allah, tuzak kuranların en hayırlısıdır.[90]
4 En'am 123. Ayet (6:123:8) لِيَمْكُرُوا ليمكروا li-yemkurû tuzak kursunlar diye م ك ر
Diyanet İşleri (Yeni) İşte böyle, her memlekette günahkârları oranın ileri gelenleri kıldık ki oralarda hilekârlık etsinler. Hâlbuki onlar hilekârlığı ancak kendilerine yaparlar. Ama farkında olmuyorlar.
5 En'am 123. Ayet (6:123:11) يَمْكُرُونَ يمكرون yemkurûne onlar tuzak kurmazlar م ك ر
Diyanet İşleri (Yeni) İşte böyle, her memlekette günahkârları oranın ileri gelenleri kıldık ki oralarda hilekârlık etsinler. Hâlbuki onlar hilekârlığı ancak kendilerine yaparlar. Ama farkında olmuyorlar.
6 En'am 124. Ayet (6:124:29) يَمْكُرُونَ يمكرون yemkurûn(e) hilelerine م ك ر
Diyanet İşleri (Yeni) Onlara bir âyet geldiği zaman, “Allah elçilerine verilenin bir benzeri bize de verilinceye kadar asla inanmayacağız” derler. Allah, elçilik görevini kime vereceğini çok iyi bilir. Suç işleyenlere Allah katından bir aşağılık ve yapmakta oldukları hilekârlık sebebiyle çetin bir azap erişecektir.
7 A'raf 99. Ayet (7:99:2) مَكْرَ مكر mekra tuzağından م ك ر
Diyanet İşleri (Yeni) Yoksa Allah’ın tuzağından emin mi oldular? Ziyana uğrayan kavimden başkası Allah’ın tuzağından emin olamaz.[222]
8 A'raf 99. Ayet (7:99:6) مَكْرَ مكر mekra tuzağından م ك ر
Diyanet İşleri (Yeni) Yoksa Allah’ın tuzağından emin mi oldular? Ziyana uğrayan kavimden başkası Allah’ın tuzağından emin olamaz.[222]
9 A'raf 123. Ayet (7:123:11) لَمَكْرٌ لمكر le-mekrun bir tuzaktır م ك ر
Diyanet İşleri (Yeni) Firavun, “Ben size izin vermeden ona iman ettiniz ha!” dedi. “Şüphesiz bu halkını oradan çıkarmak için şehirde kurduğunuz bir tuzaktır. Göreceksiniz!”
10 A'raf 123. Ayet (7:123:12) مَكَرْتُمُوهُ مكرتموه mekertumûhu kurduğunuz م ك ر
Diyanet İşleri (Yeni) Firavun, “Ben size izin vermeden ona iman ettiniz ha!” dedi. “Şüphesiz bu halkını oradan çıkarmak için şehirde kurduğunuz bir tuzaktır. Göreceksiniz!”
11 Enfal 30. Ayet (8:30:0) يَمْكُرُ يمكر yemkuru tuzak kuruyorlardı م ك ر
Diyanet İşleri (Yeni) Hani kâfirler seni tutuklamak veya öldürmek, ya da (Mekke’den) çıkarmak için tuzak kuruyorlardı. Onlar tuzak kuruyorlar. Allah da tuzak kuruyordu. Allah, tuzak kuranların en hayırlısıdır.[248]
12 Enfal 30. Ayet (8:30:0) وَيَمْكُرُونَ ويمكرون ve yemkurûne onlar tuzak kurarlarken م ك ر
Diyanet İşleri (Yeni) Hani kâfirler seni tutuklamak veya öldürmek, ya da (Mekke’den) çıkarmak için tuzak kuruyorlardı. Onlar tuzak kuruyorlar. Allah da tuzak kuruyordu. Allah, tuzak kuranların en hayırlısıdır.[248]
13 Enfal 30. Ayet (8:30:0) وَيَمْكُرُ ويمكر ve yemkuru tuzak kuruyordu م ك ر
Diyanet İşleri (Yeni) Hani kâfirler seni tutuklamak veya öldürmek, ya da (Mekke’den) çıkarmak için tuzak kuruyorlardı. Onlar tuzak kuruyorlar. Allah da tuzak kuruyordu. Allah, tuzak kuranların en hayırlısıdır.[248]
14 Enfal 30. Ayet (8:30:0) الْمَاكِر۪ينَ الماكرين l-mâkirîn(e) tuzak kuranların م ك ر
Diyanet İşleri (Yeni) Hani kâfirler seni tutuklamak veya öldürmek, ya da (Mekke’den) çıkarmak için tuzak kuruyorlardı. Onlar tuzak kuruyorlar. Allah da tuzak kuruyordu. Allah, tuzak kuranların en hayırlısıdır.[248]
15 Yunus 21. Ayet (10:21:0) مَكْرٌ مكر mekrun hileleri م ك ر
Diyanet İşleri (Yeni) Kendilerine dokunan bir sıkıntıdan sonra, insanlara bir rahmet (ferahlık ve mutluluk) tattırdığımız zaman, bir de bakarsın ki âyetlerimiz hakkında onların bir tuzakları (birtakım tertipleri ve asılsız iddiaları) vardır. De ki: “Allah, daha çabuk tuzak kurar.” Şüphesiz elçilerimiz (melekler) kurmakta olduğunuz tuzakları yazıyorlar.[268]
16 Yunus 21. Ayet (10:21:0) مَكْرًاۜ مكرا mekrâ(an) düzen kurmada م ك ر
Diyanet İşleri (Yeni) Kendilerine dokunan bir sıkıntıdan sonra, insanlara bir rahmet (ferahlık ve mutluluk) tattırdığımız zaman, bir de bakarsın ki âyetlerimiz hakkında onların bir tuzakları (birtakım tertipleri ve asılsız iddiaları) vardır. De ki: “Allah, daha çabuk tuzak kurar.” Şüphesiz elçilerimiz (melekler) kurmakta olduğunuz tuzakları yazıyorlar.[268]
17 Yunus 21. Ayet (10:21:0) تَمْكُرُونَ تمكرون temkurûn(e) sizin hilelerinizi م ك ر
Diyanet İşleri (Yeni) Kendilerine dokunan bir sıkıntıdan sonra, insanlara bir rahmet (ferahlık ve mutluluk) tattırdığımız zaman, bir de bakarsın ki âyetlerimiz hakkında onların bir tuzakları (birtakım tertipleri ve asılsız iddiaları) vardır. De ki: “Allah, daha çabuk tuzak kurar.” Şüphesiz elçilerimiz (melekler) kurmakta olduğunuz tuzakları yazıyorlar.[268]
18 Yusuf 31. Ayet (12:31:3) بِمَكْرِهِنَّ بمكرهن bi-mekrihinne onların hilelerini م ك ر
Diyanet İşleri (Yeni) Kadın, bunların dedikodularını işitince haber gönderip onları çağırdı. (Ziyafet düzenleyip) onlar için oturup yaslanacakları yer hazırladı. Her birine birer de bıçak verdi ve Yûsuf’a, “Çık karşılarına” dedi. Kadınlar Yûsuf’u görünce, onu pek büyüttüler ve şaşkınlıkla ellerini kestiler. “Hâşâ! Allah için, bu bir insan değil, ancak şerefli bir melektir” dediler.
19 Yusuf 102. Ayet (12:102:14) يَمْكُرُونَ يمكرون yemkurûn(e) tuzak kurarlarken م ك ر
Diyanet İşleri (Yeni) İşte bu (kıssa), gayb haberlerindendir. Onu sana biz vahiy yolu ile bildiriyoruz. Yoksa onlar tuzak kurarak işlerine karar verdikleri zaman sen onların yanında değildin.
20 Ra'd 33. Ayet (13:33:29) مَكْرُهُمْ مكرهم mekruhum tuzakları م ك ر
Diyanet İşleri (Yeni) Herkesin kazandığını görüp gözeten Allah inkâr edilir mi? Hâlbuki onlar, Allah’a ortaklar koştular. De ki: “Onların isimlerini açıklayın. Yoksa siz (bununla) O’na yeryüzünde bilmediği bir şeyi mi haber vermiş olacaksınız, yoksa boş söz mü etmiş olacaksınız?” Hayır, inkâr edenlere hileleri güzel gösterildi ve onlar doğru yoldan saptırıldılar. Allah, kimi saptırırsa artık onu doğru yola iletecek yoktur.
21 Ra'd 42. Ayet (13:42:2) مَكَرَ مكر mekera tuzak kurmuştu م ك ر
Diyanet İşleri (Yeni) Onlardan öncekiler de tuzak kurmuşlardı. Bütün tuzaklar Allah’a aittir. O, her nefsin kazandığını bilir. İnkâr edenler de dünya yurdunun sonunun kime ait olduğunu bileceklerdir.
22 Ra'd 42. Ayet (13:42:7) الْمَكْرُ المكر l-mekru tuzaklar م ك ر
Diyanet İşleri (Yeni) Onlardan öncekiler de tuzak kurmuşlardı. Bütün tuzaklar Allah’a aittir. O, her nefsin kazandığını bilir. İnkâr edenler de dünya yurdunun sonunun kime ait olduğunu bileceklerdir.
23 İbrahim 46. Ayet (14:46:2) مَكَرُوا مكروا mekerû onlar kurdular م ك ر
Diyanet İşleri (Yeni) Onlar gerçekten tuzaklarını kurmuşlardı. Tuzakları yüzünden dağlar yerinden oynayacak olsa bile, tuzakları Allah katındadır (Allah, onu bilir).
24 İbrahim 46. Ayet (14:46:3) مَكْرَهُمْ مكرهم mekrahum tuzaklarını م ك ر
Diyanet İşleri (Yeni) Onlar gerçekten tuzaklarını kurmuşlardı. Tuzakları yüzünden dağlar yerinden oynayacak olsa bile, tuzakları Allah katındadır (Allah, onu bilir).
25 İbrahim 46. Ayet (14:46:6) مَكْرُهُمْۜ مكرهم mekruhum onların tuzakları م ك ر
Diyanet İşleri (Yeni) Onlar gerçekten tuzaklarını kurmuşlardı. Tuzakları yüzünden dağlar yerinden oynayacak olsa bile, tuzakları Allah katındadır (Allah, onu bilir).
26 İbrahim 46. Ayet (14:46:9) مَكْرُهُمْ مكرهم mekruhum tuzakları م ك ر
Diyanet İşleri (Yeni) Onlar gerçekten tuzaklarını kurmuşlardı. Tuzakları yüzünden dağlar yerinden oynayacak olsa bile, tuzakları Allah katındadır (Allah, onu bilir).
27 Nahl 26. Ayet (16:26:2) مَكَرَ مكر mekera tuzak kurmuşlardı م ك ر
Diyanet İşleri (Yeni) Onlardan öncekiler de tuzak kurmuşlardı. Allah’ın azabı binalarını, temelinden gelip yıktı da tavanları başlarına çöküverdi ve azap kendilerine fark edemedikleri yerden geldi.
28 Nahl 45. Ayet (16:45:3) مَكَرُوا مكروا mekerû yapmayı kuran(lar) م ك ر
Diyanet İşleri (Yeni) Kötü işler yapmak için tuzak kuranlar, Allah’ın kendilerini yere geçirmesinden veya (ansızın) bilemeyecekleri bir yerden kendilerine azap gelmesinden emin mi oldular?
29 Nahl 127. Ayet (16:127:14) يَمْكُرُونَ يمكرون yemkurûn(e) kurdukları tuzaklardan م ك ر
Diyanet İşleri (Yeni) Sabret! Senin sabrın ancak Allah’ın yardımı iledir. Onlardan yana üzülme. Tuzak kurmalarından dolayı da sıkıntıya düşme.
30 Neml 50. Ayet (27:50:1) وَمَكَرُوا ومكروا ve mekerû ve tuzak kurdular م ك ر
Diyanet İşleri (Yeni) Onlar bir tuzak kurdular. Farkında değillerken Allah da bir tuzak kurdu.[408]
31 Neml 50. Ayet (27:50:2) مَكْرًا مكرا mekran bir tuzak م ك ر
Diyanet İşleri (Yeni) Onlar bir tuzak kurdular. Farkında değillerken Allah da bir tuzak kurdu.[408]
32 Neml 50. Ayet (27:50:3) وَمَكَرْنَا ومكرنا ve mekernâ biz de tuzak kurduk م ك ر
Diyanet İşleri (Yeni) Onlar bir tuzak kurdular. Farkında değillerken Allah da bir tuzak kurdu.[408]
33 Neml 50. Ayet (27:50:4) مَكْرًا مكرا mekran bir tuzak م ك ر
Diyanet İşleri (Yeni) Onlar bir tuzak kurdular. Farkında değillerken Allah da bir tuzak kurdu.[408]
34 Neml 51. Ayet (27:51:5) مَكْرِهِمْۙ مكرهم mekrihim tuzaklarının م ك ر
Diyanet İşleri (Yeni) Bak, onların tuzaklarının sonucu nasıl oldu: Biz onları ve kavimlerini topyekûn helâk ettik.
35 Neml 70. Ayet (27:70:9) يَمْكُرُونَ يمكرون yemkurûn(e) tuzakları- م ك ر
Diyanet İşleri (Yeni) Onlardan yana üzülme. Kurdukları tuzaklardan ötürü de sıkıntıya düşme.
36 Sebe' 33. Ayet (34:33:7) مَكْرُ مكر mekru hileler (kuruyordunuz) م ك ر
Diyanet İşleri (Yeni) Zayıf ve güçsüz görülenler, büyüklük taslayanlara, “Hayır, bizi hidayetten saptıran gece ve gündüz kurduğunuz tuzaklardır. Çünkü siz bize Allah’ı inkâr etmemizi ve O’na eşler koşmamızı emrediyordunuz” derler. Azabı görünce de içten içe pişmanlık duyarlar. Biz de inkâr edenlerin boyunlarına demir halkalar geçiririz. Onlar ancak yapmakta olduklarının cezasını göreceklerdir.
37 Fâtır 10. Ayet (35:10:16) يَمْكُرُونَ يمكرون yemkurûne tuzak kuranlara م ك ر
Diyanet İşleri (Yeni) Her kim şan ve şeref istiyorsa bilsin ki, şan ve şeref bütünüyle Allah’a aittir. Güzel sözler ancak O’na yükselir. Salih ameli de güzel sözler yükseltir.[447] Kötülükleri tuzak yapanlar var ya, onlar için çetin bir azap vardır. İşte onların tuzağı boşa çıkar.
38 Fâtır 10. Ayet (35:10:21) وَمَكْرُ ومكر ve mekru ve tuzağı م ك ر
Diyanet İşleri (Yeni) Her kim şan ve şeref istiyorsa bilsin ki, şan ve şeref bütünüyle Allah’a aittir. Güzel sözler ancak O’na yükselir. Salih ameli de güzel sözler yükseltir.[447] Kötülükleri tuzak yapanlar var ya, onlar için çetin bir azap vardır. İşte onların tuzağı boşa çıkar.
39 Fâtır 43. Ayet (35:43:4) وَمَكْرَ ومكر ve mekra ve tuzak(lar) kurma(larını artırdı) م ك ر
Diyanet İşleri (Yeni) Yeryüzünde büyüklük taslamak ve kötü tuzak kurmak için (böyle davranıyorlardı). Oysa kötü tuzak, ancak sahibini kuşatır. Onlar ancak öncekilere uygulanan kanunu bekliyorlar. Sen Allah’ın kanununda hiçbir değişiklik bulamazsın. Sen, Allah’ın kanununda hiçbir sapma bulamazsın.
40 Fâtır 43. Ayet (35:43:8) الْمَكْرُ المكر l-mekru tuzak م ك ر
Diyanet İşleri (Yeni) Yeryüzünde büyüklük taslamak ve kötü tuzak kurmak için (böyle davranıyorlardı). Oysa kötü tuzak, ancak sahibini kuşatır. Onlar ancak öncekilere uygulanan kanunu bekliyorlar. Sen Allah’ın kanununda hiçbir değişiklik bulamazsın. Sen, Allah’ın kanununda hiçbir sapma bulamazsın.
41 Mü'min 45. Ayet (40:45:5) مَكَرُوا مكروا mekerû onların kurdukları tuzakların م ك ر
Diyanet İşleri (Yeni) Allah, onu, onların hilelerinin kötülüklerinden korudu. Firavun ailesini, azâbın en kötüsü kuşattı.
42 Nûh 22. Ayet (71:22:1) وَمَكَرُوا ومكروا ve mekerû ve tuzaklar kurdular م ك ر
Diyanet İşleri (Yeni) “Bunlar da, çok büyük bir tuzak kurdular.”
43 Nûh 22. Ayet (71:22:2) مَكْرًا مكرا mekran tuzaklarla م ك ر
Diyanet İşleri (Yeni) “Bunlar da, çok büyük bir tuzak kurdular.”