| Sırası | Geçtiği Yer | Arapça | Harekesiz | Okunuşu | Anlamı | Kökü |
|---|---|---|---|---|---|---|
| 1 | Nahl 84. Ayet (16:84:2) | نَبْعَثُ | نبعث | neb’aśu | getirdiğimiz | ب ع ث |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Kıyamet günü her ümmetten bir şahit göndereceğiz; sonra inkâr edenlere ne (özür dilemeleri için) izin verilecek, ne de Allah’ın rızasını kazandıracak amelleri işleme istekleri kabul edilecek. | |||||
| 2 | Nahl 89. Ayet (16:89:2) | نَبْعَثُ | نبعث | neb’aśu | getireceğimiz | ب ع ث |
| Diyanet İşleri (Yeni) | (Ey Muhammed!) Her ümmetin kendi içinden üzerlerine bir şahit göndereceğimiz, seni de onların üzerine bir şahit olarak getireceğimiz günü düşün. Sana bu kitabı; her şey için bir açıklama, doğru yolu gösteren bir rehber, bir rahmet ve müslümanlar için bir müjde olarak indirdik. | |||||
| 3 | İsrâ 15. Ayet (17:15:20) | نَبْعَثَ | نبعث | neb’aśe | göndermedikçe | ب ع ث |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Kim doğru yolu bulmuşsa, ancak kendisi için bulmuştur; kim de sapıtmışsa kendi aleyhine sapıtmıştır. Hiçbir günahkâr, başka bir günahkârın günah yükünü yüklenmez. Biz, bir peygamber göndermedikçe azap edici değiliz.[311] | |||||
| 4 | Şems 12. Ayet (91:12:2) | انْبَعَثَ | انبعث | -nbe’aśe | ayaklandığı | ب ع ث |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Hani onların en bedbaht olanı (fesat çıkarmak için) ileri atılmıştı. | |||||