| Sırası | Geçtiği Yer | Arapça | Harekesiz | Okunuşu | Anlamı | Kökü |
|---|---|---|---|---|---|---|
| 1 | Bakara 23. Ayet (2:23:6) | نَزَّلْنَا | نزلنا | nezzelnâ | indirdiğimiz | ن ز ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Eğer kulumuza (Muhammed’e) indirdiğimiz (Kur’an) hakkında şüphede iseniz, haydin onun benzeri bir sûre getirin ve eğer doğru söyleyenler iseniz, Allah’tan başka şahitlerinizi çağırın (ve bunu ispat edin). | |||||
| 2 | Bakara 57. Ayet (2:57:4) | وَاَنْزَلْنَا | وانزلنا | ve enzelnâ | ve indirdik | ن ز ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Bulutu üstünüze gölge yaptık. Size, kudret helvası ile bıldırcın indirdik. “Verdiğimiz rızıkların iyi ve güzel olanlarından yiyin” (dedik). Onlar (verdiğimiz nimetlere nankörlük etmekle) bize zulmetmediler, fakat kendilerine zulmediyorlardı. | |||||
| 3 | Bakara 59. Ayet (2:59:9) | فَاَنْزَلْنَا | فانزلنا | fe-enzelnâ | biz de indirdik | ن ز ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Derken, onların içindeki zalimler, sözü kendilerine söylenenden başka şekle soktular. Biz de haktan ayrılmaları sebebiyle, o zalimlere gökten bir azap indirdik.[19] | |||||
| 4 | Bakara 99. Ayet (2:99:2) | اَنْزَلْنَٓا | انزلنا | enzelnâ | indirdik | ن ز ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Andolsun, biz sana apaçık âyetler indirdik. Bunları ancak fasıklar inkâr eder. | |||||
| 5 | Bakara 159. Ayet (2:159:5) | اَنْزَلْنَا | انزلنا | enzelnâ | indirdiğimiz | ن ز ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | İndirdiğimiz apaçık delilleri ve hidayeti Kitap’ta açıklamamızdan sonra onları gizleyenler var ya, işte onlara hem Allah lânet eder, hem de bütün lânet etme konumunda olanlar lânet eder.[43] | |||||
| 6 | Nisâ 47. Ayet (4:47:8) | نَزَّلْنَا | نزلنا | nezzelnâ | indirdiğimiz | ن ز ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ey kendilerine kitap verilenler! Birtakım yüzleri silip de tersine çevirmeden, yahut cumartesi halkını[120] lânetlediğimiz gibi onları lânetlemeden, yanınızda bulunanı (Tevrat’ı) doğrulayıcı olarak indirdiğimiz bu kitaba (Kur’an’a) iman edin. Allah’ın emri mutlaka yerine gelecektir. | |||||
| 7 | Nisâ 105. Ayet (4:105:2) | اَنْزَلْنَٓا | انزلنا | enzelnâ | indirdik ki | ن ز ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | (Ey Muhammed!) Biz sana Kitab’ı (Kur’an’ı) hak olarak indirdik ki, insanlar arasında Allah’ın sana öğrettikleri ile hüküm veresin. Sakın hainlerin savunucusu olma. | |||||
| 8 | Nisâ 174. Ayet (4:174:9) | وَاَنْزَلْنَٓا | وانزلنا | ve enzelnâ | ve indirdik | ن ز ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ey insanlar! Size Rabbinizden kesin bir delil (Hz. Muhammed) geldi ve size apaçık bir nur (Kur’an) indirdik. | |||||
| 9 | Mâide 44. Ayet (5:44:2) | اَنْزَلْنَا | انزلنا | enzelnâ | biz indirdik | ن ز ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Şüphesiz Tevrat’ı biz indirdik. İçinde bir hidayet, bir nur vardır. (Allah’a) teslim olmuş nebiler, onunla yahudilere hüküm verirlerdi. Kendilerini Rabb’e adamış kimseler ile âlimler de öylece hükmederlerdi. Çünkü bunlar Allah’ın kitabını korumakla görevlendirilmişlerdi. Onlar Tevrat’ın hak olduğuna da şahit idiler. Şu hâlde, siz de insanlardan korkmayın, benden korkun ve âyetlerimi az bir karşılığa değişmeyin. Allah’ın indirdiği ile hükmetmeyenler kâfirlerin ta kendileridir. | |||||
| 10 | Mâide 48. Ayet (5:48:1) | وَاَنْزَلْنَٓا | وانزلنا | ve enzelnâ | ve indirdik | ن ز ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | (Ey Muhammed!) Sana da o Kitab’ı (Kur’an’ı) hak, önündeki kitapları doğrulayıcı, onları gözetici olarak indirdik. Artık, Allah’ın indirdiği ile aralarında hükmet ve sana gelen haktan ayrılıp da onların arzularına uyma. Sizden her biriniz için bir şeriat ve bir yol koyduk. Eğer Allah dileseydi, elbette sizi tek bir ümmet yapardı. Fakat verdiği şeylerde sizi imtihan etmek için ümmetlere ayırdı. Öyle ise iyiliklerde yarışın. Hepinizin dönüşü Allah’adır. O zaman anlaşmazlığa düşmüş olduğunuz şeyleri size bildirecektir. | |||||
| 11 | En'am 7. Ayet (6:7:2) | نَزَّلْنَا | نزلنا | nezzelnâ | indirmiş olsaydık | ن ز ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | (Ey Muhammed!) Eğer sana kâğıda yazılı bir kitap indirseydik, onlar da elleriyle ona dokunsalardı, yine o inkâr edenler, “Bu, apaçık büyüden başka bir şey değildir” diyeceklerdi. | |||||
| 12 | En'am 8. Ayet (6:8:7) | اَنْزَلْنَا | انزلنا | enzelnâ | indirseydik | ن ز ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Bir de dediler ki: “Ona (açıktan göreceğimiz) bir melek indirilse ya!” Eğer (öyle) bir melek indirseydik artık iş bitirilmiş olurdu, sonra da kendilerine göz açtırılmazdı. (Hemen helâk edilirlerdi.) | |||||
| 13 | En'am 92. Ayet (6:92:3) | اَنْزَلْنَاهُ | انزلناه | enzelnâhu | indirdiğimiz | ن ز ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | İşte bu (Kur’an) da, bereket kaynağı, kendinden öncekileri (ilâhî kitapları) tasdik eden ve şehirler anasını (Mekke’yi) ve bütün çevresini (tüm insanlığı) uyarasın diye indirdiğimiz bir kitaptır.[185] Ahirete iman edenler, ona da inanırlar. Onlar namazlarını vaktinde kılarlar. | |||||
| 14 | En'am 111. Ayet (6:111:3) | نَزَّلْنَٓا | نزلنا | nezzelnâ | indirseydik | ن ز ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Biz onlara melekleri de indirseydik, kendileriyle ölüler de konuşsaydı ve her şeyi karşılarında (hakikatın şahidleri olarak) toplasaydık, Allah dilemedikçe yine de iman edecek değillerdi. Fakat onların çoğu bilmiyorlar. | |||||
| 15 | En'am 155. Ayet (6:155:3) | اَنْزَلْنَاهُ | انزلناه | enzelnâhu | indirdiğimiz | ن ز ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Bu (Kur’an) da bizim indirdiğimiz bereket kaynağı bir kitaptır. Artık ona uyun ve Allah’a karşı gelmekten sakının ki size merhamet edilsin. | |||||
| 16 | A'raf 26. Ayet (7:26:5) | اَنْزَلْنَا | انزلنا | enzelnâ | indirdik | ن ز ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ey Âdemoğulları! Size avret yerlerinizi örtecek giysi ve süslenecek elbise verdik. Takva (Allah’a karşı gelmekten sakınma) elbisesi var ya, işte o daha hayırlıdır. Bu (giysiler), Allah’ın rahmetinin alametlerindendir. Belki öğüt alırlar (diye onları insanlara verdik). | |||||
| 17 | A'raf 57. Ayet (7:57:17) | فَاَنْزَلْنَا | فانزلنا | fe-enzelnâ | indiririz | ن ز ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | O, rüzgârları rahmetinin önünde müjde olarak gönderendir. Nihayet rüzgârlar ağır bulutları yüklendiği vakit, onları ölü bir belde(yi diriltmek) için sevk ederiz de oraya suyu indiririz. Derken onunla türlü türlü meyveleri çıkarırız. İşte ölüleri de öyle çıkaracağız. Ola ki ibretle düşünürsünüz. | |||||
| 18 | A'raf 160. Ayet (7:160:0) | وَاَنْزَلْنَا | وانزلنا | ve enzelnâ | ve indirdik | ن ز ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Biz onları on iki kabile hâlinde topluluklara ayırdık. (Tîh sahrasında susuzluktan sıkılan) kavmi Mûsâ’dan su istediğinde biz ona, “Asânı taşa vur” diye vahyettik. (Vurunca) taştan on iki pınar fışkırdı. Herkes (kendi) su içeceği yeri bildi. Üzerlerine bulutu da gölgelik yaptık ve onlara kudret helvası ve bıldırcın indirdik. “Size rızık olarak verdiğimiz şeylerin iyi ve temiz olanlarından yiyin” (dedik). Onlar bize zulmetmediler, fakat kendi nefislerine zulmediyorlardı. | |||||
| 19 | Enfal 41. Ayet (8:41:0) | اَنْزَلْنَا | انزلنا | enzelnâ | indirdiğimize | ن ز ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Bilin ki, ganimet olarak aldığınız herhangi bir şeyin beşte biri mutlaka Allah’a, Peygamber’e, onun yakınlarına, yetimlere, yoksullara ve yolculara aittir. Eğer Allah’a; hak ile batılın birbirinden ayrıldığı gün, (yani) iki ordunun (Bedir’de) karşılaştığı gün kulumuza indirdiklerimize[251] inandıysanız (bunu böyle bilin). Allah, her şeye hakkıyla gücü yetendir. | |||||
| 20 | Yunus 24. Ayet (10:24:0) | اَنْزَلْنَاهُ | انزلناه | enzelnâhu | indirdiğimiz | ن ز ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Dünya hayatının hâli, ancak gökten indirdiğimiz bir yağmurun hâli gibidir ki, insanların ve hayvanların yedikleri yeryüzü bitkileri onunla yetişip birbirine karışmıştır. Nihayet yeryüzü (o bitkilerle) bütün zinet ve güzelliklerini alıp süslendiği ve sahipleri de onun üzerine (her türlü tasarrufa) kadir olduklarını sandıkları bir sırada, geceleyin veya güpegündüz ansızın ona emrimiz (afetimiz) geliverir de, bunları, sanki dün yerinde hiç yokmuş gibi, kökünden yolunmuş bir hâle getiririz. İşte düşünen bir toplum için, âyetleri böyle ayrı ayrı açıklıyoruz. | |||||
| 21 | Yunus 94. Ayet (10:94:0) | اَنْزَلْنَٓا | انزلنا | enzelnâ | indirdiğimiz | ن ز ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Eğer sana indirdiğimiz şeyden şüphe içinde isen, senden önce Kitab’ı (Tevrat’ı) okuyanlara sor. Andolsun ki, sana Rabbinden hak gelmiştir. O hâlde, sakın şüphe edenlerden olma! | |||||
| 22 | Yusuf 2. Ayet (12:2:2) | اَنْزَلْنَاهُ | انزلناه | enzelnâhu | onu indirdik | ن ز ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Biz onu, akıl erdiresiniz diye Arapça bir Kur’an olarak indirdik. | |||||
| 23 | Ra'd 37. Ayet (13:37:2) | اَنْزَلْنَاهُ | انزلناه | enzelnâhu | biz onu indirdik | ن ز ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Böylece biz onu (Kur’an’ı) Arapça bir hüküm olarak indirdik. Sana gelen bu ilimden sonra eğer sen onların heva ve heveslerine uyarsan, Allah tarafından senin için ne bir dost vardır, ne de bir koruyucu. | |||||
| 24 | İbrahim 1. Ayet (14:1:3) | اَنْزَلْنَاهُ | انزلناه | enzelnâhu | indirdiğimiz | ن ز ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 1,2. Elif Lâm Râ.[293] Bu Kur’an, Rablerinin izniyle insanları karanlıklardan aydınlığa, mutlak güç sahibi ve övgüye lâyık, göklerdeki ve yerdeki her şey kendisine ait olan Allah’ın yoluna çıkarman için sana indirdiğimiz bir kitaptır. Şiddetli azaptan dolayı vay kâfirlerin hâline. | |||||
| 25 | Hicr 9. Ayet (15:9:3) | نَزَّلْنَا | نزلنا | nezzelnâ | indirdik | ن ز ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Şüphesiz o Zikr’i (Kur’an’ı) biz indirdik biz! Onun koruyucusu da elbette biziz. | |||||
| 26 | Hicr 22. Ayet (15:22:4) | فَاَنْزَلْنَا | فانزلنا | fe-enzelnâ | indirdik | ن ز ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Rüzgârları da aşılayıcı olarak gönderip yukarıdan su indirerek sizi onunla suladık. Onu toplayıp depolayan da siz değilsiniz.[297] | |||||
| 27 | Hicr 90. Ayet (15:90:2) | اَنْزَلْنَا | انزلنا | enzelnâ | indirdiğimiz | ن ز ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Nitekim biz kendi kitaplarını parçalara ayıranlara da (kitap) indirmiştik. | |||||
| 28 | Nahl 44. Ayet (16:44:3) | وَاَنْزَلْنَٓا | وانزلنا | ve enzelnâ | ve indirdik | ن ز ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | (O peygamberleri) apaçık belgeler ve kitaplarla gönderdik. İnsanlara, kendilerine indirileni açıklaman ve onların da (üzerinde) düşünmeleri için sana bu Kur’an’ı indirdik. | |||||
| 29 | Nahl 64. Ayet (16:64:2) | اَنْزَلْنَا | انزلنا | enzelnâ | indirmedik | ن ز ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Sana kitabı, ancak ayrılığa düştükleri şeyleri onlara açıklaman için ve iman eden bir topluma doğru yolu gösterici ve rahmet olarak indirdik. | |||||
| 30 | Nahl 89. Ayet (16:89:15) | وَنَزَّلْنَا | ونزلنا | ve nezzelnâ | ve indirdik | ن ز ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | (Ey Muhammed!) Her ümmetin kendi içinden üzerlerine bir şahit göndereceğimiz, seni de onların üzerine bir şahit olarak getireceğimiz günü düşün. Sana bu kitabı; her şey için bir açıklama, doğru yolu gösteren bir rehber, bir rahmet ve müslümanlar için bir müjde olarak indirdik. | |||||
| 31 | İsrâ 95. Ayet (17:95:9) | لَنَزَّلْنَا | لنزلنا | lenezzelnâ | elbette gönderirdik | ن ز ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | De ki: “Eğer yeryüzünde, (insanlar yerine) yerleşip dolaşan melekler olsaydı, elbette onlara gökten bir melek peygamber indirirdik.” | |||||
| 32 | İsrâ 105. Ayet (17:105:2) | اَنْزَلْنَاهُ | انزلناه | enzelnâhu | biz o(Kur'a)nı indirdik | ن ز ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Biz onu (Kur’an’ı) hak olarak indirdik ve o da hak ile indi. Seni de ancak müjdeci ve uyarıcı olarak gönderdik. | |||||
| 33 | İsrâ 106. Ayet (17:106:8) | وَنَزَّلْنَاهُ | ونزلناه | ve nezzelnâhu | ve onu indirdik | ن ز ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Biz Kur’an’ı, insanlara dura dura okuyasın diye âyet âyet ayırdık ve onu peyderpey indirdik. | |||||
| 34 | Kehf 45. Ayet (18:45:7) | اَنْزَلْنَاهُ | انزلناه | enzelnâhu | indirdik | ن ز ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Onlara dünya hayatının örneğini ver: (Dünya hayatı), gökten indirdiğimiz yağmur gibidir ki, onun sebebiyle yeryüzünün bitkileri boy verip birbirine karışırlar. Fakat bütün bu canlılık sonunda rüzgârın savurduğu kuru bir çer çöpe döner. Allah, her şey üzerinde kudret sahibidir. | |||||
| 35 | Tâhâ 2. Ayet (20:2:2) | اَنْزَلْنَا | انزلنا | enzelnâ | biz indirmedik | ن ز ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 2,3. (Ey Muhammed!) Biz, Kur’an’ı sana sıkıntı çekesin diye değil, ancak (Allah’ın azabından) korkacaklara bir öğüt (bir uyarı) olsun diye indirdik.[353] | |||||
| 36 | Tâhâ 80. Ayet (20:80:12) | وَنَزَّلْنَا | ونزلنا | ve nezzelnâ | ve indirdik | ن ز ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | (Allah, şöyle dedi:) “Ey İsrailoğulları! Sizi düşmanınızdan kurtardık, size Tûr’un sağ yanını va’dettik ve size kudret helvası ile bıldırcın indirdik.” | |||||
| 37 | Tâhâ 113. Ayet (20:113:2) | اَنْزَلْنَاهُ | انزلناه | enzelnâhu | sana onu indirdik | ن ز ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | İşte böylece biz onu Arapça bir Kur’an olarak indirdik ve Allah’a karşı gelmekten sakınsınlar, yahut onlara bir uyarı versin diye onda tehditleri teker teker sıraladık. | |||||
| 38 | Enbiyâ 10. Ayet (21:10:2) | اَنْزَلْنَٓا | انزلنا | enzelnâ | indirdik | ن ز ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Andolsun, size öyle bir kitap indirdik ki sizin bütün şeref ve şanınız ondadır. Hâlâ aklınızı kullanmayacak mısınız? | |||||
| 39 | Enbiyâ 50. Ayet (21:50:4) | اَنْزَلْنَاهُۜ | انزلناه | enzelnâh(u) | ona indirdiğimiz | ن ز ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | İşte bu (Kur’an) da bizim indirdiğimiz mübarek bir öğüttür. Şimdi siz bunu mu inkâr ediyorsunuz? | |||||
| 40 | Hacc 5. Ayet (22:5:61) | اَنْزَلْنَا | انزلنا | enzelnâ | biz indirdiğimiz | ن ز ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ey insanlar! Ölümden sonra diriliş konusunda herhangi bir şüphe içindeyseniz (düşünün ki) hiç şüphesiz biz sizi topraktan, sonra az bir sudan (meniden), sonra bir “alaka”dan[372], sonra da yaratılışı belli belirsiz bir “mudga”dan[373] yarattık ki size (kudretimizi) apaçık anlatalım. Dilediğimizi belli bir süreye kadar rahimlerde durduruyoruz. Sonra sizi bir çocuk olarak çıkarıyor, sonra da (akıl, temyiz ve kuvvette) tam gücünüze ulaşmanız için (sizi kemale erdiriyoruz.) İçinizden ölenler olur. Yine içinizden bir kısmı da ömrün en düşkün çağına ulaştırılır ki, bilirken hiçbir şey bilmez hâle gelsin. Yeryüzünü de ölü, kupkuru görürsün. Biz, onun üzerine yağmur indirdiğimiz zaman kıpırdar, kabarır ve her türden iç açıcı çift çift bitkiler bitirir. | |||||
| 41 | Hacc 16. Ayet (22:16:2) | اَنْزَلْنَاهُ | انزلناه | enzelnâhu | biz O'nu indirdik | ن ز ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Böylece biz Kur’an’ı apaçık âyetler hâlinde indirdik. Şüphesiz Allah, dilediğini doğru yola iletir. | |||||
| 42 | Mü'minûn 18. Ayet (23:18:1) | وَاَنْزَلْنَا | وانزلنا | ve enzelnâ | ve indirdik | ن ز ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Biz, gökten belli bir ölçüde su indirdik de (faydalanmanız için) onu yeryüzünde tuttuk. Bizim onu tamamen gidermeye de muhakkak gücümüz yeter. | |||||
| 43 | Nûr 1. Ayet (24:1:2) | اَنْزَلْنَاهَا | انزلناها | enzelnâhâ | bu indirdiğimiz | ن ز ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Bu, bizim indirdiğimiz ve (hükümlerini) farz kıldığımız bir sûredir. Düşünüp öğüt almanız için onda apaçık âyetler indirdik. | |||||
| 44 | Nûr 1. Ayet (24:1:4) | وَاَنْزَلْنَا | وانزلنا | ve enzelnâ | ve indirdik | ن ز ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Bu, bizim indirdiğimiz ve (hükümlerini) farz kıldığımız bir sûredir. Düşünüp öğüt almanız için onda apaçık âyetler indirdik. | |||||
| 45 | Nûr 34. Ayet (24:34:2) | اَنْزَلْنَٓا | انزلنا | enzelnâ | indirdik | ن ز ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Andolsun, biz size açıklayıcı âyetler, sizden önce gelip geçenlerden bir misal ve Allah’a karşı gelmekten sakınanlar için bir öğüt indirdik. | |||||
| 46 | Nûr 46. Ayet (24:46:2) | اَنْزَلْنَٓا | انزلنا | enzelnâ | biz indirdik | ن ز ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Andolsun, biz açıklayıcı âyetler indirdik. Allah, dilediği kimseyi doğru yola iletir. | |||||
| 47 | Furkan 48. Ayet (25:48:9) | وَاَنْزَلْنَا | وانزلنا | ve enzelnâ | ve indirdik | ن ز ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 48,49. O, rahmetinin önünde rüzgârları müjdeci olarak gönderendir. Ölü toprağı canlandıralım, yarattıklarımızdan birçok hayvanları ve insanları sulayalım diye gökten tertemiz bir su indirdik. | |||||
| 48 | Şu'arâ 198. Ayet (26:198:2) | نَزَّلْنَاهُ | نزلناه | nezzelnâhu | biz onu indirseydik | ن ز ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 198,199. Biz onu Arapça bilmeyenlerden birine indirseydik ve o da bunu kendilerine okusaydı, yine buna inanmazlardı. | |||||
| 49 | Ankebut 47. Ayet (29:47:2) | اَنْزَلْنَٓا | انزلنا | enzelnâ | indirdik | ن ز ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | İşte böylece biz sana kitabı indirdik. Kendilerine kitap verdiklerimiz ona inanırlar. Şunlar (Kitap ehlinden çağdaşın olanlar)dan da ona inananlar vardır. Bizim âyetlerimizi ancak kâfirler inkâr ederler. | |||||
| 50 | Ankebut 51. Ayet (29:51:4) | اَنْزَلْنَا | انزلنا | enzelnâ | indirdik | ن ز ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Kendilerine okunan kitabı sana indirmiş olmamız onlara yetmedi mi?[419] Şüphesiz bunda inanan bir kavim için bir rahmet ve bir öğüt vardır. | |||||