| Sırası | Geçtiği Yer | Arapça | Harekesiz | Okunuşu | Anlamı | Kökü |
|---|---|---|---|---|---|---|
| 1 | Nisâ 141. Ayet (4:141:12) | نَكُنْ | نكن | nekun | biz de | ك و ن |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Onlar sizi gözetleyip duran kimselerdir. Eğer Allah tarafından size bir fetih (zafer) nasip olursa, “Biz sizinle beraber değil miydik?” derler. Şayet kâfirlerin (zaferden) bir payı olursa, “Size üstünlük sağlayıp sizi mü’minlerden korumadık mı?” derler. Allah, kıyamet günü aranızda hükmünü verecektir. Allah, mü’minlerin aleyhine kâfirlere hiçbir yol vermeyecektir. | |||||
| 2 | Tevbe 86. Ayet (9:86:0) | نَكُنْ | نكن | nekun | olalım | ك و ن |
| Diyanet İşleri (Yeni) | “Allah’a iman edin ve Resûlü ile birlikte cihat edin” diye bir sûre indirildiğinde, onlardan servet sahibi olanlar, senden izin istediler ve “Bizi bırak da oturup kalanlarla birlikte olalım” dediler. | |||||
| 3 | İsrâ 62. Ayet (17:62:12) | لَاَحْتَنِكَنَّ | لاحتنكن | le-ahtenikenne | hakimiyetime alacağım | ح ن ك |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Yine demişti ki: “Benden üstün tuttuğun kişi bu mu, söyler misin? Andolsun eğer beni kıyamete kadar ertelersen, onun soyunu, pek azı hariç, (azdırarak) kontrolüm altına alacağım.” | |||||
| 4 | Ahzab 29. Ayet (33:29:12) | مِنْكُنَّ | منكن | minkunne | sizden | مِنْ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | “Eğer Allah’ı, Resûlünü ve ahiret yurdunu istiyorsanız, bilin ki Allah içinizden iyilik yapanlara büyük bir mükâfat hazırlamıştır.” | |||||
| 5 | Ahzab 30. Ayet (33:30:6) | مِنْكُنَّ | منكن | minkunne | sizden | مِنْ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ey Peygamber’in hanımları! İçinizden kim apaçık bir çirkinlik yaparsa, onun cezası iki kat verilir. Bu, Allah’a göre kolaydır. | |||||
| 6 | Ahzab 31. Ayet (33:31:3) | مِنْكُنَّ | منكن | minkunne | sizden | مِنْ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | İçinizden kim Allah’a ve Resûlüne itaat eder ve salih bir amel işlerse, ona mükâfatını iki kat veririz. Biz, ona bereketli bir rızık hazırlamışızdır. | |||||
| 7 | Mü'min 74. Ayet (40:74:9) | نَكُنْ | نكن | nekun | değilmişiz | ك و ن |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 73,74. Sonra onlara, “Allah’ı bırakıp da ortak koştuklarınız nerede?” denilir. Onlar da, “(Yüzüstü bırakıp) bizden uzaklaştılar. Hayır, demek ki, biz önceleri hiçbir şeye tapmıyormuşuz, (taptıklarımız bir hiçmiş)” derler. İşte Allah, inkârcıları böyle saptırır. | |||||
| 8 | Hadîd 14. Ayet (57:14:3) | نَكُنْ | نكن | nekun | değil miydik? | ك و ن |
| Diyanet İşleri (Yeni) | (Münafıklar) mü’minlere şöyle seslenirler: “Biz de (dünyada) sizinle beraber değil miydik?” (Mü’minler de) derler ki: “Evet, fakat siz kendinizi yaktınız. Başımıza musibetler gelmesini gözlediniz, şüphe ettiniz. Allah’ın emri gelinceye kadar kuruntular sizi aldattı. O çok aldatıcı (şeytan) Allah hakkında da sizi aldattı.” | |||||
| 9 | Tahrim 5. Ayet (66:5:9) | مِنْكُنَّ | منكن | minkunne | sizden | مِنْ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Eğer o sizi boşarsa, Rabbi ona, sizden daha hayırlı, müslüman, inanan, sebatla itaat eden, tövbe eden, ibadet eden, oruç tutan, dul ve bakire eşler verebilir. | |||||