| Sırası | Geçtiği Yer | Arapça | Harekesiz | Okunuşu | Anlamı | Kökü |
|---|---|---|---|---|---|---|
| 1 | Bakara 48. Ayet (2:48:7) | نَفْسٍ | نفس | nefsin | kimse- | ن ف س |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Öyle bir günden sakının ki, o gün hiç kimse bir başkası adına bir şey ödeyemez. Hiçbir kimseden herhangi bir şefaat kabul olunmaz, fidye alınmaz.[15] Onlara yardım da edilmez. | |||||
| 2 | Bakara 123. Ayet (2:123:7) | نَفْسٍ | نفس | nefsin | kimsenin | ن ف س |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Kimsenin kimse namına bir şey ödemeyeceği, hiç kimseden fidye alınmayacağı, kimseye şefaatin (aracılığın) yarar sağlamayacağı ve hiç kimsenin hiçbir taraftan yardım göremeyeceği günden sakının. | |||||
| 3 | Bakara 281. Ayet (2:281:10) | نَفْسٍ | نفس | nefsin | kişiye | ن ف س |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Öyle bir günden sakının ki, o gün hepiniz Allah’a döndürülüp götürüleceksiniz. Sonra herkese kazandığı amellerin karşılığı verilecek ve onlara asla haksızlık yapılmayacaktır. | |||||
| 4 | Âl-i İmran 25. Ayet (3:25:10) | نَفْسٍ | نفس | nefsin | insanın | ن ف س |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Bakalım, kendilerini o geleceğinde hiç şüphe olmayan gün için bir araya topladığımız ve hiç kimseye haksızlık edilmeden herkese kazandığı tamamen ödendiği vakit, hâlleri nice olacaktır. | |||||
| 5 | Âl-i İmran 30. Ayet (3:30:4) | نَفْسٍ | نفس | nefsin | nefis | ن ف س |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Herkesin yaptığı iyiliği ve yaptığı kötülüğü hazır bulacağı günde kişi, kötülükleri ile kendi arasında uzak bir mesafe bulunmasını ister. Yine Allah, sizi kendisine karşı dikkatli olmanız hakkında uyarmaktadır. Allah, kullarını çok esirgeyicidir. | |||||
| 6 | Âl-i İmran 145. Ayet (3:145:3) | لِنَفْسٍ | لنفس | li-nefsin | hiçbir kişi için | ن ف س |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Hiçbir kimse Allah’ın izni olmadan ölmez. Ölüm belirli bir süreye göre yazılmıştır. Kim dünya menfaatini isterse, kendisine ondan veririz. Kim de ahiret mükâfatını isterse, ona da ondan veririz. Biz şükredenleri mükâfatlandıracağız. | |||||
| 7 | Âl-i İmran 161. Ayet (3:161:16) | نَفْسٍ | نفس | nefsin | kişiye | ن ف س |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Hiçbir peygamberin emanete hıyanet etmesi düşünülemez. Kim hıyanet ederse, kıyamet günü, hıyanet ettiği şeyle birlikte gelir. Sonra da hiçbir haksızlığa uğratılmaksızın herkese kazandığının karşılığı tastamam ödenir. | |||||
| 8 | Âl-i İmran 185. Ayet (3:185:2) | نَفْسٍ | نفس | nefsin | can | ن ف س |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Her canlı ölümü tadacaktır. Ancak kıyamet günü yaptıklarınızın karşılığı size tastamam verilecektir. Kim cehennemden uzaklaştırılıp cennete sokulursa, gerçekten kurtuluşa ermiştir. Dünya hayatı, aldatıcı metadan başka bir şey değildir. | |||||
| 9 | Nisâ 1. Ayet (4:1:9) | نَفْسٍ | نفس | nefsin | bir nefis- | ن ف س |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ey insanlar! Sizi bir tek nefisten yaratan ve ondan da[104] eşini yaratan; ikisinden birçok erkek ve kadın (meydana getirip) yayan Rabbinize karşı gelmekten sakının. Kendisi adına birbirinizden dilekte bulunduğunuz Allah’a karşı gelmekten ve akrabalık bağlarını koparmaktan sakının. Şüphesiz Allah, üzerinizde bir gözetleyicidir. | |||||
| 10 | Mâide 32. Ayet (5:32:13) | نَفْسٍ | نفس | nefsin | bir cana karşılık | ن ف س |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Bundan dolayı İsrailoğullarına (Kitap’ta) şunu yazdık: “Kim, bir insanı, bir can karşılığı veya yeryüzünde bir bozgunculuk çıkarmak karşılığı olmaksızın öldürürse, o sanki bütün insanları öldürmüştür. Her kim de birini (hayatını kurtararak) yaşatırsa, sanki bütün insanları yaşatmıştır. Andolsun ki, onlara resûllerimiz apaçık deliller (mucize ve âyetler) getirdiler. Ama onlardan birçoğu bundan sonra da (hâlâ) yeryüzünde aşırı gitmektedir. | |||||
| 11 | En'am 98. Ayet (6:98:5) | نَفْسٍ | نفس | nefsin | nefis- | ن ف س |
| Diyanet İşleri (Yeni) | O, sizi bir tek candan yaratandır. Sizin bir karar kılma yeriniz, bir de emanet bırakılma yeriniz var. Biz anlayan bir toplum için âyetleri ayrı ayrı açıklamışızdır. | |||||
| 12 | En'am 164. Ayet (6:164:13) | نَفْسٍ | نفس | nefsin | kimse | ن ف س |
| Diyanet İşleri (Yeni) | De ki: “Her şeyin Rabbi O iken ben başka bir Rab mı arayayım? Herkes günahı yalnız kendi aleyhine kazanır. Hiçbir günahkâr başka bir günahkârın günah yükünü yüklenmez.[209] Sonra dönüşünüz ancak Rabbinizedir. O size, ihtilaf etmekte olduğunuz şeyleri haber verecektir. | |||||
| 13 | A'raf 189. Ayet (7:189:0) | نَفْسٍ | نفس | nefsin | nefisten | ن ف س |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah, sizi bir tek nefisten yaratan ve kendisi ile huzur bulsun diye eşini de ondan[238] var edendir. (İnsan) eşiyle birleşince eşi hafif bir yük yüklenir (gebe kalır) ve (bir müddet) onu taşır. Gebeliği ağırlaşınca her ikisi de Rableri Allah’a, “Eğer bize iyi ve sağlıklı bir çocuk verirsen, elbette şükredenlerden olacağız” diye dua ederler.[239] | |||||
| 14 | Yunus 30. Ayet (10:30:0) | نَفْسٍ | نفس | nefsin | can | ن ف س |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Orada herkes daha önce yaptığı şeyleri yoklayacak (ve kendi akıbetini öğrenecek), hepsi de gerçek sahipleri olan Allah’a döndürülecekler ve (ilâh diye) uydurdukları şeyler (onları yüzüstü bırakıp) kendilerinden kaybolup gidecektir. | |||||
| 15 | Yunus 54. Ayet (10:54:0) | نَفْسٍ | نفس | nefsin | nefis | ن ف س |
| Diyanet İşleri (Yeni) | (O gün) zulmetmiş olan herkes, eğer yeryüzündeki her şeye sahip olsa, kendini kurtarmak için onu fidye verir. Azabı gördüklerinde, için için derin bir pişmanlık duyarlar. Onlara zulmedilmeksizin aralarında adaletle hükmedilir. | |||||
| 16 | Yunus 100. Ayet (10:100:0) | لِنَفْسٍ | لنفس | li-nefsin | hiç kimsenin | ن ف س |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah’ın izni olmadıkça, hiçbir kimse iman edemez. Allah, azabı akıllarını (güzelce) kullanmayanlara verir. | |||||
| 17 | Ra'd 33. Ayet (13:33:6) | نَفْسٍ | نفس | nefsin | nefsin | ن ف س |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Herkesin kazandığını görüp gözeten Allah inkâr edilir mi? Hâlbuki onlar, Allah’a ortaklar koştular. De ki: “Onların isimlerini açıklayın. Yoksa siz (bununla) O’na yeryüzünde bilmediği bir şeyi mi haber vermiş olacaksınız, yoksa boş söz mü etmiş olacaksınız?” Hayır, inkâr edenlere hileleri güzel gösterildi ve onlar doğru yoldan saptırıldılar. Allah, kimi saptırırsa artık onu doğru yola iletecek yoktur. | |||||
| 18 | Ra'd 42. Ayet (13:42:13) | نَفْسٍۜ | نفس | nefs(in) | nefsin | ن ف س |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Onlardan öncekiler de tuzak kurmuşlardı. Bütün tuzaklar Allah’a aittir. O, her nefsin kazandığını bilir. İnkâr edenler de dünya yurdunun sonunun kime ait olduğunu bileceklerdir. | |||||
| 19 | İbrahim 51. Ayet (14:51:4) | نَفْسٍ | نفس | nefsin | nefsin | ن ف س |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah, herkese kazandığının karşılığını vermek için böyle yapar. Şüphesiz Allah, hesabı çabuk görendir. | |||||
| 20 | Nahl 111. Ayet (16:111:4) | نَفْسٍ | نفس | nefsin | nefis | ن ف س |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Herkesin nefsi için mücadele ederek geleceği, kendilerine zulmedilmeksizin herkese yaptığının karşılığının eksiksiz ödeneceği günü düşün. | |||||
| 21 | Nahl 111. Ayet (16:111:10) | نَفْسٍ | نفس | nefsin | nefse | ن ف س |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Herkesin nefsi için mücadele ederek geleceği, kendilerine zulmedilmeksizin herkese yaptığının karşılığının eksiksiz ödeneceği günü düşün. | |||||
| 22 | Kehf 74. Ayet (18:74:12) | نَفْسٍۜ | نفس | nefsin | bir can | ن ف س |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Yine yola koyuldular. Nihayet bir erkek çocukla karşılaştıklarında, adam (hemen) onu öldürdü. Mûsâ, “Bir cana karşılık olmaksızın suçsuz birini mi öldürdün? Andolsun çok kötü bir iş yaptın!” dedi. | |||||
| 23 | Tâhâ 15. Ayet (20:15:8) | نَفْسٍ | نفس | nefsin | nefsin | ن ف س |
| Diyanet İşleri (Yeni) | “Kıyamet mutlaka gelecektir. Herkes işlediğinin karşılığını görsün diye, neredeyse onu gizleyecek (geleceğinden hiç söz etmeyecek)tim.” | |||||
| 24 | Enbiyâ 35. Ayet (21:35:2) | نَفْسٍ | نفس | nefsin | nefis | ن ف س |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Her nefis ölümü tadacaktır. Sizi bir imtihan olarak hayır ile de şer ile de deniyoruz. Ancak bize döndürüleceksiniz. | |||||
| 25 | Ankebut 57. Ayet (29:57:2) | نَفْسٍ | نفس | nefsin | can | ن ف س |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Her can ölümü tadacaktır. Sonra bize döndürüleceksiniz. | |||||
| 26 | Lokman 28. Ayet (31:28:6) | كَنَفْسٍ | كنفس | kenefsin | kişi(nin yaratılmasından) | ن ف س |
| Diyanet İşleri (Yeni) | (Ey insanlar!) Sizin yaratılmanız ve öldükten sonra tekrar diriltilmeniz, ancak bir tek insanı yaratmak ve diriltmek gibidir. Şüphesiz Allah hakkıyla işitendir, hakkıyla görendir. | |||||
| 27 | Secde 13. Ayet (32:13:5) | نَفْسٍ | نفس | nefsin | nefse | ن ف س |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Eğer dileseydik, herkese hidayetini verirdik. Fakat benim, “Andolsun, cehennemi hem cinlerden hem de insanlardan dolduracağım” sözüm gerçekleşecektir.[433] | |||||
| 28 | Zümer 6. Ayet (39:6:3) | نَفْسٍ | نفس | nefsin | can- | ن ف س |
| Diyanet İşleri (Yeni) | O, sizi bir tek nefisten yarattı. Sonra ondan[466] eşini var etti. Sizin için hayvanlardan (erkek ve dişi olarak) sekiz eş yarattı.[467] Sizi annelerinizin karnında bir yaratılıştan öbürüne geçirerek üç (kat) karanlık içinde oluşturuyor. İşte Rabbiniz olan Allah budur. Mülk (mutlak hâkimiyet) yalnız O’nundur. O’ndan başka hiçbir ilâh yoktur. O hâlde, nasıl oluyor da haktan döndürülüyorsunuz? | |||||
| 29 | Zümer 70. Ayet (39:70:3) | نَفْسٍ | نفس | nefsin | nefse | ن ف س |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Herkese yaptığının karşılığı tam olarak verilir. Allah, onların yaptıklarını en iyi bilendir. | |||||
| 30 | Mü'min 17. Ayet (40:17:4) | نَفْسٍ | نفس | nefsin | can | ن ف س |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Bugün herkese kazandığının karşılığı verilir. Bugün asla zulüm yoktur. Şüphesiz Allah, hesabı çabuk görendir. | |||||
| 31 | Câsiye 22. Ayet (45:22:8) | نَفْسٍ | نفس | nefsin | can | ن ف س |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah, gökleri ve yeri, hak ve hikmete uygun olarak, herkese kazandığının karşılığı verilsin diye yaratmıştır. Onlara zulm edilmez. | |||||
| 32 | Kaf 21. Ayet (50:21:3) | نَفْسٍ | نفس | nefsin | can | ن ف س |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Herkes beraberinde bir sevk edici, bir de şahitlik edici (melek) ile gelir. | |||||
| 33 | Müddessir 38. Ayet (74:38:2) | نَفْسٍ | نفس | nefsin | can | ن ف س |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Herkes kazandığına karşılık bir rehindir. | |||||
| 34 | İnfitâr 19. Ayet (82:19:5) | لِنَفْسٍ | لنفس | li-nefsin | kimseye | ن ف س |
| Diyanet İşleri (Yeni) | O gün kimse kimseye hiçbir fayda sağlayamayacaktır. O gün buyruk, yalnız Allah’ındır. | |||||
| 35 | Târık 4. Ayet (86:4:3) | نَفْسٍ | نفس | nefsin | can | ن ف س |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Hiçbir kimse yoktur ki, üzerinde koruyucu bulunmasın.[577] | |||||
| 36 | Şems 7. Ayet (91:7:1) | وَنَفْسٍ | ونفس | ve nefsin | ve nefse andolsun | ن ف س |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 7,8,9. Nefse ve onu düzgün bir biçimde şekillendirip ona kötülük duygusunu ve takvasını (kötülükten sakınma yeteneğini) ilham edene andolsun ki, nefsini arındıran kurtuluşa ermiştir. | |||||