Kelime Kökü ve benzeşen aramasında 12 sonuç bulundu.
Kelime aramasında en sağlıklı sonuç, Harekesiz veya Kök araması ile alınmaktadır.
| Sırası |
Geçtiği Yer |
Arapça |
Harekesiz |
Okunuşu |
Anlamı |
Kökü |
| 1 |
Enbiyâ 63. Ayet (21:63:9) |
يَنْطِقُونَ |
ينطقون |
yentikûn(e) |
konuşurlarsa |
ن ط ق |
|
Diyanet İşleri (Yeni) |
Dedi ki: “Hayır! Bunu şu büyükleri yapmıştır. Konuşabiliyorlarsa, onlara sorun bakalım!” |
| 2 |
Enbiyâ 65. Ayet (21:65:9) |
يَنْطِقُونَ |
ينطقون |
yentikûn(e) |
konuşmazlar |
ن ط ق |
|
Diyanet İşleri (Yeni) |
Sonra eski inanç ve inatlarına döndüler ve, “Andolsun, bunların konuşmayacağını sen de bilirsin” dediler. |
| 3 |
Mü'minûn 62. Ayet (23:62:8) |
يَنْطِقُ |
ينطق |
yentiku |
söyleyen |
ن ط ق |
|
Diyanet İşleri (Yeni) |
Biz hiçbir kimseye gücünün yettiğinden fazla yük yüklemeyiz. Katımızda hakkı söyleyen bir kitab vardır. Onlar zulme, haksızlığa uğratılmazlar. |
| 4 |
Neml 16. Ayet (27:16:9) |
مَنْطِقَ |
منطق |
mentika |
dili |
ن ط ق |
|
Diyanet İşleri (Yeni) |
Süleyman, Dâvûd’a varis oldu ve, “Ey insanlar, bize kuş dili öğretildi ve bize her şey verildi. Şüphesiz bu, apaçık bir lütuftur” dedi. |
| 5 |
Neml 85. Ayet (27:85:8) |
يَنْطِقُونَ |
ينطقون |
yentikûn(e) |
konuşmazlar |
ن ط ق |
|
Diyanet İşleri (Yeni) |
Zulümlerinden dolayı sözü edilen azap tepelerine iner de artık konuşamazlar. |
| 6 |
Sâffât 92. Ayet (37:92:4) |
تَنْطِقُونَ |
تنطقون |
tentikûn(e) |
konuşmuyorsunuz |
ن ط ق |
|
Diyanet İşleri (Yeni) |
“Ne diye konuşmuyorsunuz?” |
| 7 |
Fussilet 21. Ayet (41:21:7) |
اَنْطَقَنَا |
انطقنا |
entakana |
bizi konuşturdu |
ن ط ق |
|
Diyanet İşleri (Yeni) |
Onlar derilerine, “Niçin aleyhimize şâhitlik ettiniz?” derler. Derileri de der ki; “Bizi her şeyi konuşturan Allah konuşturdu. İlk defa sizi O yaratmıştı ve yine yalnızca O’na döndürülüyorsunuz.” |
| 8 |
Fussilet 21. Ayet (41:21:10) |
اَنْطَقَ |
انطق |
entaka |
konuşturan |
ن ط ق |
|
Diyanet İşleri (Yeni) |
Onlar derilerine, “Niçin aleyhimize şâhitlik ettiniz?” derler. Derileri de der ki; “Bizi her şeyi konuşturan Allah konuşturdu. İlk defa sizi O yaratmıştı ve yine yalnızca O’na döndürülüyorsunuz.” |
| 9 |
Câsiye 29. Ayet (45:29:3) |
يَنْطِقُ |
ينطق |
yentiku |
söylüyor |
ن ط ق |
|
Diyanet İşleri (Yeni) |
İşte kitabımız, size karşı gerçeği söylüyor. Çünkü biz yapmakta olduklarınızı kaydediyorduk. |
| 10 |
Zâriyât 23. Ayet (51:23:9) |
تَنْطِقُونَ۟ |
تنطقون |
tentikûn(e) |
konuştuğunuz |
ن ط ق |
|
Diyanet İşleri (Yeni) |
Göğün ve yerin Rabbine andolsun ki o (size va’dolunanlar), sizin konuşmanız gibi gerçektir. |
| 11 |
Necm 3. Ayet (53:3:2) |
يَنْطِقُ |
ينطق |
yentiku |
O konuşmaz |
ن ط ق |
|
Diyanet İşleri (Yeni) |
O, nefis arzusu ile konuşmaz. |
| 12 |
Mürselât 35. Ayet (77:35:4) |
يَنْطِقُونَۙ |
ينطقون |
yentikûn(e) |
konuşamayacakları |
ن ط ق |
|
Diyanet İşleri (Yeni) |
Bu, konuşamayacakları gündür. |
|
|
|
|
|
|
|