| Sırası | Geçtiği Yer | Arapça | Harekesiz | Okunuşu | Anlamı | Kökü |
|---|---|---|---|---|---|---|
| 1 | Âl-i İmran 49. Ayet (3:49:18) | فَاَنْفُخُ | فانفخ | fe-enfuḣu | üflerim | ن ف خ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah, onu İsrailoğullarına bir Peygamber olarak gönderecek (ve o da onlara şöyle diyecek): “Şüphesiz ben size Rabbinizden bir mucize getirdim. Ben çamurdan kuş şeklinde bir şey yapar, ona üflerim. O da Allah’ın izniyle hemen kuş oluverir. Körü ve alacalıyı iyileştiririm ve Allah’ın izniyle ölüleri diriltirim. Evlerinizde ne yiyip ne biriktirdiğinizi size haber veririm. Eğer mü’minler iseniz bunda sizin için elbette bir ibret vardır.” | |||||
| 2 | Mâide 110. Ayet (5:110:35) | فَتَنْفُخُ | فتنفخ | fe-tenfuḣu | üflüyordun | ن ف خ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | O gün Allah, şöyle diyecek: “Ey Meryem oğlu İsa! Senin üzerindeki ve annen üzerindeki nimetimi düşün. Hani, seni Ruhu’l-Kudüs (Cebrail) ile desteklemiştim. Beşikte iken de, yetişkin iken de insanlara konuşuyordun.[164] Hani, sana kitabı, hikmeti, Tevrat’ı, İncil’i de öğretmiştim.[165] Hani iznimle çamurdan kuş şekline benzer bir şey yapıyordun da içine üflüyordun, benim iznimle hemen bir kuş oluyordu.[166] Yine benim iznimle doğuştan körü ve alacalıyı iyileştiriyordun. Hani benim iznimle ölüleri de (hayata) çıkarıyordun. Hani sen, İsrailoğullarına açık mucizeler getirdiğin zaman, ben seni onlardan kurtarmıştım da onlardan inkâr edenler, “Bu, ancak açık bir büyüdür” demişlerdi. | |||||
| 3 | En'am 73. Ayet (6:73:16) | يُنْفَخُ | ينفخ | yunfeḣu | üfleneceği | ن ف خ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | O, gökleri ve yeri, hak ve hikmete uygun olarak yaratandır. Allah’ın “ol” deyip de her şeyin oluvereceği günü hatırla. O’nun sözü gerçektir. Sûr’a üflendiği gün de mülk (hükümranlık) O’nundur. Gaybı da, görülen âlemi de bilendir. O, hüküm ve hikmet sahibidir, (her şeyden) hakkıyla haberdardır. | |||||
| 4 | Hicr 29. Ayet (15:29:3) | وَنَفَخْتُ | ونفخت | ve nefaḣtu | ve üflediğimde | ن ف خ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 28,29. Hani Rabbin meleklere, “Ben kuru bir çamurdan, şekillendirilmiş balçıktan bir insan yaratacağım. Onu düzenleyip içine ruhumdan üflediğim zaman, onun için hemen saygı ile eğilin” demişti. | |||||
| 5 | Kehf 96. Ayet (18:96:10) | انْفُخُواۜ | انفخوا | nfuḣû | üfleyin! | ن ف خ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | “Bana (yeterince) demir madeni[336] getirin” dedi. İki yamacın arasındaki boşluğu (dağlarla) bir hizaya getirince, “körükleyin!” dedi. Demiri eritip kor (gibi) yapınca da, “Bana erimiş bakır getirin, bunun üzerine boşaltayım” dedi. | |||||
| 6 | Kehf 99. Ayet (18:99:7) | وَنُفِخَ | ونفخ | ve nufiḣa | ve üflenir | ن ف خ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | O gün biz onları bırakırız, dalga dalga birbirlerine karışırlar. Sonra sûra üfürülür de onları toptan bir araya getiririz. | |||||
| 7 | Tâhâ 102. Ayet (20:102:2) | يُنْفَخُ | ينفخ | yunfeḣu | üflenir | ن ف خ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | O gün günahkârları, (gözleri korkudan donup) gömgök kesilmiş olarak haşredeceğiz. | |||||
| 8 | Enbiyâ 91. Ayet (21:91:4) | فَنَفَخْنَا | فنفخنا | fe-nefaḣnâ | ve üflemiştik | ن ف خ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Irzını korumuş olan kadını da (Meryem’i de) hatırla. Ona ruhumuzdan üflemiştik. Kendisini de, oğlunu da âlemlere (kudretimizi gösteren) birer delil yapmıştık. | |||||
| 9 | Mü'minûn 101. Ayet (23:101:2) | نُفِخَ | نفخ | nufiḣa | üflendiği | ن ف خ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Sûr’a üfürüldüğü zaman, (işte) o gün ne aralarında soy-sop yakınlığı kalacak, ne de birbirlerini arayıp soracaklardır. | |||||
| 10 | Neml 87. Ayet (27:87:2) | يُنْفَخُ | ينفخ | yunfeḣu | üfleneceği | ن ف خ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Sûr’a üfürüleceği ve Allah’ın dilediği kimselerden başka göklerdeki herkesin, yerdeki herkesin korkuya kapılacağı günü hatırla. Hepsi de boyunlarını bükerek O’na gelirler. | |||||
| 11 | Secde 9. Ayet (32:9:3) | وَنَفَخَ | ونفخ | ve nefeḣa | ve üfledi | ن ف خ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Sonra onu şekillendirip ona ruhundan üfledi. Sizin için işitme, görme ve idrak duygularını yarattı. Ne kadar az şükrediyorsunuz! | |||||
| 12 | Yâsîn 51. Ayet (36:51:1) | وَنُفِخَ | ونفخ | ve nufiḣa | ve üflendi | ن ف خ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Sûra üfürülür. Bir de bakarsın, kabirlerden çıkmış, Rablerine doğru akın akın gitmektedirler. | |||||
| 13 | Sâd 72. Ayet (38:72:3) | وَنَفَخْتُ | ونفخت | ve nefaḣtu | ve üflediğim | ن ف خ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | “Onu şekillendirip içine ruhumdan üflediğim zaman onun için saygı ile eğilin.” | |||||
| 14 | Zümer 68. Ayet (39:68:1) | وَنُفِخَ | ونفخ | ve nufiḣa | ve üflenir | ن ف خ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Sûr’a üflenir ve Allah’ın dilediği kimseler dışında göklerdeki herkes ve yerdeki herkes ölür. Sonra ona bir daha üflenir, bir de bakarsın onlar kalkmış bekliyorlar. | |||||
| 15 | Zümer 68. Ayet (39:68:16) | نُفِخَ | نفخ | nufiḣa | üflenir | ن ف خ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Sûr’a üflenir ve Allah’ın dilediği kimseler dışında göklerdeki herkes ve yerdeki herkes ölür. Sonra ona bir daha üflenir, bir de bakarsın onlar kalkmış bekliyorlar. | |||||
| 16 | Kaf 20. Ayet (50:20:1) | وَنُفِخَ | ونفخ | ve nufiḣa | ve üflendi | ن ف خ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | (İnsanlar öldükten sonra tekrar dirilmeleri için) Sûr’a üfürülecek. İşte bu, tehdidin gerçekleşeceği gündür. | |||||
| 17 | Tahrim 12. Ayet (66:12:7) | فَنَفَخْنَا | فنفخنا | fenefaḣnâ | biz de üflemiştik | ن ف خ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah, bir de iffetini sapasağlam koruyan ve bizim de kendisine ruhumuzdan üflediğimiz, Rabbinin kelimelerini ve kitaplarını doğrulayan İmran kızı Meryem’i de (inananlara) örnek gösterdi. O itaat edenlerdendi. | |||||
| 18 | Hâkka 13. Ayet (69:13:2) | نُفِخَ | نفخ | nufiḣa | üflendiği | ن ف خ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 13,14,15. Sûr’a bir defa üfürülünce, yeryüzü ve dağlar kaldırılıp birbirine bir çarptırılınca, işte o gün olacak olmuş (kıyamet kopmuş)tur. | |||||
| 19 | Hâkka 13. Ayet (69:13:5) | نَفْخَةٌ | نفخة | nefḣatun | üfleme | ن ف خ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 13,14,15. Sûr’a bir defa üfürülünce, yeryüzü ve dağlar kaldırılıp birbirine bir çarptırılınca, işte o gün olacak olmuş (kıyamet kopmuş)tur. | |||||
| 20 | Nebe' 18. Ayet (78:18:2) | يُنْفَخُ | ينفخ | yunfeḣu | üflenir | ن ف خ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Bu, sûra üfürüleceği gün gerçekleşir ve siz bölük bölük gelirsiniz. | |||||