| Sırası | Geçtiği Yer | Arapça | Harekesiz | Okunuşu | Anlamı | Kökü |
|---|---|---|---|---|---|---|
| 1 | Bakara 45. Ayet (2:45:4) | وَاِنَّهَا | وانها | innehâ | şüphesiz bu | إِنَّ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Sabrederek ve namaz kılarak (Allah’tan) yardım dileyin.[14] Şüphesiz namaz, Allah’a derinden saygı duyanlardan başkasına ağır gelir. | |||||
| 2 | Ra'd 3. Ayet (13:3:8) | وَاَنْهَارًاۜ | وانهارا | ve enhârâ(an) | ve ırmaklar | ن ه ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | O, yeri yayıp döşeyen, orada dağlar, nehirler meydana getiren, orada her türlü meyveden (erkekli-dişili) iki eş yaratandır.[289] O, geceyi gündüze bürüyor. Şüphesiz bunlarda, düşünen bir kavim için (Allah’ın varlığını gösteren) deliller vardır. | |||||
| 3 | Hicr 76. Ayet (15:76:1) | وَاِنَّهَا | وانها | ve innehâ | ve şüphesiz o | إِنَّ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | O şehrin kalıntıları hâlâ mevcut olan bir yol üstünde duruyor. | |||||
| 4 | Nahl 15. Ayet (16:15:8) | وَاَنْهَارًا | وانهارا | ve enhâran | ve ırmaklar | ن ه ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 15,16. Sizi sarsmaması için yeryüzünde sağlam dağlar; yolunuzu bulmanız için de nehirler, yollar ve nice işaretler meydana getirdi. İnsanlar yıldızlarla da yollarını bulurlar. | |||||
| 5 | Fâtır 27. Ayet (35:27:13) | اَلْوَانُهَاۜ | الوانها | elvânuhâ | renkleri | ل و ن |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Görmüyor musun ki, Allah gökten su indirdi. Biz onunla türlü türlü ürünler çıkardık. Dağlardan da beyaz, kırmızı (birbirinden farklı) çeşitli renklerde yollar (katmanlar) var, simsiyah taşlar da var. | |||||
| 6 | Fâtır 27. Ayet (35:27:20) | اَلْوَانُهَا | الوانها | elvânuhâ | renklerde | ل و ن |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Görmüyor musun ki, Allah gökten su indirdi. Biz onunla türlü türlü ürünler çıkardık. Dağlardan da beyaz, kırmızı (birbirinden farklı) çeşitli renklerde yollar (katmanlar) var, simsiyah taşlar da var. | |||||
| 7 | Muhammed 15. Ayet (47:15:12) | وَاَنْهَارٌ | وانهار | ve enhârun | ve ırmakları | ن ه ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah’a karşı gelmekten sakınanlara söz verilen cennetin durumu şöyledir: Orada bozulmayan su ırmakları, tadı değişmeyen süt ırmakları, içenlere zevk veren şarap ırmakları ve süzme bal ırmakları vardır. Orada onlar için meyvelerin her çeşidi vardır. Rablerinden de bağışlama vardır. Bu cennetliklerin durumu, ateşte temelli kalacak olan ve bağırsaklarını parça parça edecek kaynar su içirilen kimselerin durumu gibi olur mu? | |||||
| 8 | Muhammed 15. Ayet (47:15:18) | وَاَنْهَارٌ | وانهار | ve enhârun | ve ırmakları | ن ه ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah’a karşı gelmekten sakınanlara söz verilen cennetin durumu şöyledir: Orada bozulmayan su ırmakları, tadı değişmeyen süt ırmakları, içenlere zevk veren şarap ırmakları ve süzme bal ırmakları vardır. Orada onlar için meyvelerin her çeşidi vardır. Rablerinden de bağışlama vardır. Bu cennetliklerin durumu, ateşte temelli kalacak olan ve bağırsaklarını parça parça edecek kaynar su içirilen kimselerin durumu gibi olur mu? | |||||
| 9 | Muhammed 15. Ayet (47:15:23) | وَاَنْهَارٌ | وانهار | ve enhârun | ve ırmakları | ن ه ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah’a karşı gelmekten sakınanlara söz verilen cennetin durumu şöyledir: Orada bozulmayan su ırmakları, tadı değişmeyen süt ırmakları, içenlere zevk veren şarap ırmakları ve süzme bal ırmakları vardır. Orada onlar için meyvelerin her çeşidi vardır. Rablerinden de bağışlama vardır. Bu cennetliklerin durumu, ateşte temelli kalacak olan ve bağırsaklarını parça parça edecek kaynar su içirilen kimselerin durumu gibi olur mu? | |||||