| Sırası | Geçtiği Yer | Arapça | Harekesiz | Okunuşu | Anlamı | Kökü |
|---|---|---|---|---|---|---|
| 1 | Mâide 62. Ayet (5:62:1) | وَتَرٰى | وترى | ve terâ | ve görürsün | ر أ ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Onlardan çoğunun günahta, düşmanlıkta, haram yemede birbirleriyle yarıştıklarını görürsün. Yapmakta oldukları şey ne kötüdür! | |||||
| 2 | İbrahim 49. Ayet (14:49:1) | وَتَرَى | وترى | ve terâ | ve görürsün | ر أ ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | O gün, suçluları zincirlere vurulmuş olarak görürsün. | |||||
| 3 | Nahl 14. Ayet (16:14:13) | وَتَرَى | وترى | ve terâ | ve görüyorsun ki | ر أ ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | O, taze et yemeniz ve takınacağınız süs eşyası çıkarmanız için denizi sizin hizmetinize verendir. Gemilerin orada suyu yara yara gittiğini görürsün. (Bütün bunlar) O’nun lütfundan nasip aramanız ve şükretmeniz içindir. | |||||
| 4 | Kehf 17. Ayet (18:17:1) | وَتَرَى | وترى | ve terâ | ve görürsün | ر أ ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | (Orada olsaydın) güneş doğduğunda onun; mağaralarının sağ tarafına kaydığını, batarken de onlara dokunmadan sol tarafa gittiğini görürdün. Kendileri ise mağaranın geniş bir yerinde idiler. Bu, Allah’ın mucizelerindendir. Allah, kime hidayet ederse işte o, doğru yolu bulandır. Kimi de şaşırtırsa, artık ona doğru yolu gösterecek bir dost bulamazsın. | |||||
| 5 | Kehf 47. Ayet (18:47:4) | وَتَرَى | وترى | ve terâ | ve görürsün | ر أ ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Dağları yürüteceğimiz ve senin yeryüzünü çırılçıplak göreceğin günü bir hatırla. Biz onları mahşerde toplarız da içlerinden hiçbirini bırakmayız. | |||||
| 6 | Hacc 2. Ayet (22:2:13) | وَتَرَى | وترى | ve terâ | ve görürsün | ر أ ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Onu göreceğiniz gün, her emzikli kadın emzirmekte olduğu çocuğundan geçer ve her hamile kadın da karnındaki çocuğunu düşürür. İnsanları sarhoş görürsün; hâlbuki onlar sarhoş değillerdir. Ne var ki Allah’ın azabı çok şiddetlidir. | |||||
| 7 | Hacc 5. Ayet (22:5:57) | وَتَرَى | وترى | ve terâ | ve görürsün | ر أ ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ey insanlar! Ölümden sonra diriliş konusunda herhangi bir şüphe içindeyseniz (düşünün ki) hiç şüphesiz biz sizi topraktan, sonra az bir sudan (meniden), sonra bir “alaka”dan[372], sonra da yaratılışı belli belirsiz bir “mudga”dan[373] yarattık ki size (kudretimizi) apaçık anlatalım. Dilediğimizi belli bir süreye kadar rahimlerde durduruyoruz. Sonra sizi bir çocuk olarak çıkarıyor, sonra da (akıl, temyiz ve kuvvette) tam gücünüze ulaşmanız için (sizi kemale erdiriyoruz.) İçinizden ölenler olur. Yine içinizden bir kısmı da ömrün en düşkün çağına ulaştırılır ki, bilirken hiçbir şey bilmez hâle gelsin. Yeryüzünü de ölü, kupkuru görürsün. Biz, onun üzerine yağmur indirdiğimiz zaman kıpırdar, kabarır ve her türden iç açıcı çift çift bitkiler bitirir. | |||||
| 8 | Neml 88. Ayet (27:88:1) | وَتَرَى | وترى | ve terâ | görürsün | ر أ ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Dağları görürsün, onları hareketsiz sanırsın. Hâlbuki onlar bulutların geçişi gibi hareket ederler. Bunu, her şeyi sağlam ve yerli yerince yapan Allah yapmıştır. Şüphesiz O, yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır. | |||||
| 9 | Fâtır 12. Ayet (35:12:20) | وَتَرَى | وترى | ve terâ | ve görürsün | ر أ ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | İki deniz aynı olmaz. Şu tatlıdır, susuzluğu giderir, içimi kolaydır. Şu ise tuzludur, acıdır. Bununla beraber her birinden taze et yersiniz ve takınacağınız süs eşyası çıkarırsınız. Allah’ın lütfundan istemeniz ve şükretmeniz için gemilerin orada suyu yara yara gittiğini görürsün. | |||||
| 10 | Zümer 75. Ayet (39:75:1) | وَتَرَى | وترى | ve terâ | ve görürsün | ر أ ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Melekleri de, Rablerini hamd ile tesbih edip yücelterek Arş’ın etrafını kuşatmış hâlde görürsün. Artık kulların arasında adaletle hüküm verilmiş ve “Hamd âlemlerin Rabbi olan Allah’a mahsustur” denilmiştir. | |||||
| 11 | Şûrâ 44. Ayet (42:44:10) | وَتَرَى | وترى | ve terâ | ve görürsün | ر أ ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah, kimi saptırırsa artık bundan sonra onun hiçbir dostu yoktur. Azabı gördüklerinde zâlimlerin, “Dünyaya dönmek için bir yol var mı?” dediklerini görürsün. | |||||
| 12 | Câsiye 28. Ayet (45:28:1) | وَتَرٰى | وترى | ve terâ | ve görürsün | ر أ ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | O gün her ümmeti diz çökmüş görürsün. Her ümmet kendi kitabına çağrılır. (Onlara şöyle denilir:) “Bugün (yalnızca) yaptıklarınızın karşılığı verilecektir.” | |||||