| Sırası | Geçtiği Yer | Arapça | Harekesiz | Okunuşu | Anlamı | Kökü |
|---|---|---|---|---|---|---|
| 1 | Âl-i İmran 106. Ayet (3:106:9) | وُجُوهُهُمْ۠ | وجوههم | vucûhuhum | yüzleri | و ج ه |
| Diyanet İşleri (Yeni) | O gün bazı yüzler ağarır, bazı yüzler kararır. Yüzleri kararanlara, “İmanınızdan sonra inkâr ettiniz, öyle mi? Öyle ise inkâr etmenize karşılık azabı tadın” denilir. | |||||
| 2 | Âl-i İmran 107. Ayet (3:107:4) | وُجُوهُهُمْ | وجوههم | vucûhuhum | yüzleri | و ج ه |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Yüzleri ağaranlar ise Allah’ın rahmeti içindedirler. Onlar orada ebedî kalacaklardır. | |||||
| 3 | Enfal 50. Ayet (8:50:0) | وُجُوهَهُمْ | وجوههم | vucûhehum | yüzlerine | و ج ه |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Melekler, kâfirlerin yüzlerine ve artlarına vura vura ve “haydi tadın yangın azabını” diyerek canlarını alırken bir görseydin. | |||||
| 4 | Yunus 26. Ayet (10:26:0) | وُجُوهَهُمْ | وجوههم | vucûhehum | onların yüzlerini | و ج ه |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Güzel iş yapanlara (karşılık olarak) daha güzeli ve bir de fazlası vardır. Onların yüzlerine ne bir kara bulaşır, ne de bir zillet. İşte onlar cennetliklerdir ve orada ebedî kalacaklardır. | |||||
| 5 | Yunus 27. Ayet (10:27:0) | وُجُوهُهُمْ | وجوههم | vucûhuhum | yüzleri | و ج ه |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Kötü işler yapmış olanlara gelince, bir kötülüğün cezası misliyledir ve onları bir zillet kaplayacaktır. Onları Allah’(ın azabın)dan koruyacak hiçbir kimse de yoktur. Sanki yüzleri, karanlık geceden parçalarla örtülmüştür. İşte onlar cehennemliklerdir. Onlar orada ebedî kalacaklardır. | |||||
| 6 | İbrahim 50. Ayet (14:50:5) | وُجُوهَهُمُ | وجوههم | vucûhehumu | yüzlerini | و ج ه |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Gömlekleri katrandandır. Yüzlerini de ateş bürüyecektir. | |||||
| 7 | İsrâ 97. Ayet (17:97:18) | وُجُوهِهِمْ | وجوههم | vucûhihim | yüzleri | و ج ه |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah, kimi doğru yola iletirse işte o, doğru yolu bulmuştur. Kimi de saptırırsa, böyleleri için O’nun dışında dostlar bulamazsın. Onları kıyamet günü körler, dilsizler ve sağırlar olarak yüzüstü haşredeceğiz. Varacakları yer cehennemdir. Cehennemin ateşi dindikçe, onlara çılgın ateşi artırırız. | |||||
| 8 | Enbiyâ 39. Ayet (21:39:9) | وُجُوهِهِمُ | وجوههم | vucûhihimu | yüzleri- | و ج ه |
| Diyanet İşleri (Yeni) | İnkâr edenler, yüzlerinden ve sırtlarından ateşi savamayacakları ve hiçbir yardım da görmeyecekleri vakti bir bilseler! | |||||
| 9 | Mü'minûn 104. Ayet (23:104:2) | وُجُوهَهُمُ | وجوههم | vucûhehumu | yüzlerini | و ج ه |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ateş yüzlerini yalar ve onlar orada sırıtır kalırlar. | |||||
| 10 | Furkan 34. Ayet (25:34:4) | وُجُوهِهِمْ | وجوههم | vucûhihim | yüzleri | و ج ه |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Yüzüstü cehenneme sürüklenecek olanlar var ya; işte onlar konumları itibariyle daha kötü, tuttukları yol itibariyle daha sapıktırlar. | |||||
| 11 | Neml 90. Ayet (27:90:5) | وُجُوهُهُمْ | وجوههم | vucûhuhum | onların yüzleri | و ج ه |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Kimler de kötü amel getirirse, yüzüstü ateşe atılırlar. (Onlara), “Ancak yaptıklarınızın karşılığını görüyorsunuz” (denir.) | |||||
| 12 | Ahzab 66. Ayet (33:66:3) | وُجُوهُهُمْ | وجوههم | vucûhuhum | yüzleri | و ج ه |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Yüzlerinin ateşte bir yandan bir yana döndürüleceği gün, “Keşke Allah’a ve Resûl’e itaat edeydik” diyecekler. | |||||
| 13 | Zümer 60. Ayet (39:60:8) | وُجُوهُهُمْ | وجوههم | vucûhuhum | yüzlerini | و ج ه |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Kıyamet günü Allah’a karşı yalan söyleyenleri görürsün, yüzleri kapkara kesilmiştir. Büyüklük taslayanlar için cehennemde bir yer mi yok!? | |||||
| 14 | Muhammed 27. Ayet (47:27:6) | وُجُوهَهُمْ | وجوههم | vucûhehum | yüzlerine | و ج ه |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Melekler, onların yüzlerine ve sırtlarına vurarak canlarını alırken hâlleri nasıl olacak? | |||||
| 15 | Fetih 29. Ayet (48:29:21) | وُجُوهِهِمْ | وجوههم | vucûhihim | yüzlerinde | و ج ه |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Muhammed, Allah’ın Resûlüdür. Onunla beraber olanlar, inkârcılara karşı çetin, birbirlerine karşı da merhametlidirler. Onların, rükû ve secde hâlinde, Allah’tan lütuf ve hoşnutluk istediklerini görürsün. Onların secde eseri olan alametleri yüzlerindedir. İşte bu, onların Tevrat’ta ve İncil’de anlatılan durumlarıdır: Onlar filizini çıkarmış, onu kuvvetlendirmiş, kalınlaşmış, gövdesi üzerine dikilmiş, ziraatçıların hoşuna giden bir ekin gibidirler. Allah, kendileri sebebiyle inkârcıları öfkelendirmek için onları böyle sağlam ve dirençli kılar. Allah, içlerinden iman edip salih amel işleyenlere bir bağışlama ve büyük bir mükâfat vaad etmiştir. | |||||
| 16 | Kamer 48. Ayet (54:48:6) | وُجُوهِهِمْۜ | وجوههم | vucûhihim | yüzleri | و ج ه |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Yüzüstü ateşe sürüklendikleri gün kendilerine, “Cehennemin dokunuşunu tadın!” denecek. | |||||
| 17 | Mutaffifîn 24. Ayet (83:24:3) | وُجُوهِهِمْ | وجوههم | vucûhihim | yüzlerinde | و ج ه |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Onların yüzlerinde, nimetlerin sevincini görürsün. | |||||