| Sırası | Geçtiği Yer | Arapça | Harekesiz | Okunuşu | Anlamı | Kökü |
|---|---|---|---|---|---|---|
| 1 | En'am 164. Ayet (6:164:19) | وِزْرَ | وزر | vizra | yükünü | و ز ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | De ki: “Her şeyin Rabbi O iken ben başka bir Rab mı arayayım? Herkes günahı yalnız kendi aleyhine kazanır. Hiçbir günahkâr başka bir günahkârın günah yükünü yüklenmez.[209] Sonra dönüşünüz ancak Rabbinizedir. O size, ihtilaf etmekte olduğunuz şeyleri haber verecektir. | |||||
| 2 | Ra'd 4. Ayet (13:4:8) | وَزَرْعٌ | وزرع | ve zer’un | ve ekinler | ز ر ع |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Yeryüzünde birbirine komşu kara parçaları, üzüm bağları, ekinler; bir kökten çıkan çok gövdeli ve tek gövdeli hurma ağaçları vardır ki hepsi aynı su ile sulanır. Ama biz ürünleri konusunda bir kısmını bir kısmına üstün kılıyoruz. Şüphesiz bunda aklını kullanan bir kavim için (Allah’ın varlığını gösteren) deliller vardır. | |||||
| 3 | İsrâ 15. Ayet (17:15:14) | وِزْرَ | وزر | vizra | günah yükünü | و ز ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Kim doğru yolu bulmuşsa, ancak kendisi için bulmuştur; kim de sapıtmışsa kendi aleyhine sapıtmıştır. Hiçbir günahkâr, başka bir günahkârın günah yükünü yüklenmez. Biz, bir peygamber göndermedikçe azap edici değiliz.[311] | |||||
| 4 | Tâhâ 100. Ayet (20:100:8) | وِزْرًاۙ | وزرا | vizrâ(n) | (ağır) bir günah | و ز ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Kim ondan yüz çevirirse şüphesiz ki o, kıyamet gününde ağır bir günah yükü yüklenecektir. | |||||
| 5 | Şu'arâ 148. Ayet (26:148:1) | وَزُرُوعٍ | وزروع | ve zurû’in | ve ekinler arasında | ز ر ع |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 146,147,148. “Siz buradaki bahçelerde, pınar başlarında, ekinlerde, meyveleri olgunlaşmış hurmalıklarda güven içinde bırakılacak mısınız?” | |||||
| 6 | Fâtır 18. Ayet (35:18:4) | وِزْرَ | وزر | vizra | günahını | و ز ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Hiçbir günahkâr başka bir günahkârın yükünü yüklenmez. Günah yükü ağır olan kimse, (bir başkasını), günahını yüklenmeye çağırırsa, ondan hiçbir şey yüklenilmez, çağırdığı kimse yakını da olsa. Sen ancak, görmedikleri hâlde Rablerinden için için korkanları ve namaz kılanları uyarırsın. Kim arınırsa ancak kendisi için arınmış olur. Dönüş ancak Allah’adır. | |||||
| 7 | Zümer 7. Ayet (39:7:18) | وِزْرَ | وزر | vizra | günahını | و ز ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Eğer inkâr ederseniz, şüphesiz ki Allah sizin iman etmenize muhtaç değildir. Ama kullarının inkâr etmesine razı olmaz. Eğer şükrederseniz sizin için buna razı olur. Hiçbir günahkâr başka bir günahkârın yükünü yüklenmez. Sonra dönüşünüz ancak Rabbinizedir. O da size yaptıklarınızı haber verir. Çünkü O, göğüslerin özünü (kalplerde olanı) hakkıyla bilir. | |||||
| 8 | Duhân 26. Ayet (44:26:1) | وَزُرُوعٍ | وزروع | ve zurû’in | ve ekinler(den) | ز ر ع |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Nice ekinler, nice güzel konaklar! | |||||
| 9 | Necm 38. Ayet (53:38:4) | وِزْرَ | وزر | vizra | (günah) yükünü | و ز ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Hiçbir günahkâr, başkasının günah yükünü yüklenmez. | |||||
| 10 | Kıyamet 11. Ayet (75:11:3) | وَزَرَۚ | وزر | vezer(a) | sığınacak yer | و ز ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Hayır, hiçbir sığınacak yer yoktur. | |||||
| 11 | Gâşiye 16. Ayet (88:16:1) | وَزَرَابِيُّ | وزرابي | ve zerâbiyyu | ve halılar | زَرَابِيُّ |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 13,14,15,16. Orada yüksek tahtlar, konulmuş kadehler, sıra sıra yastıklar, serilmiş gösterişli yaygılar vardır. | |||||
| 12 | İnşirâh 2. Ayet (94:2:3) | وِزْرَكَۙ | وزرك | vizrak(e) | yükünü | و ز ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 2,3. Belini büken yükünü üzerinden kaldırmadık mı? | |||||