"وضع" Analizi

Arapça Metin (Harekesiz) ve benzeşen aramasında 12 sonuç bulundu.
Sırası Geçtiği Yer Arapça Harekesiz Okunuşu Anlamı Kökü
1 İsrâ 75. Ayet (17:75:5) وَضِعْفَ وضعف ve di’fe ve kat kat ض ع ف
Diyanet İşleri (Yeni) İşte o zaman sana, hayatın da, ölümün de katmerli acılarını tattırırdık. Sonra bize karşı kendine hiçbir yardımcı bulamazdın.
2 Tevbe 47. Ayet (9:47:0) وَلَا۬اَوْضَعُوا ولااوضعوا ve le-evda’û ve hemen sokulurlardı و ض ع
Diyanet İşleri (Yeni) Eğer onlar da sizin içinizde (sefere) çıksalardı, size bozgunculuktan başka bir katkıları olmayacak ve sizi fitneye düşürmek için aranızda koşuşturacaklardı. Aranızda onları dinleyecek kişiler de vardı. Allah, zalimleri hakkıyla bilendir.
3 Rahman 7. Ayet (55:7:3) وَوَضَعَ ووضع ve vada’a ve koydu و ض ع
Diyanet İşleri (Yeni) Göğü yükseltti ve ölçüyü koydu.
4 Ahkaf 15. Ayet (46:15:8) وَوَضَعَتْهُ ووضعته ve vada’athu ve doğurdu onu و ض ع
Diyanet İşleri (Yeni) Biz, insana anne babasına iyi davranmayı emrettik. Annesi onu ne zahmetle karnında taşıdı ve ne zahmetle doğurdu! Onun (anne karnında) taşınması ve sütten kesilme süresi (toplam olarak) otuz aydır. Nihayet olgunluk çağına gelip, kırk yaşına varınca şöyle der: “Bana ve anne babama verdiğin nimetlere şükretmemi, senin razı olacağın salih amel işlememi bana ilham et. Neslimi de salih kimseler yap. Şüphesiz ben sana döndüm. Muhakkak ki ben sana teslim olanlardanım.”
5 İnşirâh 2. Ayet (94:2:1) وَوَضَعْنَا ووضعنا ve veda’nâ ve atmadık mı? و ض ع
Diyanet İşleri (Yeni) 2,3. Belini büken yükünü üzerinden kaldırmadık mı?
6 Kehf 49. Ayet (18:49:1) وَوُضِعَ ووضع ve vudi’a (ortaya) konulmuştur و ض ع
Diyanet İşleri (Yeni) Kitap ortaya konur. Suçluları, kitabın içindekilerden korkuya kapılmış görürsün. “Eyvah bize! Bu nasıl bir kitaptır ki küçük, büyük hiçbir şey bırakmadan hepsini sayıp dökmüş!” derler. Onlar bütün yaptıklarını karşılarında bulurlar. Senin Rabbin hiç kimseye zulmetmez.
7 Zümer 69. Ayet (39:69:5) وَوُضِعَ ووضع ve vudi’a ve (ortaya) konur و ض ع
Diyanet İşleri (Yeni) Yeryüzü, Rabbinin nuruyla aydınlanır. Kitap (amel defterleri) ortaya konur. Peygamberler ve şahitler getirilir ve haksızlığa uğratılmaksızın aralarında adaletle hüküm verilir.
8 Rahman 10. Ayet (55:10:2) وَضَعَهَا وضعها veda’ahâ koydu و ض ع
Diyanet İşleri (Yeni) Allah, yeri yaratıklar için var etti.
9 Âl-i İmran 36. Ayet (3:36:11) وَضَعَتْۜ وضعت veda’at doğurduğunu و ض ع
Diyanet İşleri (Yeni) Onu doğurunca, “Rabbim!” dedi, “Onu kız doğurdum.” -Oysa Allah, onun ne doğurduğunu daha iyi bilir-[87] “Erkek, kız gibi değildir. Ona Meryem adını verdim. Onu ve soyunu kovulmuş şeytandan senin korumana bırakıyorum.”
10 Âl-i İmran 36. Ayet (3:36:2) وَضَعَتْهَا وضعتها veda’athâ onu doğurunca و ض ع
Diyanet İşleri (Yeni) Onu doğurunca, “Rabbim!” dedi, “Onu kız doğurdum.” -Oysa Allah, onun ne doğurduğunu daha iyi bilir-[87] “Erkek, kız gibi değildir. Ona Meryem adını verdim. Onu ve soyunu kovulmuş şeytandan senin korumana bırakıyorum.”
11 Âl-i İmran 36. Ayet (3:36:6) وَضَعْتُهَٓا وضعتها veda’tuhâ onu doğurdum و ض ع
Diyanet İşleri (Yeni) Onu doğurunca, “Rabbim!” dedi, “Onu kız doğurdum.” -Oysa Allah, onun ne doğurduğunu daha iyi bilir-[87] “Erkek, kız gibi değildir. Ona Meryem adını verdim. Onu ve soyunu kovulmuş şeytandan senin korumana bırakıyorum.”
12 Âl-i İmran 96. Ayet (3:96:4) وُضِعَ وضع vudi’a (ma'bed olarak) kurulan و ض ع
Diyanet İşleri (Yeni) Şüphesiz, insanlar için kurulan ilk ibadet evi, elbette Mekke’de, âlemlere rahmet ve hidayet kaynağı olarak kurulan Kâ’be’dir.