| Sırası | Geçtiği Yer | Arapça | Harekesiz | Okunuşu | Anlamı | Kökü |
|---|---|---|---|---|---|---|
| 1 | Yusuf 22. Ayet (12:22:6) | وَعِلْمًاۜ | وعلما | ve ’ilmâ(en) | ve ilim | ع ل م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Olgunluk çağına erişince, ona hikmet ve ilim verdik. İşte biz, iyi davrananları böyle mükâfatlandırırız. | |||||
| 2 | Enbiyâ 74. Ayet (21:74:4) | وَعِلْمًا | وعلما | ve ’ilmen | ve ilim | ع ل م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Biz, Lût’a da bir hikmet ve bir ilim verdik ve onu çirkin işler yapan memleketten kurtardık. Gerçekten onlar kötü bir toplum idiler, fasık (Allah’ın emrinden çıkan kimseler) idiler. | |||||
| 3 | Enbiyâ 79. Ayet (21:79:6) | وَعِلْمًاۘ | وعلما | ve ’ilmâ(en) | ve bilgi | ع ل م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Biz hüküm vermeyi Süleyman’a kavratmıştık. Zaten her birine hükümranlık ve ilim vermiştik. Dâvûd ile birlikte, Allah’ı tespih etmeleri için dağları ve kuşları onun emrine verdik. Bunları yapan biz idik.[368] | |||||
| 4 | Kasas 14. Ayet (28:14:7) | وَعِلْمًاۜ | وعلما | ve ’ilmâ(en) | ve ilim | ع ل م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Mûsâ, olgunluk çağına ulaşıp gelişimini tamamlayınca, biz ona ilim ve hikmet verdik. Biz, iyilik edenleri böyle mükâfatlandırırız. | |||||
| 5 | Mü'min 7. Ayet (40:7:19) | وَعِلْمًا | وعلما | ve ’ilmen | ve bilgi ile | ع ل م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Arş’ı taşıyanlar ve onun çevresinde bulunanlar (melekler) Rablerini hamd ederek tespih ederler, O’na inanırlar ve inananlar için (şöyle diyerek) bağışlanma dilerler: “Ey Rabbimiz! Senin rahmetin ve ilmin her şeyi kuşatmıştır. O hâlde tövbe eden ve senin yoluna uyanları bağışla ve onları cehennem azâbından koru.” | |||||