"وعلم" Analizi

Arapça Metin (Harekesiz) ve benzeşen aramasında 13 sonuç bulundu.
Sırası Geçtiği Yer Arapça Harekesiz Okunuşu Anlamı Kökü
1 Bakara 31. Ayet (2:31:1) وَعَلَّمَ وعلم ve ’alleme ve öğretti ع ل م
Diyanet İşleri (Yeni) Allah, Âdem’e bütün varlıkların isimlerini öğretti. Sonra onları meleklere göstererek, “Eğer doğru söyleyenler iseniz, haydi bana bunların isimlerini bildirin” dedi.
2 Bakara 251. Ayet (2:251:11) وَعَلَّمَهُ وعلمه ve ’allemehu ve ona öğretti ع ل م
Diyanet İşleri (Yeni) Derken, Allah’ın izniyle onları bozguna uğrattılar. Davud, Câlût’u öldürdü. Allah, ona (Davud’a) hükümdarlık ve hikmet verdi ve ona dilediğini öğretti. Eğer Allah’ın; insanların bir kısmıyla diğerlerini savması olmasaydı, yeryüzü bozulurdu. Ancak Allah, bütün âlemlere karşı lütuf sahibidir.
3 Nisâ 113. Ayet (4:113:24) وَعَلَّمَكَ وعلمك ve ’allemeke ve sana öğretti ع ل م
Diyanet İşleri (Yeni) (Ey Muhammed!) Eğer Allah’ın sana lütuf ve merhameti olmasaydı, onlardan bir grup seni saptırmaya çalışırdı. Hâlbuki onlar, ancak kendilerini saptırırlar, sana hiçbir zarar veremezler. Allah, sana kitabı (Kur’an’ı) ve hikmeti indirmiş ve sana bilmediğin şeyleri öğretmiştir. Allah’ın sana lütfu çok büyüktür.
4 En'am 91. Ayet (6:91:31) وَعُلِّمْتُمْ وعلمتم ve ’ullimtum ve size öğretildiği ع ل م
Diyanet İşleri (Yeni) Allah’ın kadrini gereği gibi bilemediler.[183] Çünkü, “Allah, hiç kimseye hiçbir şey indirmedi” dediler.[184] De ki: “Mûsâ’nın insanlara bir nur ve hidayet olarak getirdiği, parça parça kâğıtlar hâline koyup ortaya çıkardığınız, pek çoğunu ise gizlediğiniz; (kendisiyle) sizin de, babalarınızın da bilmediği şeylerin size öğretildiği Kitab’ı kim indirdi?” (Ey Muhammed!) “Allah” (indirdi) de, sonra bırak onları, içine daldıkları batakta oynayadursunlar.
5 Enfal 66. Ayet (8:66:0) وَعَلِمَ وعلم ve ’alime ve bildi ع ل م
Diyanet İşleri (Yeni) Şimdi ise, Allah yükünüzü hafifletti ve sizde muhakkak bir zaaf olduğunu bildi. Eğer içinizde sabırlı yüz kişi olursa iki yüz kişiye galip gelirler. Eğer içinizde (sabırlı) bin kişi olursa, Allah’ın izniyle iki bin kişiye galip gelirler. Allah, sabredenlerle beraberdir.
6 Yusuf 22. Ayet (12:22:6) وَعِلْمًاۜ وعلما ve ’ilmâ(en) ve ilim ع ل م
Diyanet İşleri (Yeni) Olgunluk çağına erişince, ona hikmet ve ilim verdik. İşte biz, iyi davrananları böyle mükâfatlandırırız.
7 Yusuf 101. Ayet (12:101:6) وَعَلَّمْتَن۪ي وعلمتني ve ’allemtenî ve bana öğrettin ع ل م
Diyanet İşleri (Yeni) Rabbim! Gerçekten bana mülk verdin ve bana sözlerin yorumunu öğrettin. Ey gökleri ve yeri yaratan! Dünyada ve ahirette sen benim velimsin. Benim canımı müslüman olarak al ve beni iyilere kat.”
8 Kehf 65. Ayet (18:65:9) وَعَلَّمْنَاهُ وعلمناه ve ’allemnâhu ve ona öğretmiştik ع ل م
Diyanet İşleri (Yeni) Derken kullarımızdan bir kul buldular ki, biz ona katımızdan bir rahmet vermiş, kendisine tarafımızdan bir ilim öğretmiştik.[330]
9 Enbiyâ 74. Ayet (21:74:4) وَعِلْمًا وعلما ve ’ilmen ve ilim ع ل م
Diyanet İşleri (Yeni) Biz, Lût’a da bir hikmet ve bir ilim verdik ve onu çirkin işler yapan memleketten kurtardık. Gerçekten onlar kötü bir toplum idiler, fasık (Allah’ın emrinden çıkan kimseler) idiler.
10 Enbiyâ 79. Ayet (21:79:6) وَعِلْمًاۘ وعلما ve ’ilmâ(en) ve bilgi ع ل م
Diyanet İşleri (Yeni) Biz hüküm vermeyi Süleyman’a kavratmıştık. Zaten her birine hükümranlık ve ilim vermiştik. Dâvûd ile birlikte, Allah’ı tespih etmeleri için dağları ve kuşları onun emrine verdik. Bunları yapan biz idik.[368]
11 Enbiyâ 80. Ayet (21:80:1) وَعَلَّمْنَاهُ وعلمناه ve ’allemnâhu ve ona öğretmiştik ع ل م
Diyanet İşleri (Yeni) Bir de Davud’a, sizin için, zırh yapma sanatını öğrettik ki, savaşlarınızda sizi korusun. Şimdi siz şükrediyor musunuz?
12 Kasas 14. Ayet (28:14:7) وَعِلْمًاۜ وعلما ve ’ilmâ(en) ve ilim ع ل م
Diyanet İşleri (Yeni) Mûsâ, olgunluk çağına ulaşıp gelişimini tamamlayınca, biz ona ilim ve hikmet verdik. Biz, iyilik edenleri böyle mükâfatlandırırız.
13 Mü'min 7. Ayet (40:7:19) وَعِلْمًا وعلما ve ’ilmen ve bilgi ile ع ل م
Diyanet İşleri (Yeni) Arş’ı taşıyanlar ve onun çevresinde bulunanlar (melekler) Rablerini hamd ederek tespih ederler, O’na inanırlar ve inananlar için (şöyle diyerek) bağışlanma dilerler: “Ey Rabbimiz! Senin rahmetin ve ilmin her şeyi kuşatmıştır. O hâlde tövbe eden ve senin yoluna uyanları bağışla ve onları cehennem azâbından koru.”