"وكنا" Analizi

Arapça Metin (Harekesiz) ve benzeşen aramasında 16 sonuç bulundu.
Sırası Geçtiği Yer Arapça Harekesiz Okunuşu Anlamı Kökü
1 A'raf 173. Ayet (7:173:0) وَكُنَّا وكنا ve kunnâ biz de olduk ك و ن
Diyanet İşleri (Yeni) Yahut, “Bizden önce babalarımız Allah’a ortak koşmuşlar. Biz onlardan sonra gelen bir nesiliz. Şimdi batılcıların işlediği yüzünden bizi helâk mı edeceksin?” dememeniz içindir.
2 Enbiyâ 51. Ayet (21:51:7) وَكُنَّا وكنا ve kunnâ ve biz idik ك و ن
Diyanet İşleri (Yeni) Andolsun, daha önce de İbrahim’e doğruyu yanlıştan ayırma yeteneğini verdik. Biz zaten onu biliyorduk.
3 Enbiyâ 78. Ayet (21:78:12) وَكُنَّا وكنا ve kunnâ biz de idik ك و ن
Diyanet İşleri (Yeni) Dâvûd ile Süleyman’ı da hatırla. Hani bir ekin tarlası hakkında hüküm veriyorlardı. Çünkü halkın koyunları o ekine girmişti. Biz de hükümlerine şahit olmuştuk.[367]
4 Enbiyâ 79. Ayet (21:79:13) وَكُنَّا وكنا ve kunnâ ve biz ك و ن
Diyanet İşleri (Yeni) Biz hüküm vermeyi Süleyman’a kavratmıştık. Zaten her birine hükümranlık ve ilim vermiştik. Dâvûd ile birlikte, Allah’ı tespih etmeleri için dağları ve kuşları onun emrine verdik. Bunları yapan biz idik.[368]
5 Enbiyâ 81. Ayet (21:81:11) وَكُنَّا وكنا ve kunnâ ve biz ك و ن
Diyanet İşleri (Yeni) Süleyman’ın hizmetine de güçlü esen rüzgârı verdik. Rüzgâr, onun emriyle içinde bereketler yarattığımız yere eser giderdi. Biz, her şeyi hakkıyla bileniz.
6 Enbiyâ 82. Ayet (21:82:10) وَكُنَّا وكنا ve kunnâ ve biz idik ك و ن
Diyanet İşleri (Yeni) Bir de şeytanlardan, Süleyman için dalgıçlık eden ve daha bundan başka işler yapanları da onun emrine verdik. Hep onları zapteden bizdik.
7 Mü'minûn 82. Ayet (23:82:4) وَكُنَّا وكنا ve kunnâ ve olduğumuz ك و ن
Diyanet İşleri (Yeni) Dediler ki: “Gerçekten biz, ölüp bir toprak ve kemik yığını hâline geldikten sonra mı tekrar diriltileceğiz?”
8 Mü'minûn 106. Ayet (23:106:6) وَكُنَّا وكنا ve kunnâ ve biz olduk ك و ن
Diyanet İşleri (Yeni) Onlar da şöyle derler: “Ey Rabbimiz! Biz azgınlığımıza yenik düştük ve sapık bir toplum olduk.”
9 Neml 42. Ayet (27:42:13) وَكُنَّا وكنا ve kunnâ ve biz olmuştuk ك و ن
Diyanet İşleri (Yeni) Belkıs gelince, “Senin tahtın böyle mi?” denildi. O da, “Sanki o! Fakat zaten daha önce bize bilgi verilmişti ve biz teslimiyet göstermiştik” dedi.
10 Kasas 58. Ayet (28:58:15) وَكُنَّا وكنا ve kunnâ ve biz olduk ك و ن
Diyanet İşleri (Yeni) Biz nimetler içinde şımaran nice memleket halkını helâk etmişizdir. İşte kendilerinden sonra içlerinde pek az oturulmuş yurtları! (O yurtlara) biz varis olduk, biz.
11 Sâffât 16. Ayet (37:16:3) وَكُنَّا وكنا ve kunnâ ve olduğumuz ك و ن
Diyanet İşleri (Yeni) “Gerçekten biz, ölüp bir toprak ve kemik yığını hâline geldikten sonra mı, biz mi tekrar diriltileceğiz?”
12 Sâffât 53. Ayet (37:53:3) وَكُنَّا وكنا ve kunnâ ve olduğumuz ك و ن
Diyanet İşleri (Yeni) “Gerçekten biz, ölüp bir toprak ve kemik yığını hâline geldikten sonra mı, biz mi hesaba çekileceğiz?”
13 Kaf 3. Ayet (50:3:3) وَكُنَّا وكنا ve kunnâ ve olduğumuz ك و ن
Diyanet İşleri (Yeni) “Öldüğümüz ve toprak olduğumuz zaman mı (dirilecekmişiz)? Bu, akla uzak (imkânsız) bir dönüştür!”
14 Vâkı'a 47. Ayet (56:47:5) وَكُنَّا وكنا ve kunnâ ve olduğumuz ك و ن
Diyanet İşleri (Yeni) Diyorlardı ki: “Biz öldükten, toprak ve kemik yığını hâline geldikten sonra mı, biz mi bir daha diriltilecekmişiz?”
15 Müddessir 45. Ayet (74:45:1) وَكُنَّا وكنا ve kunnâ ve biz ك و ن
Diyanet İşleri (Yeni) “Batıla dalanlarla birlikte biz de dalardık.”
16 Müddessir 46. Ayet (74:46:1) وَكُنَّا وكنا ve kunnâ ve biz ك و ن
Diyanet İşleri (Yeni) “Ceza gününü de yalanlıyorduk.”