"ولا" Analizi

Arapça Metin (Harekesiz) ve benzeşen aramasında 853 sonuç bulundu.
750 - 800 arasındaki sonuçlar gösteriliyor
Sırası Geçtiği Yer Arapça Harekesiz Okunuşu Anlamı Kökü
750 Rahman 9. Ayet (55:9:4) وَلَا ولا velâ ve لَا
Diyanet İşleri (Yeni) Tartıyı adaletle yapın, teraziyi eksik tutmayın.
751 Rahman 39. Ayet (55:39:7) وَلَا ولا velâ ne de  لَا
Diyanet İşleri (Yeni) İşte o gün ne insana, ne cine günahı sorulmayacak.[519]
752 Rahman 56. Ayet (55:56:8) وَلَا ولا velâ ne de  لَا
Diyanet İşleri (Yeni) Oralarda bakışlarını sadece eşlerine çevirmiş dilberler vardır. Onlara eşlerinden önce ne bir insan, ne bir cin dokunmuştur.
753 Rahman 74. Ayet (55:74:5) وَلَا ولا velâ ne de  لَا
Diyanet İşleri (Yeni) Onlara, eşlerinden önce ne bir insan ne bir cin dokunmuştur.
754 Vâkı'a 19. Ayet (56:19:4) وَلَا ولا velâ ve  لَا
Diyanet İşleri (Yeni) 17,18,19,20,21. Ebediyen genç kalan uşaklar, onların etrafında; içmekle başlarının dönmeyeceği ve sarhoş olmayacakları, cennet pınarından doldurulmuş sürahileri, ibrikleri ve kadehleri, beğendikleri meyveleri ve arzu ettikleri kuş etlerini dolaştırırlar.
755 Vâkı'a 25. Ayet (56:25:5) وَلَا ولا velâ ve ne de  لَا
Diyanet İşleri (Yeni) Orada ne boş bir söz, ne de günaha sokan bir şey işitirler.
756 Vâkı'a 33. Ayet (56:33:3) وَلَا ولا velâ ve ne de  لَا
Diyanet İşleri (Yeni) 28,29,30,31,32,33,34. (Onlar), dikensiz sidir ağaçları[523] ve meyveleri küme küme dizili muz ağaçları altında, yayılmış sürekli bir gölgede, çağlayan bir su başında, tükenmeyen ve yasaklanmayan çok çeşitli meyveler içinde ve yüksek döşekler üzerindedirler.
757 Vâkı'a 44. Ayet (56:44:3) وَلَا ولا velâ ve olmayan  لَا
Diyanet İşleri (Yeni) 42,43,44. Onlar, iliklere işleyen bir ateş ve bir kaynar su içindedirler. Ne serin ve ne de yararlı olan zifirî bir gölge içinde!.
758 Vâkı'a 57. Ayet (56:57:3) فَلَوْلَا فلولا fe-levlâ gerekmez mi? لَوْلَا
Diyanet İşleri (Yeni) Sizi biz yarattık. Hâlâ tasdik etmeyecek misiniz?
759 Vâkı'a 62. Ayet (56:62:5) فَلَوْلَا فلولا fe-levlâ -mısınız? لَوْلَا
Diyanet İşleri (Yeni) Andolsun, birinci yaratılışı(nızı) biliyorsunuz. O hâlde düşünseniz ya!
760 Vâkı'a 70. Ayet (56:70:5) فَلَوْلَا فلولا fe-levlâ -misiniz? لَوْلَا
Diyanet İşleri (Yeni) Dileseydik onu acı bir su yapardık. O hâlde şükretseydiniz ya!.
761 Vâkı'a 83. Ayet (56:83:1) فَلَوْلَٓا فلولا fe-levlâ ya ? لَوْلَا
Diyanet İşleri (Yeni) Can boğaza geldiğinde, onu geri döndürsenize!
762 Vâkı'a 86. Ayet (56:86:1) فَلَوْلَٓا فلولا fe-levlâ لَوْلَا
Diyanet İşleri (Yeni) 86,87. Eğer hesaba çekilmeyecekseniz ve doğru söyleyenler iseniz, onu geri döndürsenize!
763 Hadîd 15. Ayet (57:15:6) وَلَا ولا velâ ne de  لَا
Diyanet İşleri (Yeni) Bugün artık ne sizden, ne de inkâr edenlerden bir fidye alınır. Barınağınız ateştir. Size yaraşan odur. Orası gidilecek ne kötü yerdir!
764 Hadîd 16. Ayet (57:16:14) وَلَا ولا velâ ve  لَا
Diyanet İşleri (Yeni) İman edenlerin Allah’ı zikretmekten ve inen haktan dolayı kalplerinin saygı ile ürpermesinin zamanı gelmedi mi? Daha önce kendilerine kitap verilip de, üzerinden uzun zaman geçen, böylece kalpleri katılaşanlar gibi olmasınlar. Onlardan birçoğu fasık kimselerdir.
765 Hadîd 20. Ayet (57:20:13) وَالْاَوْلَادِۜ والاولاد vel-evlâd(i) ve evladda و ل د
Diyanet İşleri (Yeni) Bilin ki, dünya hayatı ancak bir oyun, bir eğlence, bir süs, aranızda karşılıklı bir övünme, çok mal ve evlat sahibi olma yarışından ibarettir. (Nihayet hepsi yok olur gider). Tıpkı şöyle: Bir yağmur ki, bitirdiği bitki çiftçilerin hoşuna gider. Sonra kurumaya yüz tutar da sen onu sararmış olarak görürsün. Sonra da çer çöp olur. Ahirette ise (dünyadaki amele göre ya) çetin bir azap ve(ya) Allah’ın mağfiret ve rızası vardır. Dünya hayatı, aldanış metaından başka bir şey değildir.
766 Hadîd 22. Ayet (57:22:7) وَلَا ولا velâ ve ne de  لَا
Diyanet İşleri (Yeni) Yeryüzünde ve kendi nefislerinizde uğradığınız hiçbir musibet yoktur ki, biz onu yaratmadan önce, bir kitapta (Levh-i Mahfuz’da) yazılmış olmasın. Şüphesiz bu, Allah’a göre kolaydır.
767 Hadîd 23. Ayet (57:23:6) وَلَا ولا velâ ve لَا
Diyanet İşleri (Yeni) Elinizden çıkana üzülmeyesiniz ve Allah’ın size verdiği nimetlerle şımarmayasınız diye (böyle yaptık.) Çünkü Allah, kendini beğenip övünen hiçbir kimseyi sevmez.
768 Mücadele 7. Ayet (58:7:20) وَلَا ولا velâ ve olmasa  لَا
Diyanet İşleri (Yeni) Göklerdeki ve yerdeki her şeyi Allah’ın bildiğini görmüyor musun? Üç kişi gizlice konuşmaz ki, dördüncüleri O olmasın. Beş kişi gizlice konuşmaz ki altıncıları O olmasın. Bundan daha az, yahut daha çok da olsalar, nerede olurlarsa olsunlar, O mutlaka onlarla beraberdir. Sonra onlara yaptıklarını Kıyamet günü haber verecektir. Allah, her şeyi hakkıyla bilir.
769 Mücadele 7. Ayet (58:7:25) وَلَٓا ولا velâ ve olmasa  لَا
Diyanet İşleri (Yeni) Göklerdeki ve yerdeki her şeyi Allah’ın bildiğini görmüyor musun? Üç kişi gizlice konuşmaz ki, dördüncüleri O olmasın. Beş kişi gizlice konuşmaz ki altıncıları O olmasın. Bundan daha az, yahut daha çok da olsalar, nerede olurlarsa olsunlar, O mutlaka onlarla beraberdir. Sonra onlara yaptıklarını Kıyamet günü haber verecektir. Allah, her şeyi hakkıyla bilir.
770 Mücadele 7. Ayet (58:7:29) وَلَٓا ولا velâ ve olmasa  لَا
Diyanet İşleri (Yeni) Göklerdeki ve yerdeki her şeyi Allah’ın bildiğini görmüyor musun? Üç kişi gizlice konuşmaz ki, dördüncüleri O olmasın. Beş kişi gizlice konuşmaz ki altıncıları O olmasın. Bundan daha az, yahut daha çok da olsalar, nerede olurlarsa olsunlar, O mutlaka onlarla beraberdir. Sonra onlara yaptıklarını Kıyamet günü haber verecektir. Allah, her şeyi hakkıyla bilir.
771 Mücadele 8. Ayet (58:8:29) لَوْلَا لولا levlâ değil miydi? لَوْلَا
Diyanet İşleri (Yeni) Gizlice konuşmaktan menedilip de, menedildikleri şeyi işleyen ve günah, düşmanlık ve peygambere isyanı konuşanları görmedin mi? Sana geldiklerinde Allah’ın seni selâmlamadığı selâmla selâmlıyorlar. İçlerinden de, “Söylediklerimizden dolayı Allah bize azap etse ya!” diyorlar. Cehennem onlara yeter! Oraya girecekler. Ne kötü varış yeridir orası![530]
772 Mücadele 14. Ayet (58:14:13) وَلَا ولا velâ ve değildir  لَا
Diyanet İşleri (Yeni) Allah’ın kendilerine gazap ettiği bir topluluğu dost edinenleri görmez misin? Onlar ne sizdendirler, ne de onlardan. Onlar bile bile yalan yere yemin ederler.
773 Mücadele 17. Ayet (58:17:5) وَلَٓا ولا velâ ne de  لَا
Diyanet İşleri (Yeni) Onların malları da, evlatları da Allah’a karşı kendilerine bir yarar sağlamayacaktır. Onlar, cehennemliklerdir. Onlar orada ebedî kalacaklardır.
774 Mücadele 17. Ayet (58:17:6) اَوْلَادُهُمْ اولادهم evlâduhum çocukları و ل د
Diyanet İşleri (Yeni) Onların malları da, evlatları da Allah’a karşı kendilerine bir yarar sağlamayacaktır. Onlar, cehennemliklerdir. Onlar orada ebedî kalacaklardır.
775 Haşr 3. Ayet (59:3:1) وَلَوْلَٓا ولولا ve levlâ eğer olmasaydı لَوْلَا
Diyanet İşleri (Yeni) Eğer Allah, onlar hakkında sürülmeye hükmetmemiş olsaydı, muhakkak kendilerine dünyada azap edecekti. Ahirette ise, onlar için cehennem azabı vardır.
776 Haşr 6. Ayet (59:6:12) وَلَا ولا velâ ve ne de  لَا
Diyanet İşleri (Yeni) Onların mallarından Allah’ın, savaşılmaksızın peygamberine kazandırdığı mallar için siz, at ya da deve koşturmuş değilsiniz. Fakat Allah, peygamberlerini, dilediği kimselerin üzerine salıp onlara üstün kılar. Allah’ın her şeye hakkıyla gücü yeter.[533]
777 Haşr 9. Ayet (59:9:11) وَلَا ولا velâ ve  لَا
Diyanet İşleri (Yeni) Onlardan (muhacirlerden) önce o yurda (Medine’ye) yerleşmiş ve imanı da gönüllerine yerleştirmiş olanlar, hicret edenleri severler. Onlara verilenlerden dolayı içlerinde bir rahatsızlık duymazlar. Kendileri son derece ihtiyaç içinde bulunsalar bile onları kendilerine tercih ederler. Kim nefsinin cimriliğinden, hırsından korunursa, işte onlar kurtuluşa erenlerin ta kendileridir.
778 Haşr 10. Ayet (59:10:9) وَلِاِخْوَانِنَا ولاخواننا ve li-iḣvâninâ ve kardeşlerimizi أ خ و
Diyanet İşleri (Yeni) Onlardan sonra gelenler ise şöyle derler: “Ey Rabbimiz! Bizi ve bizden önce iman etmiş olan kardeşlerimizi bağışla. Kalplerimizde, iman edenlere karşı hiçbir kin tutturma! Ey Rabbimiz! Şüphesiz sen çok esirgeyicisin, çok merhametlisin.”[534]
779 Haşr 10. Ayet (59:10:13) وَلَا ولا velâ ve  لَا
Diyanet İşleri (Yeni) Onlardan sonra gelenler ise şöyle derler: “Ey Rabbimiz! Bizi ve bizden önce iman etmiş olan kardeşlerimizi bağışla. Kalplerimizde, iman edenlere karşı hiçbir kin tutturma! Ey Rabbimiz! Şüphesiz sen çok esirgeyicisin, çok merhametlisin.”[534]
780 Haşr 11. Ayet (59:11:17) وَلَا ولا velâ ve  لَا
Diyanet İşleri (Yeni) Kitap ehlinden o inkâr eden kardeşlerine, “Yemin ederiz ki, siz (Medine’den) çıkarılırsanız, muhakkak biz de sizinle beraber çıkarız. Sizin hakkınızda asla kimseye boyun eğmeyiz. Eğer size karşı savaşılırsa, size mutlaka yardım ederiz” diyerek münafıklık yapanlara bakmaz mısın? Hâlbuki Allah onların kesinlikle yalancı olduklarına şahitlik eder.
781 Haşr 19. Ayet (59:19:1) وَلَا ولا velâ ve لَا
Diyanet İşleri (Yeni) Allah’ı unutan ve bu yüzden Allah’ın da kendilerine kendilerini unutturduğu kimseler gibi olmayın. İşte onlar fasık kimselerin ta kendileridir.
782 Mümtehine 3. Ayet (60:3:4) وَلَٓا ولا velâ ne de  لَا
Diyanet İşleri (Yeni) Yakınlarınız ve çocuklarınız size asla fayda vermeyecektir. Kıyamet günü Allah aranızı ayıracaktır. Allah, yaptıklarınızı hakkıyla görendir.
783 Mümtehine 3. Ayet (60:3:5) اَوْلَادُكُمْۚۛ اولادكم evlâdukum çocuklarınız و ل د
Diyanet İşleri (Yeni) Yakınlarınız ve çocuklarınız size asla fayda vermeyecektir. Kıyamet günü Allah aranızı ayıracaktır. Allah, yaptıklarınızı hakkıyla görendir.
784 Mümtehine 10. Ayet (60:10:24) وَلَا ولا velâ ve değildir  لَا
Diyanet İşleri (Yeni) Ey iman edenler! Mü’min kadınlar muhacir olarak size geldiklerinde, onları imtihan edin. Allah, onların imanlarını daha iyi bilir. Eğer siz onların inanmış kadınlar olduklarını anlarsanız, onları kâfirlere geri göndermeyin. Çünkü müslüman hanımlar kâfirlere helâl değillerdir. Kâfirler de müslüman hanımlara helâl olmazlar. Mehir olarak harcadıklarını onlara (kocalarına geri) verin. Mehirlerini verdiğiniz takdirde, bu kadınlarla evlenmenizde size bir günah yoktur. Müşrik karılarınızın nikâhlarına tutunmayın. (Zira bu nikâhlar ortadan kalkmıştır.) Onlara harcadığınız mehri, (evlendikleri kâfir kocalarından) isteyin. Kâfirler de (İslâm’ı kabul eden ve sizinle evlenen eski hanımlarına) harcamış oldukları mehri (sizden) istesinler. Bu, Allah’ın hükmüdür. O, aranızda hüküm veriyor. Allah, hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.[539]
785 Mümtehine 10. Ayet (60:10:31) وَلَا ولا velâ ve yoktur  لَا
Diyanet İşleri (Yeni) Ey iman edenler! Mü’min kadınlar muhacir olarak size geldiklerinde, onları imtihan edin. Allah, onların imanlarını daha iyi bilir. Eğer siz onların inanmış kadınlar olduklarını anlarsanız, onları kâfirlere geri göndermeyin. Çünkü müslüman hanımlar kâfirlere helâl değillerdir. Kâfirler de müslüman hanımlara helâl olmazlar. Mehir olarak harcadıklarını onlara (kocalarına geri) verin. Mehirlerini verdiğiniz takdirde, bu kadınlarla evlenmenizde size bir günah yoktur. Müşrik karılarınızın nikâhlarına tutunmayın. (Zira bu nikâhlar ortadan kalkmıştır.) Onlara harcadığınız mehri, (evlendikleri kâfir kocalarından) isteyin. Kâfirler de (İslâm’ı kabul eden ve sizinle evlenen eski hanımlarına) harcamış oldukları mehri (sizden) istesinler. Bu, Allah’ın hükmüdür. O, aranızda hüküm veriyor. Allah, hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.[539]
786 Mümtehine 10. Ayet (60:10:39) وَلَا ولا velâ ve لَا
Diyanet İşleri (Yeni) Ey iman edenler! Mü’min kadınlar muhacir olarak size geldiklerinde, onları imtihan edin. Allah, onların imanlarını daha iyi bilir. Eğer siz onların inanmış kadınlar olduklarını anlarsanız, onları kâfirlere geri göndermeyin. Çünkü müslüman hanımlar kâfirlere helâl değillerdir. Kâfirler de müslüman hanımlara helâl olmazlar. Mehir olarak harcadıklarını onlara (kocalarına geri) verin. Mehirlerini verdiğiniz takdirde, bu kadınlarla evlenmenizde size bir günah yoktur. Müşrik karılarınızın nikâhlarına tutunmayın. (Zira bu nikâhlar ortadan kalkmıştır.) Onlara harcadığınız mehri, (evlendikleri kâfir kocalarından) isteyin. Kâfirler de (İslâm’ı kabul eden ve sizinle evlenen eski hanımlarına) harcamış oldukları mehri (sizden) istesinler. Bu, Allah’ın hükmüdür. O, aranızda hüküm veriyor. Allah, hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.[539]
787 Mümtehine 12. Ayet (60:12:14) وَلَا ولا velâ ve  لَا
Diyanet İşleri (Yeni) Ey Peygamber! Mü’min kadınlar, Allah’a hiçbir şeyi ortak koşmamak, hırsızlık yapmamak, zina etmemek, çocuklarını öldürmemek, elleriyle ayakları arasında bir iftira uydurup getirmemek,[541] hiçbir iyi işte sana karşı gelmemek konusunda sana biat etmek üzere geldikleri zaman, biatlarını kabul et ve onlar için Allah’tan bağışlama dile. Şüphesiz Allah, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.
788 Mümtehine 12. Ayet (60:12:16) وَلَا ولا velâ ve  لَا
Diyanet İşleri (Yeni) Ey Peygamber! Mü’min kadınlar, Allah’a hiçbir şeyi ortak koşmamak, hırsızlık yapmamak, zina etmemek, çocuklarını öldürmemek, elleriyle ayakları arasında bir iftira uydurup getirmemek,[541] hiçbir iyi işte sana karşı gelmemek konusunda sana biat etmek üzere geldikleri zaman, biatlarını kabul et ve onlar için Allah’tan bağışlama dile. Şüphesiz Allah, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.
789 Mümtehine 12. Ayet (60:12:18) وَلَا ولا velâ ve  لَا
Diyanet İşleri (Yeni) Ey Peygamber! Mü’min kadınlar, Allah’a hiçbir şeyi ortak koşmamak, hırsızlık yapmamak, zina etmemek, çocuklarını öldürmemek, elleriyle ayakları arasında bir iftira uydurup getirmemek,[541] hiçbir iyi işte sana karşı gelmemek konusunda sana biat etmek üzere geldikleri zaman, biatlarını kabul et ve onlar için Allah’tan bağışlama dile. Şüphesiz Allah, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.
790 Mümtehine 12. Ayet (60:12:20) اَوْلَادَهُنَّ اولادهن evlâdehunne çocuklarını و ل د
Diyanet İşleri (Yeni) Ey Peygamber! Mü’min kadınlar, Allah’a hiçbir şeyi ortak koşmamak, hırsızlık yapmamak, zina etmemek, çocuklarını öldürmemek, elleriyle ayakları arasında bir iftira uydurup getirmemek,[541] hiçbir iyi işte sana karşı gelmemek konusunda sana biat etmek üzere geldikleri zaman, biatlarını kabul et ve onlar için Allah’tan bağışlama dile. Şüphesiz Allah, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.
791 Mümtehine 12. Ayet (60:12:21) وَلَا ولا velâ ve  لَا
Diyanet İşleri (Yeni) Ey Peygamber! Mü’min kadınlar, Allah’a hiçbir şeyi ortak koşmamak, hırsızlık yapmamak, zina etmemek, çocuklarını öldürmemek, elleriyle ayakları arasında bir iftira uydurup getirmemek,[541] hiçbir iyi işte sana karşı gelmemek konusunda sana biat etmek üzere geldikleri zaman, biatlarını kabul et ve onlar için Allah’tan bağışlama dile. Şüphesiz Allah, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.
792 Mümtehine 12. Ayet (60:12:28) وَلَا ولا velâ ve  لَا
Diyanet İşleri (Yeni) Ey Peygamber! Mü’min kadınlar, Allah’a hiçbir şeyi ortak koşmamak, hırsızlık yapmamak, zina etmemek, çocuklarını öldürmemek, elleriyle ayakları arasında bir iftira uydurup getirmemek,[541] hiçbir iyi işte sana karşı gelmemek konusunda sana biat etmek üzere geldikleri zaman, biatlarını kabul et ve onlar için Allah’tan bağışlama dile. Şüphesiz Allah, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.
793 Cum'a 2. Ayet (62:2:6) رَسُولًا رسولا rasûlen bir elçi ر س ل
Diyanet İşleri (Yeni) O, ümmîlere[546], içlerinden, kendilerine âyetlerini okuyan, onları temizleyen, onlara kitabı ve hikmeti öğreten bir peygamber gönderendir. Hâlbuki onlar, bundan önce apaçık bir sapıklık içinde idiler.
794 Cum'a 7. Ayet (62:7:1) وَلَا ولا velâ ve  لَا
Diyanet İşleri (Yeni) Ama onlar, daha evvel yaptıklarından dolayı asla ölümü istemezler. Allah, zalimleri hakkıyla bilir.
795 Münafikun 9. Ayet (63:9:8) وَلَٓا ولا velâ ve ne de  لَا
Diyanet İşleri (Yeni) Ey iman edenler! Mallarınız ve evlatlarınız sizi, Allah’ı zikretmekten alıkoymasın. Her kim bunu yaparsa, işte onlar ziyana uğrayanların ta kendileridir.
796 Münafikun 9. Ayet (63:9:9) اَوْلَادُكُمْ اولادكم evlâdukum çocuklarınız و ل د
Diyanet İşleri (Yeni) Ey iman edenler! Mallarınız ve evlatlarınız sizi, Allah’ı zikretmekten alıkoymasın. Her kim bunu yaparsa, işte onlar ziyana uğrayanların ta kendileridir.
797 Münafikun 10. Ayet (63:10:12) لَوْلَٓا لولا levlâ keşke لَوْلَا
Diyanet İşleri (Yeni) Herhangi birinize ölüm gelip de, “Ey Rabbim! Beni yakın bir zamana kadar geciktirsen de sadaka verip iyilerden olsam!” demeden önce, size rızık olarak verdiğimiz şeylerden Allah yolunda harcayın.
798 Teğabun 14. Ayet (64:14:8) وَاَوْلَادِكُمْ واولادكم ve evlâdikum ve çocuklarınızdan و ل د
Diyanet İşleri (Yeni) Ey iman edenler! Eşlerinizden ve çocuklarınızdan size düşman olabilecekler vardır. Onlardan sakının. Ama affeder, hoş görüp vazgeçer ve bağışlarsanız şüphe yok ki Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.
799 Teğabun 15. Ayet (64:15:3) وَاَوْلَادُكُمْ واولادكم ve evlâdukum ve evladlarınız و ل د
Diyanet İşleri (Yeni) Mallarınız ve çocuklarınız ancak birer imtihandır; Allah katında ise büyük bir mükâfat vardır.