"ولا" Analizi

Arapça Metin (Harekesiz) ve benzeşen aramasında 853 sonuç bulundu.
800 - 850 arasındaki sonuçlar gösteriliyor
Sırası Geçtiği Yer Arapça Harekesiz Okunuşu Anlamı Kökü
800 Talak 1. Ayet (65:1:18) وَلَا ولا velâ ve لَا
Diyanet İşleri (Yeni) Ey peygamber! Kadınları boşamak istediğinizde, onları iddetlerini dikkate alarak (temizlik hâlinde) boşayın ve iddeti sayın.[551] Rabbiniz olan Allah’a karşı gelmekten sakının. Apaçık bir hayâsızlık yapmaları dışında onları (bekleme süresince) evlerinden çıkarmayın, kendileri de çıkmasınlar. Bunlar Allah’ın sınırlarıdır. Kim Allah’ın sınırlarını aşarsa, şüphesiz kendine zulmetmiş olur. Bilemezsin, olur ki Allah, sonra yeni bir durum ortaya çıkarır.
801 Talak 4. Ayet (65:4:15) وَاُو۬لَاتُ واولات ve ulâtu ve olanların أ و ل
Diyanet İşleri (Yeni) Kadınlarınızdan âdetten kesilmiş olanlarla, henüz âdet görmeyenler hususunda tereddüt ederseniz, onların bekleme süresi üç aydır. Hamile olanların bekleme süresi ise, doğum yapmalarıyla sona erer. Kim Allah’a karşı gelmekten sakınırsa, Allah ona işinde bir kolaylık verir.
802 Talak 6. Ayet (65:6:7) وَلَا ولا velâ ve لَا
Diyanet İşleri (Yeni) Onları (iddetleri süresince) gücünüz nispetinde, oturduğunuz yerin bir bölümünde oturtun. Onları sıkıntıya sokmak için kendilerine zarar vermeye kalkışmayın. Eğer hamile iseler, doğum yapıncaya kadar nafakalarını verin. Sizin için (çocuğu) emzirirlerse (emzirme) ücretlerini de verin ve aranızda uygun bir şekilde anlaşın. Eğer anlaşamazsanız, çocuğu baba hesabına başka bir kadın emzirecektir.
803 Talak 6. Ayet (65:6:13) اُو۬لَاتِ اولات ulâti onlar أ و ل
Diyanet İşleri (Yeni) Onları (iddetleri süresince) gücünüz nispetinde, oturduğunuz yerin bir bölümünde oturtun. Onları sıkıntıya sokmak için kendilerine zarar vermeye kalkışmayın. Eğer hamile iseler, doğum yapıncaya kadar nafakalarını verin. Sizin için (çocuğu) emzirirlerse (emzirme) ücretlerini de verin ve aranızda uygun bir şekilde anlaşın. Eğer anlaşamazsanız, çocuğu baba hesabına başka bir kadın emzirecektir.
804 Talak 11. Ayet (65:11:1) رَسُولًا رسولا rasûlen bir elçi (gönderdi) ر س ل
Diyanet İşleri (Yeni) İman edip salih amel işleyenleri, karanlıklardan aydınlığa çıkarmak için size Allah’ın apaçık âyetlerini okuyan bir peygamber gönderdi. Kim Allah’a inanır ve salih bir amel işlerse, Allah onu, içinden ırmaklar akan, içinde ebedî kalacakları cennetlere sokar. Allah, gerçekten ona güzel bir rızık vermiştir.
805 Mülk 15. Ayet (67:15:6) ذَلُولًا ذلولا żelûlen boynu eğik ذ ل ل
Diyanet İşleri (Yeni) O, yeryüzünü sizin ayaklarınızın altına serendir. Haydi onun üzerinde yürüyün ve Allah’ın rızkından yiyin. Dönüş ancak O’nadır.
806 Kalem 10. Ayet (68:10:1) وَلَا ولا velâ ve لَا
Diyanet İşleri (Yeni) 10,11,12,13,14. Yemin edip duran, aşağılık, daima kusur arayıp kınayan, durmadan söz taşıyan, iyiliği hep engelleyen, saldırgan, günaha dadanmış, kaba saba; bütün bunların ötesinde bir de soysuz olan kimseye mal ve oğulları vardır diye, sakın boyun eğme.
807 Kalem 18. Ayet (68:18:1) وَلَا ولا velâ ve  لَا
Diyanet İşleri (Yeni) (Bunu tasarlarken) istisna da yapmıyorlardı. (“İnşaallah” demiyorlardı.)
808 Kalem 28. Ayet (68:28:6) لَوْلَا لولا levlâ gerekmez miydi? لَوْلَا
Diyanet İşleri (Yeni) Onların en akl-ı selim sahibi olanı, “Ben size ‘Rabbinizi tespih etseydiniz ya! dememiş miydim?” dedi.
809 Kalem 48. Ayet (68:48:4) وَلَا ولا velâ ve لَا
Diyanet İşleri (Yeni) Sen, Rabbinin hükmüne sabret. Balık sahibi (Yûnus) gibi olma. Hani o, (balığın karnında) kederli bir hâlde Rabbine yakarmıştı.[555]
810 Kalem 49. Ayet (68:49:1) لَوْلَٓا لولا levlâ eğer olmasaydı لَوْلَا
Diyanet İşleri (Yeni) Şayet Rabbinden ona bir nimet yetişmemiş olsaydı, o mutlaka kınanmış bir hâlde ıssız bir yere atılacaktı.
811 Hâkka 34. Ayet (69:34:1) وَلَا ولا velâ ve  لَا
Diyanet İşleri (Yeni) “Yoksulu doyurmağa teşvik etmiyordu.”
812 Hâkka 36. Ayet (69:36:1) وَلَا ولا velâ ve yoktur  لَا
Diyanet İşleri (Yeni) “Kanlı irinden başka bir yiyeceği de yoktur.”
813 Hâkka 42. Ayet (69:42:1) وَلَا ولا velâ ve değildir  لَا
Diyanet İşleri (Yeni) Bir kâhinin sözü de değildir. Ne de az düşünüyorsunuz!
814 Meâric 10. Ayet (70:10:1) وَلَا ولا velâ ve  لَا
Diyanet İşleri (Yeni) (O gün) hiçbir samimi dost, dostunu sormaz.
815 Nûh 23. Ayet (71:23:5) وَلَا ولا velâ ve  لَا
Diyanet İşleri (Yeni) “Şöyle dediler: ‘Sakın ilâhlarınızı bırakmayın. Hele hele Vedd’i, Süvâ’ı, Yeğûs’u, Ye’ûk’u ve Nesr’i hiç bırakmayın.”[560]
816 Nûh 23. Ayet (71:23:8) وَلَا ولا velâ ve ne de  لَا
Diyanet İşleri (Yeni) “Şöyle dediler: ‘Sakın ilâhlarınızı bırakmayın. Hele hele Vedd’i, Süvâ’ı, Yeğûs’u, Ye’ûk’u ve Nesr’i hiç bırakmayın.”[560]
817 Nûh 23. Ayet (71:23:10) وَلَا ولا velâ ve ne de  لَا
Diyanet İşleri (Yeni) “Şöyle dediler: ‘Sakın ilâhlarınızı bırakmayın. Hele hele Vedd’i, Süvâ’ı, Yeğûs’u, Ye’ûk’u ve Nesr’i hiç bırakmayın.”[560]
818 Nûh 24. Ayet (71:24:4) وَلَا ولا velâ ve لَا
Diyanet İşleri (Yeni) “Onlar gerçekten birçoklarını saptırdılar. (Rabbim!) Sen de bu zalimlerin sadece sapıklıklarını artır.”
819 Nûh 27. Ayet (71:27:6) وَلَا ولا velâ ve  لَا
Diyanet İşleri (Yeni) “Çünkü sen onları bırakırsan, kullarını saptırırlar; sadece ahlâksız ve kâfir kimseler yetiştirirler.”
820 Nûh 28. Ayet (71:28:11) وَلَا ولا velâ ve لَا
Diyanet İşleri (Yeni) “Rabbim! Beni, ana babamı, iman etmiş olarak evime girenleri, iman eden erkekleri ve iman eden kadınları bağışla. Zalimlerin de ancak helâkini arttır.”
821 Cin 3. Ayet (72:3:8) وَلَا ولا velâ ve ne de  لَا
Diyanet İşleri (Yeni) “Doğrusu Rabbimizin şanı çok yücedir; ne bir eş edinmiştir, ne de bir çocuk.”
822 Cin 13. Ayet (72:13:13) وَلَا ولا velâ ve ne de  لَا
Diyanet İşleri (Yeni) “Gerçekten biz hidayet rehberini (Kur’an’ı) işitince ona inandık. Kim Rabbine inanırsa, artık ne hakkının eksik verilmesinden, ne de haksızlığa uğramaktan korkar.”
823 Cin 20. Ayet (72:20:5) وَلَٓا ولا velâ ve  لَا
Diyanet İşleri (Yeni) De ki: “Şüphesiz ben ancak Rabbime ibadet ederim ve O’na hiç kimseyi ortak koşmam.”
824 Cin 21. Ayet (72:21:7) وَلَا ولا velâ ve ne de  لَا
Diyanet İşleri (Yeni) De ki: “Şüphesiz ben, size ne zarar verebilir ne de fayda sağlayabilirim.”
825 Müzzemmil 5. Ayet (73:5:4) قَوْلًا قولا kavlen bir söz ق و ل
Diyanet İşleri (Yeni) Şüphesiz biz sana (sorumluluğu) ağır bir söz vahyedeceğiz.
826 Müzzemmil 15. Ayet (73:15:4) رَسُولًا رسولا rasûlen bir elçi ر س ل
Diyanet İşleri (Yeni) (Ey Mekkeliler!) Şüphesiz biz size üzerinize şahitlik edecek bir peygamber gönderdik. Nitekim, Firavun’a da bir peygamber göndermiştik.
827 Müzzemmil 15. Ayet (73:15:11) رَسُولًاۜ رسولا rasûlâ(n) bir elçi ر س ل
Diyanet İşleri (Yeni) (Ey Mekkeliler!) Şüphesiz biz size üzerinize şahitlik edecek bir peygamber gönderdik. Nitekim, Firavun’a da bir peygamber göndermiştik.
828 Müzzemmil 18. Ayet (73:18:6) مَفْعُولًا مفعولا mef’ûlâ(n) mutlaka yapılmıştır ف ع ل
Diyanet İşleri (Yeni) O günle gök (bile) yarılır, Allah’ın va’di gerçekleşir.
829 Müddessir 6. Ayet (74:6:1) وَلَا ولا velâ ve لَا
Diyanet İşleri (Yeni) İyiliği, daha fazlasını bekleyerek (bir kazanç elde etmek için) yapma.
830 Müddessir 28. Ayet (74:28:3) وَلَا ولا velâ ve ne de  لَا
Diyanet İşleri (Yeni) Geride bir şey koymaz, bırakmaz.
831 Müddessir 31. Ayet (74:31:22) وَلَا ولا velâ ve  لَا
Diyanet İşleri (Yeni) Biz, cehennemin görevlilerini ancak meleklerden kıldık. Onların sayısını inkâr edenler için bir imtihan vesilesi yaptık ki kendilerine kitap verilenler kesin olarak bilsinler, iman edenlerin imanı artsın, kendilerine kitap verilenler ve mü’minler şüpheye düşmesin, kalplerinde bir hastalık bulunanlar ile kâfirler, “Allah, örnek olarak bununla neyi anlatmak istedi” desinler. İşte böyle. Allah, dilediğini saptırır, dilediğini doğru yola iletir. Rabbinin ordularını ancak kendisi bilir. Bu, insanlar için ancak bir uyarıdır.
832 Kıyamet 2. Ayet (75:2:1) وَلَٓا ولا velâ yine hayır  لَا
Diyanet İşleri (Yeni) (Kusurlarından dolayı kendini) kınayan nefse de yemin ederim (ki diriltilip hesaba çekileceksiniz).
833 Kıyamet 31. Ayet (75:31:3) وَلَا ولا velâ ve  لَا
Diyanet İşleri (Yeni) O, (Peygamberi) doğrulamamış, namaz da kılmamıştı.
834 İnsân 9. Ayet (76:9:9) وَلَا ولا velâ ne de  لَا
Diyanet İşleri (Yeni) (Yedirdikleri kimselere şöyle derler:) “Biz size sırf Allah rızası için yediriyoruz. Sizden bir karşılık ve bir teşekkür beklemiyoruz.”
835 İnsân 13. Ayet (76:13:9) وَلَا ولا velâ ve ne de  لَا
Diyanet İşleri (Yeni) Orada koltuklar üzerine kurulmuş olarak bulunurlar. Orada ne güneş (yakıcı sıcak) görürler, ne de dondurucu soğuk.
836 İnsân 24. Ayet (76:24:4) وَلَا ولا velâ ve لَا
Diyanet İşleri (Yeni) O hâlde, Rabbinin hükmüne sabret. Onlardan hiçbir günahkâra ve hiçbir nanköre itaat etme.
837 Mürselât 31. Ayet (77:31:3) وَلَا ولا velâ ve ne de  لَا
Diyanet İşleri (Yeni) 30,31. “Üç kola ayrılmış gölgeye gidin ki, o ne gölgelendirir ne de alevden korur.”
838 Mürselât 36. Ayet (77:36:1) وَلَا ولا velâ ve  لَا
Diyanet İşleri (Yeni) Onlara izin de verilmez ki, özür dilesinler.
839 Nebe' 24. Ayet (78:24:5) وَلَا ولا velâ ve ne de  لَا
Diyanet İşleri (Yeni) Orada ne bir serinlik ve ne de içecek bir şey tadacaklar!
840 Nebe' 35. Ayet (78:35:5) وَلَا ولا velâ ve ne de  لَا
Diyanet İşleri (Yeni) Orada ne bir boş söz işitirler, ne de bir yalan.
841 Nâzi'ât 33. Ayet (79:33:3) وَلِاَنْعَامِكُمْۜ ولانعامكم ve li-en’âmikum ve hayvanlarınız için ن ع م
Diyanet İşleri (Yeni) Bunları sizin için ve hayvanlarınız için bir yarar kaynağı yaptı.
842 Abese 32. Ayet (80:32:3) وَلِاَنْعَامِكُمْۜ ولانعامكم ve li-en’âmikum ve hayvanlarınız için ن ع م
Diyanet İşleri (Yeni) 27,28,29,30,31,32. Böylece sizin ve hayvanlarınızın yararlanması için orada taneler, üzümler, yoncalar, zeytinler, hurmalıklar, sık ağaçlı bahçeler, meyveler ve otlaklar ortaya çıkardık.
843 Târık 10. Ayet (86:10:5) وَلَا ولا velâ ve ne de  لَا
Diyanet İşleri (Yeni) (O gün) artık insan için ne bir kuvvet vardır, ne de bir yardımcı.
844 A'lâ 13. Ayet (87:13:5) وَلَا ولا velâ ve ne de  لَا
Diyanet İşleri (Yeni) Sonra orada ne ölür (kurtulur), ne de (rahat bir hayat) yaşar.
845 Gâşiye 7. Ayet (88:7:3) وَلَا ولا velâ ve  لَا
Diyanet İşleri (Yeni) O, ne besler ne de açlıktan kurtarır.
846 Fecr 18. Ayet (89:18:1) وَلَا ولا velâ ve  لَا
Diyanet İşleri (Yeni) Yoksulu yedirmek konusunda birbirinizi teşvik etmiyorsunuz.
847 Fecr 26. Ayet (89:26:1) وَلَا ولا velâ ve  لَا
Diyanet İşleri (Yeni) Onun vuracağı bağı kimse vuramaz.
848 Şems 15. Ayet (91:15:1) وَلَا ولا velâ ve  لَا
Diyanet İşleri (Yeni) Allah, bunun sonucundan çekinmez de!
849 Mâ'ûn 3. Ayet (107:3:1) وَلَا ولا velâ ve  لَا
Diyanet İşleri (Yeni) 2,3. İşte o, yetimi itip kakan, yoksula yedirmeyi özendirmeyen kimsedir.