| Sırası | Geçtiği Yer | Arapça | Harekesiz | Okunuşu | Anlamı | Kökü |
|---|---|---|---|---|---|---|
| 1 | Nûr 15. Ayet (24:15:4) | وَتَقُولُونَ | وتقولون | ve tekûlûne | ve söylüyorsunuz | ق و ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Hani o iftirayı dilden dile dolaştırıyor; hakkında hiçbir bilginiz olmayan şeyleri ağzınıza alıp söylüyor ve bunu önemsiz bir iş sanıyordunuz. Hâlbuki bu, Allah katında büyük bir günahtır. | |||||
| 2 | Zuhruf 13. Ayet (43:13:11) | وَتَقُولُوا | وتقولوا | ve tekûlû | ve (şöyle) demeniz için | ق و ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 12,13,14. O, bütün çiftleri yaratan, üzerlerine kurulasınız, sonra da, kurulduğunuzda, Rabbinizin nimetini hatırlayasınız ve “Bunu hizmetimize veren Allah’ın şanı yücedir. Bunlara bizim gücümüz yetmezdi. Şüphesiz biz Rabbimize döneceğiz” diyesiniz diye sizin için bindiğiniz gemileri ve hayvanları yaratandır. | |||||
| 3 | Kaf 30. Ayet (50:30:6) | وَتَقُولُ | وتقول | ve tekûlu | ve der | ق و ل |
| Diyanet İşleri (Yeni) | O gün Cehenneme, “Doldun mu?” deriz. O da, “daha var mı?” der. | |||||