| Sırası | Geçtiği Yer | Arapça | Harekesiz | Okunuşu | Anlamı | Kökü |
|---|---|---|---|---|---|---|
| 1 | A'raf 171. Ayet (7:171:0) | وَظَنُّٓوا | وظنوا | ve zannû | ve sanmışlardı | ظ ن ن |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Hani dağı sanki bir gölgelikmiş gibi onların üstüne kaldırmıştık da üzerlerine düşecek sanmışlardı. (Onlara:) “Size verdiğimiz Kitab’a sımsıkı sarılın ve onun içindekileri hatırlayın ki, Allah’a karşı gelmekten sakınasınız” demiştik. | |||||
| 2 | Tevbe 118. Ayet (9:118:0) | وَظَنُّٓوا | وظنوا | ve zannû | ve anlamışlardı | ظ ن ن |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Savaştan geri kalan üç kişinin de tövbelerini kabul etti.[264] Yeryüzü bütün genişliğine rağmen onlara dar gelmiş, vicdanları da kendilerini sıktıkça sıkmış, böylece Allah’(ın azabın)dan yine O’na sığınmaktan başka çare olmadığını anlamışlardı. Sonra (eski hâllerine) dönsünler diye, onların tövbelerini de kabul etti. Şüphesiz Allah, tövbeyi çok kabul eden ve çok merhamet edendir. | |||||
| 3 | Yunus 22. Ayet (10:22:0) | وَظَنُّٓوا | وظنوا | ve zannû | ve kanaat getirdiklerinde | ظ ن ن |
| Diyanet İşleri (Yeni) | O, sizi karada ve denizde gezdirip dolaştırandır. Öyle ki gemilerle denize açıldığınız ve gemilerinizin içindekilerle birlikte uygun bir rüzgârla seyrettiği, yolcuların da bununla sevindikleri bir sırada ona şiddetli bir fırtına gelip çatar ve her taraftan dalgalar onlara hücum eder de çepeçevre kuşatıldıklarını (batıp boğulacaklarını) anlayınca dini Allah’a has kılarak “Andolsun, eğer bizi bundan kurtarırsan, mutlaka şükredenlerden olacağız” diye Allah’a yalvarırlar. | |||||
| 4 | Yusuf 110. Ayet (12:110:5) | وَظَنُّٓوا | وظنوا | ve zannû | ve sandılar | ظ ن ن |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Nihayet peygamberler ümitlerini kesecek hâle gelip yalanlandıklarını düşündükleri sırada, onlara yardımımız geldi de, böylece dilediğimiz kimseler kurtuluşa erdirildi. Azabımız ise, suçlular topluluğundan geri çevrilemez. | |||||
| 5 | Kasas 39. Ayet (28:39:8) | وَظَنُّٓوا | وظنوا | ve zannû | ve sandılar | ظ ن ن |
| Diyanet İşleri (Yeni) | O ve askerleri yeryüzünde haksız yere büyüklük tasladılar ve gerçekten bize döndürülmeyeceklerini sandılar. | |||||
| 6 | Haşr 2. Ayet (59:2:17) | وَظَنُّٓوا | وظنوا | ve zannû | onlar da sanmışlardı | ظ ن ن |
| Diyanet İşleri (Yeni) | O, kitap ehlinden inkâr edenleri ilk toplu sürgünde yurtlarından çıkarandır. Siz onların çıkacaklarını sanmamıştınız. Onlar da kalelerinin, kendilerini Allah’tan koruyacağını sanmışlardı. Ama Allah’ın emri onlara ummadıkları yerden geldi. O, yüreklerine korku düşürdü. Öyle ki, evlerini hem kendi elleriyle, hem de mü’minlerin elleriyle yıkıyorlardı. Ey basiret sahipleri, ibret alın.[531] | |||||