"وَق۪يلَ" Analizi

Arapça Metin (Harekeli) ve benzeşen aramasında 15 sonuç bulundu.
Sırası Geçtiği Yer Arapça Harekesiz Okunuşu Anlamı Kökü
1 Âl-i İmran 167. Ayet (3:167:4) وَق۪يلَ وقيل vekîle dendiği halde ق و ل
Diyanet İşleri (Yeni) 166,167. İki topluluğun (ordunun) karşılaştığı günde başınıza gelen musibet Allah’ın izniyledir. Bu da mü’minleri ortaya çıkarması ve münafıklık yapanları belli etmesi içindi. Onlara (münafıklara), “Gelin, Allah yolunda savaşın veya savunmaya geçin” denildi de onlar, “Eğer savaşmayı bilseydik, arkanızdan gelirdik” dediler. Onlar o gün, imandan çok küfre yakın idiler. Ağızlarıyla kalplerinde olmayanı söylüyorlardı. Oysa Allah, içlerinde gizledikleri şeyi çok iyi bilmektedir.
2 Tevbe 46. Ayet (9:46:0) وَق۪يلَ وقيل ve kîle ve denildi ق و ل
Diyanet İşleri (Yeni) Onlar eğer savaşa çıkmak isteselerdi, elbette bunun için bir hazırlık yaparlardı. Fakat Allah onların harekete geçmelerini istemedi de onları geri bıraktı ve onlara, “Oturun, oturan âcizlerle beraber” denildi.
3 Hûd 44. Ayet (11:44:1) وَق۪يلَ وقيل ve kîle ve denildi ق و ل
Diyanet İşleri (Yeni) “Ey yeryüzü! Yut suyunu. Ey gök! Tut suyunu” denildi. Su çekildi, iş bitirildi. Gemi de Cûdî’ye oturdu ve “Zalimler topluluğu, Allah’ın rahmetinden uzak olsun!” denildi.
4 Hûd 44. Ayet (11:44:16) وَق۪يلَ وقيل ve kîle ve denildi ق و ل
Diyanet İşleri (Yeni) “Ey yeryüzü! Yut suyunu. Ey gök! Tut suyunu” denildi. Su çekildi, iş bitirildi. Gemi de Cûdî’ye oturdu ve “Zalimler topluluğu, Allah’ın rahmetinden uzak olsun!” denildi.
5 Nahl 30. Ayet (16:30:1) وَق۪يلَ وقيل ve kîle ve dendi ki ق و ل
Diyanet İşleri (Yeni) Allah’a karşı gelmekten sakınan kimselere, “Rabbiniz ne indirdi?” denildiğinde, “Hayr indirdi” derler. Bu dünyada iyilik yapanlara bir iyilik vardır. Ahiret yurdu ise daha hayırlıdır. Allah’a karşı gelmekten sakınanların yurdu ne güzeldir.
6 Şu'arâ 39. Ayet (26:39:1) وَق۪يلَ وقيل ve kîle ve denildi ق و ل
Diyanet İşleri (Yeni) İnsanlara da “Siz de toplanır mısınız?” denildi.
7 Şu'arâ 92. Ayet (26:92:1) وَق۪يلَ وقيل ve kîle ve denilir ق و ل
Diyanet İşleri (Yeni) 91,92,93. Cehennem de azgınlara gösterilecek ve onlara, “Allah’ı bırakıp da tapmakta olduklarınız nerede? Size yardım ediyorlar mı veya kendilerini kurtarabiliyorlar mı?” denilecek.
8 Kasas 64. Ayet (28:64:1) وَق۪يلَ وقيل ve kîle ve denir ki ق و ل
Diyanet İşleri (Yeni) Onlara, “Haydi ortaklarınızı çağırın!” denir. Onlar da çağırırlar fakat ortakları onlara cevap veremez. Azabı görürler. Keşke onlar (dünyada iken) doğru yola gelselerdi.
9 Secde 20. Ayet (32:20:13) وَق۪يلَ وقيل ve kîle ve denilir ق و ل
Diyanet İşleri (Yeni) Fasıklık edenlere gelince, onların barınağı ateştir. Oradan her çıkmak istediklerinde, oraya döndürülürler ve onlara, “Yalanlamakta olduğunuz ateş azabını tadın” denir.
10 Zümer 24. Ayet (39:24:8) وَق۪يلَ وقيل ve kîle ve denilir ق و ل
Diyanet İşleri (Yeni) Kıyamet günü kötü azaba karşı yüzüyle korunan kimse[469], (o gün) azaptan emin olan kimse gibi midir? Zalimlere, “Kazandıklarınızı tadın” denir.
11 Zümer 75. Ayet (39:75:13) وَق۪يلَ وقيل ve kîle ve denilir ق و ل
Diyanet İşleri (Yeni) Melekleri de, Rablerini hamd ile tesbih edip yücelterek Arş’ın etrafını kuşatmış hâlde görürsün. Artık kulların arasında adaletle hüküm verilmiş ve “Hamd âlemlerin Rabbi olan Allah’a mahsustur” denilmiştir.
12 Câsiye 34. Ayet (45:34:1) وَق۪يلَ وقيل ve kîle ve denildi ق و ل
Diyanet İşleri (Yeni) Onlara şöyle denir: “Bugüne kavuşacağınızı unuttuğunuz gibi, bu gün biz de sizi unutuyoruz. Barınağınız ateştir. Yardımcılarınız da yoktur.”
13 Tahrim 10. Ayet (66:10:23) وَق۪يلَ وقيل ve kîle ve denildi ق و ل
Diyanet İşleri (Yeni) Allah, inkâr edenlere, Nûh’un karısı ile Lût’un karısını örnek gösterdi. Bu ikisi, kullarımızdan iki salih kişinin nikâhları altında bulunuyorlardı. Derken onlara hainlik ettiler de kocaları, Allah’ın azabından hiçbir şeyi onlardan savamadı. Onlara, “Haydi, ateşe girenlerle beraber siz de girin!” denildi.
14 Mülk 27. Ayet (67:27:8) وَق۪يلَ وقيل ve kîle ve dendi ق و ل
Diyanet İşleri (Yeni) Onu (azabı) yakından gördükleri zaman inkâr edenlerin yüzleri kötüleşir ve onlara, “İşte bu, (alaylı bir biçimde) isteyip durduğunuz şeydir” denir.
15 Kıyamet 27. Ayet (75:27:1) وَق۪يلَ وقيل ve kîle ve denir ق و ل
Diyanet İşleri (Yeni) 26,27,28,29,30. Hayır, can boğaza dayandığı, “Kimdir (bunu) iyi edecek?” dendiği, (ölmek üzere olanın da) bunun ayrılış olduğunu bildiği, bacakların birbirine dolandığı zaman, işte o gün sevk ediliş, Rabbinedir.