"وَلَنْ" Analizi

Arapça Metin (Harekeli) ve benzeşen aramasında 22 sonuç bulundu.
Sırası Geçtiği Yer Arapça Harekesiz Okunuşu Anlamı Kökü
1 Bakara 24. Ayet (2:24:4) وَلَنْ ولن ve len ki asla لَنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Eğer, yapamazsanız -ki hiçbir zaman yapamayacaksınız- o hâlde yakıtı insanlarla taşlar olan ateşten sakının. O ateş kâfirler için hazırlanmıştır.
2 Bakara 95. Ayet (2:95:1) وَلَنْ ولن ve len لَنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Fakat kendi elleriyle önceden yaptıkları işler yüzünden ölümü hiçbir zaman temenni edemezler. Allah, o zalimleri hakkıyla bilendir.
3 Bakara 120. Ayet (2:120:1) وَلَنْ ولن ve len ve olmazlar لَنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Sen dinlerine uymadıkça, ne Yahudiler ve ne de Hıristiyanlar asla senden razı olmazlar. De ki: “Allah’ın yolu asıl doğru yoldur.” Sana gelen ilimden sonra, eğer onların arzu ve keyiflerine uyacak olursan, bilmiş ol ki, Allah’tan sana ne bir dost, ne bir yardımcı vardır.
4 Nisâ 129. Ayet (4:129:1) وَلَنْ ولن velen لَنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Ne kadar uğraşırsanız uğraşın, kadınlar arasında adaleti yerine getiremezsiniz. Öyle ise (birine) büsbütün gönül verip ötekini (kocası hem var, hem yok) askıda kalmış kadın gibi bırakmayın. Eğer arayı düzeltir ve Allah’a karşı gelmekten sakınırsanız, şüphesiz Allah çok bağışlayıcı ve çok merhamet edicidir.
5 Nisâ 141. Ayet (4:141:30) وَلَنْ ولن ve len ve asla لَنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Onlar sizi gözetleyip duran kimselerdir. Eğer Allah tarafından size bir fetih (zafer) nasip olursa, “Biz sizinle beraber değil miydik?” derler. Şayet kâfirlerin (zaferden) bir payı olursa, “Size üstünlük sağlayıp sizi mü’minlerden korumadık mı?” derler. Allah, kıyamet günü aranızda hükmünü verecektir. Allah, mü’minlerin aleyhine kâfirlere hiçbir yol vermeyecektir.
6 Nisâ 145. Ayet (4:145:8) وَلَنْ ولن ve len ve asla لَنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Şüphesiz ki münafıklar, cehennem ateşinin en aşağı tabakasındadırlar. Onlara hiçbir yardımcı da bulamazsın.
7 Enfal 19. Ayet (8:19:0) وَلَنْ ولن ve len لَنْ
Diyanet İşleri (Yeni) (Ey inkârcılar!) Eğer fetih[245] istiyorsanız işte size fetih geldi. Eğer (peygambere karşı gelmekten) vazgeçerseniz, bu sizin için daha hayırlı olur. Eğer dönerseniz biz de döneriz. Çok olsa bile topluluğunuz size hiç fayda vermez. Çünkü Allah mü’minlerle beraberdir.
8 Tevbe 83. Ayet (9:83:0) وَلَنْ ولن ve len ve asla لَنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Eğer (bundan böyle) Allah seni onlardan bir zümrenin yanına döndürür de, onlar (sefere) çıkmak için senden izin isterlerse, de ki: “Artık siz benimle birlikte ebediyyen çıkmayacak ve benimle birlikte hiçbir düşmanla asla savaşmayacaksınız. Çünkü siz baştan yerinizde oturup kalmaya razı oldunuz. Şimdi de geri kalan (kadın ve çocuk)larla birlikte oturun.”
9 İsrâ 37. Ayet (17:37:10) وَلَنْ ولن velen ve لَنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Yeryüzünde böbürlenerek yürüme. Çünkü sen yeri asla yaramazsın, boyca da dağlara asla erişemezsin.
10 İsrâ 93. Ayet (17:93:11) وَلَنْ ولن ve len ama asla لَنْ
Diyanet İşleri (Yeni) 90,91,92,93. Dediler ki: “Yerden bize bir pınar fışkırtmadıkça; yahut senin hurmalardan, üzümlerden oluşan bir bahçen olup, aralarından şarıl şarıl ırmaklar akıtmadıkça; yahut iddia ettiğin gibi, gökyüzünü üzerimize parça parça düşürmedikçe; yahut Allah’ı ve melekleri karşımıza getirmedikçe; yahut altından bir evin olmadıkça; ya da göğe çıkmadıkça sana asla inanmayacağız. Bize gökten okuyacağımız bir kitap indirmedikçe göğe çıktığına da inanacak değiliz.” De ki: “Rabbimi tenzih ederim. Ben ancak resûl olarak gönderilen bir beşerim.”
11 Kehf 20. Ayet (18:20:10) وَلَنْ ولن velen ve asla لَنْ
Diyanet İşleri (Yeni) “Çünkü onlar sizi ele geçirirlerse ya taşlayarak öldürürler, yahut kendi dinlerine döndürürler. O zaman da bir daha asla kurtuluşa eremezsiniz.”
12 Kehf 27. Ayet (18:27:11) وَلَنْ ولن velen ve لَنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Rabbinin kitabından sana vahyedileni oku. O’nun kelimelerini değiştirecek hiçbir kimse yoktur. O’ndan başka asla bir sığınak da bulamazsın.
13 Hacc 47. Ayet (22:47:3) وَلَنْ ولن ve len fakat لَنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Bir de senden acele azap istiyorlar. Hâlbuki Allah asla va’dinden caymaz. Şüphesiz Rabbinin nezdinde bir gün, sizin saydığınız bin yıl gibidir.
14 Ahzab 62. Ayet (33:62:8) وَلَنْ ولن velen ve لَنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Daha önce gelip geçenler hakkında da Allah’ın kanunu böyledir. Allah’ın kanununda asla değişme bulamazsın.
15 Fâtır 43. Ayet (35:43:22) وَلَنْ ولن ve len ve لَنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Yeryüzünde büyüklük taslamak ve kötü tuzak kurmak için (böyle davranıyorlardı). Oysa kötü tuzak, ancak sahibini kuşatır. Onlar ancak öncekilere uygulanan kanunu bekliyorlar. Sen Allah’ın kanununda hiçbir değişiklik bulamazsın. Sen, Allah’ın kanununda hiçbir sapma bulamazsın.
16 Zuhruf 39. Ayet (43:39:1) وَلَنْ ولن ve len ve asla لَنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Onlara, “(Bu temenniniz) bugün size asla fayda vermez. Çünkü zulmettiniz. Hepiniz azapta ortaksınız” denir.
17 Muhammed 35. Ayet (47:35:10) وَلَنْ ولن velen ve asla لَنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Sakın za’f göstermeyin. Üstün olduğunuz hâlde barışa çağırmayın. Allah sizinle beraberdir. Sizin amellerinizi asla eksiltmeyecektir.
18 Fetih 23. Ayet (48:23:8) وَلَنْ ولن ve len ve asla لَنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Allah’ın öteden beri işleyip duran kanunu (budur). Allah’ın kanununda asla bir değişiklik bulamazsın.
19 Münafikun 11. Ayet (63:11:1) وَلَنْ ولن velen ve asla لَنْ
Diyanet İşleri (Yeni) Allah, eceli geldiğinde hiçbir kimseyi asla ertelemez. Allah, bütün yaptıklarınızdan haberdardır.
20 Cin 2. Ayet (72:2:6) وَلَنْ ولن velen artık لَنْ
Diyanet İşleri (Yeni) 1,2. (Ey Muhammed!) De ki: “Bana cinlerden bir topluluğun (Kur’an’ı) dinleyip şöyle dedikleri vahyedildi: “Şüphesiz biz doğruya ileten hayranlık verici bir Kur’an dinledik de ona inandık. Artık, Rabbimize hiç kimseyi asla ortak koşmayacağız.”
21 Cin 12. Ayet (72:12:9) وَلَنْ ولن velen ve asla لَنْ
Diyanet İşleri (Yeni) “Muhakkak ki biz Allah’ı yeryüzünde âciz bırakamayacağımızı, kaçarak da onu âciz bırakamayacağımızı anladık.”
22 Cin 22. Ayet (72:22:8) وَلَنْ ولن velen ve asla لَنْ
Diyanet İşleri (Yeni) De ki: “Gerçekten beni Allah’a karşı hiç kimse asla koruyamaz ve yine asla O’ndan başka sığınacak kimse de bulamam.”