| Sırası | Geçtiği Yer | Arapça | Harekesiz | Okunuşu | Anlamı | Kökü |
|---|---|---|---|---|---|---|
| 1 | Bakara 7. Ayet (2:7:10) | وَلَهُمْ | ولهم | ve lehum | Onlar için vardır | لَهُم |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah, onların kalplerini ve kulaklarını mühürlemiştir. Gözleri üzerinde de bir perde vardır. Onlar için büyük bir azap vardır. | |||||
| 2 | Bakara 10. Ayet (2:10:7) | وَلَهُمْ | ولهم | ve lehum | onlara vardır | لَهُم |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Kalplerinde münafıklıktan kaynaklanan bir hastalık vardır. Allah da onların hastalıklarını artırmıştır. Söyledikleri yalana karşılık da onlara elem dolu bir azap vardır. | |||||
| 3 | Bakara 25. Ayet (2:25:28) | وَلَهُمْ | ولهم | ve lehum | Onlar için vardır | لَهُم |
| Diyanet İşleri (Yeni) | İman edip salih ameller işleyenlere, kendileri için; içinden ırmaklar akan cennetler olduğunu müjdele. Cennetlerin meyvelerinden kendilerine her rızık verilişinde, “Bu (tıpkı) daha önce (dünyada iken) bize verilen rızık!” diyecekler. Hâlbuki bu rızık onlara (dünyadakine) benzer olarak verilmiştir. Onlar için orada tertemiz eşler de vardır. Onlar orada ebedî kalacaklardır. | |||||
| 4 | Bakara 114. Ayet (2:114:26) | وَلَهُمْ | ولهم | ve lehum | ve vardır | لَهُم |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah’ın mescitlerinde onun adının anılmasını yasak eden ve onların yıkılması için çalışandan kim daha zalimdir. Böyleleri oralara (eğer girerlerse) ancak korka korka girebilmelidirler. Bunlar için dünyada rezillik, ahirette de büyük bir azap vardır. | |||||
| 5 | Bakara 174. Ayet (2:174:27) | وَلَهُمْ | ولهم | ve lehum | ve onlar için vardır | لَهُم |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah’ın indirdiği kitaptan bir kısmını gizleyip onu az bir bedel ile değişenler (var ya); işte onlar karınlarına ateşten başka bir şey doldurmuyorlar. Kıyamet günü Allah, onlarla ne konuşacak, ne de onları arıtacaktır. Onlar için elem dolu bir azap vardır.[47] | |||||
| 6 | Âl-i İmran 77. Ayet (3:77:25) | وَلَهُمْ | ولهم | ve lehum | ve onlar için vardır | لَهُم |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Şüphesiz, Allah’a verdikleri sözü ve yeminlerini az bir karşılığa değişenler var ya, işte onların ahirette bir payı yoktur. Allah, kıyamet günü onlarla konuşmayacak, onlara bakmayacak ve onları temizlemeyecektir. Onlar için elem dolu bir azap vardır. | |||||
| 7 | Âl-i İmran 176. Ayet (3:176:20) | وَلَهُمْ | ولهم | ve lehum | ve onlar için vardır | لَهُم |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Küfürde yarışanlar seni üzmesin. Onlar, Allah’a hiçbir şekilde zarar veremezler. Allah, onlara ahirette bir pay vermemek istiyor. Onlar için büyük azap vardır. | |||||
| 8 | Âl-i İmran 177. Ayet (3:177:10) | وَلَهُمْ | ولهم | ve lehum | ve onlar için vardır | لَهُم |
| Diyanet İşleri (Yeni) | İman karşılığında küfrü satın alanlar Allah’a hiçbir zarar veremezler. Onlar için elem verici bir azap vardır. | |||||
| 9 | Âl-i İmran 178. Ayet (3:178:15) | وَلَهُمْ | ولهم | ve lehum | ve onlar için vardır | لَهُم |
| Diyanet İşleri (Yeni) | İnkâr edenler, kendilerine vermiş olduğumuz mühletin, sakın kendileri için hayırlı olduğunu sanmasınlar. Biz, onlara ancak günahları artsın diye mühlet veriyoruz. Onlar için alçaltıcı bir azap vardır. | |||||
| 10 | Âl-i İmran 188. Ayet (3:188:18) | وَلَهُمْ | ولهم | ve lehum | onlar için vardır | لَهُم |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ettiklerine sevinen ve yapmadıkları şeylerle övülmeyi seven kimselerin, sakın azaptan kurtulacaklarını sanma. Onlar için elem dolu bir azap vardır. | |||||
| 11 | Mâide 33. Ayet (5:33:30) | وَلَهُمْ | ولهم | ve lehum | onlara vardır | لَهُم |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah’a ve Resûlüne savaş açanların ve yeryüzünde bozgunculuk çıkarmaya çalışanların cezası; ancak öldürülmeleri, yahut asılmaları veya ellerinin ve ayaklarının çaprazlama kesilmesi, yahut o yerden sürülmeleridir. Bu cezalar onlar için dünyadaki bir rezilliktir. Ahirette de onlara büyük bir azap vardır.[149] | |||||
| 12 | Mâide 36. Ayet (5:36:22) | وَلَهُمْ | ولهم | ve lehum | ve onlar için vardır | لَهُم |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Şüphesiz yeryüzünde olanların hepsi ve yanında bir o kadarı daha kendilerinin (kâfirlerin) olsa da onu kıyamet gününün azabından kurtulmak için fidye verecek olsalar, onlardan yine kabul edilmez. Onlara elem dolu bir azap vardır. | |||||
| 13 | Mâide 37. Ayet (5:37:10) | وَلَهُمْ | ولهم | ve lehum | ve onlar için vardır | لَهُم |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ateşten çıkmak isterler ama ondan çıkabilecek değillerdir. Onlara sürekli bir azap vardır. | |||||
| 14 | Mâide 41. Ayet (5:41:64) | وَلَهُمْ | ولهم | ve lehum | ve onlar için vardır | لَهُم |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ey Peygamber! Kalpten inanmadıkları hâlde, ağızlarıyla “İnandık” diyenler (münafıklar) ile Yahudilerden küfürde yarışanlar seni üzmesin. Onlar (Yahudiler) yalan uydurmak için (seni) dinlerler[150], sana gelmeyen bir topluluk hesabına dinlerler. Kelimelerin (ifade içindeki) yerlerini bildikten sonra yerlerini değiştirir ve şöyle derler: “Eğer size şu hüküm verilirse, onu tutun. O verilmezse sakının.” Allah, kimin azaba uğramasını istemişse artık sen onun için asla Allah’a karşı hiçbir şey yapamazsın. Onlar, Allah’ın kalplerini temizlemeyi istemediği kimselerdir.[151] Onlara dünyada bir rüsvaylık, ahirette ise yine onlara büyük bir azap vardır. | |||||
| 15 | A'raf 179. Ayet (7:179:0) | وَلَهُمْ | ولهم | ve lehum | vardır | لَهُم |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Andolsun biz, cinler ve insanlardan, kalpleri olup da bunlarla anlamayan, gözleri olup da bunlarla görmeyen, kulakları olup da bunlarla işitmeyen birçoklarını cehennem için var ettik. İşte bunlar hayvanlar gibi, hatta daha da aşağıdadırlar. İşte bunlar gafillerin ta kendileridir.[235] | |||||
| 16 | A'raf 179. Ayet (7:179:0) | وَلَهُمْ | ولهم | ve lehum | ve vardır | لَهُم |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Andolsun biz, cinler ve insanlardan, kalpleri olup da bunlarla anlamayan, gözleri olup da bunlarla görmeyen, kulakları olup da bunlarla işitmeyen birçoklarını cehennem için var ettik. İşte bunlar hayvanlar gibi, hatta daha da aşağıdadırlar. İşte bunlar gafillerin ta kendileridir.[235] | |||||
| 17 | Tevbe 68. Ayet (9:68:0) | وَلَهُمْ | ولهم | ve lehum | ve onlar için vardır | لَهُم |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah, erkek münafıklara, kadın münafıklara ve kâfirlere, içinde ebedî kalmak üzere cehennem ateşini va’detti. O, onlara yeter. Allah, onlara lânet etmiştir. Onlar için sürekli bir azap vardır. | |||||
| 18 | Tevbe 79. Ayet (9:79:0) | وَلَهُمْ | ولهم | ve lehum | ve onlar için vardır | لَهُم |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Sadakalar hususunda gönüllü bağışta bulunan mü’minlerle, güçlerinin yettiğinden başkasını bulamayanları çekiştirip onlarla alay edenler var ya; işte Allah asıl onları maskaraya çevirmiştir. Onlar için elem dolu bir azap vardır. | |||||
| 19 | Ra'd 25. Ayet (13:25:21) | وَلَهُمْ | ولهم | ve lehum | ve onlaradır | لَهُم |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah’a verdikleri sözü, pekiştirilmesinden sonra bozanlar, Allah’ın korunmasını emrettiği şeyleri (akrabalık bağlarını) koparanlar ve yeryüzünde fesat çıkaranlar var ya; işte lânet onlara, yurdun kötüsü (cehennem) de onlaradır. | |||||
| 20 | Nahl 57. Ayet (16:57:5) | وَلَهُمْ | ولهم | ve lehum | ve kendilerine de | لَهُم |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Onlar, kızları Allah’a nispet ediyorlar -ki O, bundan uzaktır- kendilerine ise, canlarının istediğini. | |||||
| 21 | Nahl 63. Ayet (16:63:15) | وَلَهُمْ | ولهم | ve lehum | ve onlar için vardır | لَهُم |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah’a andolsun, senden önceki ümmetlere peygamberler gönderdik. Fakat şeytan onlara işlerini güzel gösterdi. O, bugün de onların dostudur ve onlar için elem dolu bir azap vardır. | |||||
| 22 | Nahl 104. Ayet (16:104:10) | وَلَهُمْ | ولهم | ve lehum | onlar için vardır | لَهُم |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah’ın âyetlerine inanmayanları, Allah elbette doğru yola iletmez. Onlar için elem dolu bir azap vardır. | |||||
| 23 | Nahl 106. Ayet (16:106:22) | وَلَهُمْ | ولهم | ve lehum | ve onlar için vardır | لَهُم |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Kalbi imanla dolu olduğu hâlde zorlanan kimse hariç, inandıktan sonra Allah’ı inkâr eden ve böylece göğsünü küfre açanlara Allah’tan gazap iner ve onlar için büyük bir azap vardır. | |||||
| 24 | Nahl 117. Ayet (16:117:3) | وَلَهُمْ | ولهم | ve lehum | ve onlara vardır | لَهُم |
| Diyanet İşleri (Yeni) | (Dünyada elde ettikleri) az bir yararlanmadır. Hâlbuki (ahirette) onlara acıklı bir azap vardır. | |||||
| 25 | Meryem 62. Ayet (19:62:7) | وَلَهُمْ | ولهم | ve lehum | ve hazırdır | لَهُم |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Orada boş söz işitmezler. Yalnızca (meleklerin) “selâm!” (deyişini) işitirler. Orada sabah akşam rızıkları da vardır. | |||||
| 26 | Hacc 21. Ayet (22:21:1) | وَلَهُمْ | ولهم | ve lehum | ve onlar için vardır | لَهُم |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Onlar için bir de demirden topuzlar vardır. | |||||
| 27 | Mü'minûn 63. Ayet (23:63:7) | وَلَهُمْ | ولهم | ve lehum | onların vardır ki | لَهُم |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ancak kâfirlerin kalbleri bu Kur’an’a karşı bir gaflet içindedir. Onların bundan başka yapageldikleri birtakım (kötü) işleri de vardır. | |||||
| 28 | Nûr 23. Ayet (24:23:11) | وَلَهُمْ | ولهم | ve lehum | ve onlar için vardır | لَهُم |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 23,24. İffetli ve (haklarında uydurulan kötülüklerden) habersiz mü’min kadınlara zina isnat edenler, gerçekten dünya ve ahirette lânetlenmişlerdir. İşlemiş oldukları günahtan dolayı dillerinin, ellerinin ve ayaklarının kendi aleyhlerine şahitlik edecekleri günde onlara çok büyük bir azap vardır. | |||||
| 29 | Şu'arâ 14. Ayet (26:14:1) | وَلَهُمْ | ولهم | ve lehum | ve onların var | لَهُم |
| Diyanet İşleri (Yeni) | “Bir de onlara karşı ben suçlu durumundayım. Bu yüzden onların beni öldürmelerinden korkarım.” | |||||
| 30 | Yâsîn 57. Ayet (36:57:4) | وَلَهُمْ | ولهم | ve lehum | ve onlar için vardır | لَهُم |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Onlar için orada meyveler vardır. Onlar için diledikleri her şey vardır. | |||||
| 31 | Yâsîn 73. Ayet (36:73:1) | وَلَهُمْ | ولهم | ve lehum | kendileri için vardır | لَهُم |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Onlar için bu hayvanlarda (daha pek çok) yararlar ve içecekler vardır. Hâlâ şükretmeyecekler mi? | |||||
| 32 | Sâffât 9. Ayet (37:9:2) | وَلَهُمْ | ولهم | ve lehum | ve onlar için vardır | لَهُم |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 8,9. Onlar, yüce topluluğu (ileri gelen melekler topluluğunu) dinleyemezler. Kovulmaları için her taraftan taşa tutulurlar. Onlar için sürekli bir azap da vardır. | |||||
| 33 | Mü'min 52. Ayet (40:52:8) | وَلَهُمْ | ولهم | ve lehum | ve onlara vardır | لَهُم |
| Diyanet İşleri (Yeni) | O gün zalimlere, mazeretleri fayda vermez. Lânet de onlaradır, kötü yurt da onlaradır. | |||||
| 34 | Şûrâ 16. Ayet (42:16:16) | وَلَهُمْ | ولهم | ve lehum | ve onlara vardır | لَهُم |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah’ın çağrısına uyulduktan sonra O’nun hakkında tartışmaya girenlerin delilleri Rableri katında batıldır. Onlara bir gazap vardır. Onlar için çetin bir azap vardır. | |||||
| 35 | Câsiye 10. Ayet (45:10:17) | وَلَهُمْ | ولهم | ve lehum | ve onlar için vardır | لَهُم |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Arkalarında da cehennem vardır. Dünyada kazandıkları ve Allah’tan başka edindikleri dostlar onlara hiçbir fayda vermez. Onlar için elbette büyük bir azap vardır. | |||||
| 36 | Muhammed 15. Ayet (47:15:27) | وَلَهُمْ | ولهم | ve lehum | ve onlar için vardır | لَهُم |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah’a karşı gelmekten sakınanlara söz verilen cennetin durumu şöyledir: Orada bozulmayan su ırmakları, tadı değişmeyen süt ırmakları, içenlere zevk veren şarap ırmakları ve süzme bal ırmakları vardır. Orada onlar için meyvelerin her çeşidi vardır. Rablerinden de bağışlama vardır. Bu cennetliklerin durumu, ateşte temelli kalacak olan ve bağırsaklarını parça parça edecek kaynar su içirilen kimselerin durumu gibi olur mu? | |||||
| 37 | Hadîd 18. Ayet (57:18:10) | وَلَهُمْ | ولهم | ve lehum | ve onlar için vardır | لَهُم |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Şüphesiz ki sadaka veren erkeklerle sadaka veren kadınlar ve Allah’a güzel bir borç verenler var ya, (verdikleri) onlara kat kat ödenir. Ayrıca onlara çok değerli bir mükâfat da vardır. | |||||
| 38 | Haşr 3. Ayet (59:3:10) | وَلَهُمْ | ولهم | ve lehum | onlar için vardır | لَهُم |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Eğer Allah, onlar hakkında sürülmeye hükmetmemiş olsaydı, muhakkak kendilerine dünyada azap edecekti. Ahirette ise, onlar için cehennem azabı vardır. | |||||
| 39 | Haşr 15. Ayet (59:15:9) | وَلَهُمْ | ولهم | ve lehum | ve onlar için vardır | لَهُم |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Onların durumu, kendilerinden az öncekilerin (Mekkeli müşriklerin) durumu gibidir. Onlar (Bedir’de) yaptıklarının cezasını tatmışlardır. Onlara (Ahirette de) elem dolu bir azap vardır. | |||||
| 40 | Teğabun 5. Ayet (64:5:11) | وَلَهُمْ | ولهم | ve lehum | ve onlar için vardır | لَهُم |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Daha önce inkâr edip de inkârlarının cezasını tadanların haberi size gelmedi mi? Onlar için elem dolu bir azap da vardır. | |||||
| 41 | Büruc 10. Ayet (85:10:12) | وَلَهُمْ | ولهم | ve lehum | ve onlar için vardır | لَهُم |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Şüphesiz mü’min erkeklerle mü’min kadınlara işkence edip, sonra da tövbe etmeyenlere; cehennem azabı ve yangın azabı vardır. | |||||