"يأكل" Analizi

Arapça Metin (Harekesiz) ve benzeşen aramasında 24 sonuç bulundu.
Sırası Geçtiği Yer Arapça Harekesiz Okunuşu Anlamı Kökü
1 Bakara 174. Ayet (2:174:15) يَأْكُلُونَ يأكلون ye/kulûne yemezler أ ك ل
Diyanet İşleri (Yeni) Allah’ın indirdiği kitaptan bir kısmını gizleyip onu az bir bedel ile değişenler (var ya); işte onlar karınlarına ateşten başka bir şey doldurmuyorlar. Kıyamet günü Allah, onlarla ne konuşacak, ne de onları arıtacaktır. Onlar için elem dolu bir azap vardır.[47]
2 Bakara 275. Ayet (2:275:2) يَأْكُلُونَ يأكلون ye/kulûne yerler أ ك ل
Diyanet İşleri (Yeni) Faiz yiyenler, ancak şeytanın çarptığı kimsenin kalktığı gibi kalkarlar. Bu, onların, “Alışveriş de faiz gibidir” demelerinden dolayıdır. Oysa Allah, alışverişi helâl, faizi haram kılmıştır. Bundan böyle kime Rabbinden bir öğüt gelir de (o öğüte uyarak) faizden vazgeçerse, artık önceden aldığı onun olur. Durumu da Allah’a kalmıştır. (Allah, onu affeder.) Kim tekrar (faize) dönerse, işte onlar cehennemliklerdir. Orada ebedî kalacaklardır.
3 Nisâ 6. Ayet (4:6:27) فَلْيَأْكُلْ فليأكل felye/kul yesin أ ك ل
Diyanet İşleri (Yeni) Yetimleri deneyin. Evlenme çağına (buluğa) erdiklerinde, eğer reşid olduklarını görürseniz, mallarını kendilerine verin. Büyüyecekler (ve mallarını geri alacaklar) diye israf ederek ve aceleye getirerek mallarını yemeyin. (Velilerden) kim zengin ise (yetim malından yemeğe) tenezzül etmesin. Kim de fakir ise, aklın ve dinin gereklerine uygun bir biçimde (hizmetinin karşılığı kadar) yesin. Mallarını kendilerine geri verdiğiniz zaman da yanlarında şahit bulundurun. Hesap görücü olarak Allah yeter.
4 Nisâ 10. Ayet (4:10:3) يَأْكُلُونَ يأكلون ye/kulûne yiyen(ler) أ ك ل
Diyanet İşleri (Yeni) Yetimlerin mallarını haksız yere yiyenler, ancak ve ancak karınlarını doldurasıya ateş yemiş olurlar ve zaten onlar çılgın bir ateşe (cehenneme) gireceklerdir.
5 Nisâ 10. Ayet (4:10:8) يَأْكُلُونَ يأكلون ye/kulûne yemektedirler أ ك ل
Diyanet İşleri (Yeni) Yetimlerin mallarını haksız yere yiyenler, ancak ve ancak karınlarını doldurasıya ateş yemiş olurlar ve zaten onlar çılgın bir ateşe (cehenneme) gireceklerdir.
6 Mâide 75. Ayet (5:75:15) يَأْكُلَانِ يأكلان ye/kulâni yerlerdi أ ك ل
Diyanet İşleri (Yeni) Meryem oğlu Mesih, sadece bir peygamberdir. Ondan önce de nice peygamberler geldi geçti. Onun annesi de dosdoğru bir kadındır. (Nasıl ilâh olabilirler?) İkisi de yemek yerlerdi. Bak, onlara âyetlerimizi nasıl açıklıyoruz. Sonra bak ki, nasıl da (haktan) çevriliyorlar.
7 Tevbe 34. Ayet (9:34:0) لَيَأْكُلُونَ ليأكلون le-ye/kulûne yerler أ ك ل
Diyanet İşleri (Yeni) Ey iman edenler! Hahamlardan ve rahiplerden birçoğu, insanların mallarını haksız yollarla yiyorlar ve Allah’ın yolundan alıkoyuyorlar. Altın ve gümüşü biriktirip gizleyerek onları Allah yolunda harcamayanları elem dolu bir azapla müjdele.
8 Yunus 24. Ayet (10:24:0) يَأْكُلُ يأكل ye/kulu yer أ ك ل
Diyanet İşleri (Yeni) Dünya hayatının hâli, ancak gökten indirdiğimiz bir yağmurun hâli gibidir ki, insanların ve hayvanların yedikleri yeryüzü bitkileri onunla yetişip birbirine karışmıştır. Nihayet yeryüzü (o bitkilerle) bütün zinet ve güzelliklerini alıp süslendiği ve sahipleri de onun üzerine (her türlü tasarrufa) kadir olduklarını sandıkları bir sırada, geceleyin veya güpegündüz ansızın ona emrimiz (afetimiz) geliverir de, bunları, sanki dün yerinde hiç yokmuş gibi, kökünden yolunmuş bir hâle getiririz. İşte düşünen bir toplum için, âyetleri böyle ayrı ayrı açıklıyoruz.
9 Yusuf 13. Ayet (12:13:9) يَأْكُلَهُ يأكله ye/kulehu onu yer أ ك ل
Diyanet İşleri (Yeni) Babaları, “Doğrusu onu götürmeniz beni üzer, siz ondan habersiz iken onu kurt yer, diye korkuyorum.”
10 Yusuf 43. Ayet (12:43:8) يَأْكُلُهُنَّ يأكلهن ye/kuluhunne bunları yiyor أ ك ل
Diyanet İşleri (Yeni) Kral, “Ben rüyamda yedi semiz ineği, yedi zayıf ineğin yediğini; ayrıca yedi yeşil başak ve yedi de kuru başak görüyorum. Ey ileri gelenler! Eğer rüya yorumluyorsanız, rüyamı bana yorumlayın” dedi.
11 Yusuf 46. Ayet (12:46:9) يَأْكُلُهُنَّ يأكلهن ye/kuluhunne yiyorlar أ ك ل
Diyanet İşleri (Yeni) (Zindana varınca), “Yûsuf! Ey doğru sözlü! Rüyada yedi semiz ineği yedi zayıf ineğin yemesi, bir de yedi yeşil başakla diğer yedi kuru başak hakkında bize yorum yap. Ümid ederim ki (vereceğin bilgi ile) insanlara dönerim de onlar da (senin değerini) bilirler” dedi.
12 Yusuf 48. Ayet (12:48:8) يَأْكُلْنَ يأكلن ye/kulne yeyip bitirir أ ك ل
Diyanet İşleri (Yeni) “Sonra bunun ardından yedi kurak yıl gelecek, saklayacağınız az bir miktar hariç bu yıllar için biriktirdiklerinizi yiyip bitirecek.”
13 Hicr 3. Ayet (15:3:2) يَأْكُلُوا يأكلوا ye/kulû yesinler أ ك ل
Diyanet İşleri (Yeni) Bırak onları yesinler (içsinler), yararlansınlar; emelleri onları oyalayadursun. İleride (gerçeği) bilecekler.
14 Enbiyâ 8. Ayet (21:8:5) يَأْكُلُونَ يأكلون ye/kulûne yemeyen أ ك ل
Diyanet İşleri (Yeni) Biz, onları yemek yemez bir beden yapısında yaratmadık. Onlar ölümsüz de değillerdi.
15 Mü'minûn 33. Ayet (23:33:19) يَأْكُلُ يأكل ye/kulu yiyor أ ك ل
Diyanet İşleri (Yeni) O peygamberin kavminden, Allah’ı inkâr eden, ahireti yalanlayan ve bizim dünya hayatında kendilerine bol bol nimet verdiğimiz ileri gelenler şöyle dediler: “O da ancak sizin gibi bir insandır. Sizin yediğiniz şeylerden yiyor, içtiğiniz şeylerden içiyor.”
16 Furkan 7. Ayet (25:7:5) يَأْكُلُ يأكل ye/kulu yiyor أ ك ل
Diyanet İşleri (Yeni) Dediler ki: “Bu ne biçim peygamber ki yemek yer, çarşıda pazarda dolaşır. Ona bir melek indirilseydi de, bu onunla beraber bir uyarıcı olsaydı ya!”
17 Furkan 8. Ayet (25:8:9) يَأْكُلُ يأكل ye/kulu yiyeceği أ ك ل
Diyanet İşleri (Yeni) “Yahut kendisine bir hazine verilseydi veya ürününden yiyeceği bir bahçesi olsaydı ya!” Zalimler, (inananlara): “Siz ancak büyülenmiş bir adama uyuyorsunuz” dediler.
18 Furkan 20. Ayet (25:20:8) لَيَأْكُلُونَ ليأكلون leye/kulûne yerlerdi أ ك ل
Diyanet İşleri (Yeni) Senden önce gönderdiğimiz bütün peygamberler de şüphesiz yemek yerler, çarşıda pazarda gezerlerdi. (Ey insanlar!) Sizi birbiriniz için imtihan aracı kıldık. (Bakalım) sabredecek misiniz? Rabbin, hakkıyla görendir.
19 Yâsîn 33. Ayet (36:33:10) يَأْكُلُونَ يأكلون ye/kulûn(e) yiyorlar أ ك ل
Diyanet İşleri (Yeni) Ölü toprak onlar için bir delildir. Biz, onu diriltir ve ondan taneler çıkarırız da onlardan yerler.
20 Yâsîn 35. Ayet (36:35:1) لِيَأْكُلُوا ليأكلوا li-ye/kulû yemeleri için أ ك ل
Diyanet İşleri (Yeni) 34,35. Meyvelerinden yesinler diye biz orada hurmalıklar, üzüm bağları var ettik ve içlerinde pınarlar fışkırttık. Bunları onların elleri yapmış değildir. Hâlâ şükretmeyecekler mi?[449]
21 Yâsîn 72. Ayet (36:72:6) يَأْكُلُونَ يأكلون ye/kulûn(e) yerler أ ك ل
Diyanet İşleri (Yeni) Biz, o hayvanları kendilerine boyun eğdirdik. Onlardan bir kısmı binekleridir, bir kısmını da yerler.
22 Muhammed 12. Ayet (47:12:16) وَيَأْكُلُونَ ويأكلون ve ye/kulûne ve yerler أ ك ل
Diyanet İşleri (Yeni) Şüphesiz Allah, inanıp salih ameller işleyenleri, içinden ırmaklar akan cennetlere koyacaktır. İnkâr edenler ise (dünya zevklerinden) yararlanırlar ve hayvanların yediği gibi yerler. Onların kalacakları yer ateştir.
23 Hucurât 12. Ayet (49:12:22) يَأْكُلَ يأكل ye/kule yemeyi أ ك ل
Diyanet İşleri (Yeni) Ey iman edenler! Zannın birçoğundan sakının. Çünkü zannın bir kısmı günahtır. Birbirinizin kusurlarını ve mahremiyetlerini araştırmayın. Birbirinizin gıybetini yapmayın. Herhangi biriniz ölü kardeşinin etini yemekten hoşlanır mı? İşte bundan tiksindiniz! Allah’a karşı gelmekten sakının. Şüphesiz Allah tövbeyi çok kabul edendir, çok merhamet edendir.
24 Hâkka 37. Ayet (69:37:2) يَأْكُلُهُٓ يأكله ye/kuluhu onu yemez أ ك ل
Diyanet İşleri (Yeni) Onu günahkârlardan başkası yemez.”