"يحكم" Analizi

Arapça Metin (Harekesiz) ve benzeşen aramasında 31 sonuç bulundu.
Sırası Geçtiği Yer Arapça Harekesiz Okunuşu Anlamı Kökü
1 Bakara 113. Ayet (2:113:24) يَحْكُمُ يحكم yahkumu hüküm verecektir ح ك م
Diyanet İşleri (Yeni) Yahudiler, “Hıristiyanlar bir temel üzerinde değiller” dediler. Hıristiyanlar da, “Yahudiler bir temel üzerinde değiller” dediler. Oysa hepsi Kitab’ı[31] okuyorlar. (Kitab'ı) bilmeyenler de tıpkı bunların söyledikleri gibi demişti. Artık onların aralarında uyuşamadıkları davada, kıyamet gününde hükmü Allah verecektir.
2 Bakara 213. Ayet (2:213:14) لِيَحْكُمَ ليحكم li-yahkume hükmetmek üzere ح ك م
Diyanet İşleri (Yeni) İnsanlar tek bir ümmetti. Allah, müjdeciler ve uyarıcılar olarak peygamberler gönderdi ve beraberlerinde, insanların anlaşmazlığa düştükleri şeyler konusunda, aralarında hüküm vermek üzere kitapları hak olarak indirdi. Kendilerine apaçık âyetler geldikten sonra o konuda ancak; kitap verilenler, aralarındaki kıskançlık yüzünden anlaşmazlığa düştüler. Bunun üzerine Allah iman edenleri, kendi izniyle, onların hakkında ayrılığa düştükleri gerçeğe iletti. Allah, dilediğini doğru yola iletir.
3 Âl-i İmran 23. Ayet (3:23:13) لِيَحْكُمَ ليحكم li-yahkume hüküm versin diye ح ك م
Diyanet İşleri (Yeni) Kendilerine Kitap’tan bir pay verilenleri görmüyor musun ki, aralarında hüküm vermesi için Allah’ın Kitabına çağrılıyorlar da sonra içlerinden bir kısmı yüz çevirerek dönüp gidiyor.
4 Nisâ 65. Ayet (4:65:6) يُحَكِّمُوكَ يحكموك yuhakkimûke seni hakem yaparak ح ك م
Diyanet İşleri (Yeni) Hayır! Rabbine andolsun ki onlar, aralarında çıkan çekişmeli işlerde seni hakem yapıp, sonra da verdiğin hükme, içlerinde hiçbir sıkıntı duymaksızın, tam bir teslimiyetle boyun eğmedikçe iman etmiş olmazlar.
5 Nisâ 141. Ayet (4:141:26) يَحْكُمُ يحكم yahkumu hükmedecek ح ك م
Diyanet İşleri (Yeni) Onlar sizi gözetleyip duran kimselerdir. Eğer Allah tarafından size bir fetih (zafer) nasip olursa, “Biz sizinle beraber değil miydik?” derler. Şayet kâfirlerin (zaferden) bir payı olursa, “Size üstünlük sağlayıp sizi mü’minlerden korumadık mı?” derler. Allah, kıyamet günü aranızda hükmünü verecektir. Allah, mü’minlerin aleyhine kâfirlere hiçbir yol vermeyecektir.
6 Mâide 1. Ayet (5:1:22) يَحْكُمُ يحكم yahkumu hükmünü verir ح ك م
Diyanet İşleri (Yeni) Ey iman edenler! Akitlerinizi yerine getirin.[137] İhramlı iken avlanmayı helâl saymamanız kaydıyla[138], okunacak (bildirilecek) olanlardan başka hayvanlar[139], size helâl kılındı. Şüphesiz Allah istediği hükmü verir.
7 Mâide 43. Ayet (5:43:2) يُحَكِّمُونَكَ يحكمونك yuhakkimûneke seni hakem yapıyorlar ح ك م
Diyanet İşleri (Yeni) Yanlarında, içinde Allah’ın hükmü bulunan Tevrat varken nasıl oluyor da seni hakem yapıyorlar, sonra bunun ardından verdiğin hükümden yüz çeviriyorlar? İşte onlar (kendi kitaplarına da, sana da) inanmış değillerdir.
8 Mâide 44. Ayet (5:44:7) يَحْكُمُ يحكم yahkumu hüküm verirlerdi ح ك م
Diyanet İşleri (Yeni) Şüphesiz Tevrat’ı biz indirdik. İçinde bir hidayet, bir nur vardır. (Allah’a) teslim olmuş nebiler, onunla yahudilere hüküm verirlerdi. Kendilerini Rabb’e adamış kimseler ile âlimler de öylece hükmederlerdi. Çünkü bunlar Allah’ın kitabını korumakla görevlendirilmişlerdi. Onlar Tevrat’ın hak olduğuna da şahit idiler. Şu hâlde, siz de insanlardan korkmayın, benden korkun ve âyetlerimi az bir karşılığa değişmeyin. Allah’ın indirdiği ile hükmetmeyenler kâfirlerin ta kendileridir.
9 Mâide 44. Ayet (5:44:35) يَحْكُمْ يحكم yahkum hükmetmezse ح ك م
Diyanet İşleri (Yeni) Şüphesiz Tevrat’ı biz indirdik. İçinde bir hidayet, bir nur vardır. (Allah’a) teslim olmuş nebiler, onunla yahudilere hüküm verirlerdi. Kendilerini Rabb’e adamış kimseler ile âlimler de öylece hükmederlerdi. Çünkü bunlar Allah’ın kitabını korumakla görevlendirilmişlerdi. Onlar Tevrat’ın hak olduğuna da şahit idiler. Şu hâlde, siz de insanlardan korkmayın, benden korkun ve âyetlerimi az bir karşılığa değişmeyin. Allah’ın indirdiği ile hükmetmeyenler kâfirlerin ta kendileridir.
10 Mâide 45. Ayet (5:45:25) يَحْكُمْ يحكم yahkum hükmetmezse ح ك م
Diyanet İşleri (Yeni) Onda (Tevrat’ta) üzerlerine şunu da yazdık: Cana can, göze göz, buruna burun, kulağa kulak, dişe diş kısas edilir. Yaralar da kısasa tabidir. Kim de bu hakkını bağışlar, sadakasına sayarsa o, kendisi için keffaret olur. Allah’ın indirdiği ile hükmetmeyenler, zalimlerin ta kendileridir.
11 Mâide 47. Ayet (5:47:1) وَلْيَحْكُمْ وليحكم vel-yahkum hükmetsinler ح ك م
Diyanet İşleri (Yeni) İncil ehli Allah’ın onda indirdiği ile hükmetsin. Allah’ın indirdiği ile hükmetmeyenler, fasıkların ta kendileridir.
12 Mâide 47. Ayet (5:47:10) يَحْكُمْ يحكم yahkum hükmetmezse ح ك م
Diyanet İşleri (Yeni) İncil ehli Allah’ın onda indirdiği ile hükmetsin. Allah’ın indirdiği ile hükmetmeyenler, fasıkların ta kendileridir.
13 Mâide 95. Ayet (5:95:20) يَحْكُمُ يحكم yahkumu karar vereceği ح ك م
Diyanet İşleri (Yeni) Ey iman edenler! İhramlı iken (karada) av hayvanı öldürmeyin. Kim (ihramlı iken) onu kasten öldürürse (kendisine) bir ceza vardır. (Bu ceza), Kâ’be’ye ulaştırılmak üzere, öldürdüğünün dengi olup, içinizden iki âdil kimsenin takdir edeceği bir kurbanlık hayvan; veya yoksulları yedirmek suretiyle keffaret; yahut onun dengi oruç tutmaktır. (Bu) yaptığı işin kötü sonucunu tatması içindir. Allah, geçmiştekileri affetmiştir. Fakat kim bir daha böyle yaparsa, Allah ondan intikam alır. Allah, mutlak güç sahibidir, intikam sahibidir.
14 En'am 136. Ayet (6:136:31) يَحْكُمُونَ يحكمون yahkumûn(e) hüküm veriyorlar ح ك م
Diyanet İşleri (Yeni) Allah’ın yarattığı ekinlerden ve hayvanlardan O’na bir pay ayırdılar ve akıllarınca, “Şu, Allah için, şu da bizim ortaklarımız (putlarımız) için” dediler. Ortakları için olan Allah’ınkine eklenmiyor. Allah için olan ise ortaklarınkine ekleniyor.. Ne kötü hükmediyorlar![194]
15 A'raf 87. Ayet (7:87:14) يَحْكُمَ يحكم yahkume hükmedinceye ح ك م
Diyanet İşleri (Yeni) “Eğer içinizden bir kısmı benimle gönderilen gerçeğe inanmış, bir kısmı da inanmamışsa, artık Allah aramızda hükmünü verinceye kadar sabredin. O, hüküm verenlerin en hayırlısıdır.”
16 Enfal 46. Ayet (8:46:0) ر۪يحُكُمْ ريحكم rîhukum gücünüz (devletiniz) ر و ح
Diyanet İşleri (Yeni) Allah’a ve Resûl’üne itaat edin ve birbirinizle çekişmeyin. Sonra gevşersiniz ve gücünüz, devletiniz elden gider. Sabırlı olun. Çünkü Allah sabredenlerle beraberdir.
17 Yunus 109. Ayet (10:109:0) يَحْكُمَ يحكم yahkuma hükmünü verinceye ح ك م
Diyanet İşleri (Yeni) (Ey Muhammed!) Sana vahyolunana uy ve Allah hükmünü verinceye kadar sabret. O, hüküm verenlerin en hayırlısıdır.
18 Yusuf 80. Ayet (12:80:32) يَحْكُمَ يحكم yahkuma hükmedinceye ح ك م
Diyanet İşleri (Yeni) Ondan ümitlerini kesince, kendi aralarında konuşmak üzere bir kenara çekildiler. Büyükleri dedi ki: “Babanızın Allah adına sizden söz aldığını, daha önce de Yûsuf hakkında işlediğiniz kusuru bilmiyor musunuz? Artık babam bana izin verinceye veya Allah, hakkımda hükmedinceye kadar buradan asla ayrılmayacağım. O, hükmedenlerin en hayırlısıdır.”
19 Ra'd 41. Ayet (13:41:10) يَحْكُمُ يحكم yahkumu hüküm veren ح ك م
Diyanet İşleri (Yeni) Onlar, bizim yeryüzüne (kudretimizle) gelip onu etrafından eksilttiğimizi görmediler mi? Allah, hükmeder. O’nun hükmünü bozacak hiçbir kimse yoktur. O, hesabı çabuk görendir.
20 Nahl 59. Ayet (16:59:19) يَحْكُمُونَ يحكمون yahkumûn(e) hüküm veriyorlar ح ك م
Diyanet İşleri (Yeni) Kendisine verilen kötü müjde (!) yüzünden halktan gizlenir. Şimdi onu, aşağılanmış olarak yanında tutacak mı, yoksa toprağa mı gömecek? Bak, ne kötü hüküm veriyorlar!
21 Nahl 124. Ayet (16:124:10) لَيَحْكُمُ ليحكم le-yahkumu elbette hükmünü verecektir ح ك م
Diyanet İşleri (Yeni) Cumartesi gününe saygı, ancak onda görüş ayrılığına düşenlere farz kılındı. Şüphesiz Rabbin, ayrılığa düşmekte oldukları şeyler konusunda kıyamet günü aralarında hüküm verecektir.
22 Enbiyâ 78. Ayet (21:78:4) يَحْكُمَانِ يحكمان yahkumâni onlar hükmediyorlardı ح ك م
Diyanet İşleri (Yeni) Dâvûd ile Süleyman’ı da hatırla. Hani bir ekin tarlası hakkında hüküm veriyorlardı. Çünkü halkın koyunları o ekine girmişti. Biz de hükümlerine şahit olmuştuk.[367]
23 Hacc 52. Ayet (22:52:22) يُحْكِمُ يحكم yuhkimu sağlamlaştırır ح ك م
Diyanet İşleri (Yeni) Senden önce hiçbir resûl ve nebî göndermedik ki, bir şey temenni ettiği zaman, şeytan onun bu temennisine dair vesvese vermiş olmasın. Ama Allah, şeytanın vesvesesini giderir. Sonra Allah, âyetlerini sağlamlaştırır. Allah, hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.[377]
24 Hacc 56. Ayet (22:56:4) يَحْكُمُ يحكم yahkumu hükmeder ح ك م
Diyanet İşleri (Yeni) İşte o gün mülk (hükümranlık) Allah’ındır. O, insanların arasında hükmünü verir. Artık iman edip salih ameller işlemiş olanlar Naîm Cennetleri’ndedirler.
25 Hacc 69. Ayet (22:69:2) يَحْكُمُ يحكم yahkumu hükmedecektir ح ك م
Diyanet İşleri (Yeni) Hakkında ayrılığa düşüp durduğunuz şeyler konusunda, kıyamet günü Allah aranızda hüküm verecektir.
26 Nûr 48. Ayet (24:48:6) لِيَحْكُمَ ليحكم li-yahkume hükmetmesi için ح ك م
Diyanet İşleri (Yeni) Aralarında hüküm vermesi için Allah’a (Kur’an’a) ve peygambere çağırıldıkları zaman, bir de bakarsın ki içlerinden bir grup yüz çevirmektedir.
27 Nûr 51. Ayet (24:51:10) لِيَحْكُمَ ليحكم li-yahkume hükmetmesi için ح ك م
Diyanet İşleri (Yeni) Aralarında hüküm vermek için Allah’a (Kur’an’a) ve Resûlüne davet edildiklerinde, mü’minlerin söyleyeceği söz ancak, “işittik ve iman ettik” demeleridir. İşte onlar kurtuluşa erenlerin ta kendileridir.
28 Ankebut 4. Ayet (29:4:10) يَحْكُمُونَ يحكمون yahkumûn(e) hüküm veriyorlar ح ك م
Diyanet İşleri (Yeni) Yoksa kötülük yapanlar, bizden kaçıp kurtulacaklarını mı sandılar. Ne kötü hükmediyorlar!
29 Zümer 3. Ayet (39:3:19) يَحْكُمُ يحكم yahkumu hükmünü verecektir ح ك م
Diyanet İşleri (Yeni) İyi bilin ki, halis din yalnız Allah’ındır. O’nu bırakıp da başka dostlar edinenler, “Biz onlara sadece, bizi Allah’a daha çok yaklaştırsınlar diye ibadet ediyoruz” diyorlar. Şüphesiz Allah, ayrılığa düştükleri şeyler konusunda aralarında hüküm verecektir. Şüphesiz Allah, yalancı ve nankör olanları doğru yola iletmez.
30 Câsiye 21. Ayet (45:21:17) يَحْكُمُونَ۟ يحكمون yahkumûn(e) hüküm veriyorlar ح ك م
Diyanet İşleri (Yeni) Yoksa kötülük işleyenler, kendilerini, inanıp salih amel işleyenler gibi kılacağımızı; hayatlarının ve ölümlerinin bir olacağını mı sanıyorlar? Ne kötü hüküm veriyorlar!
31 Mümtehine 10. Ayet (60:10:52) يَحْكُمُ يحكم yahkumu (böyle) hükmediyor ح ك م
Diyanet İşleri (Yeni) Ey iman edenler! Mü’min kadınlar muhacir olarak size geldiklerinde, onları imtihan edin. Allah, onların imanlarını daha iyi bilir. Eğer siz onların inanmış kadınlar olduklarını anlarsanız, onları kâfirlere geri göndermeyin. Çünkü müslüman hanımlar kâfirlere helâl değillerdir. Kâfirler de müslüman hanımlara helâl olmazlar. Mehir olarak harcadıklarını onlara (kocalarına geri) verin. Mehirlerini verdiğiniz takdirde, bu kadınlarla evlenmenizde size bir günah yoktur. Müşrik karılarınızın nikâhlarına tutunmayın. (Zira bu nikâhlar ortadan kalkmıştır.) Onlara harcadığınız mehri, (evlendikleri kâfir kocalarından) isteyin. Kâfirler de (İslâm’ı kabul eden ve sizinle evlenen eski hanımlarına) harcamış oldukları mehri (sizden) istesinler. Bu, Allah’ın hükmüdür. O, aranızda hüküm veriyor. Allah, hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.[539]