| Sırası | Geçtiği Yer | Arapça | Harekesiz | Okunuşu | Anlamı | Kökü |
|---|---|---|---|---|---|---|
| 1 | Bakara 61. Ayet (2:61:49) | يَكْفُرُونَ | يكفرون | yekfurûne | (çünkü) inkar ediyorlar | ك ف ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Hani, “Ey Mûsâ! Biz bir çeşit yemeğe asla katlanamayız. O hâlde, bizim için Rabbine yalvar da, o bize yerden biten sebze, kabak, sarımsak, mercimek, soğan versin” demiştiniz. O da size, “İyi olanı düşük olanla değiştirmek mi istiyorsunuz? Öyle ise inin şehre! İstedikleriniz orada var” demişti. Böylece zillet ve yoksulluk onları kapladı. Onlar, Allah’ın gazabına uğradılar. Bunun sebebi, onların; Allah’ın âyetlerini inkâr ediyor, peygamberleri de haksız yere öldürüyor olmaları idi. Bütün bunların sebebi ise, isyan etmek ve aşırı gitmekte oluşlarıydı. | |||||
| 2 | Bakara 90. Ayet (2:90:6) | يَكْفُرُوا | يكفروا | yekfurû | inkar etmek | ك ف ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Karşılığında nefislerini sattıkları şeyi kıskançlıkları sebebiyle Allah’ın, kullarından dilediğine lütfuyla indirdiği vahyi inkâr etmeleri ne kötüdür! Bu yüzden gazap üstüne gazaba uğradılar. İnkâr edenlere alçaltıcı bir azap vardır. | |||||
| 3 | Bakara 91. Ayet (2:91:13) | وَيَكْفُرُونَ | ويكفرون | ve yekfurûne | ve inkar ederler | ك ف ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Onlara, “Allah’ın indirdiğine (Kur’an’a) iman edin” denilince, “Biz sadece bize indirilene (Tevrat’a) inanırız” deyip, ondan sonra geleni (Kur’an’ı) inkâr ederler. Hâlbuki o, ellerinde bulunanı (Tevrat’ı) tasdik eden hak bir kitaptır. De ki: “Eğer inanan kimseler idiyseniz, daha önce niçin Allah’ın peygamberlerini öldürüyordunuz?” | |||||
| 4 | Bakara 99. Ayet (2:99:7) | يَكْفُرُ | يكفر | yekfuru | inkar | ك ف ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Andolsun, biz sana apaçık âyetler indirdik. Bunları ancak fasıklar inkâr eder. | |||||
| 5 | Bakara 121. Ayet (2:121:11) | يَكْفُرْ | يكفر | yekfur | inkar ederse | ك ف ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Kendilerine kitab verdiğimiz kimseler, onu gereği gibi okurlar. İşte bunlar ona inanırlar. Onu inkâr edenlere gelince, işte onlar ziyana uğrayanların ta kendileridir. | |||||
| 6 | Bakara 256. Ayet (2:256:11) | يَكْفُرْ | يكفر | yekfur | inkar eder | ك ف ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Dinde zorlama yoktur. Çünkü doğruluk sapıklıktan iyice ayrılmıştır. O hâlde, kim tâğûtu tanımayıp Allah’a inanırsa, kopmak bilmeyen sapasağlam bir kulpa yapışmıştır. Allah, hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.[73] | |||||
| 7 | Bakara 271. Ayet (2:271:13) | وَيُكَفِّرُ | ويكفر | ve yukeffiru | ve kapatır | ك ف ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Sadakaları açıktan verirseniz ne güzel! Fakat onları gizleyerek fakirlere verirseniz bu, sizin için daha hayırlıdır ve günahlarınızdan bir kısmına da keffaret olur. Allah, yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır. | |||||
| 8 | Âl-i İmran 19. Ayet (3:19:20) | يَكْفُرْ | يكفر | yekfur | inkar ederse | ك ف ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Şüphesiz Allah katında din İslâm’dır. Kitap verilmiş olanlar, kendilerine ilim geldikten sonra sırf, aralarındaki ihtiras ve aşırılık yüzünden ayrılığa düştüler. Kim Allah’ın âyetlerini inkâr ederse, bilsin ki Allah hesabı çok çabuk görendir. | |||||
| 9 | Âl-i İmran 21. Ayet (3:21:3) | يَكْفُرُونَ | يكفرون | yekfurûne | inkar eden(ler) | ك ف ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah’ın âyetlerini inkâr edenler, Peygamberleri haksız yere öldürenler, insanlardan adaleti emredenleri öldürenler var ya, onları elem dolu bir azap ile müjdele. | |||||
| 10 | Âl-i İmran 112. Ayet (3:112:24) | يَكْفُرُونَ | يكفرون | yekfurûne | inkar ediyorlar | ك ف ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Onlar nerede bulunurlarsa bulunsunlar, Allah’ın ve (mü’min) insanların güvencesine sığınmadıkça kendilerini zillet kaplamıştır. Onlar Allah’ın gazabına uğradılar ve yoksulluk onları kapladı. Bunun sebebi onların; Allah’ın âyetlerini inkâr ediyor ve peygamberleri haksız yere öldürüyor olmaları idi. Bütün bunların sebebi ise, isyan etmekte ve (Allah’ın koyduğu) sınırları çiğnemekte oluşları idi. | |||||
| 11 | Âl-i İmran 115. Ayet (3:115:6) | يُكْفَرُوهُۜ | يكفروه | yukferûh(u) | inkar edilmeyecektir | ك ف ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Onlar ne hayır işlerlerse karşılıksız bırakılmayacaklardır. Allah, kendisine karşı gelmekten sakınanları bilir. | |||||
| 12 | Nisâ 60. Ayet (4:60:23) | يَكْفُرُوا | يكفروا | yekfurû | inkar etmeleri | ك ف ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | (Ey Muhammed!) Sana indirilen Kur’an’a ve senden önce indirilene inandıklarını iddia edenleri görmüyor musun? Tâğût’u tanımamaları kendilerine emrolunduğu hâlde, onun önünde muhakeme olmak istiyorlar. Şeytan da onları derin bir sapıklığa düşürmek istiyor.[124] | |||||
| 13 | Nisâ 136. Ayet (4:136:19) | يَكْفُرْ | يكفر | yekfur | inkar ederse | ك ف ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ey iman edenler! Allah’a, Peygamberine, Peygamberine indirdiği kitaba ve daha önce indirdiği kitaba iman edin. Kim Allah’ı, meleklerini, kitaplarını, peygamberlerini ve ahiret gününü inkâr ederse, derin bir sapıklığa düşmüş olur. | |||||
| 14 | Nisâ 140. Ayet (4:140:11) | يُكْفَرُ | يكفر | yukferu | inkar edildiğini | ك ف ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Oysa Allah size Kitap’ta (Kur’an’da) “Allah’ın âyetlerinin inkâr edildiğini ve onlarla alay edildiğini işittiğiniz zaman, başka bir söze geçmedikleri müddetçe, onlarla oturmayın, aksi hâlde siz de onlar gibi olursunuz” diye hüküm indirmiştir. Şüphesiz Allah, münafıkların ve kâfirlerin hepsini cehennemde toplayacaktır. | |||||
| 15 | Nisâ 150. Ayet (4:150:3) | يَكْفُرُونَ | يكفرون | yekfurûne | inkar ederler | ك ف ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 150,151. Şüphesiz, Allah’ı ve peygamberlerini inkâr edenler, Allah’a inanıp peygamberlerine inanmayarak ayrım yapmak isteyenler, “(Peygamberlerin) kimine inanırız, kimini inkâr ederiz” diyenler ve böylece bu ikisinin (imanla küfrün) arasında bir yol tutmak isteyenler var ya; işte onlar gerçekten kâfirlerdir. Biz de kâfirlere alçaltıcı bir azap hazırlamışızdır. | |||||
| 16 | Mâide 5. Ayet (5:5:34) | يَكْفُرْ | يكفر | yekfur | inkar ederse | ك ف ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Bu gün size temiz ve hoş şeyler helâl kılındı. Kendilerine kitap verilenlerin yiyecekleri size helâl, sizin yiyecekleriniz de onlara helâldir.[145] Mü’min kadınlardan iffetli olanlarla, daha önce kendilerine kitap verilenlerden olan iffetli kadınlar da, mehirlerini vermeniz kaydıyla; evlenmek, zina etmemek ve gizli dost tutmamak üzere size helâldir. Her kim de inanılması gerekenleri inkâr ederse, bütün işlediği boşa gider. Ahirette de o, ziyana uğrayanlardandır. | |||||
| 17 | Mâide 115. Ayet (5:115:7) | يَكْفُرْ | يكفر | yekfur | inkar ederse | ك ف ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah da, “Ben onu size indireceğim. Ama ondan sonra sizden her kim inkâr ederse, artık ben ona kâinatta hiçbir kimseye etmeyeceğim azabı ederim” demişti. | |||||
| 18 | En'am 70. Ayet (6:70:45) | يَكْفُرُونَ۟ | يكفرون | yekfurûn(e) | inkar ediyor | ك ف ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Dinlerini oyun ve eğlence edinenleri ve dünya hayatı kendilerini aldatmış olanları bırak. Hiç kimsenin kazandığı yüzünden mahrumiyete sürüklenmemesi için Kur’an ile öğüt ver. Yoksa ona Allah’tan başka ne bir dost vardır, ne de bir şefaatçi. (Kurtuluşu için) her türlü fidyeyi verse de bu ondan kabul edilmez. İşte onlar kazandıkları yüzünden helâke sürüklenmiş kimselerdir. Küfre saplanıp kalmalarından dolayı onlara çılgınca kaynamış bir içecek ve elem dolu bir azap vardır. | |||||
| 19 | En'am 89. Ayet (6:89:8) | يَكْفُرْ | يكفر | yekfur | inkar ederse | ك ف ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Onlar kendilerine kitap, hikmet ve peygamberlik verdiğimiz kimselerdir. Eğer şunlar (inanmayanlar) bunları tanımayıp inkâr ederlerse, biz onları inkâr etmeyecek olan bir kavmi, onlara vekil kılmışızdır.[182] | |||||
| 20 | Enfal 29. Ayet (8:29:0) | وَيُكَفِّرْ | ويكفر | ve yukeffir | ve örter | ك ف ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ey iman edenler! Eğer Allah’a karşı gelmekten sakınırsanız; O, size iyiyi kötüden ayırt edecek bir anlayış verir ve sizin kötülüklerinizi örter, sizi bağışlar. Allah, büyük lütuf sahibidir. | |||||
| 21 | Yunus 4. Ayet (10:4:0) | يَكْفُرُونَ | يكفرون | yekfurûn(e) | inkâr ediyor(lar) | ك ف ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Hepinizin dönüşü ancak O’nadır. Allah, bunu bir gerçek olarak va’detmiştir. Şüphesiz O, başlangıçta yaratmayı yapar, sonra, iman edip salih ameller işleyenleri adaletle mükâfatlandırmak için onu (yaratmayı) tekrar eder. Kâfirlere gelince, inkâr etmekte olduklarından dolayı, onlar için kaynar sudan bir içki ve elem dolu bir azap vardır. | |||||
| 22 | Yunus 70. Ayet (10:70:0) | يَكْفُرُونَ۟ | يكفرون | yekfurûn(e) | inkâr ediyor(lar) | ك ف ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Onlar için dünyada (geçici) bir yararlanma vardır. Sonra dönüşleri bizedir. Sonra da, inkâr etmekte olduklarına karşılık onlara şiddetli azabı tattıracağız. | |||||
| 23 | Hûd 17. Ayet (11:17:20) | يَكْفُرْ | يكفر | yekfur | inkar ederse | ك ف ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Rabbi katından açık bir delile dayanan kimse, yalnız dünyalık isteyen kimse gibi midir? Kaldı ki, bu delili Rabbinden bir şahit (Kur’an) ve bir de ondan (Kur’an’dan) önce bir önder ve bir rahmet olarak (indirilmiş olan) Mûsâ’nın kitabı (Tevrat) desteklemektedir.[273] İşte bunlar ona (Kur’an’a) inanırlar. Gruplardan her kim onu inkâr ederse, ateş onun varacağı yerdir. Ondan hiç şüphen olmasın. Şüphesiz o, Rabbin tarafından (bildirilmiş) gerçektir. Fakat insanların çoğu inanmazlar. | |||||
| 24 | Ra'd 30. Ayet (13:30:16) | يَكْفُرُونَ | يكفرون | yekfurûne | nankörlük ederler | ك ف ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | (Ey Muhammed!) Böylece seni, kendilerinden önce nice ümmetlerin geçmiş olduğu bir ümmete gönderdik ki, onlar Rahmân’ı inkâr ederken sana vahyettiğimizi kendilerine okuyasın. De ki: “O, benim Rabbimdir. O’ndan başka hiçbir ilâh yoktur. Ben yalnız O’na tevekkül ettim, dönüşüm de yalnız O’nadır.” | |||||
| 25 | Nahl 55. Ayet (16:55:1) | لِيَكْفُرُوا | ليكفروا | li-yekfurû | nankörlük etmek için | ك ف ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Kendilerine verdiğimiz nimetlere karşı nankörlük etmek için böyle yaparlar. Bir süre daha faydalanın bakalım! Yakında bileceksiniz! | |||||
| 26 | Nahl 72. Ayet (16:72:21) | يَكْفُرُونَۙ | يكفرون | yekfurûn(e) | nankörlük ediyorlar | ك ف ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah, size kendi cinsinizden eşler var etti. Eşlerinizden de oğullar ve torunlar verdi ve sizi temiz şeylerden rızıklandırdı. Öyleyken onlar batıla inanıyorlar da Allah’ın nimetini inkâr mı ediyorlar? | |||||
| 27 | Kehf 29. Ayet (18:29:10) | فَلْيَكْفُرْۙ | فليكفر | fel-yekfur | inkar etsin | ك ف ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | De ki: “Hak, Rabbinizdendir. Artık dileyen iman etsin, dileyen inkâr etsin.” Biz zalimlere öyle bir ateş hazırladık ki, onun alevden duvarları kendilerini çepeçevre kuşatmıştır. (Susuzluktan) feryat edip yardım dilediklerinde, maden eriyiği gibi, yüzleri yakıp kavuran bir su ile kendilerine yardım edilir. O ne kötü bir içecektir! Cehennem ne korkunç bir yaslanacak yerdir.[328] | |||||
| 28 | Meryem 82. Ayet (19:82:2) | سَيَكْفُرُونَ | سيكفرون | seyekfurûne | inkar edecekler | ك ف ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Hayır! İlâhları, onların ibadetlerini inkâr edecekler ve kendilerine düşman olacaklar.[351] | |||||
| 29 | Kasas 48. Ayet (28:48:14) | يَكْفُرُوا | يكفروا | yekfurû | inkar etmemişler miydi? | ك ف ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Onlara katımızdan gerçek gelince, “Mûsâ’ya verilen (mucize)lerin benzeri niçin buna da verilmedi” dediler. Onlar daha önce Mûsâ’ya verilen (mucize)leri inkâr etmemişler miydi? Onlar, “İki sihirbaz birbirlerine destek oluyor” dediler. “Biz hepsini inkâr ediyoruz” dediler. | |||||
| 30 | Ankebut 25. Ayet (29:25:16) | يَكْفُرُ | يكفر | yekfuru | inkar edersiniz | ك ف ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | İbrahim, onlara dedi ki: “Sırf aranızda dünya hayatına mahsus bir sevgi (ve çıkar) uğruna Allah’ı bırakıp birtakım putlar edindiniz. Sonra kıyamet gününde kiminiz kiminizi inkâr edip tanımayacak; kiminiz kiminize lânet edecektir. Barınağınız cehennem olacaktır. Yardımcılarınız da olmayacaktır.” | |||||
| 31 | Ankebut 66. Ayet (29:66:1) | لِيَكْفُرُوا | ليكفروا | liyekfurû | nankörlük etmek için | ك ف ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Kendilerine verdiğimiz nimetlere nankörlük etsinler ve bir süre daha faydalansınlar bakalım! İleride bilecekler. | |||||
| 32 | Ankebut 67. Ayet (29:67:15) | يَكْفُرُونَ | يكفرون | yekfurûn(e) | nankörlük ediyorlar | ك ف ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Çevrelerindeki insanlar kapılıp götürülürken, bizim, onların yurtlarını saygın ve güvenlikli bir yer kıldığımızı görmediler mi? Onlar hâlâ batıla inanıyorlar da Allah’ın nimetini inkâr mı ediyorlar? | |||||
| 33 | Rum 34. Ayet (30:34:1) | لِيَكْفُرُوا | ليكفروا | li-yekfurû | inkar etmeleri için | ك ف ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Kendilerine verdiğimiz nimetleri inkâr etsinler bakalım! Haydi (şimdilik) yararlanın, ama yakında bileceksiniz. | |||||
| 34 | Rum 51. Ayet (30:51:9) | يَكْفُرُونَ | يكفرون | yekfurûn(e) | nankörlük etmeğe | ك ف ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Andolsun, eğer (ekinlerine zararlı) bir rüzgâr göndersek de o ekini sararmış görseler, ardından mutlaka nankörlük etmeye başlarlar. | |||||
| 35 | Fâtır 14. Ayet (35:14:13) | يَكْفُرُونَ | يكفرون | yekfurûne | inkar ederler | ك ف ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Eğer onları çağırsanız, çağrınızı duymazlar. Duysalar bile çağrınıza karşılık veremezler. Kıyamet günü de sizin ortak koştuğunuzu inkâr ederler. Bunları sana hiç kimse, hakkıyla haberdar olan (Allah) gibi haber veremez. | |||||
| 36 | Zümer 35. Ayet (39:35:1) | لِيُكَفِّرَ | ليكفر | li-yukeffira | örtmesi içindir | ك ف ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah, işlediklerinin en kötüsünü örtmek ve onlara yaptıklarının en güzeli ile karşılık vermek için (onları böyle mükâfatlandırdı). | |||||
| 37 | Zuhruf 33. Ayet (43:33:9) | يَكْفُرُ | يكفر | yekfuru | inkar eden | ك ف ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Eğer bütün insanlar (kâfirlere verdiğimiz nimetlere bakıp küfürde birleşen) bir tek ümmet olacak olmasalardı, Rahmân’ı inkâr edenlerin evlerine gümüşten tavanlar ve üzerine çıkacakları merdivenler yapardık. | |||||
| 38 | Fetih 5. Ayet (48:5:11) | وَيُكَفِّرَ | ويكفر | ve yukeffira | ve örtsün diye | ك ف ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Bütün bunlar Allah’ın; inanan erkek ve kadınları, içlerinden ırmaklar akan, içinde temelli kalacakları cennetlere koyması, onların kötülüklerini örtmesi içindir. İşte bu, Allah katında büyük bir başarıdır. | |||||
| 39 | Teğabun 9. Ayet (64:9:13) | يُكَفِّرْ | يكفر | yukeffir | örter | ك ف ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Toplanma vakti için Allah'ın sizi toplayacağı günü düşün. O gün aldanışın ortaya çıkacağı gündür. Kim Allah'a inanır ve salih amel işlerse, Allah onun kötülüklerini örter ve onu içinden ırmaklar akan, ebedî kalacakları cennetlere sokar. İşte bu büyük başarıdır. | |||||
| 40 | Talak 5. Ayet (65:5:9) | يُكَفِّرْ | يكفر | yukeffir | örter | ك ف ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | İşte bu, Allah’ın size indirdiği emridir. Kim Allah’a karşı gelmekten sakınırsa, Allah onun kötülüklerini örter ve onun mükâfatını büyütür. | |||||
| 41 | Tahrim 8. Ayet (66:8:13) | يُكَفِّرَ | يكفر | yukeffira | örter | ك ف ر |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ey iman edenler! Allah’a içtenlikle tövbe edin. Umulur ki, Rabbiniz sizin kötülüklerinizi örter, peygamberi ve onunla birlikte iman edenleri utandırmayacağı günde Allah sizi, içlerinden ırmaklar akan cennetlere sokar. Onların nurları önlerinden ve sağlarından aydınlatır, gider. “Ey Rabbimiz! Nûrumuzu bizim için tamamla, bizi bağışla; çünkü senin her şeye hakkıyla gücün yeter” derler. | |||||