| Sırası | Geçtiği Yer | Arapça | Harekesiz | Okunuşu | Anlamı | Kökü |
|---|---|---|---|---|---|---|
| 1 | Âl-i İmran 44. Ayet (3:44:11) | يُلْقُونَ | يلقون | yulkûne | attıkları | ل ق ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | (Ey Muhammed!) Bunlar sana vahyettiğimiz gayb haberlerindendir. Meryem’i kim himayesine alıp koruyacak diye kalemlerini (kur’a için) atarlarken sen yanlarında değildin. (Bu konuda) tartışırlarken de yanlarında değildin. | |||||
| 2 | Nisâ 91. Ayet (4:91:17) | وَيُلْقُٓوا | ويلقوا | ve yulkû | ve istemezlerse | ل ق ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Diğer birtakım kimselerin de hem sizden emin olmak, hem de kavimlerinden emin olmak istediklerini göreceksin. Bunlar küfre her döndürüldüklerinde ona atılırlar. Eğer bunlar sizden uzak durmazlar, sizinle barış içinde yaşamak istemezler, ellerini savaştan çekmezlerse, onları yakalayın ve onları nerede bulursanız öldürün. İşte bunlara karşı size apaçık bir yetki verdik. | |||||
| 3 | Tevbe 77. Ayet (9:77:0) | يَلْقَوْنَهُ | يلقونه | yelkavnehu | kendisiyle karşılaşacakları | ل ق ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah’a verdikleri sözü tutmadıkları ve yalan söyledikleri için O da kalplerine, kendisiyle karşılaşacakları güne kadar (sürecek) bir nifak soktu. | |||||
| 4 | İsrâ 13. Ayet (17:13:12) | يَلْقٰيهُ | يلقيه | yelkâhu | bulacağı | ل ق ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Her insanın amelini boynuna yükledik.[310] Kıyamet günü kendisine, açılmış olarak karşılaşacağı bir kitap çıkaracağız. | |||||
| 5 | Meryem 59. Ayet (19:59:10) | يَلْقَوْنَ | يلقون | yelkavne | onlar bulacaklardır | ل ق ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Onlardan sonra, namazı zayi eden, şehvet ve dünyevî tutkularının peşine düşen bir nesil geldi. Onlar bu tutumlarından ötürü büyük bir azaba çarptırılacaklardır.[347] | |||||
| 6 | Tâhâ 39. Ayet (20:39:8) | فَلْيُلْقِهِ | فليلقه | felyulkihi | onu bıraksın | ل ق ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | “Onu (bebek Mûsâ’yı) sandığın içine koy ve denize (Nil’e) bırak ki, deniz onu kıyıya atsın da kendisini, hem bana düşman, hem de ona düşman olan birisi (Firavun) alsın. Sana da, ey Mûsâ, sevilesin ve gözetimimizde yetiştirilesin diye tarafımızdan bir sevgi bırakmıştım.” | |||||
| 7 | Hacc 52. Ayet (22:52:19) | يُلْقِي | يلقي | yulkî | attığı | ل ق ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Senden önce hiçbir resûl ve nebî göndermedik ki, bir şey temenni ettiği zaman, şeytan onun bu temennisine dair vesvese vermiş olmasın. Ama Allah, şeytanın vesvesesini giderir. Sonra Allah, âyetlerini sağlamlaştırır. Allah, hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.[377] | |||||
| 8 | Hacc 53. Ayet (22:53:3) | يُلْقِي | يلقي | yulkî | attığı | ل ق ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah, şeytanın verdiği bu vesveseyi, kalplerinde hastalık bulunanlar ile kalpleri katı olanlara bir imtihan vesilesi kılmak için böyle yapar. Hiç şüphesiz ki o zalimler, derin bir ayrılık içindedirler. | |||||
| 9 | Furkan 8. Ayet (25:8:2) | يُلْقٰٓى | يلقى | yulkâ | atılmalı | ل ق ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | “Yahut kendisine bir hazine verilseydi veya ürününden yiyeceği bir bahçesi olsaydı ya!” Zalimler, (inananlara): “Siz ancak büyülenmiş bir adama uyuyorsunuz” dediler. | |||||
| 10 | Furkan 68. Ayet (25:68:21) | يَلْقَ | يلق | yelka | bulur | ل ق ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Onlar, Allah ile beraber başka bir ilâha kulluk etmeyen, haksız yere, Allah’ın haram kıldığı cana kıymayan ve zina etmeyen kimselerdir. Kim bunları yaparsa ağır azaba uğrar. | |||||
| 11 | Furkan 75. Ayet (25:75:6) | وَيُلَقَّوْنَ | ويلقون | ve yulakkavne | ve karşılanacaklardır | ل ق ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | İşte onlar, sabretmelerine karşılık cennetin yüksek makamlarıyla mükâfatlandırılacaklar ve orada esenlik dileği ve selâmla karşılanacaklardır. | |||||
| 12 | Şu'arâ 223. Ayet (26:223:1) | يُلْقُونَ | يلقون | yulkûne | kulak verirler | ل ق ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Bunlar da şeytanlara kulak verirler. Onların çoğu ise yalancıdır. | |||||
| 13 | Kasas 80. Ayet (28:80:14) | يُلَقّٰيهَٓا | يلقيها | yulakkâhâ | buna kavuşturulmaz | ل ق ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Kendilerine ilim verilmiş olanlar ise, “Yazıklar olsun size! İman edip de iyi işler yapanlara Allah’ın vereceği mükâfat daha hayırlıdır. Ona da ancak sabredenler kavuşturulur” dediler. | |||||
| 14 | Kasas 86. Ayet (28:86:5) | يُلْقٰٓى | يلقى | yulkâ | vahyolunacağını | ل ق ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Sen, bu kitabın sana verileceğini ummuyordun. Ancak o, Rabbinden bir rahmet olarak sana verildi. Öyle ise kâfirlere sakın arka çıkma. | |||||
| 15 | Ahzab 44. Ayet (33:44:3) | يَلْقَوْنَهُ | يلقونه | yelkavnehu | kendisine kavuştukları | ل ق ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah’a kavuşacakları gün mü’minlere yönelik esenlik dileği “Selâm”dır. Allah, onlara bol bir mükâfat hazırlamıştır. | |||||
| 16 | Mü'min 15. Ayet (40:15:5) | يُلْقِي | يلقي | yulkî | indirir | ل ق ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | O, dereceleri hakkıyla yükseltendir, Arş’ın sahibidir. Buluşma günü hakkında (insanları) uyarmak için, irâdesiyle ilgili vahyi kullarından dilediğine, kendi indirir. | |||||
| 17 | Fussilet 35. Ayet (41:35:2) | يُلَقّٰيهَٓا | يلقيها | yulakkâhâ | buna kavuşturulmaz | ل ق ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Bu güzel davranışa ancak sabredenler kavuşturulur. Buna ancak (hayırdan ve olgunluktan) büyük payı olanlar kavuşturulur. | |||||
| 18 | Fussilet 35. Ayet (41:35:7) | يُلَقّٰيهَٓا | يلقيها | yulakkâhâ | buna kavuşturulmaz | ل ق ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Bu güzel davranışa ancak sabredenler kavuşturulur. Buna ancak (hayırdan ve olgunluktan) büyük payı olanlar kavuşturulur. | |||||
| 19 | Fussilet 40. Ayet (41:40:10) | يُلْقٰى | يلقى | yulkâ | atılan | ل ق ي |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Âyetlerimiz konusunda (yalanlama amacıyla) doğruluktan sapanlar bize gizli kalmaz. O hâlde kıyamet gününde ateşe atılan mı, yoksa güven içinde gelen kimse mi daha iyidir? Dilediğinizi yapın. Şüphesiz O, yaptıklarınızı hakkıyla görmektedir. | |||||