| Sırası | Geçtiği Yer | Arapça | Harekesiz | Okunuşu | Anlamı | Kökü |
|---|---|---|---|---|---|---|
| 1 | Bakara 4. Ayet (2:4:12) | يُوقِنُونَۜ | يوقنون | yûkinûn(e) | kesinlikle inanırlar | ي ق ن |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Onlar sana indirilene de, senden önce indirilenlere de inanırlar. Ahirete de kesin olarak inanırlar. | |||||
| 2 | Bakara 118. Ayet (2:118:24) | يُوقِنُونَ | يوقنون | yûkinûn(e) | bilmek isteyen | ي ق ن |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Bilmeyenler, “Allah bizimle konuşsa, ya da bize bir mucize gelse ya!” derler. Bunlardan öncekiler de tıpkı böyle, bunların dedikleri gibi demişti. Onların kalpleri (anlayışları) birbirine benziyor. Biz âyetleri, kesin olarak inanacak bir toplum için açıkladık. | |||||
| 3 | Mâide 50. Ayet (5:50:10) | يُوقِنُونَ۟ | يوقنون | yûkinûn(e) | iyi bilen | ي ق ن |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Onlar hâlâ cahiliye devrinin hükmünü mü istiyorlar? Kesin olarak inanacak bir toplum için, kimin hükmü Allah’ınkinden daha güzeldir? | |||||
| 4 | Neml 3. Ayet (27:3:9) | يُوقِنُونَ | يوقنون | yûkinûn(e) | kesin olarak inanırlar | ي ق ن |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 2,3. Kur’an, namazı dosdoğru kılan, zekâtı veren ve ahirete de kesin olarak inanan mü’minler için bir hidayet rehberi ve bir müjdedir. | |||||
| 5 | Neml 82. Ayet (27:82:16) | يُوقِنُونَ۟ | يوقنون | yûkinûn(e) | inanmıyor(lar) | ي ق ن |
| Diyanet İşleri (Yeni) | (Kıyametin kopacağına dair) o söz başlarına gelince, onlar için yerden kendilerine bir dâbbe (canlı bir yaratık) çıkarırız. O, onlara insanların âyetlerimize kesin olarak inanmadıklarını söyler. | |||||
| 6 | Rum 60. Ayet (30:60:10) | يُوقِنُونَ | يوقنون | yûkinûn(e) | inanmayan(lar) | ي ق ن |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Sabret. Şüphesiz, Allah’ın va’di gerçektir. Kesin imana sahip olmayanlar sakın seni gevşekliğe (ve tedirginliğe) sürüklemesinler. | |||||
| 7 | Lokman 4. Ayet (31:4:9) | يُوقِنُونَۜ | يوقنون | yûkinûn(e) | kesin olarak inanırlar | ي ق ن |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Onlar; namazı dosdoğru kılan, zekâtı veren kimselerdir. Onlar ahirete de kesin olarak inanırlar. | |||||
| 8 | Secde 24. Ayet (32:24:10) | يُوقِنُونَ | يوقنون | yûkinûn(e) | kesinlikle inanıyor | ي ق ن |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Sabredip âyetlerimize kesin olarak inandıkları zaman, içlerinden emrimizle doğru yola ileten önderler çıkardık. | |||||
| 9 | Câsiye 4. Ayet (45:4:9) | يُوقِنُونَۜ | يوقنون | yûkinûn(e) | kesin olarak inanan | ي ق ن |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Sizin yaratılışınızda ve Allah’ın (yeryüzüne) yaydığı her bir canlıda da kesin olarak inanan bir toplum için elbette nice deliller vardır. | |||||
| 10 | Câsiye 20. Ayet (45:20:7) | يُوقِنُونَ | يوقنون | yûkinûn(e) | kesin olarak inanan | ي ق ن |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Bu Kur’an, insanlar için kalp gözleri (konumundaki bir nur), kesin olarak inanan bir toplum için de bir hidayet ve bir rahmettir. | |||||
| 11 | Tûr 36. Ayet (52:36:7) | يُوقِنُونَۜ | يوقنون | yûkinûn(e) | onlar düşünüp inanmazlar | ي ق ن |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Yoksa, gökleri ve yeri onlar mı yarattılar? Hayır, onlar kesin olarak inanmıyorlar. | |||||