| Sırası | Geçtiği Yer | Arapça | Harekesiz | Okunuşu | Anlamı | Kökü |
|---|---|---|---|---|---|---|
| 1 | Mâide 23. Ayet (5:23:5) | يَخَافُونَ | يخافون | yeḣâfûne | korkanlar(dan) | خ و ف |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Korkanların içinden Allah’ın kendilerine nimet verdiği iki adam şöyle demişti: “Onların üzerine kapıdan girin. Oraya girdiniz mi artık siz kuşkusuz galiplersiniz. Eğer mü’minler iseniz, yalnızca Allah’a tevekkül edin.” | |||||
| 2 | Mâide 54. Ayet (5:54:27) | يَخَافُونَ | يخافون | yeḣâfûne | korkmazlar | خ و ف |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ey iman edenler! Sizden kim dininden dönerse, (bilin ki) Allah onların yerine öyle bir topluluk getirir ki, Allah onları sever, onlar da Allah’ı severler. Onlar mü’minlere karşı alçak gönüllü, kâfirlere karşı güçlü ve onurludurlar. Allah yolunda cihad ederler. (Bu yolda) hiçbir kınayıcının kınamasından da korkmazlar. İşte bu, Allah’ın bir lütfudur. Onu dilediğine verir. Allah, lütfu geniş olandır, hakkıyla bilendir. | |||||
| 3 | Mâide 94. Ayet (5:94:16) | يَخَافُهُ | يخافه | yeḣâfuhu | kendisinden korktuğunu | خ و ف |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ey iman edenler! Andolsun, Allah sizleri, ellerinizin ve mızraklarınızın erişebileceği av(lar) ile elbette deneyecek ki, görmediği hâlde kendisinden korkanı ayırıp meydana çıkarsın. Kim bundan (bu açıklamadan) sonra haddini tecavüz ederse, ona elem dolu bir azap vardır. | |||||
| 4 | Mâide 108. Ayet (5:108:9) | يَخَافُٓوا | يخافوا | yeḣâfû | korkmalarına | خ و ف |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Bu (usul), şahitliği lâyıkıyla yerine getirmeleri ve yeminlerinden sonra başka yeminlere başvurulacağından endişe etmelerini sağlamak için en uygun çaredir. Allah’a karşı gelmekten sakının ve dinleyin. Allah, fasık toplumu doğruya iletmez. | |||||
| 5 | En'am 51. Ayet (6:51:4) | يَخَافُونَ | يخافون | yeḣâfûne | korkan(ları) | خ و ف |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Kendileri için Allah’tan başka ne bir dost, ne de bir şefaatçi bulunmaksızın, Rab’lerinin huzurunda toplanmaktan korkanları, Allah’a karşı gelmekten sakınsınlar diye, onunla (Kur’an ile) uyar. | |||||
| 6 | Ra'd 21. Ayet (13:21:11) | وَيَخَافُونَ | ويخافون | ve yeḣâfûne | ve korkarlar | خ و ف |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Onlar, Allah’ın riâyet edilmesini emrettiği haklara riâyet eden, Rablerine saygı besleyen ve kötü hesaptan korkanlardır. | |||||
| 7 | Nahl 50. Ayet (16:50:1) | يَخَافُونَ | يخافون | yeḣâfûne | korkarlar | خ و ف |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Üzerlerinde hâkim ve üstün olan Rablerinden korkarlar ve emrolundukları şeyleri yaparlar. | |||||
| 8 | İsrâ 57. Ayet (17:57:12) | وَيَخَافُونَ | ويخافون | ve yeḣâfûne | ve korkarlar | خ و ف |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Onların yalvardıkları bu varlıklar, “hangimiz daha yakın olacağız” diye Rablerine vesile ararlar. O’nun rahmetini umarlar, azabından korkarlar. Çünkü Rabbinin azabı gerçekten korkunçtur. | |||||
| 9 | Tâhâ 112. Ayet (20:112:8) | يَخَافُ | يخاف | yeḣâfu | korkmaz | خ و ف |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Kim de inanmış olarak salih ameller işlerse, o, ne zulme uğramaktan korkar, ne yoksun bırakılmaktan. | |||||
| 10 | Nûr 37. Ayet (24:37:14) | يَخَافُونَ | يخافون | yeḣâfûne | onlar korkarlar | خ و ف |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 36,37. Allah’ın, yüceltilmesine ve içlerinde adının anılmasına izin verdiği evlerde hiçbir ticaretin ve hiçbir alışverişin kendilerini, Allah’ı anmaktan, namazı kılmaktan, zekâtı vermekten alıkoymadığı birtakım adamlar, buralarda sabah akşam O’nu tesbih ederler. Onlar, kalplerin ve gözlerin dikilip kalacağı bir günden korkarlar. | |||||
| 11 | Nûr 50. Ayet (24:50:7) | يَخَافُونَ | يخافون | yeḣâfûne | korkuyorlar mı? | خ و ف |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Kalplerinde bir hastalık mı var, yoksa şüphe ve tereddüde mi düştüler? Yoksa Allah ve Resûlünün kendilerine karşı zulüm ve haksızlık edeceğinden mi korkuyorlar? Hayır, işte onlar asıl zalimlerdir. | |||||
| 12 | Neml 10. Ayet (27:10:18) | يَخَافُ | يخاف | yeḣâfu | korkmaz(lar) | خ و ف |
| Diyanet İşleri (Yeni) | “Değneğini at.” (Mûsâ değneğini attı.) Onu yılanmış gibi hareket eder görünce, dönüp ardına bakmadan kaçtı. (Allah, şöyle dedi): “Ey Mûsâ, korkma! Benim katımda peygamberler korkmazlar.” | |||||
| 13 | Kaf 45. Ayet (50:45:12) | يَخَافُ | يخاف | yeḣâfu | korkan | خ و ف |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Biz onların ne dediklerini çok iyi biliyoruz. Sen, onlara karşı bir zorba değilsin. O hâlde sen, benim uyarımdan korkan kimselere Kur’an ile öğüt ver. | |||||
| 14 | Zâriyât 37. Ayet (51:37:5) | يَخَافُونَ | يخافون | yeḣâfûne | korkanlar | خ و ف |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Orada, elem dolu azaptan korkacaklar için bir ibret bıraktık. | |||||
| 15 | Cin 13. Ayet (72:13:11) | يَخَافُ | يخاف | yeḣâfu | korkmaz | خ و ف |
| Diyanet İşleri (Yeni) | “Gerçekten biz hidayet rehberini (Kur’an’ı) işitince ona inandık. Kim Rabbine inanırsa, artık ne hakkının eksik verilmesinden, ne de haksızlığa uğramaktan korkar.” | |||||
| 16 | Müddessir 53. Ayet (74:53:4) | يَخَافُونَ | يخافون | yeḣâfûne | onlar korkmuyorlar | خ و ف |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Hayır, hayır! Onlar ahiretten korkmuyorlar. | |||||
| 17 | İnsân 7. Ayet (76:7:3) | وَيَخَافُونَ | ويخافون | ve yeḣâfûne | ve korkarlar | خ و ف |
| Diyanet İşleri (Yeni) | O kullar adaklarını yerine getirirler. Kötülüğü her yanı kuşatmış bir günden korkarlar. | |||||
| 18 | Şems 15. Ayet (91:15:2) | يَخَافُ | يخاف | yeḣâfu | (Rab) korkmaz | خ و ف |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Allah, bunun sonucundan çekinmez de! | |||||