"يَسْتَط۪يعُونَ" Analizi

Arapça Metin (Harekeli) ve benzeşen aramasında 15 sonuç bulundu.
Sırası Geçtiği Yer Arapça Harekesiz Okunuşu Anlamı Kökü
1 Bakara 273. Ayet (2:273:8) يَسْتَط۪يعُونَ يستطيعون yestetî’ûne güçleri ط و ع
Diyanet İşleri (Yeni) (Sadakalar) kendilerini Allah yoluna adayan, yeryüzünde dolaşmaya güç yetiremeyen fakirler içindir. İffetlerinden dolayı (dilenmedikleri için), bilmeyen onları zengin sanır. Sen onları yüzlerinden tanırsın. İnsanlardan arsızca (bir şey) istemezler. Siz hayır olarak ne verirseniz, şüphesiz Allah onu bilir.
2 Nisâ 98. Ayet (4:98:8) يَسْتَط۪يعُونَ يستطيعون yestatî’ûne gücü yetmeyenler ط و ع
Diyanet İşleri (Yeni) Ancak gerçekten zayıf ve güçsüz olan[128], çaresiz kalan ve hicret etmeye yol bulamayan erkekler, kadınlar ve çocuklar başkadır.
3 A'raf 192. Ayet (7:192:0) يَسْتَط۪يعُونَ يستطيعون yestetî’ûne güçleri yetmez ط و ع
Diyanet İşleri (Yeni) Hâlbuki onlar (edindikleri ilâhlar) ne onlara yardım edebilirler, ne de kendilerine yardım edebilirler.
4 A'raf 197. Ayet (7:197:0) يَسْتَط۪يعُونَ يستطيعون yestatî’ûne güçleri yetmez ط و ع
Diyanet İşleri (Yeni) Allah’tan başka taptıklarınızın ise size yardım etmeğe güçleri yetmez. Onlar kendilerine de yardım edemezler.
5 Hûd 20. Ayet (11:20:20) يَسْتَط۪يعُونَ يستطيعون yestetî’ûne güç yetiremezlerdi ط و ع
Diyanet İşleri (Yeni) Onlar yeryüzünde (Allah’ı) âciz bırakabilecek değillerdir. Onların Allah’tan başka sığınabilecekleri bir yardımcıları da yoktur. Azap onlar için kat kat artırılacaktır. Çünkü onlar (gerçekleri) işitmeğe tahammül edemiyorlar, hem de görmüyorlardı.
6 Nahl 73. Ayet (16:73:15) يَسْتَط۪يعُونَۚ يستطيعون yestatî’ûn(e) bunu asla yapamayacak olan ط و ع
Diyanet İşleri (Yeni) Allah’ı bırakıp da, kendilerine göklerden ve yerden hiçbir rızık sağlayamayan ve buna gücü de yetmeyen şeylere tapıyorlar.
7 İsrâ 48. Ayet (17:48:8) يَسْتَط۪يعُونَ يستطيعون yestatî’ûne bulamazlar ط و ع
Diyanet İşleri (Yeni) Bak, senin için ne türlü benzetmeler yaptılar da saptılar. Artık (doğru) yolu bulamazlar.
8 Kehf 101. Ayet (18:101:10) يَسْتَط۪يعُونَ يستطيعون yestatî’ûne tahammül edemez ط و ع
Diyanet İşleri (Yeni) 100,101. O gün cehennemi; gözleri Zikr’ime (Kur’an’a) karşı perdeli olan ve onu dinleme zahmetine dahi katlanamayan kâfirlerin karşısına (bütün dehşetiyle) dikeriz!
9 Enbiyâ 40. Ayet (21:40:6) يَسْتَط۪يعُونَ يستطيعون yestatî’ûne güçleri yetmeyecek ط و ع
Diyanet İşleri (Yeni) Şüphesiz o (tehdit edildikleri azap) onlara ansızın gelecek de kendilerini şaşkınlıktan dondurup bırakacak. Artık ne onu geri çevirmeye güçleri yetecek, ne de kendilerine göz açtırılacak.
10 Enbiyâ 43. Ayet (21:43:8) يَسْتَط۪يعُونَ يستطيعون yestatî’ûne onların gücü yetmez ط و ع
Diyanet İşleri (Yeni) Yoksa bizim dışımızda onları koruyacak ilâhları mı var? O ilâh edindikleri nesneler kendilerine bile yardım edemezler. Zaten onlar bizden de yardım görmezler.
11 Furkan 9. Ayet (25:9:8) يَسْتَط۪يعُونَ يستطيعون yestatî’ûne bulamazlar ط و ع
Diyanet İşleri (Yeni) (Ey Muhammed!) Senin hakkında bak nasıl da temsiller getirdiler de (haktan) saptılar. Artık onlar doğru yolu bulamazlar.
12 Şu'arâ 211. Ayet (26:211:5) يَسْتَط۪يعُونَۜ يستطيعون yestatî’ûn(e) yapamazlar ط و ع
Diyanet İşleri (Yeni) Zaten bu onların harcı değildir, buna güçleri de yetmez.
13 Yâsîn 50. Ayet (36:50:2) يَسْتَط۪يعُونَ يستطيعون yestatî’ûne güçleri yetmez ط و ع
Diyanet İşleri (Yeni) Artık ne birbirlerine tavsiyede bulunabilirler, ne de ailelerine dönebilirler.
14 Yâsîn 75. Ayet (36:75:2) يَسْتَط۪يعُونَ يستطيعون yestatî’ûne güçleri yetmez ط و ع
Diyanet İşleri (Yeni) Onlar, ilâhlar için (hizmete) hazır asker oldukları hâlde, ilâhlar onlara yardım edemezler.
15 Kalem 42. Ayet (68:42:9) يَسْتَط۪يعُونَۙ يستطيعون yestatî’ûn(e) güçleri yetmez ط و ع
Diyanet İşleri (Yeni) 42,43. Baldırların açılacağı (işlerin zorlaşacağı) ve kâfirlerin secdeye çağrılıp da gözleri düşmüş ve kendilerini zillet kaplamış bir hâlde buna güç yetiremeyecekleri günü (Kıyamet gününü) düşün. Hâlbuki onlar sağlıklarında secde etmeye çağrılıyorlar (ve buna yanaşmıyorlar)dı.