"يَسْمَعُونَ" Analizi

Arapça Metin (Harekeli) ve benzeşen aramasında 20 sonuç bulundu.
Sırası Geçtiği Yer Arapça Harekesiz Okunuşu Anlamı Kökü
1 Bakara 75. Ayet (2:75:9) يَسْمَعُونَ يسمعون yesme’ûne işitirlerdi de س م ع
Diyanet İşleri (Yeni) Şimdi, bunların size inanacaklarını mı umuyorsunuz? Oysa içlerinden birtakımı, Allah’ın kelamını dinler, iyice anladıktan sonra, onu bile bile tahrif ederlerdi.[25]
2 En'am 36. Ayet (6:36:4) يَسْمَعُونَۜ يسمعون yesme’ûn(e) işiten(ler) س م ع
Diyanet İşleri (Yeni) (Davete), ancak (bütün kalpleriyle) kulak verenler uyar. (Kalben) ölüleri ise (yalnızca) Allah diriltir. Sonra da hepsi O’na döndürülürler.
3 A'raf 100. Ayet (7:100:19) يَسْمَعُونَ يسمعون yesme’ûn(e) hiç işitmezler س م ع
Diyanet İşleri (Yeni) Önceki sahiplerinden sonra yeryüzüne varis olanlara şu gerçek apaçık belli olmadı mı ki, biz dileseydik onları da (öncekiler gibi) günahları yüzünden cezalandırırdık. Biz onların kalplerini mühürleriz de onlar hakkı işitmezler.
4 A'raf 179. Ayet (7:179:0) يَسْمَعُونَ يسمعون yesme’ûne fakat işitmezler س م ع
Diyanet İşleri (Yeni) Andolsun biz, cinler ve insanlardan, kalpleri olup da bunlarla anlamayan, gözleri olup da bunlarla görmeyen, kulakları olup da bunlarla işitmeyen birçoklarını cehennem için var ettik. İşte bunlar hayvanlar gibi, hatta daha da aşağıdadırlar. İşte bunlar gafillerin ta kendileridir.[235]
5 A'raf 195. Ayet (7:195:0) يَسْمَعُونَ يسمعون yesme’ûne işitecekleri س م ع
Diyanet İşleri (Yeni) Onların yürüyecek ayakları mı var? Yahut tutacak elleri mi var? Veya görecek gözleri mi var, ya da işitecek kulakları mı var? De ki: “Haydi, çağırın ortaklarınızı, sonra bana tuzak kurun da bana göz açtırmayın bakalım!”
6 Enfal 21. Ayet (8:21:0) يَسْمَعُونَ يسمعون yesme’ûn(e) işitmedikleri halde س م ع
Diyanet İşleri (Yeni) İşitmedikleri hâlde, “işittik” diyenler gibi de olmayın.
7 Yunus 67. Ayet (10:67:0) يَسْمَعُونَ يسمعون yesme’ûn(e) duyan س م ع
Diyanet İşleri (Yeni) O, içinde dinlenesiniz diye geceyi sizin için (karanlık); gündüzü ise aydınlık kılandır. Şüphesiz bunda işiten bir toplum için ibretler vardır.
8 Nahl 65. Ayet (16:65:16) يَسْمَعُونَ۟ يسمعون yesme’ûn(e) işiten س م ع
Diyanet İşleri (Yeni) Allah, gökten su indirdi de onunla yeryüzünü ölümünden sonra diriltti. Şüphesiz bunda dinleyecek bir toplum için bir ibret vardır.
9 Meryem 62. Ayet (19:62:2) يَسْمَعُونَ يسمعون yesme’ûne işitmezler س م ع
Diyanet İşleri (Yeni) Orada boş söz işitmezler. Yalnızca (meleklerin) “selâm!” (deyişini) işitirler. Orada sabah akşam rızıkları da vardır.
10 Enbiyâ 100. Ayet (21:100:7) يَسْمَعُونَ يسمعون yesme’ûn(e) işitmezler س م ع
Diyanet İşleri (Yeni) Onların orada derin bir iç çekişleri vardır! Onlar orada hiçbir şey işitmezler.
11 Enbiyâ 102. Ayet (21:102:2) يَسْمَعُونَ يسمعون yesme’ûne duymazlar س م ع
Diyanet İşleri (Yeni) Onlar cehennemin hışıltısını bile duymazlar. Canlarının istediği nimetler içinde ebedî olarak kalırlar.
12 Hacc 46. Ayet (22:46:12) يَسْمَعُونَ يسمعون yesme’ûne işitecekleri س م ع
Diyanet İşleri (Yeni) Yeryüzünde gezip dolaşmadılar mı ki, düşünecek kalpleri, işitecek kulakları olsun? (Dolaştılar, ama ibret almadılar). Çünkü gerçekte gözler değil, göğüslerdeki kalpler (kalp gözleri) kör olur.
13 Furkan 44. Ayet (25:44:5) يَسْمَعُونَ يسمعون yesme’ûne işitiyorlar س م ع
Diyanet İşleri (Yeni) Yoksa sen onların çoğunun (söz) dinleyeceklerini yahut akıllarını kullanacaklarını mı sanıyorsun? Onlar hayvanlar gibidirler, belki yolca onlardan daha da şaşkındırlar.
14 Şu'arâ 72. Ayet (26:72:3) يَسْمَعُونَكُمْ يسمعونكم yesme’ûnekum onlar sizi işitiyorlar- س م ع
Diyanet İşleri (Yeni) İbrahim, dedi ki: “Onlara yalvardığınızda sizi işitiyorlar mı?”
15 Rum 23. Ayet (30:23:14) يَسْمَعُونَ يسمعون yesme’ûn(e) işiten س م ع
Diyanet İşleri (Yeni) Geceleyin uyumanız ve gündüzün O’nun lütfundan istemeniz de O’nun (varlığının ve kudretinin) delillerindendir. Şüphesiz bunda işiten bir toplum için ibretler vardır.
16 Secde 26. Ayet (32:26:18) يَسْمَعُونَ يسمعون yesme’ûn(e) işitmiyorlar mı? س م ع
Diyanet İşleri (Yeni) Yurtlarında gezip dolaştıkları nice nesilleri helâk etmiş olmamız, onlar için yol gösterici olmadı mı? Şüphesiz bunda ibretler vardır. Hâlâ duymayacaklar mı?
17 Fussilet 4. Ayet (41:4:7) يَسْمَعُونَ يسمعون yesme’ûn(e) işitmezler س م ع
Diyanet İşleri (Yeni) Müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderilmiştir. Fakat onların çoğu yüz çevirmiştir. Artık onlar işitmezler.
18 Kaf 42. Ayet (50:42:2) يَسْمَعُونَ يسمعون yesme’ûne duyarlar س م ع
Diyanet İşleri (Yeni) O gün insanlar hakka çağıran o korkunç sesi işiteceklerdir. İşte bu, (kabirlerden) çıkış günüdür.
19 Vâkı'a 25. Ayet (56:25:2) يَسْمَعُونَ يسمعون yesme’ûne işitmezler س م ع
Diyanet İşleri (Yeni) Orada ne boş bir söz, ne de günaha sokan bir şey işitirler.
20 Nebe' 35. Ayet (78:35:2) يَسْمَعُونَ يسمعون yesme’ûne işitmezler س م ع
Diyanet İşleri (Yeni) Orada ne bir boş söz işitirler, ne de bir yalan.