| Sırası | Geçtiği Yer | Arapça | Harekesiz | Okunuşu | Anlamı | Kökü |
|---|---|---|---|---|---|---|
| 1 | Bakara 65. Ayet (2:65:2) | عَلِمْتُمُ | علمتم | ‘alimtumu | bilmişsinizdir | ع ل م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Şüphesiz siz, içinizden Cumartesi yasağını[22] çiğneyenleri bilirsiniz. Biz onlara, “Aşağılık maymunlar olun” demiştik. | |||||
| 2 | Yusuf 73. Ayet (12:73:4) | عَلِمْتُمْ | علمتم | ‘alimtum | siz de bilmişsinizdir ki | ع ل م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Dediler ki: “Allah’a andolsun, siz de biliyorsunuz ki biz bu ülkede fesat çıkarmaya gelmedik, hırsız da değiliz.” | |||||
| 3 | Yusuf 89. Ayet (12:89:3) | عَلِمْتُمْ | علمتم | ‘alimtum | bildiniz | ع ل م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Yûsuf dedi ki: “Siz (henüz) cahil kimseler iken Yûsuf ve kardeşine neler yaptığınızı biliyor musunuz?” | |||||
| 4 | Nûr 33. Ayet (24:33:19) | عَلِمْتُمْ | علمتم | ‘alimtum | bilirseniz | ع ل م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Evlenmeye güçleri yetmeyenler de, Allah kendilerini lütfuyla zengin edinceye kadar iffetlerini korusunlar. Sahip olduğunuz kölelerden “mükâtebe” yapmak isteyenlere gelince, eğer onlarda bir hayır görürseniz onlarla mükâtebe yapın.[387] Allah’ın size verdiği maldan onlara verin. Dünya hayatının geçici menfaatlerini elde etmek için iffetli olmak isteyen cariyelerinizi fuhşa zorlamayın. Kim onları buna zorlarsa bilinmelidir ki hiç şüphesiz onların zorlanmasından sonra Allah (onları) çok bağışlayıcıdır, çok merhametlidir. | |||||
| 5 | Vâkı'a 62. Ayet (56:62:2) | عَلِمْتُمُ | علمتم | ‘alimtumu | bildiniz | ع ل م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Andolsun, birinci yaratılışı(nızı) biliyorsunuz. O hâlde düşünseniz ya! | |||||
| 6 | Mümtehine 10. Ayet (60:10:14) | عَلِمْتُمُوهُنَّ | علمتموهن | ‘alimtumûhunne | anlarsanız | ع ل م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ey iman edenler! Mü’min kadınlar muhacir olarak size geldiklerinde, onları imtihan edin. Allah, onların imanlarını daha iyi bilir. Eğer siz onların inanmış kadınlar olduklarını anlarsanız, onları kâfirlere geri göndermeyin. Çünkü müslüman hanımlar kâfirlere helâl değillerdir. Kâfirler de müslüman hanımlara helâl olmazlar. Mehir olarak harcadıklarını onlara (kocalarına geri) verin. Mehirlerini verdiğiniz takdirde, bu kadınlarla evlenmenizde size bir günah yoktur. Müşrik karılarınızın nikâhlarına tutunmayın. (Zira bu nikâhlar ortadan kalkmıştır.) Onlara harcadığınız mehri, (evlendikleri kâfir kocalarından) isteyin. Kâfirler de (İslâm’ı kabul eden ve sizinle evlenen eski hanımlarına) harcamış oldukları mehri (sizden) istesinler. Bu, Allah’ın hükmüdür. O, aranızda hüküm veriyor. Allah, hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.[539] | |||||