| Sırası | Geçtiği Yer | Arapça | Harekesiz | Okunuşu | Anlamı | Kökü |
|---|---|---|---|---|---|---|
| 1 | Bakara 239. Ayet (2:239:11) | عَلَّمَكُمْ | علمكم | ‘allemekum | size öğrettiği | ع ل م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Eğer (bir tehlikeden) korkarsanız, namazı yaya olarak veya binek üzerinde kılın. Güvenliğe kavuşunca da, Allah’ı, daha önce bilmediğiniz ve onun size öğrettiği şekilde anın (namazı normal vakitlerdeki gibi kılın). | |||||
| 2 | Bakara 282. Ayet (2:282:22) | عَلَّمَهُ | علمه | ‘allemehu | kendisine öğrettiği | ع ل م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ey iman edenler! Belli bir süre için birbirinize borçlandığınız zaman bunu yazın. Aranızda bir yazıcı adaletle yazsın. Yazıcı, Allah’ın kendisine öğrettiği şekilde yazmaktan kaçınmasın, (her şeyi olduğu gibi dosdoğru) yazsın. Üzerinde hak olan (borçlu) da yazdırsın ve Rabbi olan Allah’tan korkup sakınsın da borçtan hiçbir şeyi eksik etmesin (hepsini tam yazdırsın). Eğer borçlu, aklı ermeyen, veya zayıf bir kimse ise, ya da yazdıramıyorsa, velisi adaletle yazdırsın. (Bu işleme) şahitliklerine güvendiğiniz iki erkeği; eğer iki erkek olmazsa, bir erkek ve iki kadını şahit tutun. Bu, onlardan biri unutacak olursa, diğerinin ona hatırlatması içindir. Şahitler çağırıldıkları zaman (gelmekten) kaçınmasınlar. Az olsun, çok olsun, borcu süresine kadar yazmaktan usanmayın. Bu, Allah katında adalete daha uygun, şahitlik için daha sağlam, şüpheye düşmemeniz için daha elverişlidir. Yalnız, aranızda hemen alıp verdiğiniz peşin ticaret olursa, onu yazmamanızdan ötürü üzerinize bir günah yoktur. Alışveriş yaptığınız zaman da şahit tutun. Yazana da, şahide de bir zarar verilmesin.[79] Eğer aksini yaparsanız, bu sizin için günahkârca bir davranış olur. Allah’a karşı gelmekten sakının. Allah, size öğretiyor. Allah, her şeyi hakkıyla bilendir.[80] | |||||
| 3 | Mâide 4. Ayet (5:4:16) | عَلَّمَكُمُ | علمكم | ‘allemekumu | size öğrettiğinden | ع ل م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | (Ey Muhammed!) Sana, kendilerine nelerin helâl kılındığını soruyorlar. De ki: “Size temiz ve hoş olan şeyler, bir de Allah’ın size verdiği yeteneklerle eğitip alıştırdığınız avcı hayvanların tuttuğu (avlar) helâl kılındı. Onların sizin için tuttuklarından yiyin. Onu (av için) salarken üzerine Allah’ın adını anın (besmele çekin). Allah’a karşı gelmekten sakının. Şüphesiz Allah, hesabı çabuk görendir. | |||||
| 4 | Yusuf 37. Ayet (12:37:14) | عَلَّمَن۪ي | علمني | ‘allemenî | bana öğrettiği | ع ل م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Yûsuf dedi ki: “Sizin yiyeceğiniz yemek size gelmeden önce, onun ne olduğunu bildiririm. Bu, bana Rabbimin öğrettiklerindendir. Ben, Allah’a inanmayan ve ahireti inkâr eden bir milletin dinini bıraktım.” | |||||
| 5 | Tâhâ 71. Ayet (20:71:11) | عَلَّمَكُمُ | علمكم | ‘allemekumu | size öğreten | ع ل م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Firavun, “Demek, ben size izin vermeden önce ona (Mûsâ’ya) inandınız ha! Şüphe yok, o size sihiri öğreten büyüğünüzdür. Şimdi andolsun, sizin ellerinizi ve ayaklarınızı çaprazlama keseceğim ve mutlaka sizi hurma dallarına asacağım. Hangimizin azabı daha şiddetli ve daha kalıcıymış, mutlaka göreceksiniz.” | |||||
| 6 | Şu'arâ 49. Ayet (26:49:11) | عَلَّمَكُمُ | علمكم | ‘allemekumu | size öğreten | ع ل م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Firavun, “Ben size izin vermeden ona inandınız ha? Mutlaka o, size sihri öğreten büyüğünüzdür. Yakında bilip göreceksiniz siz! Andolsun, ellerinizi ve ayaklarınızı çaprazlama keseceğim ve hepinizi asacağım” dedi. | |||||
| 7 | Necm 5. Ayet (53:5:1) | عَلَّمَهُ | علمه | ‘allemehu | onu öğretti | ع ل م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 5,6,7. (Kur’an’ı) ona, üstün güçlere sahip, muhteşem görünümlü (Cebrail) öğretti. O, en yüksek ufukta bulunuyorken (aslî sûretine girip) doğruldu. | |||||
| 8 | Rahman 2. Ayet (55:2:1) | عَلَّمَ | علم | ‘alleme | öğretti | ع ل م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 1,2. Rahmân, Kur’an’ı öğretti. | |||||
| 9 | Rahman 4. Ayet (55:4:1) | عَلَّمَهُ | علمه | ‘allemehu | ona öğretti | ع ل م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | Ona beyanı (düşünüp ifade etmeyi) öğretti. | |||||
| 10 | Alak 4. Ayet (96:4:2) | عَلَّمَ | علم | ‘alleme | öğretti | ع ل م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 4,5. O, kalemle yazmayı öğretendir, insana bilmediğini öğretendir.[588] | |||||
| 11 | Alak 5. Ayet (96:5:1) | عَلَّمَ | علم | ‘alleme | öğretti | ع ل م |
| Diyanet İşleri (Yeni) | 4,5. O, kalemle yazmayı öğretendir, insana bilmediğini öğretendir.[588] | |||||